WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/251
KARAR NO : 2024/356
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2020
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili hakkında İzmir ....İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe konu edilen senedin müvekkili tarafından başka bir şahsa verilmek üzere tanzim tarihi yazılıp imzalandıktan sonra sümen altında bulunduğu esnada müvekkilinin yanında sigortalı olarak çalışmakta olan dava dışı ...'nun işten çıkartılması sonrası müvekkilinin büroda bulunmadığı sırada çalınarak, müvekkili ile hiçbir ticari veya harici alışverişi olmayan davalı ... adına doldurularak ve düzenlenme tarihi tahrif edilmek suretiyle icraya konulduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya bir borcu bulunmadığını, suç işlenerek ele geçirilmiş bu senedin gerçeğe aykırı düzenlenerek haksız icra takibine konu edildiğini, davacı maaşından 20.12.2019 tarihinde 505,00-TL, 17.01.2020 tarihinde 526,70-TL ve 26.02.2020 tarihinde 1.010,00-TL olmak üzere toplam 2.041,70-TL tutarı icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığını, ödenen bu tutar hakkında istirdat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, açıklanan nedenlerle dava ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadığımızın tespiti ile kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ediyoruz.
Davacı vekili 02.06.2022 dilekçesinde dava değerine ilişkin açıklamasında; menfi tespit talebine konu ettikleri İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası dayanağı olan senet 20.000,00-TL bedelli olup, bunun 2.401,70-TL'si icra tehdidi ile ödendiğinden dava değerinin bakiye kalan 17.598,30-TL olduğunu bildirmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dayanağı olan takibin kambiyo senedinden kaynaklandığını, TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu, TTK 4/1-a maddesi uyarınca aynı zamanda görev yönünden reddi gerektiğini, davacı yan, dava dilekçesinde; söz konusu senedin müvekkillerinin babası tarafından çalınarak müvekkili adına doldurulmak suretiyle senedin tahrif edildiğini ve icra takibine konulduğunu öne sürmüş ise de müvekkilinin Örnekköy Polis Merkezi Amirliğince alınan ifadesinde de "Benim akrabam olan ...'nun piyasaya yüklü miktarda borcu bulunmaktadır. O dönem aramız iyi olduğu için kendisi benden bir miktar borç istedi bende yatırımım olan altınları ve değerli ziynet eşyalarımı satarak kendisine 20.000 TL'lik elden 01/11/2018 tarihinde borç para verdim. ... bu borca istinaden bana 20.000 TL'lik senet verdi. Ben kendisinden bu senedi aldığımda ... bu senedi önceden hazırlamış ve kendi ismi yazılı halde verdi. Fakat ... bana olan borcunu istememe rağmen uzun süre vermeyince ben de kendisin bana verdiği senedi icraya verdim bu süreç halen devam etmektedir." şeklinde olduğunu, söz konusu senedin davacı yanca alınan borca karşılık olarak verildiğini, karşı tarafın iddia ettiği gibi senet üzerinde herhangi bir tahrifat söz konusu olmadığını, öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra Dosyası: İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...'nun borçlu ... aleyhine 01/11/2018 düzenleme tarihli ,02/02/2019 ödeme tarihli 20.000,00-TL bedelli bonoya ilişkin olarak takip başlattığı, dosya içeriğinden borçlunun maaşına haciz konulduğu anlaşılmıştır.
Senet: Keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 02.02.2019 vade tarihli, 01.11.2018 keşide tarihli, 20.000,00 TL bedelli, nakden kaydı bulunan bono olduğu görülmüştür.
Soruşturma Dosyası : İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... tarafından şüpheli ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan yapılan soruşturma sonrasında ... karar sayılı 10.03.2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararında ifadesinde, soruşturma konusu senet üzerindeki yazı ve imzaların müşteki ... ile şüpheli ...' nun alınan yazı ve imza örnekleri ile karşılaştırılmasında, senet üzerinde iki farklı kalemden atılmış karekteristlik izler olduğu, senetteki düzenleme tarihi kısmında farklı tona ait mürekkep izleri bulunduğu, senetteki yazı ve imza örneklerinin şüpheli ...' dan alınan yazı ve imza örnekleri ile faklı yapı ve görünümde olduğunun, senetteki imzanın ...’nun eli ürünü olduğunun tespit edildiği, şüpheli hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açmayı gerektirir herhangi bir delil ve emareye rastlanmadığından, müsnet suçla ilgili olarak şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz üzerine İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğince 20/01/2023 tarih ... D. İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği görülmüştür.
İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ... K. Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'nun davalı ... aleyhine, bonoya dayanılarak başlatılan takipte icra tehdidi altında ödenen paranın iadesi için istirdat davası açtığı ancak davanın arabuluculuk kurumuna başvurulmadan açılması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
Tanık Beyanları
Davacı Tanığı... ; "Davacı ... benim 2 yıl önce boşanmış olduğum eşimdir. Davalı ...'yu da tanıyorum. Eski eşim olan davacının amcasının oğludur. Eşimle boşanmadan önce birlikte ... adına kayıtlı bakıcı teminine ilişkin şahıs şirketini işletiyorduk. ... bu şahıs firmasının sahibi idi. Eşimle ben orada birimiz Bostanlı şubesinin diğerimiz ... şubesinin başında görevliydik...., davalı ...'nun babasıdır. Dava konusu senedin düzenlenmesi ve verilmesine ilişkin görgüye dayalı hiçbir bilgim yoktur. Eski eşim olan ...'nun bana anlattıklarına dayalı bilgim vardır. Eski eşimin anlattığı kadarıyla ...denetimli serbestlikten çıktıktan sonra eşimin sorumlu olduğu şubede işe başlamış, eşimin ... beye 20.000,00-TL. tutarında bir borcu varmış ve bu borca karşılık düzenlemiş olduğu senedi ... aracılığıyla ... beye gönderdiğini söyledi. Hemen akabindeki haftasonu ... eşimi aramış, yine eşimden duyduğum kadarıyla benim elimde senedim var bize 20.000,00-TL. borcun var diyerek alacak isteğinde bulunmuş, ben sadece bu telefon konuşmasına şahit oldum. Bunun dışında senedin düzenlenmesi, bu senedin davalının eline ne şekilde geçtiği,...'ya senedin verilip verilmediği hususlarında görgüye dayalı hiçbir bilgim yoktur. Eşimin o dönemde ekonomik durumu iyiydi. Neden ... beye borcuna karşılık senet düzenlediğini bilmiyorum. Benim bildiğim kadarıyla eşim davalı ...'dan borç para almamıştır. Başkaca bir bilgim ve görgüm yoktur , benim eşimin bütün senet ve çekleri ofisinde ... Şubede duruyordu " şeklinde beyanda bulunmuş, davacı vekilinin sorusu üzerine, tanıktan sorulduğunda; tanık; "ben davalının ekonomik durumunu bilmiyorum, bizimle aynı işi yapıyordu. Eşimle aralarında bu nedenle hep bir rekabet vardı. Bu rekabet nedeniyle aralarında bir tartışma yaşanmıştı. Eşimin internet sitesindeki iş sayfasındaki birtakım bilgileri ... kopyalayıp kendi iş sayfasında kullandığı için tartışmışlardı" şeklinde cevap vermiştir.
Davacı Tanığı ... ifadesinde; "Ben davacı ...'nu 15 yıldır tanıyorum. Babası vasıtasıyla tanıştık. Kendisi benim müşterimdi. Benim otomotiv sektöründe araç tamir, yedek parça, bakım işinde işyerim vardır. Bundan yaklaşık 2-3 sene önce ... benden borç para istemişti. Bana borç karşılığında senet vereceğini söyledi. Hatta senedin görüntüsünü whatsptan bana gönderdi. Senedin üzerinde lehtar kısmında ... yazıyordu. Miktarı 20.000,00-TL. idi. Vade tarihi yanlış yazılıydı. Bunun üzerine bana tarihi düzeltip göndereceğini söyledi daha sonra bu senedi bana gönderdi. Daha sonra bana davacı vade tarihini yanlış yazdığı, benim adıma düzenlemiş olduğu senedin masanın üzerinde kaldığını ve sonrasında da senedi kaybettiğini söyledi. Bana gönderdiği senet yeniden düzenlenmiş yeni bir senetti. Davalı, davacının akrabası olmaktadır. ... bana kaybettiği senedin davalı ...'in elinde olduğunu söyledi. ... ile ... arasında senedin düzenlendiği tarihte ya da öncesinde bir ticari ilişki olup olmadığını bilmiyorum. Ancak ... isimli akrabasının ... yanında çalıştığını biliyorum, daha sonra ... ile ... arasında bir tartışma olunca ... işten ayrılmış, dava konusu senedin ... tarafından davacının bilgisi olmaksızın işyerinden alınıp alınmadığını bilmiyorum, benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yemin beyanı: Davalı asil 07/05/2024 tarihli duruşmada kendisine yapılan yemin teklifini kabul ederek; " dava konusu davacı ... tarafından düzenlenen senet davacıya verdiğim ödünç para karşılığında bana verilmiştir. Senet bedeli ve verdiğim ödünç para takip başlattıktan sonra icra takibinde davacıdan tahsil edilerek tarafıma ödenmiştir "şeklinde beyanda bulunup, usulüne uygun şekilde yemini eda etmiştir.
Dava, icra takibinden sonra davalı tarafından davacı hakkında başlatılan bonodan kaynaklanan takipten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan senet altına keşideci sıfatıyla atmış olduğu imzayı inkar etmediği, senedin hırsızlanarak, davalı adına sonradan doldurularak takibe konulduğunu iddia ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının hırsızlığın varlığını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceği, davacı tanıklarının senedin çalınnıp çalınmadığı hususunda görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davacının şikayeti üzerine davalı hakkında İzmir C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında başlatılan soruşturmada soruşturma konusu senet üzerindeki yazı ve imzaların müşteki ... ile şüpheli ...'nun alınan yazı ve imza örnekleri ile karşılaştırılmasında, senet üzerinde iki farklı kalemden atılmış karekteristlik izler olduğu, senetteki düzenleme tarihi kısmında farklı tona ait mürekkep izleri bulunduğu, senetteki yazı ve imza örneklerinin şüpheli ...' dan alınan yazı ve imza örnekleri ile farklı yapı ve görünümde olduğu, senetteki imzanın ...’nun eli ürünü olduğunun tespit edildiği, şüpheli davalı ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açmayı gerektirir herhangi bir delil ve emareye rastlanmadığından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği, davacının senedin hırsızlandığı ve sonradan doldurulduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği, davacının davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını bildirerek bedelsizlik iddiasına da dayandığı, imzası ikrar edilmiş senet karşısında borçlu olunmadığının yani bedelsizlik iddiasının HMK.nın 200.maddesi de nazara alındığında yazılı delille kanıtlanması gerekmekte olup, davacının yazılı delil sunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığından davacıya yemin teklif hakkının hatırlatıldığı, davacının davalıya bedelsizlik iddiasına dair yemin teklif hakkını kullanarak yemin teklif ettiği, davalının hüküm duruşmasında usulüne uygun şekilde yemin ettiği, böylelikle senedin ödünç para ilişkisi nedeniyle verildiğinin ve bedelsiz olmadığının kesin delil niteliğindeki yemin delili ile ispatlandığı anlaşılmakla davacının dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamaması nedeniyle davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Maktu red harç tutarı olan 427,60 TL harca, peşin alınan 358,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 68,97 TL harcın davacı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
3-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Dava tamamen reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.598,30-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
07/05/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır