T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/205 Esas
KARAR NO : 2024/259
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/03/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığı halde davalı şirketin, haksız olarak davacı şirket aleyhine İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış ve bedel haciz tehdidi altında haksız olarak tahsil edilmiş olduğunu, dolayısıyla davacı şirketin, davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti, davalı şirketin başlatmış olduğu icra takibinin dolayısıyla haciz tehdidi altında haksız olarak tahsil edilen 10.961,12 TL tutarındaki ödemenin avans faizi ile davalı şirketten istirdadının gerekmekte olduğunu, davalı şirketin her ne kadar ödemek ile yükümlü olduğu bir borcunun bulunmuyor olsa da kötü niyetli olarak haciz tehdidi altında kaldığını ve ödeme yapmak durumunda kaldığını, şirketin banka hesaplarına ve araçlarına haciz konulduğunu, davalı şirketin, taraflar arasındaki mevcut sözleşmenin feshine konu ettiği iddialarının somut gerçeklikten oldukça uzak olduğunu, fesih iradesi esasen kendi kusuruna dayandığını, bu nedenle, davalı tarafın fesih bildirimi gerek sözleşmede yer alan iade şartlarını gerekse ayıplı hizmet kapsamına yahut kusura dayanmadığı ortada olduğundan, davacı şirketin uyuşmazlık konusu sözleşmeye dair herhangi bir bedel iadesi ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, dolayısıyla herhangi bir borcunun da bulunmadığını, zira davalı şirketin esasen kendi kusuruna dayanarak, bedel iadesi talebinde bulunmuş olduğunu, ancak bir kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddiasında bulunması mümkün olmayıp, bu durumun hukuka açıkça aykırılık oluşturacağının izahtan vares olduğunu, davalı şirkete sunulan hizmetin ayıplı olduğu bul edilse dahi, davalı tarafça ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olduğunu bu bakımdan da davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir bedel iadesi yükümlülüğünün bulunmayacağının ortada olduğunu, davacı şirket tarafından sözleşme koşullarına uygun olarak, davalı şirketin satın aldığı hizmet kapsamında... bağlantı ayarları yapılmış olduğunu ve ürünlerin aktarımı bakımında davalı tarafa seçenekler sunulduğunu, davalı şirkete sunulan seçeneklere istinaden, davalı şirket ile davacı şirketin mutabık kalarak ürünlerin Excel tablosu ile aktarılmasının kararlaştırılmış olduğunu, bunun üzerine, davalı şirket tarafından ... sitesinden çekilen Excel listesi, Davacı şirket destek ekibince ilgili panele aktarıldığını, davacı şirketin üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiği ve gerekli hizmeti davalı şirkete verdiğinin açık olduğunu, bu nedenle davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirmesi karşısında, davacı şirkete ödenen peşinatın iadesinin mümkün olmayacağının ise ortada olduğunu, davalı şirketin bu hususta, yalnızca kendi kusuruna dayanarak hak iddia etme gayesinde olup, basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve imzalamış olduğu sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, bu nedenle kendi kusuruna dayanan tarafın, hak iddiasında bulunabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketin sözleşmenin feshine konu ettiği bir diğer hususun ise tasarıma ilişkin taleplerin yerine getirilmediğinin iddiası olduğunu, ancak davalı şirket tarafından, davacı şirkete iletilen tasarıma dair tüm taleplerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalı şirkete bazı tasarımlar hakkındaki değişiklik talebini netleştirmedikleri, netleştirmeleri halinde talebin yerine getirileceği belirtilmiş olmasına karşın, davalı şirketçe, davacı şirkete herhangi bir geri dönüş sağlanmamış olduğunu, davalı şirketin tasarımdaki menü alanlarının ikonik hale getirilmesi istenilmiş, davacı şirketçe bu husus kabul edilmesine, rağmen talebe istinaden, davalı şirket tarafından herhangi bir ikon paylaşılmamış olduğunu, davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirebilmesi ve davalı tarafın taleplerini karşılayabilmesi açısından, davalı şirket tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin temin edilmesinin gerekliliğinin izahtan vares olduğunu, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği tüm edimlerini her koşulda yerine getirdiği ve bu hususta gerekli gayreti gösterdiğinin sabit olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında sunulan tüm hizmet davalı şirket ile mutabık kalınmak sureti ile yerine getirildiğini, davacı şirketin herhangi bir bedel iadesine karşı sorumluluğunun da doğmayacağını, dolayısıyla, somut olay nezdinde herhangi bir borcun da bulunmamakta olduğunu, sonuç olarak, davacı şirketin, davalı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığından, açıklamalar ve tüm deliller kapsamında, davacı şirketin, davalı şirkete karşı borçlu olmadığının tespitini, davalı şirket tarafından haksız olarak tahsil edilen 10.961,12 TL tutarındaki ödemenin yıllık avans faizi ile davalı şirketten istirdadına karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle, haklı davanın kabulüne karar verilmesini, davacı şirketin, davalı şirkete karşı borçlu olmadığının tespitini, davacı şirketten haksız olarak tahsil edilen toplam 10.961,12 TL tutarındaki ödemenin yıllık avans faizi ile davalı şirketten istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
KANITLAR: İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
SMM Bilirkişi... ve Yüksek Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi...'den oluşan bilirkişi heyetinden 22/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
SMM Bilirkişi ... ve Yüksek Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden 31/12/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporu alınmıştır.
-22/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Mahkemece verilen talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve raporun "Analiz Tespit ve Değerlendirmeler" bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
-Davacının 2020-2021-2022 yılına ait incelemeye sunduğu ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK.'nın 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere, 6102 sayılı TTK.'nın 64/3. maddesi uyarınca 2020-2021-2022 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Davacı Ticari Defter Kayıtlarındaki Hesap İşlemlerine İlişkin İncelemede;
-Davacının, davalıya ... no'lu 8.500,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalının, davacıya 8.500,00 TL tutarında fatura düzenlediği, taraflar arasında cari hesaba ilişkin bir borç bakiyesinin bulunmadığı,
-Davacının, 28/12/2021 tarihinde İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına 10.060,12 TL ödemede bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı Yerinde Yapılan Teknik İncelemede;
-Davacının, davalı adına https://markimya.akilliticaretim.com/ adresinde bir e-ticaret sitesi oluşturduğu,
-Bu sitede davalının logo, isim ve ürünlerinin bulunduğu,
-Sitenin İşlevsel olduğu ve sipariş verilebildiği,
-Verilen siparişin yine, davacının sunduğu uygulama kapsamında Yönetim Paneli'nden izlenebildiği,
-Yönetim paneli içerisinde, sözleşmede sunuluna işlevlere karşılık gelecek bir ya da birden fazla adım ya da form üzerinde gerçekleşecek form, veri giriş ve raporların olduğu,
-İtilaf konusu olan "... Pazaryerinden ürün çekme" işlevinin uygulamaya eklendiği,
-Ekran renklerinde istenen değişiklikleri karşılamak üzere seçeneğin sunulduğu,
-Uygulama içerisinde yeterli navigasyon özelliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Kişisel tecrübe ve uzmanlık alanı çerçevesinde, "hazır" olarak sunulan yazılım çözümlerinde genellikle müşterinin eksik bulduğu ya da değiştirmek istediği bölümler ile ilgili itilafların oluştuğu gözlemlenmiştir. Bu itilaflardan bir kısmı satıcının ürününü pazarlaması ile ilgili olarak çoğu zaman sınırları net belli olmayan ifadeler kullanılması, kullandığı ifadelerin son kullanıcı tarafından yanlış algılamaya açık olması gösterilebilir Nitekim davacı https://akilliticaret.com/ adresli sitesinde aşağıdaki şekilde ürünü pazarlarken son kullanıcı için oldukça cazip bir slogan kullanmakta aslında bunun altında neler yapılması gerektiği, koşulların ve sınırların neler olduğunu belirtmemektedir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlığın bu noktada başladığı, istekler ile sunulan ürünün uyuşmadığı durumda yazılım firmaları için kaçınılmaz "ek geliştirme" taleplerinin alıcı tarafından gerek süre, gerekse de maliyet açısından uygun bulunmaması projeyi zora soktuğu, bununla birlikte davacının yine de talepleri karşılayıp, hem de ürününe değer kattığı, hem de davalının itilafı konusu isteklerini yerine getirdiği kanaatine varılmıştır.
-31/12/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda özetle;
Değerlendirme;
-Davalı tarafın itirazlarının bilirkişi raporuna değil karşı tarafın beyan ve itirazlarının raporda özetlenmesi dolayısı ile doğrudan karşı tarafın beyan ve itirazlarına olduğu,
-"Bilirkişi raporunda inceleme tarihi itibariyle söylenen hata ve eksikliklerin giderildiği belirtilmiş olmakla davacı tarafından sözleşme uyarınca yapılan iş ve işlemlerin davacı tarafından saklanmamasının davacının inisiyatifinde olup olmadığı" konusu ile ilgili olarak eğer log kayıtlarına erişim kastediliyorsa bunun üretici yani davalı firmanın verdiği stratejik bir karar olarak yorumlanması gerektiği sadece davacıya özel bir durum olmadığı,
-"Taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilaflı dönemlere ilişkin erişime sistem dahilinde (davacının iradesi dışında) olan bir sebepten mi yoksa davacı tarafın söz konusu iş ve işlemlere ilişkin kayıt oluşturmamasından kaynaklı mı ulaşılamadığı" konusu ile ilgili olarak davalının aradaki husumet nedeni ile erişimi kapattığı,
-"Davacının davacı tarafından yapılan entegrasyon sistemlerinin davalı tarafından davacıya bildirim yapıldığı tarih olan 28/10/2021 tarihinde eksiklik ve hata bulunup bulunmadığı" konusu ile ilgili olarak istenen işlevin bir "eksiklik" olmadığı, yeni bir "istek" olduğu ve o tarihte mevcut olmayıp inceleme tarihinde ise mevcut olduğunun tespit edildiği,
Sistemde hata ve eksiklik var ise bu durumun davalının ihtar tarihinden önce mi sonra mı olduğu ayrıca sistemde hata ve eksikliklerin giderildiği ve eklemelerin yapıldığı tarihlerin sistemden hangi tarihlerde yapıldığı" konusu ile ilgili olarak yukarıda da belirtildiği üzere dava tarihinde davacının talebinin yeni bir istek olduğu, dava tarihinde yerine getirilmemiş olduğu, ancak daha sonra (zamanı davalıya sorulmamıştır) bu isteğin başka müşterilerde de kullanılabileceği düşünülerek geliştirildiği değerledirmeleri yapılarak kanaatlerine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 72. Maddesi uyarınca açılan istirdat davasıdır.
İİK.'nın 72/7. bendinde "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." hükmünü içermektedir.
İstirdat davasının şartları; geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olması, borçlu-davacının ödemek zorunda olmadığı bir parayı ödemiş olması ve maddi hukuk açısından paranın istenebilir olmasıdır.
Geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olması; istirdat davasının davacısı aleyhine yapılan icra takibi sonucunda, para, borçlu veya onun adına üçüncü kişi tarafından icra dairesine ödenmiş ya da borçlunun malları haczedilip satılması suretiyle para tahsil edilmiş olabilir. İstirdat davası açılmış olması için paranın icra veznesine girmiş olması yeterlidir. Paranın alacaklıya ödenmiş olması gerekmez.
Borcun cebri icra altında ödenmiş olması; icra dairesine yapılmış olan ödemenin, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itirazının kesin kaldırılması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi sonucunda, söz konusu parayı nakit olarak ya da mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir.
Borçlu hakkındaki takip; borçlu takibe hiç itiraz etmemişse, borçlunun yapmış olduğu itiraz icra mahkemesince kesin olarak kaldırılmış ise, borçlunun yapmış olduğu itiraz icra mahkemesince geçici olarak kaldırılmış ve borçlu tarafından süresi içinde borçtan kurtulma davası açılmamış ise kesinleşmiş olur.
Borçlu itiraz süresi içinde itiraz hakkı varken borca ya da imzaya itiraz etmeyerek borcu öder ise cebri icra tehdidinden söz edilemeyeceğinden istirdat davası açamaz. Ancak sebepsiz zenginleşme davası açabilir. Yine süresinde borçtan kurtulma davası açmış ve bu davayı kaybetmiş olan borçlu istirdat davası açamayacağı gibi açtığı itirazın iptali davasını kaybeden borçlu da istirdat davası açamaz.
Borçlu ödemek zorunda olmadığı bir parayı ödemiş olması; hakkındaki icra takibi şu ya da bu nedenle kesinleştiği için takip konusu borcu ödemek zorunda kalan borçlu daha sonra ödediği paranın gerçek sorumlusu olmadığını yani maddi hukuk anlamında gerçekte sorumlu olmadığını ileri sürerek bu davayı açabilir.( Protesto olan senedini icra takibine konu yapılmaması için ödeyen borçlunun geri alma davası açamayacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 07.03.1989 T. 4479/1411)
Keza süresi içinde icra dairesine yaptığı itirazla hakkındaki takibi durdurmuş olan borçlu, daha sonra itirazından vazgeçerek takip konusu borcu, mallarının haciz ve satışını önlemek için öderse geri alma davası açamaz. (KURU, B. Menfi Tespit Davası Sayfa 241)
Maddi hukuk açısından paranın istenebilir olması; zaman aşımına uğramış borçlar, kumar ve bahis borçları, piyango ve diğer şans oyunlarından doğan alacakların ödenmesi nedeniyle istirdat davası açılamaz.
Geri alma davası açılabilmesi için, takip konusu paranın icra dairesine veya haricen alacaklı ya da vekiline ödenmiş olması yeterlidir. Paranın muhakkak icra Dairesince alacaklıya ödenmiş olması gerekli değildir. (Kuru,Menfi Tespit Davası, sh;238)
Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih... Esas sayılı ilamında " İİK.'nın 72/7. bendinde ”Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Bu madde içeriğine göre borcun tamamını ödememiş olan borçlu için hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı gözetilerek davanın esasına girilip taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 5/10/2016 tarih 2016-13-1626 esas ,961 karar sayııl ilamında " Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 72/7.maddesi uyarınca takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere istirdat davası bir yıllık süre içerisinde açılabilir. Bu bir yıllık süre zamanaşımı süresi değil, hak düşürücü süredir. Bu nedenle, davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemece doğrudan doğruya araştırılır (Uyar, Talih: İcra ve İflas Kanunu Şerhi 2.Baskı, İzmir 2004, s.6762-6763)" (aynı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı 15.01.2014,2013/13-397;15, )
Somut olay değerlendirildiğinde; Taraflar arasında akıllı e-ticaret sistemi lisans sözleşmesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda Davacının, davalı adına https://markimya.akilliticaretim.com/ adresinde bir e-ticaret sitesi oluşturduğu, bu sitede davalının logo, isim ve ürünlerinin bulunduğu, sitenin işlevsel olduğu ve sipariş verilebildiği, verilen siparişin davacının sunduğu uygulama kapsamında Yönetim Paneli'nden izlenebildiği, yönetim paneli içerisinde, sözleşmede sunuluna işlevlere karşılık gelecek bir ya da birden fazla adım ya da form üzerinde gerçekleşecek form, veri giriş ve raporların olduğu, dava konusu olan "... Pazaryerinden ürün çekme" işlevinin uygulamaya eklendiği, ekran renklerinde istenen değişiklikleri karşılamak üzere seçeneğin sunulduğu, uygulama içerisinde yeterli navigasyon özelliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi incelemesinin davacı şirketin 16/08/2023 tarihindeki adresinde yapıldığının belirtildiği, davalıya 07/10/2021 ile 21/11/2022 tarihleri arasında kullanım lisansı verildiğinin tespit edildiği, davacı firma yetkilisi tarafından geriye dönük olarak 1 yıllık logların tutulabildiğinin belirtildiği, davalı tarafından 28/10/2021 tarihli ihtarname ile sözleşmeye uygun olarak entegrasyonun 4 günlük süre içerisinde tamamlanmadığının belirtildiği ihtarname keşide edildiği, davacı tarafından 28/12/2021 tarihinde İzmir ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına ödemede bulunduğu ve bilirkişi raporunda inceleme tarihi itibariyle söylenen hata ve eksikliklerin giderildiği belirtilmiş olmakla davacı tarafından sözleşme uyarınca yapılan iş ve işlemlerin davacı tarafından saklanmamasının davacının insiyatifinde olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilaflı dönemlere ilişkin erişime sistem dahilinde(davacının iradesi dışında) olan bir sebepten mi yoksa davacı tarafın söz konusu iş ve işlemlere ilişkin kayıt oluşturmamasından kaynaklı mı ulaşılamadığı, davacının davacı tarafından yapılan entegrasyon sistemlerinin davalı tarafından davacıya bildirim yapıldığı tarih olan 28/10/2021 tarihinde eksiklik ve hata bulunup bulunmadığı, sistemde hata ve eksiklik var ise bu durumun davalının ihtar tarihinden önce mi sonra mı olduğu ayrıca sistemde hata ve eksikliklerin giderildiği ve eklemelerin yapıldığı tarihlerin sistemden hangi tarihlerde yapıldığı konusunda ek rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup aldırılan ek rapor bilirkişi raporunda da davacının akıllı e-ticaret sistemi lisans sözleşmesi gereğince yerine getirdiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının İstirdat Davasının Kabulü ile,
10.961,12 TL'nin ödeme tarihi olan 28.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 748,75 TL nispi harçtan, peşin alınan 187,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,56 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 187,19 TL peşin harç, 199,00 TL tebligat ve posta gideri ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.966,89 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 10.961,12 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/03/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!