WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/596
KARAR NO : 2024/319
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2015
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı ile aralarında ki ticari mal alım-satımına dayalı ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı bulunduğunu, söz konusu borcun ödenmemesi sebebi ile davalı şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe borçlu vekili tarafından yetki itirazında bulunulduğu ve itirazın kabul edilerek dosyanın yetkili İcra dairesi olan İzmir İcra Müdürlüklerine gönderildiğini, İzmir ...cra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibine borçlu davalı tarafından itiraz edildiğini, borçlu şirketin yapmış olduğu, haksız ve kötü niyetli itiraz hukuki mesnedden yoksun olup iptalinin gerektiğini, borçlu şirketin, davacı şirkete böyle bir borcu olmadığını ileri sürdüğünü, Söz konusu İddia tamamen gerçeğe aykındır. Davacı şirket, davalı şirketten faturalar ve cari hesap olacağından kaynaklanan asıl alacak miktarı 31.456,60 TL olmak üzere alacaklı olduğunu. İşbu durumun davacı şirketin ticari defterleri Üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında sübuta ereceğini, ayrıca takip konusu alacak likit olup davalının itirazın haksız ve iyi niyetli olmadığını, davacı şirketin fatura bedelinin ödenmesine dair davalı şirket ile defalarca görüşme yaptığı, davalının her seferinde borcun ödenmesine yönelik vaatlerde bulunduğu ancak bu güne kadar borç ödenmadiğini. Davalının takip sürecini uzatarak zaman kazanmak için takibe kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiğini, arz ve izah olunan nedenler muvacehesinde: davalı tarafından yapılmış olan, İstanbul...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı ve İzmir...İcra Müdürlüğü... E. Dosyasına yapılan haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın İptali ile icra takibinin devarrına, takibe kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya dair her törlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın icra takibi ve davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı yanın takibe konu ettiği cari hesap gerçeği yansıtmadığı gibi davalıyı bağlamadığını, her şeyden önce taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını. İşbu sebeplerle takip dayanağı cari hesabın tarafça kabulünün mümkün olmadığını, Davacı yanın hiçbir iddiasının tarafça kabul edilmemesi gerektiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebi ile davacı tarafından perakendeci iş yeri sahiplerine satılmak üzere davalı yandan ayakkabı satın alındığını, ancak alınan ayakkabıların arızalı ve gizli ayıplı çıktığını, alınan ayakkabılardaki gizli ayıp ve arızaların davalının normal muayenesi ile ortaya çıkmadığını, davalı ürünlerdeki ayıp ve arızalardan perakendecilerden gelen şikayet ve iadeler üzerine haberdar olunduğunu, Müşterilerin ayakkabılar ile ilgili genel şikâyetleri taban açılması, yırtılmcı, deri dökülmesi, kalıp hatası gibi muayene ile ortaya çıkarılamayacak gizli ayıp ve arızalar olduğunu, taraflar arasında daha önceki ticari alım satımlarda da davacı yan tarafından pek çok kez müvekkile ayıplı ürün satılmış ve davalının ayıplı ve arızalı ürünleri iade ettiğini, iade faturalar ile iade edilen ayıplı ürünlerin iade faturalarından da görüleceği üzere davacı yan tarafından teslim alındığını, takibe ve davaya konu gizli ayıplı ve arızalı ürünler de karşı tarafa iade edilmek istenildiğini, davalının perakendecilerden yapılan iadeler ile gizli ayıplardan haberdar olur olmaz davacı yana ulaşmaya çalıştığını, davalının yıllardır süregelen ticari ilişkilerine duyduğu güven ile önce şifahi olarak davacı yanı ile görüşmüş: ayakkabılardaki arıza ve üretimden kaynaklı normal muayene ile tespit edilememiş gizli ayıplar sebebi ile iade yapmak istediklerini söylediğini, ancak karşı yanın davalıyı sürekli oyaladığını, davalının gizli ayıplı ve arızalı ayakkabıların iadesi için karşısında muhatap bulamamış, davacı yan adeta tüm iletişim kanallarını kapadığını, bunun üzerine davalı firma gizli ayıp ve arızalı ürünlerin bir kısmı için iade faturalan düzenlemiş, işbu iade faturaları ve gizli ayıplı, arızalı ürünleri ... Kargo aracılığı ile davacı yana gönderdiğini, ancak davacı yan iade faturaları ile birlikte iade edilen ürünleri teslim olmadığı ve davalıya geri göndermediğini, davacı yan gizli ayıp ve arızalı ürünleri teslim almayarak kötü niyetli ve hukuka aykırı davrandığını, ... Kargo tarafından davalıya kesilen faturalar ve ambar tesellüm fişlerinden bu hususun anlaşılacağını, davalının uğradığı zarar sebebi ile yasal haklarını kullanabilmek ayakkabılardaki gizli ayıp ve arızaların tespiti ile yasal haklannı kullanabilmek, ayakkabılardaki gizli ayıp ve arızaların tespiti amacı ile işbu dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğinden önce 16.04.2015 tarihinde İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi... D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, İzmir... Sulh Mahkemesi ... D. İş dosyası ile karşı yan tarafından satılan ayakkabılardaki gizli ayıp ve arızaların tespiti için 17.06.2015 tarihinde keşif gerçekleştirilmediğini, 30.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre ayakkabılardaki gizli ayıp ve arızalar; yanlış malzeme seçimi, değişik üretim hataları yapıştırıcının tutmaması, yapıştırma presinin doğu kullanılmaması ve kalitesiz malzeme kullanımından kaynaklanmadığını, taban açılması, fermuar arızası, kıyı açılması, yırtılma, deri dökülmesi, taban sökülmesi, ökçe açılması bilirkişi tarafından tespit edilen gili ayıp ve arızalar olduğunu, ürünler suni deri olup, Çin'de üretilip ithal edildiğini, Bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davalı firma yapılan iadeler sebebi ile büyük bir zarara uğramış Olup, ticari itibar ve firmanın marka değerinin zedelendiğini, bu nedenle, daha fazla zarara uğramamak adına 2.186 çift ayakkabıyı stokta bulundurmadığını, Ayıplı ve arızalı 2.186 çift ayakkabılarda da hiç kullanılmadığı halde deri dökülmesinin tespit edildiğini, bunun yanı sıra 376 çift arızalı ve gizli ayıplı Ürün de son kullanıcılar/perakendeciler tarafından deri dökülmesi, taban açılması, kalıp hatası gibi sebeplerle davalıya iade edildiğini, hali hazırda perakendeciler tarafından iadelerin yapılmaya devam ettiğini, davalının yaptığı piyasa araştırmasında, davacı yanın pek çok firmaya aynı şekilde gizli ayıplı ürünler sattığı, pek çok firmanın bu sebeplerle zarara uğradığı gerçeği ile karşılaştığını, davacı yan ile ticari ilişkide olan pek çok firma, davacı yana verdikleri çekler sebebi ile malların ayıplı olmasına rağmen para demek zorunda kalmış ve zarar etmiştir. Davacı yanın, davalı gibi benzer mağduriyetler yaşattığı onlarca firma yetkilisi de tanık olarak dinletilebilir. Davacı yan davalıya gizli ayıplı mallar satmış; muayene İle tespit edilemeyen bu ayıplardan davalı, perakendecilerden yapılan iadeler neticesinde haberdar olduğunu, aralarındaki ticari ilişkiye güvenerek söz konusu gizli ayıplardan ve iadelerden bahsederek, ayıplı ürünleri davacı yana iade etmek istediklerini şifai olarak söylemiş; ancak davacı yan İletişim kanallarını kapatarak ayıplı ürünlerin iadesi için muhattap bulamadığını, çok kez davacı yan tarafından davalıya satılan ayıplı ve arızalı ürün iadelerinin yapıldığını ancak işbu dava ve icra takibine konu gizli ayıplı ayakkabıların iadesi için iade faturası düzenlenip kargo aracılığı ile davacı yana gönderilmesine rağmen davacı yan davalı tarafından iade edilen ürünleri almayıp geri yolladığını Yukarda açıklanan tüm bu sebepler davacı yanın icra takibinin ve davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, gizli ayıp ve arızalı ürünleri satan, bu ürünlerin iadesine ilişkin tüm iletişim kanallarını kapatan ve iade almayan kötü niyetli davacı yanın davasının reddi gerektiğini, açıklanan sebeplerle; davanın reddine ve icra takibinin iptaline, kötü niyetli davacı yan aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere faizi ile birlikte kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ve vekalet ücretinin faizi ile birlikte davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -05/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1-Davalı tarafın 2014 yılı yasal defterinin 6762 sayılı (mülga) TTK'nın m.66.69.70.82 gereği ticari defterlerin ispat kuvveti bakımından açılış tasdikine ve kapanış tasdikine sahip olduğu, bu yönüyle sahibi lehine delil sayılması gerekiğine dair nihai takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu,
2. Davacı şirketin davalı şirkete 14.04.2015 takip tarihinde, asıl alacak bakiyesi olan 31.456,60 TL İçin İzmir ...İcra Müdürlüğü ...E sayı İle ödeme emri gönderdiği, 7 gün içinde ödeme talep etiiği, takip dayanağının cort hesap alacağı olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 27,04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe 29.04.2015 tarihinde itiraz ettiği, takibin durduğu,
3. Takipten sonra herhangi bir ödemenin davak tarafından yapılmadığı, İcra takip tarihinden önce ETİK 92.madde/YTIK 94.madde gereği Mevcut bakiye için taraflar arasında imzalı kaşeli bir cari hesap mutabakatı olmadığı,
4. İki tarafında tacir sayıldığı ve aralarında fiili bir cari hesap ilişkisi bulunduğu; ETTK 92.madde/YTTK 94.madde yerine getirilmediğinden, davacının davalıya takip tarihinden önce temerrüde düşürmediği,
5. Dava ve takip konusu cari hesap muavin kayıtlarındaki işlemlerin (Fatura, ödeme vb.) davalı yasal defter kayıtlarına genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve VUK usulüne Uygun olarak kaydedildiği,
6.Davalı taraf ficari defterleri üzerinden bakıldığında davacı tarafından İcra takibine konu edilen alacağın doğduğu, takip tarihi itibariyle, davalı şirketin davacı şirkete 24.040,89 TL borçlu olduğu (davalının borçlu görüldüğü, davacı takip talebinin 31.456,60 TL olduğu
7. Vergi dairesine verilen onaylı BA-BS formlar açısından yapılan İncelemede, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 396) gereği aylık dönemlere ilişkin mol ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlanna uygulanacak had 5.000 TL olarak belirlenmiş olması nedeniyle, TABLO 1'deki takip ve dava konuşu faturaların hadler dahilinde BA-BS formlarına dahli edildiğinin görüldüğü, (İlgili dönem BA-BS formlarının tarafımdan dosyaya eklendiği.)
8. Dava konusu ürünlerde yapılan teknik incelemelerde ayıbın oluştuğu,
İşleyen faiz hesaplama tablosu
Başlangıç tarihi
Bitiş tarihi
gün
Ana para
% faiz oranı
Faiz tutarı
14/04/2015
03/06/2015
50
24.040,89
10,5
345,79
Netice ve kanaatine varılmıştır.
-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazılara cevap verilmiştir.
-İzmir .. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası fiziki olarak dosya arasına alınmıştır.
-İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyası fiziki olarak dosya arasına alınmıştır.
-... Kargoya yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı HMK.'nın 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihinden başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."
6100 sayılı HMK.'nın "Sürelerin Bitimi" başlıklı 92. Maddesinin 2. Fıkrasında " Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter." düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davacı vekilinin 18/01/2024 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir mazeret de bildirmediğinin anlaşılması üzerine dosya 18/01/2024 tarihinde işlemden kaldırılmıştır. İşbu davanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle yukarıda işlemden kaldırma tarihi yazılı olan duruşmada, HMK.'nın 150/1. maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, işbu davanın HMK.'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının HMK'nın 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 379,93 TL harcın düşülmesi ile kalan 47,67 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraf vekillerinin yokluklarında, tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi 24/04/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır