T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/419
KARAR NO : 2024/208
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2020
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün...ayılı dosyasında müvekkilleri hakkında kambiyo takibi başlatıldığını, davalı şirketin, müvekkiline ait malların Suudi Arabistan-Cidde Limanına taşınması ve... Lojistik isimli Suudi Arabistan firmasına teslim edilmesi işini yüklendiğini, müvekkilinin, bu iş karşılığında davalıya teslim gününden itibaren 45-60 gün arası sürede ödeme yapacağı konusunda şifahi olarak anlaşmaya varıldığını, davalı şirketin, müvekkili şirkete ait malları Cidde’ye göndermiş olmasına rağmen bu mallara ilişkin konşimentoları ve diğer ilgili evrakları süresi içerisinde... Lojistik isimli firmaya göndermemesi nedeniyle ardiye demurajın söz konusu olduğunu ve müvekkilinin bu ardiye demurajları ödemek zorunda kalarak zarara uğradığını; 01/10/2019 tarihinde davalı şirketin yine müvekkili şirkete ait 6 konteyner malı Cidde’ye götürmesine rağmen yine... Lojistik’in depolarına malı çektirip teslimatın nihai alıcılara yapılmasını engellediğini, bu geç teslimat nedeniyle müvekkili şirketi ticari ilişkilerinin zedelendiğini, ihraç ettiği malların bedelini zamanında tahsil edemediğini ve gecikme cezaları ödemek zorunda kaldığını, mallar süresinde teslim edilmediği için akreditif sürelerinin dolduğunu, müvekkilinin akreditif sürelerini uzatmak için iki kez tahmini 16-17.000,00 USD civarında cezalar ödemek durumunda kaldığını; müvekkilinin 13/12/2019 tarihinde davalı şirket ile “protokoldür” başlıklı sözleşme imzaladığını, müvekkilinin borcu 130.377,22 USD ve 47.200,00 USD olmamasına rağmen Cidde Limanında takılı kalan malların alınması için müvekkilinin bu protokolü imzalamak zorunda kaldığını, davalının, malları 80 günden fazla bir süre haksız bir şekilde limanda bekleterek tesliminin yapılmasını engellediğini, protokolün, müvekkili şirketin davalı şirkete olan taşıma işinden kaynaklı borcunun ... Bankası Denizli Sanayi Şubesi tarafından temlik yolu ile ödenmesi şartlarını taşıdığını, sözleşmenin 1.2. maddesinde “sözleşme konusu alacağa ilişkin 25/02/2020 vadeli 675.000,00 TL bedelli teminat senedinin davalıya verildiği” hususunun yazılı olduğunu, bu senedin sözleşme imza tarihi ile aynı tarihte imzalandığını ve müvekkili ...’ın imzası ile davalı şirkete teslim edildiğini; sözleşmenin 1.3 maddesinin a fıkrasında “müvekkilinin davalıya olan borcunun 13/12/2019 tarihi itibariyle 130.377,22 USD ve 47.200,00 TL olduğunun” düzenlendiğini, müvekkilinin bu borcu takip başlatıldıktan ancak kesinleşmeden önce davalı şirketin ... Bankası’ndaki hesabına ödediğini, ödemelerin icra dosyasındaki miktardan çok daha fazla olduğunu, bu miktarların hangi tarihte ödeneceği konusunda sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığını, dosya borcu davalıya fazlasıyla ödenmiş olmasına rağmen davalının teminat senedini takibe koyarak 675.000,00 TL fazladan tahsilat yapmaya çalıştığını belirterek, takibin iptaline, icra takibinin durdurulmasına, konan tüm hacizlerin kaldırılmasına, müvekkillerinin haciz konulmuş banka hesaplarından icra dosyasına intikal etmiş ya da edecek olan paraların davalıya ödenmemesi konusunda teminatsız ya da uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili yararına % 20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dava, senet bedeli olan 675.000,00 TL harca esas değer üzerinden açılmıştır.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; taraflara ilişkin ticari defterler incelendiğinde icra takibinin açılış tarihi olan 20/03/2020 tarihinde davacı şirketin davalı şirkete borçlu olduğunun anlaşılacağını, tarafların 13/12/2019 tarihinde bir araya gelmek suretiyle bu borç ilişkisi konusunda mutabakata vardıklarını, davacı tarafından müvekkili lehine 09/10/2019 tarihinde ... Bankası Denizli Sanayi Şubesi Müdürlüğü’nden verilen temliknamenin karşılıksız çıktığını, temliknamede belirtilen miktarda ... Bankası’na konuya ilişkin ihtarname çekilmesine rağmen müvekkili şirkete ödenmediğini, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibinin davacı şirket tarafından borcuna karşılık ... temliknamenin banka tarafından müvekkiline ödenmemesi, yine davacı şirketin rızaen vermiş olduğu 25/02/2020 vade tarihli senedin tahsil edilememesi sonucunda 20/03/2020 tarihinde açıldığını, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede ödeme vadesi belirtilmemiş ise de protokolde bahsi geçen ve davacılar tarafından rızaen müvekkili şirkete teslim edilen senedin vade tarihinin 25/02/2020 olduğunu, senedin, vade tarihinde ödenmediğini, davacının bu davayı açmadan 5 gün önce 12/08/2020 tarihinde müvekkili hesabına 550.000,00 TL’lik ödeme gerçekleştirdiğini, bu ödemenin icra dairesine 14/08/2020 tarihinde bildirilmesi suretiyle 25.025,00 TL’lik tahsil harcının taraflarınca icra dairesine ödendiğini, davalı tarafın ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat bile sağlayamamışken tedbir kararı verilmesinin yasalara aykırılık oluşturduğunu, davacıların haksız bir şekilde açtıkları menfi tespit davası ile borçsuz olduklarını takip kesinleşmeden yapılan ödemelere dayandırmak istediklerini, ödeme emirlerinin tebliğiyle icra takibinden haberdar olan borçluların bu tarihten sonra icra takibine konu borçlarını kısım kısım ödemeye başladıklarını belirterek, tedbir kararının kaldırılmasını, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, müvekkili yararına % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Sözleşme, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası, banka dekontları, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...Soruşturma ve... Karar sayılı dosyası, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...Karar sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; İİK’nın 72. maddesi gereğince menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesi ile; davacı tarafın yaptığı ödemelerin senede mahsuben yapılmış ödemeler olmadığını, dekontlarda buna ilişkin açıklamanın da bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline olan borcunun sadece senet kapsamında olmadığını, ödemelerinin cari hesap borcundan düşüldüğünü, senede mahsuben yapılan 550.000,00 TL tutarındaki ödemenin ise 14/08/2020 tarihinde icra dosyasına yapılan ödeme olduğunu, İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi’nde davacı tarafça açılan davanın reddine karar verildiğini belirtmiştir.
Taraflar arasında “protokoldür” başlıklı 13/12/2019 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşmenin 1.1-a maddesinde; “... Uluslararası Taşımacılık İth. İhr. Tic. A.Ş.’nin (davalının) 130.377,22 USD ve 47.200,00 TL alacaklı durumda olduğu”; 1.2 maddesinde; “... Mermer Dış Tic. ve İç Tic. A.Ş.’nin (davacının),... Uluslararası Taşımacılık İth. İhr. Tic. A.Ş.’ye (davalıya) olan borcuna mahsuben...’nın hesabına 23.000,00 USD yatıracağı, kalan bakiye için 25/02/2020 vadeli 675.000,00 TL bedelli teminat senedi düzenleyeceği, bu ödeme gerçekleşince teminat senedinin iade edileceği”; 1.3 maddesinde; “09/10/2019 tarihli ... Bankası Denizli Sanayi Şubesi tarafından düzenlenen 150.000,00 USD tutarlı temliknamenin 23.000,00 USD havale yapıldıktan sonra kalan 107.377,22 USD ve 47.200,00 TL’sinin işleme alınacağı,...’nun istendiğinde bu işlem ile ilgili bankaya yazı vermesinin sağlanacağı”; 1.4 maddesinde; “Cidde depoda bulunan 6 konteyner malzemenin şantiyeye tesliminin... (davalı) tarafından sağlanacağı” kararlaştırılmıştır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip tarihinin 20/03/2020 olduğu, takip alacaklısının davalı şirket, borçlularının davacılar olduğu, takipte 675.000,00 TL’si asıl alacak olmak üzere faiz ve ferileriyle birlikte toplam 683.389,67 TL’nin tahsilinin istendiği, takibin kambiyo takibi olduğu, takiin dayanağının 13/12/2019 düzenleme 25/02/2020 vade tarihli 675.000,00 TL bedelli bono olduğu; alacaklı vekilinin 12/08/2020 tarihli dilekçesi ile “borçlunun haricen 550.000,00 TL ödediğini” belirterek, yapılacak işlemlerde tahsilatın dikkate alınmasını istediği; bu tahsilat ile birlikte 19/08/2020 tarihinde bakiye toplam dosya borcunun 259.914,27 TL olarak belirlendiği; 20/11/2020 tarihli dosya hesabına göre bakiye borç miktarının 69.215,94 TL olduğu; alacaklı vekilinin 07/12/2020 tarihli dilekçesi ile “04/12/2020 tarihinde harici olarak 5.000,00 TL tahsilat yapıldığını” bildirdiği ve bundan sonraki işlemlerde kalan bakiye üzerinden hesap yapılmasını istediği; borçlu vekilinin 13/12/2020 tarihli dilekçe vererek “dosya borcunun tamamen kapatılacağını” bildirerek bakiye borcun hesabının yapılmasını istediği, 17/12/2020 tarihinde yapılan hesaplamada bakiye borcun 64.404,08 TL olarak hesaplandığı, aynı tarihli diğer hesaplamada bakiye borcun 64.916,22 TL olarak belirlendiği, borçlular vekilinin 17/12/2020 tarihli dilekçesi ile “cebri icra tehdidi altında borcun kapatılmak durumunda kalındığını, bu hususun borcu kabul anlamına gelmediğini, dava vs işlem haklarını saklı tuttuklarını” bildirdiği; borçlular vekilinin aynı tarihli diğer dilekçesi ile de “dosya borcunun ödendiğini, infazen kapatılmasını istediklerini, 17/12/2020 itibariyle bakiye dosya borcu olan 64.404,08 TL’nin müdürlüğün hesabına 60.000,00 TL + 5.000,00 TL + 200,00 TL olmak üzere toplam 65.200,00 TL olarak yatırıldığını, bu miktardan alacaklı yanın alacağı olan 64.916,22 TL’nin alacaklıya ödendikten sonra kalan tutarın tebligat avansı olarak dikkate alınmasını” bildirdiği; 17/12/2020 tarihinde icra müdürlüğünce dosyanın infazen kapatılmasına karar verildiği görülmüştür.
Takibe konu bono incelendiğinde; 19/12/2019 düzenleme ve 25/02/2020 ödeme tarihli 675.000,00 TL bedelli bononun davacılar tarafından davalı emrine düzenlendiği, bono metninde “malen” kaydının bulunduğu görülmüştür.
İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istenmiş olup, toplam takip miktarı 683.389,67 TL olduğundan ve dava dilekçesinde harca esas değer olarak dayanak senet tutarı olan 675.000,00 TL asıl alacak gösterildiğinden ve bu miktar üzerinden harç yatırıldığı anlaşıldığından, Harçlar Kanunu ve Yargı Harçları Tarifesi gereğince toplam takip miktarı üzerinden eksik harç davacı tarafa tamamlattırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “taraflar arasında imzalanan 13/12/2019 tarihli ‘protokoldür’ başlıklı sözleşme ile kararlaştırılan borcun davacılar tarafından davalıya ödenip ödenmediği, dava konusu 13/12/2019 düzenleme, 25/02/2020 vade tarihli, 675.000,00 TL bedelli bonoya mahsuben 12/08/2020 tarihinde davalıya ödenen 550.000,00 TL’nin dışında davacı tarafın ileri sürdüğü diğer ödemelerin bu bonoya yani 13/12/2019 tarihli protokole mahsuben yapılmış ödemeler olup olmadığı, davacıların bono ve takip nedeniyle davalıya borçlarının bulunup bulunmadığı” konularındadır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 28/05/2021 tarihli yazısında;... sayılı takip dosyasında muhtelif zamanlarda 254.003,36 TL, 04/12/2020 tarihinde alacaklıya/vekiline harici olarak ödendiği alacaklı tarafından bildirilen 5.000,00 TL, 12/08/2020 tarihinde alacaklıya/vekiline harici olarak ödendiği alacaklı tarafından bildirilen 550.000,00 TL olmak üzere ve tüm harçları tahsil edilerek toplam 809.003,36 TL borcun ödendiği, dosyanın infazen kapatıldığı bildirilmiştir.
...sı’ndan gönderilen dekontlar incelendiğinde; davacı şirketin, davalıya 02/04/2020 tarihinde 68.530,00 USD, 18/05/2020 tarihinde 38.847,22 USD (toplam 107.377,22 TL), 18/05/2020 tarihinde 47.200,00 TL tutarında ödeme yaptığı görülmüştür.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın... Soruşturma ve... Karar sayılı kararı incelendiğinde; müştekinin ..., şüphelinin Semih Kumru olduğu, “bedelsiz senedi kullanma” suçu nedeniyle soruşturmanın başlatıldığı, soruşturmanın konusunun davamızın konusu ile aynı olduğu, yapılan soruşturma sonucunda “şüphelinin üzerine atılı suçun hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, taraflar arasında devam eden hukuk davalarının bulunduğu, şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı” gerekçesiyle Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına ilişkin 26/07/2021 tarihli kararın verildiği görülmüştür. Karara karşı itiraz yoluna gidilmiş, İzmir... Sulh Ceza Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin... Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacılarının... Dış Tic. ve İç Tic. A.Ş. ve ..., davalısının... Uluslararası Taşımacılık İth. İhr. Tic. A.Ş. olduğu, 22/06/2020 tarihinde açılmış borca itiraz davası olduğu, davacıların “aleyhlerine İzmir.... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı (davamızın da konusu olan) takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takibe konu bononun kambiyo vasfının olmadığını, teminat senedi olduğunu, ayrıca takibe konu senetten dolayı borcun bulunmadığını” ileri sürerek takibin iptalini istedikleri, mahkemece; “taraflar arasında düzenlenen protokol incelendiğinde, temlik bakiyesi için 25/02/2020 vade tarihli 675.000,00 TL’lik teminat senedi düzenlendiği, ödeme gerçekleşince teminat senedinin iade edileceği hususunun düzenlendiği, her ne kadar, senet teminat senedi olarak protokole yazılı ise de, bakiye borç ödenmediğinden dolayı davalı alacaklı tarafça Karşıyaka... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 05/03/2020 tarihli ihtarnamesi ile davacı-borçlu tarafa ihtar çekildiği, ihtarnamenin 06/03/2020 tarihinde davacı-borçlu tarafa tebliğ edildiği, bedelin davacı tarafça ödenmediği, temlik bedeli ödememiş olduğundan ihtarname sonucu senedin teminat olmaktan çıktığı, ödeme aracı haline dönüştüğü, bu nedenle dava konusu senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takibe geçmekte hukuki bir engelin bulunmadığı, davacı-borçlu taraf takibe konu senetten dolayı borcu bulunmadığından borca itiraz etmiş ise de; İİK’nın 169/a maddesi gereğince borçlunun, borcun olmadığını veya itfa veya imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat etmek zorunda olduğu, HMK’nın 318.maddesinde tarafların dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirtmek, ellerinde bulunan delilleri dilekçelerine eklemek ve başka yerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermelerinin zorunlu olduğu hususunun düzenlendiği, davacı-borçlunun borcu olmadığına ilişkin İİK’nın 169/a maddesinde sayılan belgelerden sunmadığı gibi dosya arasında da bu belge ve delillerin bulunmadığı” gerekçeleriyle “Davanın Reddine” karar verildiği görülmüştür. Bu karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin 13/10/2021 tarihli,...Karar sayılı kararı ile davacı şirket yönünden kaldırılmış, diğer davacının yaptığı istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararda; “TTK'nun 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. HGK'nın 14/03/2001 tarihli ve 2001/12-233 sayılı kararı ile 20/06/2001 tarihli ve 2001/112-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. Somut olayda,... Dış ve İç Ticaret A.Ş ile... İthalat İhracat Ticaret A.Ş arasında düzenlenen ve çekişme konusu olmayan "Protokoldür" başlıklı sözleşmede; taraflar arasındaki ticaretten dolayı... Uluslararası Taşımacılık A.Ş 'nin 130.377,22 USD ve 47.200,00 TL alacaklı olduğunun,...in... Taşımacılığa olan borcuna mahsup edilmek üzere 23.000,00 USD'yi...'nun banka hesaplarına yatıracağının, kalan bakiye için 25/02/2020 vadeli 675.000,00 TL'lik teminat senedi düzenleyeceğinin, iş bu ödeme gerçekleşince teminat senedinin iade edileceğinin belirtildiği, sözleşmenin taraflarının, senet bedelinin ve senedin tanzim tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olduğu, bu durumda takibe konu senedin taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında teminat olarak verildiği, tarafların edimini yerine getirip getirmediği ile alacağın varlığı ve tahsilinin yargılamayı gerektirdiği, senedin kayıtsız ve şartsız bir para borcunu ihtiva etmesi unsurunu taşımadığı anlaşıldığından, mahkemece davacı... Dış ve İç Ticaret A.Ş yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir. Davacı ... tarafından yapılan değerlendirmede ise, davacı ... takibe konu senette keşideci lehine aval veren konumundadır. 6762 sayılı TTK'nun 614/1. maddesine göre; “Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmişse tıpkı onun gibi mesul olur." Aval ile kefaleti birbirinden ayırmak gereklidir. Kefalet, fer'i nitelikte olmasına karşın, aval bağımsız ve aslî bir nitelik taşır. Aval veren, lehine aval verilenin ileri sürebileceği ve senedin şekline ilişkin olanlardan başka geçersizlik sebeplerini defi veya itiraz olarak alacaklıya karşı ileri süremez. Oysa kefil, asıl borçluya ait kişisel defilerden yararlanabilir. Kefaletin, mutlaka asıl borç senedi üzerinde gösterilmesine lüzum olmadığı halde, aval şerhinin mutlaka poliçe, bono veya alonj üzerine yazılması gerekir. Bono üzerine "kefil" ibaresi konsa dahi bu, aval olarak nitelendirilir ve aval veren, bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu olur (TTK.614). TTK.nun 636. maddesi hükmü gereğince kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası olduğundan, bu tür senetlerde imzası olan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur. Bu açıklamalar doğrultusunda Türk Ticaret Kanunu'nda özel hükümler olması nedeniyle kambiyo senetlerinde BK'nun kefalete ilişkin hükümleri uygulanamaz. O halde, aval veren davacı ... takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddiasını alacaklıya karşı ileri süremeyeceğinden bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması yerindedir. Bu nedenlerle, davacı... Dış ve İç Ticaret A.Ş yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı... Dış ve İç Ticaret A.Ş yönünden borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklı takibe konu bonoda lehtar olup bu takibi açmakta davacı yönünden haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davalı alacaklıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.” denmiştir. Bu karar Yargıtay.. Hukuk Dairesi’nin 07/04/2022 tarihli, 2...kesinleşmiştir.
Tarihsiz temlikname incelendiğinde; temlik edenin davacı şirket, temellük edenin davalı şirket, temlik borçlusunun ... Bankası A.Ş. olduğu, temlik miktarının 150.000,00 USD olduğu görülmüştür.
Davalı şirket temlik borçlusu ... Bankası A.Ş.’ye İzmir ... Noterliği’nden gönderdiği 05/03/2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile “..150.000 USD’nin kendilerine ödenmediğini” belirterek, 3 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde dava, şikayet dilekçesi verme haklarını kullanacaklarını ihtar etmiştir.
Davacı defterlerini talimat yoluyla inceleyen mali müşavir bilirkişi 18/09/2021 tarihli raporunda özetle; davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, yasal tasdiklerinin bulunduğunu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığını; defterlerde protokol tarihi olan 13/12/2019 tarihinde cari hesap borcunun 757.364,76 TL olduğunu, bu borcun ödenmesine ilişkin olarak ödemeye ilişkin kayıtlarda yapılan ödemelerin “cari hesaba istinaden ödenen” şeklinde açıklama ile yapıldığını, defterlerde protokolde teminat olarak verildiği belirtilen 13/12/2019 düzenleme 25/02/2020 vade tarihli 675.000,00 TL bedelli bonoya mahsuben yapılmış herhangi bir ödemenin olmadığını, defter kayıtlarında davaya konu senede ait herhangi bir kaydın bulunmadığını, defter kayıtlarında 13/12/2019 tarihli protokol haricinde taraflar arasında cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkinin olduğunu, davacı tarafça yapılan ödemelerin bu cari hesap kapsamında yapıldığını, davacı şirketin defterlerinde 2020 dönemini davalı şirketten 146.383,91 TL alacaklı olarak kapattığını bildirmiştir.
Davacılar vekili 05/11/2021 tarihli duruşmada; rapora itirazlarının bulunmadığını, raporda 146.383,91 TL olarak davalıdan alacak olarak gösterilen miktarın esasen müvekkilinin davalıya borçlu olduğu 130.377,22 USD + 47.200,00 TL'nin 13/12/2019 tarihinden 18/05/2020 tarihine kadarki olan kur farkları olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili 05/11/2021 tarihli duruşmada; 675.000,00 TL'lik bonoya karşı davacı tarafından yapılan bir ödeme olmadığı ve ödemelerin genellikle cari hesaba dayalı olarak yapıldığı hususunun belirlendiğini, ayrıca 146.383,91 TL tutarındaki alacağa itiraz ettiklerini ancak davacı tarafın duruşma sırasında böyle bir alacaklarının bulunmadığını açıkladığını belirtmiş, müvekkiline ait defter ve belgeler üzerinde de inceleme yaptırılmasını istemiştir.
Davalı defterlerini inceleyen mali müşavir bilirkişi... 11/02/2022 tarihli raporunda özetle; davalı şirkete ait 2019-2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, şirketin e-defter usulüne tabi olduğunu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, defterlerin delil niteliğinin bulunduğunu; davalıya ait ticari defter kayıtlarında hiçbir işlemin açıklamasında “protokolde teminat olarak verildiği belirtilen 13/12/2019 düzenleme, 25/02/2020 vade tarihli, 675.000,00 TL bedelli bonoya mahsuben” açıklamasına rastlanmadığını; davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacı ile ilgili hesap işlemlerinin “120 ALICILAR” ana hesabı altında 120-35-001-5412-00 ve 120-35-001-5412-02 alt hesap kodunda ayrıca 2020 yılında “128 Şüpheli Ticari Alacaklar... Dış ve İç Ticaret A.Ş.” hesabında kaydedilerek izlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 17/05/2019 tarihinden itibaren başladığını, davacı tarafça yapılan ödemelerin cari hesap kapsamında yapıldığı kanaatine varıldığını, yapılan ödemelerin davaya konu senet kapsamında yapıldığına ilişkin kayıtlarda hiçbir açıklamaya rastlanmadığını, davalı şirkete ait muavin hesap kayıtlarında davacının 31/12/2020 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin “sıfır” bakiye verdiğini ancak önceki bilirkişi raporundaki tespitlerde tarafların hesap bakiyesinde mutabık olmadıklarının anlaşıldığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Mali müşavir bilirkişi... İzmir.. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen ... Karar sayılı kararını da değerlendirerek itirazlar çerçevesinde hazırladığı 18/07/2022 tarihli ek raporunda özetle; yasa gereği davalı şirket tarafından davacıya borç kaydedilen net 132.601,02 TL kur farkı tutarlarına yönelik faturaların ay sonlarında davacıya düzenlenmesi gerekirken, davalı şirket tarafından faturaların düzenlenmemiş olması, taraflarca karşılıklı kayıt esasına uyulmamış olması, tarafların muhasebe hesap mutabakatı yapmamış olmaları, dövizli fatura bedellerinin TL karşılığı tutarların karşılıklı kayıtlara esas alınmaması gibi nedenlerle hesap bakiyelerinin karşılıklı işlenen tutarsız kayıtlardan kaynaklı mutabık olmadığını, sonuç olarak; davacı tarafın davalıya 17/08/2020 dava tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı konusunda kanaate varıldığını belirtmiştir.
27/01/2023 tarihli duruşmada davacılar vekili; “Davaya konu 675.000,00 TL bedelli bono taraflar arasında düzenlenen 13/12/2019 tarihli sözleşme kapsamında karşı tarafa müvekkilin cari hesap borcunun teminatı olarak verilmiş bir bonodur. Yani bu bono çerçevesinde müvekkilin ayrı bir borcu söz konusu değildir ve cari hesap borcu da müvekkil tarafından karşı tarafa tamamıyla ödenmiştir. Buna rağmen kesinleşmiş yargı kararlarıyla teminat senedi olduğu belirlenen 675.000,00 TL bedelli bono dayanak tutulmak suretiyle bu davanın konusu icra takibi haksız yere başlatılmıştır. Müvekkilin bu dosya kapsamında dava açıldığı tarih itibariyle karşı tarafa herhangi bir borcu yoktur. Müvekkilin tek bir borcu vardı. Bu borç da arada imzalanan protokol kapsamında borçtu. İcra Hukuk Mahkemesinin red kararından sonra ihtiyati tedbir kararının kalkmasıyla birlikte müvekkil cebri icra tehdidi altında haksız icra takibi sebebiyle ödeme yapmıştır. Geçersiz olan icra takibi sebebiyle de müvekkil tarafından yapılan ödemeler söz konusudur” demiştir. Davalı vekili Av. ...; “Mükerrer tahsilat söz konusu değildir. Ortada tek bir cari ve bu cari kapsamında verilmiş 675.000,00 TL bedelli tek bir senet vardır. Karşı tarafça cari hesap borcu ödenmediği için biz protokol kapsamındaki senedi takibe koyduk ve tahsilat yapıldı. Karşı tarafın yaptığı ödeme, icra dosyasının ferileriyle birlikte borç miktarının ulaştığı tutardır. Kaldı ki raporlarla müvekkilin alacaklı olduğu, bu rakamların takipten sonra ödendiği ve dosyayla kapatıldığı belirlenmiştir.” demiştir.
Taraf vekillerinin bu beyanları üzerine, taraflar arasında tek bir ticari ilişkinin bulunduğu, protokolün bu ticari ilişki kapsamında düzenlendiği, ayrıca ve farklı bir ticari ilişki olmadığı noktasından hareket edilmek suretiyle, protokolde belirtilen miktarda borcun davacı tarafça ödenip ödenmediği, davacıların bu protokol kapsamında borcunun bulunup bulunmadığı, varsa dava tarihi itibariyle borç miktarlarının ne olduğu konusunda mahkememizce mali müşavir bilirkişiden ikinci ek rapor aldırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi... 29/03/2023 tarihli ikinci ek raporunda özetle; protokolün düzenlendiği tarihin 13/12/2019 olduğunu, teminat senedinin vade tarihinin 25/02/2020 olduğunu, icra takip tarihinin 20/03/2020 olduğunu, davacı tarafın borcu kapatma tarihinin 18/05/2020 olduğunu, dava tarihinin ise 17/08/2020 olduğunu, davalı şirketin protokolde belirtilen davacıdan alacaklı olduğu tutarın 130.377,22 USD ve 47,200,00 TL olduğunu, davacı şirketin protokol gereği davalı şirkete olan borcu gereği “23.000,00 USD’yi davalı şirketin banka hesaplarına EFT/havale yapacağı, kalan miktar için 25/02/2020 tarihli 675.000,00 TL tutarlı teminat senedi düzenleyeceği, bu ödeme gerçekleşince teminat senedinin iade edileceği” hususlarının protokolde belirtildiğini, protokol tarihinden sonra ve protokolde belirtilen tutarlar ile ilgili olarak davacı tarafından 02/04/2020 tarihinde 68.530,00 USD ve 18/05/2020 tarihinde 38.847,22 USD olmak üzere toplam 107.377,22 USD ödemenin davalı şirkete yapıldığını, 02/04/2020 ve 18/05/2020 tarihli bu ödemelerin takip başlatıldıktan sonra yapıldığını, ayrıca yine protokolde belirtilen 47.200,00 TL tutarındaki ödemenin 18/05/2020 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirkete yapıldığını, kök raporun 4. sayfasında belirtildiği üzere davacı şirketin... Bankası’ndan yaptığı toplam 107.377,22 USD tutarındaki ödeme ile 47.200,00 TL tutarındaki ödemenin davalı şirketin defter kayıtlarında mevcut olduğunu, davacıya alacak kaydedildiğini, davacı şirketin muavin hesap kayıtlarında protokolün düzenlendiği 13/12/2019 tarihinde davalı şirketin protokolde belirtildiği üzere davacıdan 02/12/2019 tarihinde 130.377,22 USD alacak bakiyesinin kaldığının anlaşıldığını, yine protokolde belirtildiği üzere 23.000,00 USD ödeme tutarının muavin hesapta 16/12/2019 tarihli işlem kaydı ile davalı şirketin muhasebe kayıtlarında tahsil edildiği anlaşılan davacı şirkete 23.000,00 USD alacak kaydedilerek bakiyesinin 107.377,22 USD’ye düşürüldüğünün belirlendiğini, bu kalan tutarın davacı tarafından ödenerek kapatıldığını; bu durumda protokol gereği davacı tarafın davalıya yapması gereken ödemelerin tamamının 25/02/2020 vadeli teminat senedi tarihinden ve 20/03/2020 tarihli icra takibinden sonraki tarihlerde 17/08/2020 dava tarihinden önce yapılmış olduğunu, geç yapılan ödeme tutarları sonucunda davacı tarafın davalıya borcunun kalmadığını, geç ödemeden kaynaklanan müeyyidenin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili 10/04/2023 tarihli dilekçesiyle; davacıların yapması gereken ödemelerin tamamını 25/02/2020 vadeli teminat senedi tarihinden ve 20/03/2020 tarihli icra takibinden sonraki tarihlerde yapmış olduğunu, davanın haksız olduğunu, ödemelerin takipten sonra yapılması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkememizce ödemelerin icra takip tarihinden sonra yapılmış olması sebebiyle, davacı tarafça haricen yapılan, icra dosyasına yapılan ve banka kanalıyla yapılan ödemelerin hesaplanması suretiyle (USD cinsinden olanların ödeme tarihlerindeki kur üzerinden TL karşılığının belirlenmek suretiyle) ve ödemeler konusunda TBK’nın 100. maddesi gereğince mahsuba ilişkin sıralama dikkate alınmak suretiyle; “dava tarihi itibariyle davacıların icra takibinden kaynaklanan asıl alacak ve işlemiş faiz borcunun kalıp kalmadığı, kalmış ise miktarının ne olduğu” konusunda mali müşavir bilirkişi Cemalettin Albayrak’tan ve nitelikli hesaplama uzmanı Mevlüt Kara’dan ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişiler 23/05/2023 tarihli ek raporlarında özetle; İzmir .. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosya borcunun 17/12/2020 tarihi itibariyle toplam 809.462,91 TL olduğunu, borçlular tarafından 809.003,36 TL ödeme yapıldığını, 459,55 TL bakiye borç kaldığını, takip dosyasının 17/12/2020 tarihinde infazen kapatılması nedeniyle hesaplamanın bu tarihe kadar yapıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler 05/10/2023 gönderme tarihli ek raporlarında özetle; yapılan hesaplamalara göre dava tarihi olan 17/08/2020 tarihine kadar İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına 577.414,66 TL fazla ödeme yapıldığının belirlendiğini, haricen ödenen 68.530,00 USD (456.731,89 TL), 47.200,00 TL ve 550.000,00 TL’nin hangi borçlu tarafından ödendiğinin belirlenemediğini, haricen ödenen 38.847,22 USD’nin (269.080,80 TL) borçlu davacı şirket tarafından ödendiği hususunun dava dilekçesine ekli dekonttan belirlendiğini, yapılan hesaplamalara göre dava tarihi olan 17/08/2020 tarihinden sonra 259.003,36 TL fazla ödeme yapıldığının belirlendiğini, dava tarihine kadar hesaplama yapılmasının istenmesi nedeniyle dava tarihinden sonraki ödemelerin hesaba dahil edilmediğini, icra müdürlüğü dosyasına 04/12/2020 tarihinde haricen ödendiği beyan edilen 5.000,00 TL’nin hangi borçlu tarafından ödendiği alacaklı tarafça beyan edilmediğinden kim tarafından ödendiğinin belirlenemediğini, 264.080,80 TL’nin borçlulardan davacı şirket tarafından icra dosyasına ödendiğinin belirlendiğini bildirmişlerdir.
Davacılar vekili 26/10/2023 gönderme tarihli dilekçesiyle; davalının İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13/10/2020 tarihli hatalı karar üzerine haciz ve cebri icra işlemlerine devam ettiğini, müvekkili şirketin banka hesabından 03/09/2020 tarihinde dosyaya haciz yolu ile gelen 189.003,36 TL’yi tahsil ettiğini, ardından 04/12/2020 tarihli haciz işlemi sırasında haricen 5.000,00 TL’yi müvekkillerinden tahsil ettiğini, ayrıca dosyadaki hacizler ve cebri icra baskısı nedeniyle müvekkillerinin 17/12/2020 tarihinde 60.000,00 TL+ 5.000,00 TL ve 200,00 TL olmak üzere 65.200,00 TL’yi icra dosyasına yatırmak zorunda kaldıklarını belirterek, dilekçe ekinde sundukları tahsilat makbuzları ve ödeme belgeleri ile ek raporda belirlenen 18/05/2020 tarihli 27.414,66 TL’lik tutarlar üzerinden olmak üzere takip dayanağı icra dosyasında esas alınan ticari (reeskont avans) faizleri işletilerek davalıdan alınmasına, bu istirdat isteklerinin ıslah isteği olarak değerlendirilmesine, bu kapsamda müvekkillerinden haksız tahsil edilen tutarlar toplamı olan 286.418,02 TL’nin 27.414,66 TL’sinin 18/05/2020 tarihinden itibaren, 189.003,36 TL’sinin, 03/09/2020 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL’sinin 04/12/2020 tarihinden itibaren ve 65.200,00 TL’sinin 17/12/2020 tarihinden itibaren ticari (reeskont avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, takip çıkışı olan 683.389,67 TL üzerinden % 20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili 05/01/2024 tarihli açıklama dilekçesiyle; 22/12/2023 tarihli duruşmada bildirdikleri 286.418,02 TL tutarındaki istirdat isteklerinin İİK’nın 72/6 maddesine dayalı olduğunu, borçlu olmadıklarının tespitini istedikleri icra takip dosyası vasıtasıyla ve cebri icra yoluyla müvekkillerinden 286.418,02 TL paranın tahsil edildiğini, yani tahsil olunan bu paranın dava konusu icra takibi kapsamında yersiz ödemek zorunda kaldıkları para olduğunu, bu nedenle İİK’nın 72/6 maddesi uyarınca bu tutar açısından menfi tespit isteğinin istirdata dönüştüğünü belirterek, müvekkillerinin dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, İİK’nın 72/6 maddesi uyarınca davalı... A.Ş.’nin müvekkili davacı... Dış ve İç Tic. A.Ş.’den cebri icra baskısı ile icra dosyası kapsamında tahsil ettiği toplam 286.418,02 TL’nin tahsil olunan 189.003,36 TL yönünden 03/09/2020 tarihinden, 5.000,00 TL yönünden 04/12/2020 tarihinden, 65.200,00 TL yönünden 17/12/2020 tarihinden ve 27.414,66 TL yönünden 18/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte istirdatına karar verilerek davalıdan alınarak, müvekkili davacı... Dış ve İç Ticaret A.Ş.’ye verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında 13/12/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme ile davalı şirketin "130.377,22 USD ve 47.200,00 TL alacaklı" konusunda tarafların anlaşmaya vardıkları ve "davacı şirketin davalı şirkete olan bu borcuna mahsuben davalının hesabına 23.000,00 USD yatıracağı, kalan miktar için 25/02/2020 vadeli 675.000,00 TL bedelli teminat senedini düzenleyeceği, ödeme gerçekleşince teminat senedinin iade edileceğini” kararlaştırdıkları, bu senedin davalı tarafa davacı şirketin cari hesap borcunun teminatı olarak verildiği, bu hususa İzmi... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...Karar sayılı kararında ve bu kararı davacı şirket yönünden kaldıran İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin 13/10/2021 tarihli,... Karar sayılı kararında da işaret edildiği ve ayrıca "tarafların edimini yerine getirip getirmediği ile alacağın varlığı ve tahsilinin yargılamayı gerektirdiği" görüşüne yer verildiği; senedin davalı tarafça 20/03/2020 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasında takibe konu edildiği, sözleşmeye (protokole) kadar davacı tarafın borcunun bulunduğu ve bu borcun icra takibine kadar ödenmediği, dolayısıyla teminat koşulunun takip tarihi itibariyle gerçekleştiği; davacı tarafın 13/12/2019 tarihinde 23.000,00 USD, 20/04/2020 tarihinde toplam 68.530,00 USD, 18/05/2020 tarihinde 38.847,22 USD ve yine aynı tarihte 47.200,00 TL ödeme yaptığı, dava tarihinden önce tüm icra dosyası borcunun davacı tarafça ödenerek kapatıldığı, 17/08/2020 dava tarihi itibariyle davacının yaptığı fazla ödeme tutarının 577.414,66 TL olduğu; davanın menfi tespit davası olarak açıldığı, hukuki yararın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince dava şartlarından olduğu, alacaklının, henüz takibe geçmeden borçlunun borçlu olup olmadığının belirlenmesinde korunmaya değer bir yararının bulunabileceği, bu tür bir yararın bulunması halinde borçlunun borçlu olmadığının tespiti için dava açabileceği, borçlunun, takipten önce veya sonra menfi tespit davası açabileceği ancak borcunu icra dairesine ödedikten sonra artık menfi tespit davası açamayacak olup, aslında borcu olmadığı halde ödediği paranın geri alınması için istirdat davası açabileceği, bu çerçevede; dava konusu takip dosyasında dava tarihinden önce ödenen miktar yönünden menfi tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususu değerlendirildiğinde; 577.414,66 TL’nin dava tarihinden önce ödendiğinin belirlenmesi karşısında davacı tarafın bu miktar için istidat davası yerine menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, bu miktara ilişkin isteğin hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kalan miktara yönelik isteğe gelince; davacı borcunun USD olarak ödendiği, 05/10/2023 tarihli ek rapora göre dava tarihi olan 17/08/2020 tarihinden sonra davacının fazladan 259.003,36 TL ödeme yaptığı, bu miktara yönelik davanın istirdat davasına dönüştüğü, davacı tarafın davalıdan 259.003,36 TL'nin istirdadını isteyebileceği anlaşıldığından, bu miktara yönelik istirdat isteğinin kabulüne karar verilmiş, tüm davaya ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İstirdadına karar verilen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiz yürütülmüştür.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-19/12/2019 düzenleme ve 25/02/2020 ödeme tarihli 675.000,00 TL bedelli bonoya dayalı İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibi nedeniyle 577.414,66 TL’lik kısım yönünden davacı tarafın menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, bu miktara ilişkin davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-19/12/2019 düzenleme ve 25/02/2020 ödeme tarihli 675.000,00 TL bedelli bonoya dayalı İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibinde kalan alacak yönünden açmış olduğu menfi tespit davası İİK’nın 72/6 maddesi gereğince istirdata dönüştüğünden;
İSTİRDAT İSTEĞİNİN KISMEN KABULÜ İLE; 259.003,36 TL alacağın 189.003,36 TL’lik kısımına 03/09/2020 tarihinden, 5.000,00 TL’lik kısmına 04/12/2020 tarihinden, 65.000,00 TL’lik kısmına 17/12/2020 tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacı şirkete verilmesine
3-Davacı tarafın fazlaya ilişkin istirdat isteğinin reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.692,52 TL harçtan peşin olarak alınan 11.527,32 TL harcın ve 144,00 TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan 6.021,20 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 54,40 TL'si başvurma harcı, 11.527,32 TL'si peşin harç ve 144,00 TL'si tamamlama harcı olmak üzere toplam 11.725,72 TL'nin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 195,00 TL'si posta-tebligat gideri ve 1.350,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.545,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 585,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 40.850,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 65.414,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/03/2024
Başkan...
¸E-imza
Üye...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!