WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/701 Esas
KARAR NO : 2024/262
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 17/08/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi davalı sigorta şirketince düzenlenmiş olan diğer davalı...adına tescilli "..." plakalı... marka hususi aracın, 07/08/2021 günü karşı şeride tecavüz ederek davacı...'ya ait olan "..." plakalı ...marka hususi otonun sol ön ve yan kısmına çarptığını, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Jandarma Trafik Timi komutanlığı tarafından düzenlenen 07/08/2021 tarihli Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 56/1/a maddesindeki şeride tecavüz etmemek kuralını ihlal ettiği, bu sebeple de Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/g maddesi uyarınca kusurlu olduğu, davacı tarafa ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının sabit olduğunu, araçta oluşan hasarın Yetkili Bilirkişilik Bürosunca ekspertiz marifetiyle tespit edildiğini, davacı tarafa ait aracın ön ve sol ön kısımları ile ön cam, sol kapılar ve ekte sunulu eksper raporunda belirtilen diğer kısımların önemli derecede hasar gördüğünü, düzenlenen rapora göre aracın tam hasarlı olduğunu, aynı özelliklerde bir aracın yeniden alım değerinin ise 38.550,00 EURO olduğunu, aracın hurda değerinin ise 15.222,00 EURO olduğunu, kaza nedeniyle araç için oluşan zararın 23.328,00 EURO olduğunu, kaza sonrası için 1.000,00 EURO araç mahrumiyet bedeli talepleri olduğunu, araç mahrumiyeti bedeli taleplerinin sadece davalı ...'a karşı olduğunu, eksper raporunun düzenlenmesi için davacı tarafından 666,28 EURO ödendiğini, bu tutarın da yargılama gideri olarak davalılara yüklenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 14/04/2022 tarihinde başvuruda bulunduğunu, ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın aracın meydana gelen zararlarının tamamından müteselsilen davalılardan sağlanamadığını, davacı tarafın aracında meydana gelen zararların tamamından müteselsilen davalıların sorumlu olduğunu, davacı tarafın, Türk Borçlar Kanunu 163. maddesi uyarınca borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebileceğini, hasar ve değer kaybının aracın kayıtlı olduğu ülkedeki değerlere göre saptanması, bu itibarla hem parça, hem de işçilik bedeli açısından Almanya'daki fiyatların esas alınıp değer kaybının da Almanya piyasasına göre belirlenmesi gerektiğini, davanın davalı sigorta şirketinin şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde görülebileceğini ve sigorta şirketlerinin bölge müdürlüklerinin de şube niteliğini haiz olduklarını belirterek davanın kabulü ile ile toplamı 23.328,00 EURO eden maddi zarar tutarının (davalı sigorta şirketi yönünden Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinde öngörülen teminat kapsam ve limitleri dâhilinde kalacak şekilde) davalılardan aynen tahsiline, aynen tahsilinin mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Euro efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak tazminine, alacak tutarına kaza tarihi olan 07/08/2021 tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden ise hasar başvurusu tarihi olan 14/04/2022 tarihinden) itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, 666,28 EURO tutarındaki eksper ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep etmiş olduğu alacağı zaman aşımına uğramış olması nedeniyle reddinin gerektiğini, açılan tazminat davasının yetkisiz İzmir Mahkemeleri'nde ikame edildiğini, yetkili Mahkeme'nin Aksaray Mahkemeleri olması nedeniyle dosyada yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, davacı...'nın Esslingen Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile kısıtlandığını ve babası ...nın mahcura vasi olarak atandığını beyan ederek yabancı mahkeme tarafından verilmiş vasilik belgesini mahkemeye ibraz ettiğini, yabancı mahkeme tarafından verilen vasilik kararının Türk Mahkemeleri nezdinde bir bağlayıcılığı ve hukuken geçerliliğinin olmadığını, davacı tarafın dava ehliyeti bulunmadığını, dava şartı yokluğunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, ikame etmiş olduğu dava ile 07/08/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davalı ...'tan 23.328,00 EURO tazminat, 666,28 EURO eksper ücreti talep ettiğini, meydana gelen kazada davalı ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı ...'a ait ... plakalı aracın davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken karanlıkta ne olduğunu anlayamadığı bir karartının önüne çıkması nedeniyle ani fren yapmak zorunda kaldığını, yolun da kaygan olması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek davalı ...'a ait aracın sol ön kısmında çarptığını, söz konusu kazanın yola bir hayvanın çıkması sebebiyle meydana geldiğini, kaza yeri yol üzerinde hayvan çıkabilir işaret levhası bulunmadığını, yola çıkan hayvanın sürücünün görüş alanında olmadığını, bu nedenle meydana gelen kazada davalı ...'a kusur izafe edilemeyeceğini, ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, davacı tarafın 07/08/2021 tarihinde meydana gelen kazadan epey bir zaman geçmesinden sonra tespit yaptırdığını, bu zararın iddia edildiği gibi davalı ...'ın aracı ile vuku bulan kazada meydana gelmiş ise böyle bir aracı davacı tarafın yurt dışına nasıl götürdüğünü, zira yabancı plakalı araçların kaza sonucu pert olmuşsa yurt dışına çıkarılamayacağını, davacı tarafın, Aksaray ilinde gerçekleşen kazada pert olduğunu iddia ettiği aracı yurt dışına götürebilmesinin mümkün olmadığı gibi fiziken de mümkün olmadığını, davacı tarafa ait aracın gümrüğü terk edilip edilmediğini, terk edilmemiş ise yurt dışına nasıl çıkarıldığını (çekici vasıtasıyla mı, yürüyerek mi?), yurt dışına çıkarılırken araçta hasar bulunup bulunmadığını, Gümrük Müdürlüğü'nden sorulmasını ve şayet gümrük idaresi nezdinde yapılmış herhangi bir işlem var ise bu işlemlere ilişkin belgelerin istenmesini talep ettiklerini, kaza tarihi ile tespit tarihi öz önüne alındığında arada geçen 4 aylık sürede aracın başka bir kazaya karışmış olması da ihtimal dahilinde olduğunu, davacı tarafa ait aracın Türkiye'de tamir edilip yurt dışına çıkarılma ihtimalinin de yüksek olduğunu, davacı tarafın talep etmiş olduğu hasar miktarlarının fahiş ve gerçek zararı yansıtmadığını, davacı tarafın tazminat talebini EURO olarak talep ettiğini, zararın, haksız fiil tarihindeki değere göre belirlenmesi, ayrıca zararın gerçekleştiği yerdeki değere göre hesaplanması gerektiğini, ikame edilen bu davanın araç hasarı nedeniyle tazminat talebine ilişkin olduğunu, ekspertiz ücreti talep edilemeyeceğini belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak ikame deline davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinden dava konusu aracın, 01/06/2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın değer kaybı hesaplamasının, teminat dışında kalan haller üst başlığının 2. bendi, ek-1'e göre ve 20/03/2020 tarihli teminat dışı hallerde gelen maddesi uyarınca düzenlenen şartlarda, değer kaybı olan aracın yabancı plakalı araç olduğundan genel şartlar gereği teminat dışı olduğunu, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanmasının gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, araç mahrumiyet bedeline ilişkin taleplerin ZMMS Genel Şartları'nın "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, ZMMS poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını, ayrıca Yargıtay içtihatlarının da bu yönde açıklayıcı olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerden dolayı davacı tarafın araç mahrumiyet bedeline ilişkin haksız ve hukuka aykırı taleplerine itibar edilmeyerek açılan davanın reddinin gerektiğini, itirazlarının kabul edilmemesi halinde değer kaybı bedelinin Genel Şartlar'a göre hesaplanmasını, davacı tarafın meydana gelen değer kaybı bedeli ZMMS genel şartları A.5. maddesi (a) bendi kapsamında atanacak alanında uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesini, davalı sigorta şirketinin temerrüte düşmediği, hasar bedeli zararının ödendiği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
KANITLAR:
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den aracın bilgileri celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu aracın tramer bilgileri celp edilmiştir.
Dava dışı Aksaray Gümrük Müdürlüğü'nden ilgili aracın kuruluşlar tarafından Almanya'ya nakledilmesiyle ilgili gümrük işlem ve belgeleri celp edilmiştir.
Trafik Bilirkişi ... ...dan oluşan bilirkişi heyetinden, 05/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporu aldırılmak üzere İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan...sından, Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ...ve Dr. Öğr. Üyesi...'dan oluşan bilirkişi heyetinden, 05/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
-05/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Sonuç ve Kanaat yönünden açıklanan hususlar neticesinde;
1-Trafik Kuralları Yönünden;
"Bilirkişi Daire Başkanlığı" tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07/09/2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu, kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile;
-... plakalı araç sürücüsü ...'ın, Viraja girerken hızını ayarlayamadığı ve şerit ihlali yaptığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN,
-... plakalı araç sürücüsü...'nın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda KUSURSUZ ise de;
2-Hasar Yönünden;
-07/08/2021 tarihli kaza tespit tutanağı krokisinde çizilen araç konumları, çarpışma noktası dikkate alındığında dava dosyasına sunulu fotoğraflara göre dava konusu otomobilin hasara uğrayan yedek parçalarının vaki kaza ile uyumlu olduğu,
-07/08/2021 tarihli kaza neticesinde dava konusu ... plakalı 2018 model ...Benz E 220D otomobilde meydana gelen hasarın/zararın giderim bedelinin 35.415,46 EURO (KDV dahil olduğu),
Dava konusu otomobilin 2. el rayiç bedelinin ortalama 38.500,00 EURO civarında olduğu göz önüne alındığında dava konusu aracın onarımının ekonomik olmadığı nihai takdir mahkemede olmak üzere total pert olarak değerlendirilmesi gerektiği,
Dava konusu otomobilin hasarlı hali ile sovtaj bedelinin 15.222,00 EURO olmadığı,
Aracın pert total olarak değerlendirilmesi nedeniyle davacı yanın zararının aracın kaza öncesi 2. el rayiç bedelinden sovtaj bedelinin düşülmesi ile araçta meydana gelen zararın 23.328,00 EURO olduğu,
-Dava konusu otomobilin total pert olması nedeniyle otomobilde değer kaybı zararı meydana gelmeyeceği,
-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davacı vekiline hasar ödemesi yapılmadığı,
-Dava konusu ... plakalı 2018 model ...Benz E 220D otomobilin, vaki kazada ağır nitelikte hasarlandığı, kaza sonrası yürür vaziyette olmadığı, bu hali ile ancak kurtarıcı marifetiyle nakledilmesinin mümkün olduğu, davalı yanın, aracın bu şekli ile yurt dışına çıkarılamayacağını belirttiği, aracın gümrük giriş ve çıkış bilgilerinin dosyada olmadığı, söz konusu hususun değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu,
3-Bilirkişi Ücreti Talebi;
Davacı Tarafından Sachverstandigenbüro... Ekspertizlik Bürosu sigorta eksperi... tarafından düzenlenen 03/12/2021 tarihli ve ... numaralı bilirkişi raporu için 06/12/2021 tarihli ve ... sıra numaralı fatura karşılığı KDV dahil 666,28 EURO ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup ödenen beldelin Almanya şartlarında makul olduğu, bu bedelin ödemesine ilişkin takdirin mahkemede olduğu,
4-Araç Mahrumiyet Bedeli Talebi Yönünden;
Davaya konu otomobil pert olduğu, yeni bir aracın temini için makul süresinin 10 gün olduğu (bu sürenin takdirinin hukuki bir konu olması nedeniyle nihai karar ve takdirin mahkemeye ait olduğu), davaya konu bir aracın benzer özellikteki muadilinin günlük kirasının 88,65 EURO/gün olduğu, buna göre belirtilen süre için toplam ikame araç bedelinin (10 gün x 88,65 EURO/gün) 886,45 EURO olduğu görüş, tespit ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan ...Talimat dosyasından aldırılan 05/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Hukuki ve nihai karar tamamen mahkemeye ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonucunda, arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, heyetce;
1-Davalı sürücü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin, asli ve %70 (yüzde yetmiş) oranında etkili olduğu;
2-Yola hayvan girişinin, tali ve %30 (yüzde otuz) oranında etkili bulunduğu;
3-Dava dışı sürücü...'nın, etkili herhangi bir hatalı davranışının bulunmadığı, kusursuz olduğu,
4-Davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ...Benz E220D 2018 model aracın kaza sonucunda tam ziya (pert total) olarak kabul edilmesinin uygun olacağı,
5-Davacı yanın zararının 23.328,00 EURO olacağı;
6-Araç tam ziyaya uğradığından araçta değer kaybı zararı meydana gelmeyeceği,
7-Davacının benzer özellikte yeni bir araç temin edilene kadar 10 takvim gününe ihtiyaç duyacağı, kaza tarihinde Almanya'da, davacının aracı ile aynı vasıftaki araç kiralama bedellerinin heyet tarafından tespitinin ise yabancı ülkedeki geriye dönük veriler dosyada olmadığından mümkün olmadığı, eğer 03/12/2021 tarihli ekspertiz raporundaki değer esas alınırsa ikame araç bedelinin 10 gün için 790,00 EURO olacağı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin karşı taraf araç maliki-sürücüsü ve ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve...aflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
DAVACIYA AİT OLAN ARACIN YABANCI PLAKA OLMASI VE YAPILAN HASAR TAZMİNATI HESABININ YABANCI PARA OLUP OLMAYACAĞINA İLİŞKİN İNCELEMEDE;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun...Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında da aracın yurt dışındaki hasar tespiti ve onarım bedeline yakın meblağların belirlendiği görülmektedir. Davalı taraf kusuru oranında sigortalı araçta meydan gelen gerçek zarardan sorumlu olacağından, olayda kaza tarihi itibariyle yurt dışında uğranılan gerçek zarar miktarı belirlenerek bu miktara hükmedilmesi gerektiği açıktır. Yurt dışında yaşayan araç malikinin geçici olarak Türkiye’de bulunduğu sırada oluşan hasar nedeniyle, aracın Türkiye’de tamiri mümkün olabilecek olsa da, aracın tamirini burada yaptırmaya zorlanamayacağı kabul edilmelidir" gerekçesiyle oybirliğiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
.... Almanya’da ikamet eden, tatilini geçirmek üzere Türkiye’de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan sigortalının, aracının onarımını Türkiye’de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir. Sigorta ettiren, aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Sigorta ettirenin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının rücuen tazminine karar verilmelidir"
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/17-28 Esas 2015/1745 Karar sayılı ilamında 2006/4-238 Esas 2009/493 Karar sayılı "Borçlar Kanunu’nun 23.11.1990 gün ve 3678 sayılı Yasa ile değişik 83.maddesinde haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklarda yabancı para üzerinden zararın ne şekilde giderileceği konusunda açık ve net bir hüküm bulunmamakla birlikte, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan davalarda oluşan zararın yabancı para üzerinden ödenmesine engel emredici ve yasaklayıcı bir hüküm de yer almış değildir. Bu konuda yasada bir boşluk bulunduğu şüphesizdir.
Nitekim İsviçre’de de haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan zararlarda İsviçre Borçlar Kanunu’nda zararın yabancı para üzerinden ödeneceğine dair düzenleyici bir hüküm bulunmamasına rağmen, uygulama ve öğretide bu hallerde de zararın yabancı para üzerinden giderilmesi kabul edilmektedir. Bu sonuca şu gerekçelerle ulaşılmaktadır:
Tazminatın amacı, zarar gören kişinin gerçek zararını karşılama olmalıdır. Zararın giderilmesinde hangi para biriminin esas alınacağı sorusu da, zararın hangi para birimi ile tam olarak karşılanabileceği şeklinde olmalıdır. Yasanın amacı, zararın tamamen giderilmesine yöneliktir. Sözleşme dışı tazminat taleplerinde doğru ve hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesi gerekir. Böylece ileride munzam zarar ve kur farkı davalarına (BK m.105) meydan verilmemesi ve zararın tam olarak karşılanması için, bu zararın zarar gören açısından tespiti gerekir. Zarar gören açısından zarar, hangi para birimine göre doğmuşsa, o para biriminin tazminat olarak talep edilmesi amaca uygunluk yönünden en uygun olanıdır (Bkz. BGE 48 II 79:BGE 47 II 194). Örneğin deniz taşımalarında kullanılan yabancı menşeli konteyner haksız eylem sonucunda Türkiye’de hasarlanmış ise, hasarlanan konteynerin yerine konulacak yabancı menşeli bir konteynerin Türkiye ve yabancı ülkelerde yabancı para ile alınabileceği belirgindir. Zarar gören kişinin zararı ancak yabancı para ile giderilebilir.
Bu noktada, zarar ve tazminat kavramları hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar vardır.
Hemen belirtilmelidir ki, kaynağı veya hukuki sebebi ne olursa olsun, zarar kavramı, zarar görenin mal veya manevi varlığındaki bir azalmayı; zararın tazmini ise, eğer zarar oluşmasaydı zarar görenin malvarlığı hangi halde olacak idiyse, o halin yeniden sağlanmasını ifade eder.
Doğaldır ki; kaynağına, sebebine ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, hem zararın nitelik ve kapsamı ve hem de tazmini, her olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir. Dolayısıyla, zarar verenin tazminat yükümlülüğü belirlenirken, zarar görenin malvarlığının zararın doğumundan önceki hale getirilmesinin sağlanması esas tutulmalı; bunu tam olarak sağlayacak, eş söyleyişle gerçek zararı gidermeye yeterli olacak miktarda tazminata hükmedilmeli; tazminat miktarı, zarar görenin malvarlığında zarardan önceki duruma göre bir artış sağlamamalı, ancak azalmaya da neden olmamalıdır.
Açıklanan ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.12.2003 gün ve ...da da benimsenmiştir...."
Yukarı belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararları dikkate alındığında davacı vekilinin zararını bulunduğu ülke koşullarına göre istemesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yabancı ekspertiz ücretine ilişkin yapılan değerlendirmede; Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin ... Esas... Karar sayılı ilamında "... Ancak yargılama giderlerinden olan ekspertiz masrafı ile ilgili karar verilmemiştir. Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemiş olması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden ...."
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı ilamında "Ekspertiz gideri ayrı bir alacak olmayıp yargılama gideri olması nedeniyle yargılama giderine dahil edilerek kabul ve red oranına göre tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Taraflara tefhim edilen kısa kararda ekspertiz giderinin yargılama gideri bölümünde tahsiline karar verildiği belirtildiğinden bu doğrultuda gerekçeli kararın son paragrafında ekspertiz giderinin yargılama giderleri bölümünde değerlendirilerek kabul ve red oranına göre davalıdan tahsiline karar verildiğinin belirtilmesi kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturmayıp bu yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmekte ise de hükmün yargılama giderlerine ilişkin 4 nolu bendinde ekspertiz giderlerinin unutulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Ancak yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre yabancı ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki kura göre tahsiline karar verilmesi gerekirken davacı vekili dava dilekçesinde karar tarihindeki kura göre tahsil isteyerek talebini daralttığından davacı vekilinin fiili ödeme tarihindeki kura göre hüküm kurulması gerektiğine" şekilde ilamları mevcuttur.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi davalı sigorta şirketince düzenlenmiş olan diğer davalı...adına tescilli "..." plakalı ... marka hususi aracın, 07/08/2021 günü karşı şeride tecavüz ederek davacı...'ya ait olan "..." plakalı ...marka hususi otonun sol ön ve yan kısmına çarptığını, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün asli kusurlu olduğu, yine aldırılan bilirkişi raporuna itiraz edilmesi nedeniyle İTÜ'den aldırılan 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün %70 oranda kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, davacı aracında meydana gelen hasarı 23.328,00 Euro, araç tam ziyaya uğradığından araçta değer kaybı zararı meydana gelmeyeceği, davacının benzer özellikte yeni bir araç temin edilene kadar 10 takvim gününe ihtiyaç duyacağı, kaza tarihinde Almanya'da, davacının aracı ile aynı vasıftaki araç kiralama bedellerinin heyet tarafından tespitinin ise yabancı ülkedeki geriye dönük veriler dosyada olmadığından mümkün olmadığı, eğer 03/12/2021 tarihli ekspertiz raporundaki değer esas alınırsa ikame araç bedelinin 10 gün için 790,00 Euro olacağının uygun olduğu, Davalı aracın ZMMS limitinin 43.000 TL olduğu, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sürücünün ve Davalı Sigorta şirketinin de davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceği, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı ilamı" Mahkemece davanın kabulü ile karar tarihindeki kur esas alınarak davalıdan vekalet ücreti ile karar ve ilam harcı tahsiline hükmedilmiş ise de, Dairemizce istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. Bu ilkeye aykırı şekilde yabancı paranın karar tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması yerinde olmamıştır." şeklindedir. Harç ve vekalet ücreti dava tarihindeki kur dikkate alınarak yapılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-16.329,6 Euro Hasar tazminatı ve 553,00 Euro ikame araç bedeli tazminatı olmak üzere toplam 16.882,6 Euro tazminatın davalı... Sigorta şirketi yönünden (teminat limiti olan 43.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak ve 553,00 Euro ikame araç bedelinden sorumlu olmamak kaydıyla), temerrüde düştüğü 27/04/2022 tarihinden, diğer davalı...yönünden kaza tarihi olan 7/08/2021 tarihinden itibaren itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının Davalılardan alınarak (tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla) Davacıya verilmesine,
2-Davacının Fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 21.018,91 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 7.815,02 TL harcın mahsubu ile kalan 13.203,89 TL karar ve ilam harcının (sigorta şirketinin bu miktarın 1.845,20 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 1.127,13 TL'lik kısmının (sigorta şirketinin bu miktarın 157,51 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına; 432,87 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 7.815,02 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.895,72 TL harcın (sigorta şirketinin bu miktarın 1.103,40 TL'si ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 389,75 TL tebligat ve posta gideri ve 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.389,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 9.674,31 TL'sinin (sigorta şirketinin bu miktarın ‭1.351,96 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ekspertiz masrafı olan 666,28 EURO'nun davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 481,40 EURO'sunun (sigorta şirketinin bu miktarın 67,27 EURO'su ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 48.154,83 TL vekalet ücretinin (sigorta şirketinin bu miktarın 6.729,49 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 18.907,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit olarak verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 28/03/2024

Katip...
¸E-imza

Hakim ...
¸E-imza