T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/598
KARAR NO : 2024/345
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/10/2020
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; 11.07.2020 tarihinde müvekkilinin kardeşi ...'ın kullandığı, müvekkiline ait ... plaka sayılı araca, davalı ... adına kayıtlı, araç sürücüsünün ... olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, konu ile ilgili olarak Trafik Kaza Tespit Tutanağı tutulduğunu, işbu tutanağa göre davalı sürücünün tam kusurlu ve sorumlu bulunduğunu, müvekkiline ait aracı kullanan sürücünün kusurunun bulunmadığını, müvekkili tarafından maddi zararının ödenmesi amacıyla davalı ... sigortaya başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından eksper gönderildiğini, eksperin yapmış olduğu incelemede onarım ve işçilik masrafının, hasar oranı limitini aştığı gerekçesi ile aracın pert olduğuna karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigorta şirketinin müvekkilinin maddi zararını 32.000 TL civarlarında belirlediğini ve müvekkiline bu bedelin kendisine ödeneceğini ilettiklerini, ancak belirlenen bedel çok düşük olduğundan, mahkemece aldırılacak bilirkişi raporuyla müvekkilinin uğradığı maddi zararın daha yüksek olduğunun anlaşılacağını, davalı ...'ın müvekkilinin ve kardeşinin isimlerini karıştırması sonucunda dilekçenin son paragrafına müvekkilinin ismi yerine ... isminin yazıldığını, bu nedenle sigorta şirketinin müvekkili ile kardeşinin yer değiştirdiğini iddia ederek zararı ödemeyeceklerini müvekkiline bildirdiğini, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Torbalı Mahkemelerinin yetkili olduğunu, işbu davanın açılmasından önce davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini, mahkeme dosyasında davacı tarafından sigorta şirketine yazılı başvuru yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, mahkemece davacıya kesin süre verilerek öncelikle sigortaya yazılı başvuru yapmasının beklenmesinin gerektiğini, aksi takdirde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın daha önce yapmış olduğu kazalar da göz önüne alınarak davaya konu kaza sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasarın ve maddi kaybın belirlenmesi gerektiğini, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin söz konusu davaya konu kazaya dahli ve söz konusu kazada kusurunun bulunmadığını, davacı sürücüsü dava dışı ...'ın, davaya konu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin, zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından karşılanmayan kısmından kusuru oranında sorumlu olduğunu, huzurdaki davada Torbalı Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, ayrıca davacı tarafından sigortaya yazılı başvuru yapılmaması sebebiyle davanın usulden reddine, davacıya ait aracın davaya konu kazanın meydana gelmesinden önce pert durumda olduğunu; müvekkilinin veya müvekkilinin maliki olduğu aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmaması sebebiyle haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; meydana gelen kaza sonrasında davacı taraf ile sürücünün yer değiştirdiğini, sürücü değişikliği olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün ... olduğunu, bu nedenle davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maddi tazminat taleplerinin davacıya açıklattırılması gerektiğini, sürücünün 02.04.2017 tarihinde trafikten men edilmiş trafiğe çıkması yasak olan aracı ile kazaya bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini, bu sebeple davaya konu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu tarafın bizzat karşı taraf olduğunu, müvekkili şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, dosya konusu kazada davacı aracının defalarca kaza kaydı olduğunu, hasara uğramış olan aksamlarının daha önce de hasar görmüş olan aksamlarından olduğunu, araçta değer kaybı oluşmayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketten kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin de mümkün olmadığını, davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak başvurulmadığından dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine, masraf ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı asil ... 24/12/2020 tarihli celsede; "dava konusu kazada ben sürücü değildim ... plakalı aracı kaza tarihinde arkadaşım olan ... kullanıyordu karşı araçla benim evimin kapısının önünde trafik kazası yaptılar ben ses üzerine dışarıya çıktım, arkadaşım olan Selim'in kaza yaptığını görünce yardım etmek istedim, Selim benden kazaya beni tanık yazacağını söyleyerek ehliyetimi istedi daha sonra kaza yerine sigortacı olduğunu söyleyen bir kişi geldi. Kaza tespit tutanağını orada bu kişi düzenledi diye biliyorum kaza yerine yakın o gün düğün vardı. 4 yaşındaki oğlum da sürekli peşimde benimle birlikte hareket ediyordu ben ne olduğunu anlayamadan ve belgeyi okumadan bana imzalamamı söylediler ben de ... diye el yazısı ile yazıp üstünü imzaladım ben şahit olduğumu zannediyordum ve şahit sıfatı ile imza attığımı düşündüm olay üzerinden 15-20 gün geçtiğinde sigorta bilirkişileri beni arayarak sürücü olarak benim ismimin geçtiğini ve sorumlu olduğumu söyledi ben imzaladığım belgenin kaza tespit tutanağı olduğunu bilmiyordum. Şu an bana göstermiş olduğunuz 11/07/2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki ... el yazısı ve üzerindeki imza bana aittir o gün şahit sıfatıyla imza attığımı düşündüğüm belge bu belgedir ceza soruşturması bulunmamaktadır kazayı yapan kişi ben değilim " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı : Kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen 11/07/2020 tarihli trafik kazası tespit tutanağında; ... plakalı araç sürücüsü olayı; "... plakalı aracımla geliyordum. 4043 sokaktan sağdan çıkan araca çaptım" şeklinde, ... plakalı araç sürücüsü ise olayı; "... plakalı aracımla 4035 sokaktan çıkan 4043 sokaktan gelen araçla çarpıştık. Soldan gelen araç bana çarptı. Korna çaldım duymadı çaptı. " şeklinde tanımlamıştır.
Hasar Dosyası: Davalı ... şirketi tarafından dava konusu kaza ile ilgili olarak hasar ödemesi yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Poliçe: Davalı ... şirketi ile davalılardan ... arasında ... plakalı araçla ilgili olarak 02/07/2020 - 02/07/2021 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti maddi araç başına 41.000,00-TL. dir.
Trafik Tescil: Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün 05/11/2020 tarihli cevabi yazısında; ... plaka sayılı aracın 13/12/2019 tarihinde ... adına tescilli olduğu, cevabi yazı tarihinde de tescilin devam ettiği bildirilmiştir.
Trafik Tescil: İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 02/11/2020 tarihli cevabi yazısında; ... plaka sayılı aracın davacı ... adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
Tramer: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 06/11/2020 tarihli cevabi yazısında; Davacıya ait ... plakalı aracın dava konusu kaza tarihi olan 11/07/2020 tarihinden evvel açılmış 3 adet hasar dosyasının bulunduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu: Makine mühendisi ve Trafik Uzmanı bilirkişi ...'ten alınan 15/03/2021 tarihli raporda; Davalı Sigortaya KZMMS trafik sigortalı davalı ...’ e ait ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ... idaresindeki otomobil ile dava dışı sürücü ... idaresindeki davacıya ait ... plakalı otomobilin sol ön kısımlarına çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’nin dikkatsiz, özensiz ve kurallara aykırı hareketi ile kazanın oluşumunda 1. derecede hatalı etken davranış sergilemiş olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ ın ise ... plakalı otomobilin çarpması sonucu meydana gelen olayda kazayı önlemek adına alabileceği bir önlem olmadığı, davacıya ait ... plakalı aracın ön bölüm kaporta, mekanik ve elektrik aksamlarında meydana gelen hasarların bahse konu trafik kazası ile uyumlu ve ilintili olduğu, davacı aracında meydana gelen toplam hasar miktarının y. parça bedeli + işçilik + KDV dahil 15.991,24 TL. olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi ek raporu: 20/05/2021 tarihli ek raporda; Davalı Sigortaya KZMMS trafik sigortalı davalı ...’ e ait ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ... idaresindeki otomobil ile dava dışı sürücü ... idaresindeki davacıya ait ... plakalı otomobilin sol ön kısımlarına çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ nin dikkatsiz, özensiz ve kurallara aykırı hareketi ile kazanın oluşumunda 1. derecede hatalı etken davranış sergilemiş olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ ın ise ... plakalı otomobilin çarpması sonucu meydana gelen olayda kazayı önlemek adına alabileceği bir önlem olmadığı, kazanın meydana gelmesinde üçüncü kişi ve kurumlara ait herhangi bir kusur olmadığı, davacıya ait ... plakalı aracın ön bölüm kaporta, mekanik ve elektrik aksamlarında meydana gelen hasarların bahse konu trafik kazası ile uyumlu ve ilintili olduğu, davacı aracında meydana gelen toplam hasar miktarının y. parça bedeli + işçilik + KDV dahil 17.113,88 TL ve aracın tamirinin ekonomik olduğu, ... plakalı ... marka 2000 Model (20 yaşında) araçta dava konusu kaza nedeniyle herhangi bir değer kaybı meydana gelmeyeceği mütalaa edilmiştir.
Dava; trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelinin karşı araç maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısından tahsiline yönelik maddi tazminat davasıdır.
Davalı sürücü ... hakkında açılan maddi tazminat davası yönünden;
6100 sy HMK'nun 150. maddesi uyarınca "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."
Davacı ve davalı ... tarafından işbu davanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle 25.01.2024 tarihli duruşmada, HMK. nun 150/1. maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, davalı ... hakkındaki davanın HMK. nun 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili yetki itirazında bulunmuş ise de; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın C.7. maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş olup, genel şartlarda “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabilceği gibi veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgahının bulunduğu mahkemede de açılabilir” şeklinde düzenleme getirildiği, davalı ... şirketinni Bölge Müdürlü’nün bulunduğu yer ve kaza yerinin yargı sınırlarımız içerisinde bulunduğu tespit edilmekle davalının yetki itirazı reddedilerek, yargılamaya devam olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin ... esas, ... karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı ... şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, davalı ...’e ait bulunan ve kaza tespit tutanağında sürücü olarak gösterilen davalı ...’nin, yönetimindeki ... plakalı otomobil ile 11.07.2020 günü saat 20:00 sıralarında yönetimindeki 4043 sokağı takiben gelip iki yönlü 4035 sokak kavşağına doğru seyri sırasında olay mahalli olan her iki sokağın kesiştiği kavşağa geldiği esnada, aracının ön kısımları ile davacıya ait, dava dışı sürücü ...’ ın idaresindeki, seyir istikametine göre sağ tarafında kalan 4035 sokağı takiben gelip, 4043 sokak kavşağı istikametine seyir halinde olan ve kavşak müşterek alanına korna ikazı da yaparak girmiş bulunan ... plakalı otomobilin sol ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi kök ve ek raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalıya ait aracı kullanan davalı sürücü ...’nin %100 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait araçta parka bedeli, işçilik ve KDV dahil olmak üzere toplam 17.113,88 TL hasar zararı oluştuğu, ... plakalı otomobilin davacı adına tescilli olması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, kaza tespit tutanağı düzenlendikten sonra tutanakta sigortalı aracın sürücüsü olarak imzası ve ismi bulunan davalı ...’nin, sonradan verdiği dilekçeler ve yazılı beyanlar ile sigortalı aracı kendisinin kullanmadığını, sürücü belgesi olmayan ...’in kullandığını iddia ettiği, davalı ... şirketinin eldeki dosyamızın tüm tarafları hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılığa teşebbüs, özel belgede sahtecilik suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayeti üzerine açılan ... sayılı dosyasındaki soruşturma neticesinde, davacı aracını kullanan ... hakkında, ...’ın sigortalı aracı kimin kullandığını görmediği, davalı ...’nin ...’ın yanına giderken sigortalı aracın sürücüsünün kendisi olduğunu söylemesi üzerine trafik kazası tespit tutanağının o şekilde düzenlendiği, ...’ın diğer şüpheliler olan ... ve ...’in hangisinin araç sürücüsü olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, düzenlenen tutanağı ...’ye imzalatan kişinin ... olduğu ve asıl eylemin de ... ve ... arasında gerçekleştiği, ...’ın atılı suçları işlediğini gösterir yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle ek takipsizlik kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalı ... ve ... hakkında ise atılı suçlardan İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı ve davanın halen derdest olduğu, üçüncü kişi olan davacının ve onun aracını olay sırasında kullanan sürücü ...’ın belirtilen suçlara bir iştirakinin bulunmadığı, kazanın gerçek bir trafik kazası olduğu, sigortalı aracı kullanan kişinin kim olduğunun üçüncü kişi olan davacı zararından, davalı malik ve davalı ... şirketinin sorumluluğunu etkilemeyeceği, sigortalı aracı sürücü belgesiz kişinin kullanmasının, üçüncü kişinin zararının davalı ... şirketi tarafından karşılanması halinde kendi sigortalısı olan davalı ...’e ödediği bedel yönünden rücu hakkının bulunup bulunmadığı açısından önem arz ettiği, dolasıyla davalı malik ve davacı sigortanın davacı aracında oluşan maddi hasardan sorumlu olduğu, davacıya ait aracın trafik kaydında “KTK’nun 20/a-1 maddesine göre trafikten men kaydı işlenmiş ise de; İzmir Emniyet Müdürlüğü’nün 11.08.2021 tarihli cevabi yazısından davacıya ait aracın aslında muayene süresinin dolması, bu sebeple geçerli muayenesinin bulunmaması nedeniyle KTK 34. Maddesinden trafikten men kaydı işlenmesi gerekirken sehven KTK’nun 20/a-1 maddesinden trafikten men kaydının işlendiini, aracın muayenesinin yapılması ile bu işlemin konusuz kaldığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacıya ait aracın eldeki kaza tarihinden önce başka bir kaza nedeniyle pert olmadığı ve bu nedenle trafikten men edilmediği anlaşıldığından davalı tarafların bu yöndeki itirazlarının haklı olmadığının belirlendiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının teminat limiti içerisinde kaldığı, davalı ...’in KTK’nun 85. Maddesi uyarınca, davalı ... şirketinin trafik poliçesi kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, davalı ... şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla birlikte başvuru belgeleri sunulmadığından dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı malikin ise hiçbir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun başladığı anlaşılmakla davacının bu davalılar hakkındaki davasının kısmen kabulü ile 17.113,88 TL hasar bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11.07.2020 tarihinden, davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 20.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı ... hakkında açmış olduğu maddi tazminat davasının taraflarca takip edilmemesi ve yasal süresinde yenilenmemesi nedeniyle 6100 sy HMK. nun 150/5. MADDESİ GEREĞİNCE AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davacının davalılar ... VE ... hakkında açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 17.113,88 TL hasar bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11.07.2020 tarihinden, davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 20.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 1.169,05 TL nispi harca, peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 827,50 TL karar ve ilam harcının davalılar ... VE ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA.
4-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 7,80 TL vekalet suret harcı, 308,50 TL davetiye ve posta gideri, 750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 1.066,30 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 911,68 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 54,40 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.307,63 TL’nin davalılar ... VE ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. Davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre 1.128,60 TL'lik kısmının davalı ... şirketinden, bakiye 191,40 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Dava kısmen kabul reddedildiğinden davalı ... şirketinin yaptığı 57,70 TL vekalet suret harcı, 100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 157,70 TL yargılama giderinden davanın red oranı nazara alınarak 22,86 TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak davalı ... şirketine verilmesine. Davalı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
7-Dava kısmen kabul reddedildiğinden davalı ...'in yaptığı 7,80 TL vekalet suret harcı, 5,50 TL davetiye ve posta gideri, 100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 113,30 TL yargılama giderinden davanın red oranı nazara alınarak 16,42 TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak davalı ...'e verilmesine. Davalı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
8-Dava kısmen kabul edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.113,88 TL vekalet ücretinin davalılar ... VE ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
9-Dava kısmen reddedildiğinden, reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 2.886,12 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılar ... VE ...'ye eşit şekilde paylaştırılarak verilmesine.
10-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının, davalı ... Tarafından yatırılan delil avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine.
ilişkin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!