T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/673 Esas
KARAR NO : 2024/261
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yöneticisi olduğu, Mansuroğlu Mah. ...dresinde kaim... Plaza isimli iş yerinin asansörünün 4 adet kayışının değişim işi için davalı firma ile sözleşme yapıldığını, her bir kayış için 14.000,00 TL+KDV'ye anlaşılmış olup, şimdiye kadar bu rakamın 43.520,00 TL'lik kısmı davalı firmaya ödendiğini, 21/03/2022 tarihinde asansöre ait 4 adet kayışın yenisi ile değişimi davalı firma tarafından yapıldığını, asansör çalışmaya başladıktan sonra 11 gün sonra 01/04/2022 tarihinde 4 kayışın dördü birden kullanılamaz hale geldiğini ve asansör tekrar bozulduğunu, 01/04/2022 tarihinden bu yana asansör kullanamamakta olduğunu, diğer asansör bina çalışanlarına yetişememekte olup her katta yaklaşık 100 kişi çalıştığı düşünüldüğünde mağduriyete sebebiyet verdiğini, davacı şirket davalı firmaya 01/04/2022 tarihinden itibaren gerek telefonda sözlü olarak, gerek yazılı mesaj yoluyla defalarca sorunun çözümü için bildirimde bulunmuş ise de davalı firmanın çözüme yanaşmamış olduğunu, davacı yönetici şirket, haricen başkaca asansör firmalarının teknik ekiplerinden hatanın nereden kaynaklandığına dair mütalaa almış olduğun,u hepside %100 davalı firmanın montaj hatası olduğunu bildirdiklerini, ayrıca tespite konu asansöre ve bu tarzdaki tüm asansörlere, sadece ... marka kayış takılması gerekirken asansörle uyumlu olmayan daha ucum maliyetli... marka kayıt takıldığını bildirdiklerini, Mansuroğlu Mah. ... Bayraklı/İZMİR adresinde bulunan davacı şirketin yöneticiliğini yaptığı taşınmazda davacı şirket tarafından ödenmesi yapılan asansör kayış değişiminin olması gerektiği gibi değilde hatalı ve eksik yapıldığı İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik İş no'lu dosyası ile sabit olduğunu, davalı şirketçe 15/04/2022 tarihli ihtar ile; ... tarafından düzenlenen 11/04/2022 tarih ve ... (16.520,00 TL) ve kabul etmedikleri hususu ile işçilik ve malzeme bedeli olarak davalı firmaca düzenlenen 21/02/2022 tarihli ... ve...numaralı faturaların taraflarına tebliğ edildiğini, ama süresi içinde itiraz edilmemesi nedeniyle kabul edilmiş olduğunu hususu ihtar edildiğini, ancak taraflarınca bu faturalar tebliğ edilmemiş olup, tebliğ edilmiş olduğunun ispat yükünün davalı firmada olduğunu, davacı şirket tarafından 11/04/2022 tarihinde düzenlenen iade faturalarının tarihi 11/04/2022 olup, davalı tarafın 15/04/2022 tarihli ihtarında belirttiği üzere bu faturaları tebliğ aldıklarını ihtarında ikrar etmekte olduklarını, davaya konu iade faturaları ... Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak yapılan ayıplı mal ve ayıplı hizmet sonucu düzenlendiğini, yapılan bu işlem sonucu davacı şirketin asansörü 12 gün geçtikten sonra çalışamaz duruma geldiğini ve tamamen pert olduğunu, bu hususla ilgili olarak İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edildiğini, hatanın davalı firmadan kaynaklandığını kesin delil niteliğindeki mahkeme alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda yapılan kayış değişim işleminden kaynaklı kusur, davalı firmadan kaynaklandığından ödenen bedelin tamamının iadesinin gerektiğini, düzenlenen iade faturalarına uygun olarak ödemiş oldukları 43.520,00 TL, ticari temerrüt faizi ile birlikte takip tarihi itibariyle 43.689,01 ödemenin ticari temerrüt faiziyle birlikte taraflarınca ödenmesini ihtar yoluyla talep etmiş olduklarını, ödenmemesi üzerine ise taraflarınca 43.689,01 TL için borçlu davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı firmanın kötü niyetli hareketle tespit davası sonucu sabit olan ayıplı hizmetinden kaynaklı aldığı ödemenin parasını iade etmemek veya olabildiğince geç ödemek amacıyla hizmetinden kaynaklı aldığı ödemenin parasını iade etmemek veya olabildiğince geç ödemek amacıyla haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını sağlamış olduğunu, davalı firmanın amacı, davacı şirketin alacağının tahsilinin geciktirmek olduğun,u alacak açık ve net belli likit alacak olduğundan %20 icra inkar tazminatı talep ettiklerini, dava konusu zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğundan taraflarınca arabuluculuk ön şartı yerine getirildiğini, 2 kez toplantı yapılmasına rağmen anlaşma sağlanamamış olduğunu, izaha çalışılan ve re'sen nazara alınacak sair nedenlerle; davanın kabulü ile davalı firmanın haksız ve kötü niyetli olarak İzmir... İcra Dairesi'nin...sayılı İcra dosyasına yaptığı itirazın iptali, takibin devamını, alacağın tahsili, %20 icra inkar tazminatını, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...Değişik iş no'lu dosyasına yapmış oldukları 1.419,80 TL yargılama giderleri ve mahkemece hükmedilmiş olan, 1.140,00 TL vekalet ücreti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı firmaya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı şirkete her bir adet taşıyıcı kayış için 14.000,00 TL+KDV ve ödemeleri ile ilgili teklif vermiş olduğunu, teklifin davacı şirket tarafından kabul edilince 4 adet asansör kayışının yenisi ile değişimi orijinal parçaları ile yapıldığını ve 1. Kayış 21/02/2022 tarihinde, 2. Kayış 14/03/2022 tarihinde, 3. Ve 4. Kayıtlar 21/03/2022 tarihinde montajlanarak asansörler sorunsuz olarak çalışır durumda davacı şirkete teslim edildiğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi asansörlerin sorunsuz olarak çalıştığını, her kayış değişiminde malzeme ve işçilik karşılığı faturalandırılmış, fatura bedelleri her kayış tesliminde davacı tarafından kısım kısım, 03/03/2022 tarihinde 9.250,00 TL, 07/03/2022 tarihinde 7.000,00 TL, 14/03/2022 tarihinde, 20.000,00 TL ödendiğini, 38.969,00 TL'lik kısım ödenmemiş olduğunu, bu hususlar tarafların ticari defter ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, davacı tarafından ödenmeyen kalan alacak için İzmir Karşıyaka... Noterliği'nden 14/04/2022 tarihli ihtarname ile ödeme istenmiş olduğunu, bu ihtarname davacı şirkete 15/04/2022 tarihinde tebliğ edildiğini bu ihtarlarına karşılık davacı şirketin ödeme yapacağı yerde işin teslim tarihinden çok sonra iade faturası keserek, davalı şirkete tebliğ etmiş ise de davalı şirket tarafından İzmir Karşıyaka ... Noterliği'nden 14/04/2022 tarihli ihtarnamede kabul edilmediğini bildirmiş olduğunu, ödeme yapılmayınca davacı şirketin tarafından İzmir ... İcra Dairesi'nin ...sayılı İcra dosyası ile davacı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, TTK.'nın m.23/1.f-bent c hükmünde ayıplı bir malın satıcıya bildirilmesi ile ilgili düzenleme yer almakta olduğunu, buna göre: "Malın ayıplı olduğu eslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." son kayış değişimi 21/03/2022 tarihinde teslim edilmesine rağmen davacı şirketin herhangi bir ayıp ihbarında bulunmamış olduğunu çünkü kayışlardaki hasar üçüncü kişi firmanın mahkemeye 24/03/2022 tarihindeki bakımından sonra oluştuğunu, bununla ilgili video kayıtlarını mahkemeye delil olarak sunulacağını, davacı şirketin İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik İş sayılı dosyasında davalı şirketin yokluğunda yaptırıldığı bilirkişi makine mühendisi...tarafından hazırlanan 20/04/2022 tarihli rapor tümüyle teknik yönlerden hatalı ve eksik olduğundan mahkemesine taraflarınca itiraz edilmiş olduğunu, şöyle ki bilirkişi raporunda asansörün birinci ve zemin kat arasında kaldığı belirtilmiş ise de gerçeğe aykırı olduğunu, çünkü ... Asansör kayışlarda oluşan her hangi bir hatayı pulse (RBI) cihazıyla takip edip kayıtların içinde bulunan çelik halatlardan düşük voltaj geçmekte olduğunu, kayışın hasar alması durumunda bu voltajın kesilmesi asansörün emniyet hattının açılmasının demek olduğunu, (RBI) cihazı emniyet sistemine bağlı bir cihazdır ve asansör hareket halindeyken bile asansörde herhangi bir hasar oluşursa asansör en yakın kata gider ve kat kapısı açık bir durumda devre dışı kalır; asansör çalıştırılmak istendiğinde tek bir şekilde asansör çalışır kumanda panosundan revizyon ile çalışmakta olduğunu, bilirkişi raporunda "... asansörler montaj firmalarına paket halinde paket halinde satmaktadır. Sistem muadil parçaları kabul etmemek üzere düzenlenmiştir." beyanı yersiz ve adil olmadığını, kullanılan kayışın ölçüleri değişen kayışların ölçüleriyle ve kayışın voltaj direnci aynı olduğunu, davalı şirketin teknik ekibinin 17 yıl ... Asansör San. Tic. A.ş.'de bakım ,arıza ve onarım bölümlerinde çalışmış bilgili, donanımlı, deneyimli ve davacı şirketin asansörlerinin birçok kez servisini yapmış kişiler olduğu içindir ki yeni kurulmuş davalı şirketin tercih etmiş olduklarını, ... Asansörleri'nin alan montajı onarım kitapçıklarında ve verilen eğitimlerde (CSB) yani çelik kaplamalı kayış olarak adlandırılan kayış montaj kitapçığı mevcut ve marka belirtmemiş olduğunu, dolayısıyla bilirkişinin bu değerledirmesinin gerçeklere aykırı olduğunu, davacı şirketin servisini yapan teknik personel... Asansörde çalıştığı dönemde...markalı kayışlar kullandığını, ayrıca bilirkişi değişen kayışların... marka olduğunu belirtmiş ki bunun doğru olmadığını, kullanılan kayışların ... markalı (CE) belgesine sahip ithal bir ürün olduğunu, faturaları ve fotoğrafları delil olarak sunulacağını, ayrıca montajın doğru yapılmadığı ifadesinde fotoğraflarda gözüken kayışın boşta kalan kısmı olduğunu, kayışın uç kısmında gözüken parçanın sonlandırıcı olduğunu, sonlandırıcı kayışın pulse cihazına kayışın metresini bildirmekte olduğunu, bu bölümün herhangi bir yük, baskı, taşıyıcı özelliği olmayan bir bölüm olup fotoğrafta görüldüğü üzere yayların alt kullanım ömrü bittiğinde pulse cihazı (RBI) daha önce belirttikleri gibi devre dışı kalacağını, kullanılan...markalı ... seri no'lu CE certifikate NO... numaralı kayış Avrupa'da ve Türkiye'de birçok ithal ve yerli asansör firması tarafından kullanılan kayış markası olduğunu, kullanılan her bir kayışın numunelerinin davalı şirketin elinde olduğunu ve 5 yıl daha saklanacağını, kayış alınan firmadan kayışın sağlamlık test videolarını ve ürünün CE belgesini de almış ve takılan kayışların marka seri numaraları ve modeli davacı şirket yetkilisi... bey'e Whatsapp yoluyla gönderildiğini,... bey'in, davacı firma sahibi Şahin bey'in de görmek isteyeceği beyanı üzerine 18/02/2022 tarihinde kargoyla davalı şirketin eline ulaşan kayışın fotoğrafı saat 15:06'da Whatsapp üzerinden gönderilmiş olduğunu, davacı şirketin kabulü üzerine 12/02/2022 tarihinde çalışmayan ve kapalı olan bir adet hasarlı olan asansör kayışı değiştirilerek asansör devreye alındığını ve bu işlerin bir adet hasarlı olan asansör kayışı değiştirilerek asansörün devreye alındığını ve bu işlemin faturasının 21/02/2022 tarihinde saat 13:23'te e-arşiv fatura olarak... Bey'e iletildiğini, bu yapılanların yazılı belgeleri mahkemeye sunulacağını, iki numaralı kayış'ın 12/03/2022 tarihinde değiştirilmiş ve faturası'nın 14/03/2022 tarihinde kesilmiş olduğunu, üç ve dört numaralı kayışların da 19/03/2022 tarihide değiştirilip, faturası'nın 21/03/2022 tarihinde kesilmiş olduğunu, kayış değişim işleminden önce davacı şirkete asansör bakım sözleşmesi yapılmasının gerektiğini, asansörün bakımının davalı şirketin yapmasının gerektiği bildirilmiş ise de davacı şirketin, "bakımcı firmayla 2 yıllık sözleşme imzaladıklarını avukatlarına talimatı verip sözleşmeyi fesh edeceklerini beyan etmişler, bakım sözlemesi konusunda ısrarcı olunmasına rağmen siz bu işleri yapın iş bittikten sonra sözleşme imzalayacağız" beyanında bulunmuş olduklarını, davalı şirketin çalışanları 17 yıl ... Asansör San. Tic. A.Ş. firmasında çalışmış bir çok kez müşteri ve amirlerinden takdir ve teşekkür almış, bu sektörün öncü firmalarından birisinde yetişmiş, çalışmış ve yıllardır aynı işi yapan, ustalık belgesi mesleki yeterlilik, meslek lisesi mezunu, iş güvenlik eğitimlerini tamamlamış teknisyenler olarak bu iş ile ilgili uzman deneyimi olmasına rağmen ezbere iş yapmadıklarını, standartlara uygun malzeme kullanıp, standartlara göre montaj yapmış olduklarını, "... Saha Montaj Kılavuzu"na ve "Manual de Montaje" kitapçıklarına uygun montaj gerçekleştirmiş olduklarını, açıklanan tüm bu nedenlerle, davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
KANITLAR: İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasının UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak dosya içerisine alınmıştır.
İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Değişik İş dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Dava dışı ... Asansör Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Keşif incelemesi ile birlikte Makine Mühendisi ... ve Elektrik Mühendisi ...an bilirkişi heyetinden, 24/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır
SMM Bilirkişi... ve Ticaret, Borçlar Hukukundan Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden, 16/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
-24/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
İncelemeler sonucunda;
Dava konusu onu asansör sistemi ... marka Modül B Tip asansör (Paketi)'dir.
...irmasının belirttiği (kullandığı) malzeme haricinde bir malzeme kullanılması durumunda Modül B Tip asansör özelliği bozulmakta ve ... firmasının garanti sorumluluğu kalmamaktadır.
Muadil (sertifikalı) kayışlar kullanılması asansörün çalışmasını engellememektedir.
Revizyonu yapan firmanın kullandığı belirtilen kayış yeterli sertifikaya sahiptir.
Revizyon yapan firma bu işi yapma yetkisine sahiptir.
Revizyon firması ile bakım firması farklı firmalardır,
Keşif sırasında asansörün hasarının önceden giderilip çalışıyor olması sebebi ile hasar, yerinde görülememiş önceden kayışların montajının düzgün ve uygun montaj yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi mümkün olmamıştır.
Keşif sırasında asansörün hasarının önceden giderilip çalışıyor olması sebebi ile hasar yerinde görülememiş ve hatalı bir bakım yapılıp yapılmadığı, fiziksel bir müdahale olup olmadığının tespit edilmesi mümkün olmamış olduğu, takdirin mahkemeye ait olmak üzere kanaate varılmıştır.
-16/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Sonuç;
Davacı vekilinin İzmir ... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyasıyla 28/06/2022 tarihinde başlatılan 43.689,01 TL alacak icra takibine Davalı'nın borçlu sıfatıyla yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle açılan bu dava ile alakalı olarak; tarafların ticari defter ve kayıtları ile dava dosyasındaki belge, beyanların etraflıca incelenmesi sonucu;
Ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere hukuki yön ve delillerin nihai takdiri mahkemeye ait olmak üzere;
-Davacı'nın 2022 yılı yasal ticari defterlerinde 6762 sayılı TTK.'da öngörülen "açılış onaylarına" ilişkin vecibelerini ve "kapanış onaylarına" ilişkin vecibelerini yerine getirdiğinin anlaşılmakta olduğu,
-Davalı'nın 2022 yılı yasal ticari defterlerinde 6762 sayılı TTK.'da öngörülen "açılış onaylarına" ilişkin vecibelerini ve "kapanış onaylarına" ilişkin vecibelerini yerine getirdiğinin anlaşılmakta olduğu,
-Davalı yanın 2022 yılı yasal ticari defterlerinde 43.520,00 TL, davacı şirket ödemesinin kaydedilmiş olduğu,
-Davacının yanın 2022 yasal ticari defterlerinde davalıya yapılmış ödeme kaydına rastlanılmadığı,
-Dosya kapsamında davacı yanın davalıya 4 farklı tarihte toplam 43.520,00 TL para gönderdiğini gösterir ... A.Ş.'ye ait dekontların mevcut olduğu görülmüş ve tespit edilmiş olup,
-Teknik bilirkişinin "Keşif sırasında asansörün hasarının önceden giderilip çalışıyor olması sebebi ile hasar yerinde görülememiş ve hatalı bir bakım yapılıp yapılmadığı, fiziksel bir müdahale olup olmadığının tespit edilmesi mümkün olmamıştır." şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmektedir.
Mahkemenin, yapılan kayış değişim işleminden kaynaklı kusurun davalıdan kaynaklandığı yönünde kanaate varması halinde 169,01 TL faiz hesaplaması yapılmış olduğu kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; Taraflar arasındaki asansör bakım işinden kaynaklanan eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Davacı şirketin dava dilekçesinde;...ayraklı/İZMİR adresinde kaim ... Plaza isimli iş yerinin asansörünün 4 adet kayışının değişim işi için davalı firma ile sözleşme yapıldığını, her bir kayış için 14.000,00 TL+KDV'ye anlaşılmış olup, şimdiye kadar bu rakamın 43.520,00 TL'lik kısmı davalı firmaya ödendiğini, 21/03/2022 tarihinde asansöre ait 4 adet kayışın yenisi ile değişimi davalı firma tarafından yapıldığını, asansör çalışmaya başladıktan sonra 11 gün sonra 01/04/2022 tarihinde 4 kayışın dördü birden kullanılamaz hale geldiğini ve asansör tekrar bozulduğunu, bu nedenle davalı tarafın ayıplı ifasından kaynaklanan ve davalı tarafa ödenen bedelin iade edilmesi gerektiğine ilişkin iddiasının; davalı taraf dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı şirkete her bir adet taşıyıcı kayış için 14.000,00 TL+KDV ve ödemeleri ile ilgili teklif vermiş olduğunu, teklifin davacı şirket tarafından kabul edilince 4 adet asansör kayışının yenisi ile değişimi orijinal parçaları ile yapıldığını ve 1. Kayış 21/02/2022 tarihinde, 2. Kayış 14/03/2022 tarihinde, 3. ve 4. kayıtlar 21/03/2022 tarihinde montajlanarak asansörler sorunsuz olarak çalışır durumda davacı şirkete teslim edildiğini, davacı tarafın ayıp iddiasında haksız olduğunu zira ayıp ihbar şekli ve süresine uyulmadığını beyan ederek taraflar arasındaki ticari ilişkinin olduğunu kabul ve ikrar etmiştir.
Taraflar arasında sözleşme olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kapsamında ayıplı ifa edildiğini ispat yükü davacı taraftadır.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler 6098 sayılı TBK.'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK.'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, B. K. 362 son ve TBK.'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir. (Yargıtay ... H.D. 19.06.2014 gün, ...E. ... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eser sözleşmesinde eserin teslim anı, yarar ve hasarın iş sahibine geçmesi, ayıba karşı tekeffülde muayene ve ihbar sürelerinin işlemeye başlaması, ayıba karşı tekeffülden doğan davalarda zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması ve müteahhidin ücret alacağının muaccel olması bakımından önem taşımaktadır.
Ayıbın bildirilmesi, içeriği ve zamanında yapıldığını ispat külfeti, alıcıya aittir.
6102 Sayılı TTK.'nın 18. maddesinin 3. fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Eserdeki ayıpların ihbarı, herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının yapıldığının kanıtlanması gereklidir. Tacirler arası ticari işlerde ayıp ihbarı, sözleşmeden dönmeyi de içerdiğinden, 6102 sayılı TTK.'nın 18/3 maddede öngörülen şekilde yapılmalıdır.
Dosyada aldırılan İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik dosyasındaki rapora davalı tarafın itirazı olduğu ve davalı tarafın keşif yapılmasına yönelik talebi dikkate alınarak elektrik Mühendisi ve Makine Mühendisinden heyet raporu aldırılmıştır.
Keşif sonrası aldırılan teknik bilirkişi raporunda; İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...Değişik dosyasındaki raporunda montaj hatasının ve uygunsuzluğun olduğuna ilişkin tespitin ne olduğunun açıklanmadığı, asansörün delil tespiti yapıldığı tarihte ara katta durmuş olmasının asansörün elektrik sisteminin otomatik kayış denetimini kendi kendine yapması durumunda kayışı kabul etmeme durumunda çalışmayacağı, hata olması durumunda da katta duracağı bu nedenle de tespit raporundan önce asansöre müdahale edilmiş olması ya da başka bir arızaya neden olduğu ihtimalini gündeme getireceğine ilişkin değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda delil tespiti dosyasındaki uygunsuzluğun ve hatanın ne olduğunun belirtilmemiş olması, davacı vekili tarafından hatalı olduğu ve koptuğu iddia edilen asansör kayışlarının dosyaya ve bilirkişi incelemesine sunulamamış olması, bakım firması tarafından montajın uygunsuz olduğuna ilişkin bir tespit ya da raporlamanın dosyada bulunmuyor olması, delil tespitine ilişkin itirazların da Mahkememizce aldırılan raporda değerlendirildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde Mahkememizce aldırılan teknik bilirkişi raporuna üstünlük tanınarak bu davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafın da ayıp iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK.'nın 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Davalı vekili tarafından tazminat istemi olmadığından bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.912,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.484,75 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 1.912,35 TL Keşif Harcı, 700,00 TL Keşif Araç ücreti, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 116,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 10.728,35 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 28/03/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!