T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/363 Esas
KARAR NO : 2024/456
DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, şirket ana sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere gıda maddelerinin bir ücret ve sözleşmeye dayalı olarak yaş sebze ve meyve hariç toptan satışını yapan aracı niteliğinde yani ticari işler komisyonculuğu yapmakta olan bir şirket olduğunu, ticari işler komisyoncusu olmasının bir sonucu olarak, kendi namına ve fakat başkasının hesabına da çalıştığını, Bu çerçevede, merkezi İngiltere'de bulunan “... Ltd.” şirketi müvekkili şirkete müracat ederek, Türkiye'den bir takım gıda ürünlerinin ithalatı konusunda aracılık yapmasını istediğini, müvekkilinin de bu talep üzerine davalı şirket ile bağlantıya geçerek, istenen nitelikte emtianın tedarik edilip edilemeyeceği, edilebileceğinin anlaşılması üzerine de, numunelerin ve ürünlerin hazırlanması konusunda davalı şirket ile çalışmalara başlandığını, bu süreçte, Türkiye'den ürünleri almak isteyen, “... Ltd.” şirketi yetkililerinin Türkiye'ye geldiğini, davalı şirkete ait işyerlerini ve fabrikalarını gezdiğini, delil olarak sundukları e-posta yazışmaların, hem bu ziyarete ilişkin süreci, hem de davacının komisyoncu sıfatıyla yapmış olduğu çalışmaları ortaya koyduğunu, sürecin olgunlaşması sonrası siparişin gerçekleşmesi aşamasında, davalı şirketin herhangi bir sebep göstermeden davacı ile olan görüşmeleri kestiği gibi, müvekkili şirketin kendilerine mal siparişi verdiği gerekçesiyle, önce fatura kestiğini, ardından da, Karsıyaka ... Icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını, takibe itiraz edildiğini, takibe yapılan itiraz sonrasında davalı tarafın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtığını, davanın halen derdest olduğunu, davalı şirketin davacı ile ilişkisini kesmesinin ardından, davalı şirketin Dış Ticaret Müdürü olan ... (... e-posta adresinden) 7 Kasım 2022 günü saat 13:34'de, ithalatçı firma ... Ltd. yetkilisi ...'a (... e-posta adresine) gönderdiği e-posta ile, öncelikle müvekkili şirket yetkilisi ... hakkında asılsız ithamlarda bulunmak ve karalamak suretiyle müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemek istediğini, akabinde de, İngiltere'de de şirketlerinin olduğunu, bu şirket üzerinden veya doğrudan Türkiye'deki şirketleri (davalı şirket) üzerinden çalışmak istediklerini belirttiğini, bu e-posta davalı şirketin herhangi bir gerekçe göstermeksizin neden davacı şirket ile ilişkiyi kestiğini ortaya koyduğunu, bununla birlikte davalı şirketin asılsız ve gerçek dışı bir takım ithamlarla müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemeye çalışarak, ticari ilişkide müvekkili şirketi saf dışı bırakmaya çalıştığını, yasaya ve ahlaka aykırı bir şekilde ithalatçı firma ile doğrudan ticari ilişki kurmaya çalıştığını, belirtilen e-posta delilleri arasında sunulduğunu, İngilizce bir metin olması nedeniyle tercümesinin bilirkişiler tarafından yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili, ticari ilişkinin gerçekleşmesi için emek ve para harcadığını, davalı şirketin haklı bir neden olmaksızın süreci sonlandırması nedeniyle, emeği ve yapmış olduğu giderleri boşa gittiği gibi ticaretin gerçekleşmesi halinde elde edecek olduğu kârı da kaybettiğini, müvekkili şirketin, 26.10.2022 tarihinde yapmış olduğu giderlerin, emeği ve mahrum kaldığı kar için yaklaşık değer olmak üzere, 50.740,00 TL KDV dahil fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini ve Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi yapmış ise de, davalı tarafın itiraz etmesi üzerine takip durdurulduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında,... no'lu arabuluculuk dosyası üzerinden yapılan görüşmeler de sonuçsuz kaldığını belirterek; davanın kabulüne, davalının Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalının, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacaklara karşı zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının dava kçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmamakta olup davalı müvekkili şirketten ödeme talep edilmesi mümkün olmadığını, öncelikle davacının dava dilekçesinde iddia ettiği aleyhe hususları kabul etmediklerini, müvekkili şirketin haricen öğrendiği kadarıyla davacı şirketin, dava dışı İngiltere merkezli ... Catering Product Ltd. firması ile zaten önceden beri iş yaptıklarını, Türkiyede kuru domates alıp ... Catering firmasına satmakta olan davacı şirketin, müvekkili şirketten de mal alıp kendi kazancını artırmak için her zaman mal sattığı dava dışı İngil tere merkezli ... Catering Product Ltd. firmasına mal satmak istediğini, davacının, dava dışı ... Catering Product Ltd. firması ile ilk defa iş yapmadığını, firmanın olağan devam eden siparişleri ile ilgili Türkiyeye gelmişken arada yarım saat 45 dakika kadar da davacı ile birlikte müvekkili şirketi ziyaret ettiğini, iddiaların kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, dava dilekçesinde İngiltere Merkezli ... Catering Product Ltd. firmasının kendisine ulaşarak Türk iyeden birtakım gıda ürünlerinin ithalatı konusunda aracılık yapmasını istediğini, yani kendi adına ama başkasının hesabına İngiltere merkezli ... Catering Product Ltd. firması hesabına) mal alınıp satılacağının iddia ettiğini, davacının aslında TBK m. 532 vd. maddelerinde düzenlenen mal alım satım komisyoncusu olduğunu, dolayısıyla İngiltere merkezli ... Catering Product Ltd. firması hesabına hareket ettiğini iddia ettiğini, TBK 532. maddesinde komisyonculuk kısmında hüküm bulunmayan durumlarda vekalet hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının herhangi bir masraf yapmış ise dahi bu masraflara ya ticari teamül gereği kendisi katlanmalı ya da hesabına hareket ettiği ... Catering Product Ltd. firmasından talep etmesi gerektiğini, davacının ... Catering Product Ltd. Firması ile birlikte müvekkili ait fabrikaya gelirken henüz ortada yapılmış olan sözleşme ya da kesinleşmiş olan sipariş bulunmadığını, müvekkili şirketin sipariş gerçekleşseydi malları davacı firmaya satacağını, ... Catering firmasına satmayacağını, davacının mal alımı yapılacağını söyleyerek müvekkili şirkete yarım saat-45 dakika kadar süren kısa bir ziyarette bulunduğunu, nihayetinde bu ziyaretin henüz kesinleşmeyen bir iş için yapılmış görüşme olduğunu, imzalanan bir sözleşme, varılan bir anlaşma ya da kesinleşen bir sipariş olmaksızın davacının İngilteredeki mal satacağı ... Catering Product Ltd. firması yetkililerini Türkiyeye getirdiğini, ... Catering Product Ltd. firması yetkililerinin konaklama ya da ulaşım masraflarının müvekkili şirketten hiç bir durumda talep edilmesinin mümkün olmadığını, diğer taraftan ... Catering Product Ltd. firması yetkililerinin hangi tarihte gelip hangi tarihte döndükleri, nerede konakladıkları, geldiklerinde başka hangi işler için hangi firmalarda görüştüklerinin belli olmadığını, ... Catering Product Ltd. firması yetkilisi ya da yetkililerine ait bilet, konaklama ve sair talep edilen diğer masraflara ilişkin belgelerin dosyaya davacı tarafça ibraz edilmemiş olması da bu kişilerin sadece davalı şirketi ziyaret etmediklerini, başka ziyaret ve işlerinin arasında davalı şirketle kısa bir görüşme yaptıklarının anlaşıldığını müvekkili şirketin bu masraflardan sorumlu olduğunu asla kabul etmemekle birlikte ... Catering Product Ltd. firması yetkililerinin kaç gün kaldığı bir şekilde ortaya koyulsa dahi müvekkili şirket dışında hangi şirketleri ziyaret ettikleri net olarak hiç bir zaman bilinemeyeceğini, Kaldı ki bu durumda dahi müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığının tekrar ettiklerini, müvekkili şirketin bu giderlerin kendisi tarafından karşılanacağını hiç bir konuşmada beyan ya da taahhüt etmemiş olup böyle bir ticari teamül de bulunmadığını, İş görüşmesine gelen her kişi nihai olarak iş görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamazsa yaptığı masrafların karşı taraftan mı talep edeceğini, müvekkili şirketin, dava dışı ... Catering Product Ltd. Firması yetkililerini kişiyi Türkiyeye getirmesini davacıdan talep etmediğini, zira müvekkili şirketin mallarını bu firmaya değil davacıya satacaklarını, görüşmelerin de hep bu çerçevede devam ettiğini, bu kişiyi davacı davet etti ise masraflarını davacı üstlenmesini ya da dava dışı ... Catering Product Ltd. firması kendisi Türkiyeye gelmek istediy ise kendi masraflarını kendisi karşılaması gerektiğini, davacının harcadığı masrafları, emek ya da mahrum kaldığını iddia ettiği kârı müvekkili şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını, ortada bir emek ve mahrum kalınan kâr varsa o da müvekkili şirketin ortaya koyduğu emek olduğunu, müvekkil şirketin, davacının talebi doğrultusunda ambalaj, kutu ve görseller konusunda çalışma yürütmüş, tasarım yapmış, mesai harcamış ve davacının her seferinde farklı taleplerini yerine getirmeye çalışmış, sonrasında da davacı kabul edilebilir bir sebep olmadan siparişi iptal ettiğini söyleyince davacının oluru ile hazırlattığı kutuların bedelleri dahi müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin 04.12.2015 yılında kurulan bir şirket olduğunu, davacının kurulduğu yıllarda, müvekkili şirketin 50 nin üzerinde ülkeye ihracat yapar durumda olan, yurt dışında belli bir tanınırlığa ulaşmış ve her geçen gün ihracat ağını genişleten büyük ve itibarlı bir şirket olduğunu, davacının, şirketi kurmak için evrak toplamaya çalışırken müvekkili şirketin 50 nin üzerinde ülkeden ülkemiz ekonomisine döviz getiriyor durumda olduğunu, davacı iddialarının ne kadar asılsız olduğunun ortaya koyulması için bu gerçeklerin barsedilmesi gerektiğini, huzurdakı davanın bu gerçekler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının diğer iddialarının tamamının gerçek dışı olup haksız davanın reddi gerektiğini belirterek öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
1- Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası
UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınan dosyanın incelenmesinde; Alacaklı/Davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından borçlu/davalı ...Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Aleyhine, 01.11.2022 tarihinde (örnek 7) ödeme emri ile, 26-10-2022 tarih, ... faturaya dayalı 50.740,00 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yoluyla başlatılan takipte ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olduğu, borçlu vekili tarafından 02.11.2022 tarihinde icra dairesine verilen dilekçe ile borca, faize, tüm ferilerine itiraz edildiği, İcra Dairesi tarafından 03.11.2022 tarihli karar ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları
İzmir Ticaret Sicil Müdürğüne müzekkere yazılarak celp edilen taraf şirketlerin sicil kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
3-Taraf ticari defter ve belgeleri
4-Bilirkişi raporu
Mahkememizce, davacı ile davalı taraf ile dava dışı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde SMMM bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle iddia ve savunmaları da karşılar nitelikte, İddia ve savunmanın irdelenmesi, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının tespit edilmesi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin değerlendirilmesi, takip konusu edilen faturanın ve varsa ödemelerin defter kayıtlarında yer alıp almadığı, teslime ilişkin belgelerin nelerden ibaret olduğu, teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise bedelinin ödenip ödenmediği, iade edilmiş ise iade faturaları ve iade edilen miktarın tespit edilmesi, davacı ile dava dışı ... Company arasında incelenen yıllar itibariyle herhangi bir ticari alım satım ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilerek, mevcutta (özellikle 2022 sonrasından günümüze kadar) devam eden bir ilişkinin bulunup bulunmadığının, yıllara göre iş hacminin azalıp azalmadığının belirlenmesi, dava dışı ... Company tarafından 2022 yılı içerisinde davacı şirketin aracılığı ile davalı şirketten olmak üzere dava ve cevap dilekçesine ekli mail içeriklerinde belirtilen ürünlere yönelik sipariş formu, proforma fatura, fatura, sözleşme vb bulunup bulunmadığını değerlendiren nitelikte SMMM bilirkişiden aldırılan 12.02.2024 havale tarihli raporda özetle; taraflar arasında “panko” ve “himalayan sea salt” konulu ürün alımına yönelik mail yazışmaları olduğu, bu yazışmaların 19.04.2022-07.11.2022 tarihleri arasında devam ettiği, 15.09.2022 tarihli Müşteri ziyareti/İngiltere konulu mail içeriğinde dava dışı ... Ltd. şirketi ile 05.10.2022 de ziyaret gerçekleşeceğini, 07.11.2022 tarihli mailde davalı şirket mailinden dava dışı şirkete gönderilmiş ingilizce içerikli bir mail olduğu,
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede; İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2022 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, 2023 yılı yevmiye defterine yapılacak kapanış tasdiği için sürenin bulunduğu ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Davacıya ait ticari defter kayıtlarında; Ticari ilişkinin 2021 ve önceki yıllara dayandığı, 2022 yılında aktif ticaretinin olduğu, 2023 yılında da ticaretinin devam ettiği, dava dışı şirkete 2023 yılındaki ihracat rakamının 2022 yılından fazla olduğu, iş hacminin 2023 yılında azalmadığı, Dava dışı şirketin 01.07.2022 tarihli ... nolu sipariş formu ile “...” açıklamalı 29.725,50 euro tutarlı sipariş verdiği (ek-1) sipariş içeriğinin tarafların mail içeriklerinde belirtilen ürünlere yönelik olduğu tespit edildiğini, (sipariş formu ve mail tercümeleri boyut olarak fazla olduğundan dosya kapsamına eklenmiştir.)
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2022 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Davalıya ait ticari defter kayıtlarında; davacı ve davalı taraf arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, takibe konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının düzenlediği faturaya davalı tarafca e-fatura iptal itiraz portalı üzerinden itiraz edildiği, Kemalpaşa ....Noterliği 26.10.2022 tarih ... nolu ihtarname ile faturaya itiraz edildiği rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan faturaya dayalı takip nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, davacının dava konusu uyuşmazlığa ilişkin komisyonculuk yapıp yapmadığı, davacının faturaya dayanak hizmeti davalıya verip vermediği, davacı tarafından başlatılan takibin yerinde olup olmadığı ve itirazın iptali ve tazminat şartlarının mevcut olup olmadığı konusunda toplanmaktadır.
Dava, komisyonculuk hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkin düzenlenen faturanın tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı tarafından merkezi İngiltere'de bulunan ... Ltd. Şirketine, şirketin Türkiye'den yapacak olduğu bir takım gıda ürünlerinin ithalatı konusunda aracılık yapıldığı, bu kapsamda davalı şirket ile bağlantıya geçilerek istenen nitelikte emtianın tedarik edilip edilemeyeceği, edilebileceğinin anlaşılması üzerine numunelerin ve ürünlerin hazırlanması konusunda çalışmalara başlandığını, sürecin olgunlaşması sonrası siparişin gerçekleşmesi aşamasında, davalı şirketin herhangi bir sebep göstermeden davacı ile olan görüşmeleri kestiğini, davalı şirketin haklı bir neden olmaksızın süreci sonlandırması nedeniyle, davacı şirketin emeği ve yapmış olduğu giderler boşa gittiği gibi ticaretin gerçekleşmesi halinde elde edecek olduğu kârı da kaybettiğini, bu nedenle davacı şirketin yapmış olduğu giderler, emeği ve mahrum kaldığı kar için yaklaşık değer olmak üzere 26.10.2022 tarihinde takibe dayanak faturayı düzenlendiğini beyanla, bu bağlamda alacak iddiasını ileri sürmektedir. Davalı savunmasında, taraflar arasında ve davalı ile dava dışı ... Ltd. Şirketi arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davalı şirketin sözleşme kurulması halinde, malı dava dışı ... şirketine değil davacıya satacak olduğunu, görüşmelerin bu çerçevede gerçekleştiğini, davalı ile yapılan sipariş öncesi görüşmelerde ambalajlara konulacak ilave etiketler sebebiyle ek maliyet doğunca davalının bu maliyeti ödemeyi kabul etmediği ve bu sebeple davacının kabul edilebilir başka bir sebep olmaksızın siparişi iptal ettiğini belirtmiştir.
Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin ne olduğu, başka bir deyişle hukuki ilişkinin komisyonculuk ilişkisi mi, alım satım ilişkisi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Davacının ticaret sicil kaydında mevcut meslek grubunun, "gıda maddelerinin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapan aracılar" olarak yer aldığı, taraflar arasındaki mail yazışmaları (her iki tarafça sunulan mail içerikleri örtüşmektedir) ile tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında dava dışı ... şirketi tarafından talep edilen malın siparişi konusunda henüz bir anlaşma yapılmadığı, sipariş öncesi görüşmeler başlatılmış ise de fatura tarihi itibariyle siparişin kesin ve net olarak verilmediği, buna dayanak olarak örneğin 21/09/2022 tarihli, davacı şirketin yetkilisi olan ... tarafından gönderilen mailde (mailin ... şirketinin davalı şirketi ziyareti öncesi gönderildiği anlaşılmaktadır) 5 Ekim'deki ziyaret sonrası numune ve fiyat çalışmasına başlanacağının beyan edildiği, yine ... tarafından gönderilen 22/10/2022 tarihli mailde, haftaya matbu satın alma sözleşmesinin iletileceği belirtilerek, önceki görüşmelere de işaret edilerek siparişe kadar uzun bir zaman geçtiğinin belirtildiği, dolayısıyla siparişin henüz yapılmadığının tarafların kabulünde olduğu görülmektedir. Davacı ve davalı şirketler arasında, yukarıda belirtilen maillerden önceki dönemde (2022 Mayıs- Haziran- Temmuz döneminde) ürünün ambalaj ve kolisi hakkında yazışmaların olduğu, davalı tarafından dava dışı üçüncü şirketten, davacı tarafından istenilen biçimde ambalaj siparişi verildiği, davacı tarafından siparişten vazgeçilmesi sonucunda davalı tarafından ambalaj bedelinin davalıya fatura edildiği, daha sonra Karşıyaka... İcra Müdürlüğünün dosyasında dosyamız davalısı tarafından bu faturaya dayalı takip başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine Karşıyaka ATM'nin ... E sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, Mahkemece 15/09/2023 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, dosyanın halen istinafta olduğu anlaşılmaktadır.
Tellallık (simsarlık) sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nun(TBK) 520-525 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK 100 vd. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ticari işler tellallığı 6102 sayılı TTK tarafından ele alınmamıştır. Böylelikle konuya ilişkin olan özel hüküm genel hüküm ikiliği ortadan kalkmıştır.
TBK m. 520/1'e göre simsarlığın (tellallığın) tanımı şu şekilde yapılmıştır: "Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir". Simsarlık sözleşmesi, 818 sayılı BK'nun 404 vd maddelerinde, "tellallık" olarak adlandırılıp, düzenlenmiş bulunuyordu.
Bu tanımdan hareket edilerek simsarlığın unsurları şu şekilde açıklanabilir:
a) Simsarlık ilişkisinin tarafları simsar ile iş sahibidir ve simsar, iş sahibi için, konusu özel olarak belirlenmiş bir vekalet edimi üstlenmiştir. Simsar, iş sahibi için yerine getireceği faaliyetin karşılığında ücret alacaktır.
b) Simsarlık faaliyetinin konusu, çeşitli işlere ilişkin sözleşmelerin kurulması hususunda aracılık etmektir. Bu aracılık faaliyeti, bir sözleşme kurma fırsatı vermek şeklinde olabileceği gibi bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmek şeklinde de olabilir. Simsarın kural olarak iş sahibini temsil yetkisi yoktur; fakat sözleşme ile kendisine bu yetki verilebilir.
c) Simsarlık ilişkisi, simsar ile iş sahibi arasında yapılan bir sözleşme ile kurulur.
Simsar ile iş sahibi arasında sürekli bir hukuki bağlantı yoktur. Simsarlık sözleşmesinin geçerliliği bir şekle bağlı değildir.
Simsarlık sözleşmesi, vekalet sözleşmesinin konusu belirli (akit yapma hususunda aracılık faaliyetinde bulunma) ve simsarın her zaman ücrete hak kazandığı özel bir çeşididir. Bu sebeple TBK. m. 520/2'ye göre "simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır."
Simsarlık sözleşmesi, simsar ile iş sahibi arasında haklar ve borçlar meydana getirmektedir. TBK. m. 521-525 düzenlemelerinde sadece simsarın ücret alacağı düzenleme konusu yapılmıştır. Simsarlık sözleşmesi ile ilgili diğer hususlarda, TBK. m. 520/2'nin yollaması gereği vekalete ilişkin TBK. m. 502 vd. hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
Simsarın ücrete hak kazanma zamanı ve giderlere ilişkin alacağı TBK. m. 521 'e göre "simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır" (521/1); "simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir" (521/2); "simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir" (521/3). Böylece simsar, sözleşme konusu hizmetin bir akdin kurulmasıyla sonuçlanması durumunda ücrete hak kazanmaktadır. Simsar, söz konusunu hizmeti yerine getirmezse, ücret alacağı elde edemeyecektir. Ancak sözleşmede aksi kararlaştırılabileceği gibi işin niteliğinden de aksi sonuca varılabilir.
TBK. m. 521 vd. düzenleme içinde, simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
a) Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekalet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak red etmesi halinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Bu konu, TBK. m. 175'in kapsamı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Fakat asıl sözleşmenin geçerli olarak kurulması lazım ve yeterlidir. Ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekli değildir. Geciktirici şarta bağlı olarak yapılmış sözleşmelerde, şartın gerçekleşmesi beklenmelidir. Bu düzenlemeyi getiren TBK. m.521/1 hükmü, emredici değildir. Taraflar, asıl akit kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi halinde ödeneceğini de kararlaştırabilirler.
b) Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK. m. 521/1 bu şartı, "yaptığı faaliyet sonucunda" sözleriyle ifade etmiştir. Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir.
c) TBK. m. 523'de düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir (Yavuz, Cevdet: Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, 9. Baskı, İstanbul 2011, s.604 vd).
Davacı tarafça dava dilekçesinde, davalı şirketin davacı ile olan ilişkisini kesmesinin dayanağı olarak gösterilen 07/11/2022 tarihli mailde davacı şirket yetkilisi hakkında asılsız ithamlarda bulunularak davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğini, davalı şirket tarafından ticari ilişkinin davacı aracılığı ile değil doğrudan kendileri tarafından yapılmak istendiği ileri sürülmüş olup, dosyaya ibraz edilen mail içeriğinden ve davalı tanıklarının anlatımlarından davacı tarafından siparişten vazgeçilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, mail içeriğinde davacı ile davalı arasında geçen sipariş öncesi süreç hakkında bilgi verildiği, davacı şirketi kötüleyici herhangi bir ifadenin yer almadığı görülmektedir.
Yine mail içeriklerinden ve tanık anlatımlarından yukarıda da izah olunduğu üzere yapılan herhangi bir siparişin olmadığı, davacı tarafından maillerde bir ürün listesi gönderilmiş ise de, maillerde de belirtildiği üzere gönderilen listenin sipariş listesi olmadığı, davalıya fikir vermesi açısından gönderildiğinin maillerde de ifade edildiği, davacı tarafça herhangi bir somut gerekçe ileri sürülmeden davalının sipariş edilecek ürünler için ambalajları da hazır bulundurduğu aşamada sipariş aşamasına geçilmeden siparişin gerçekleştirilememesinde davalının kusurunun bulunmadığı, davalı tarafından ... firması ile sözleşme yapmama şeklinde bir irade açıklamasının bulunmadığı, ... firmasına gönderilen mailin davacı şirketin sipariş sürecine geçilmeyeceğini beyanla süreci sonlandırması sonrasında gönderildiği, davacı simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin ... firması ile davacı arasında kurulmadığı, bu açıklamalar doğrultusunda davacının ücreti hak ettiğinden söz edilemeyeceği, dava dışı ... şirketinin davalı işletmesini ziyareti sebebiyle yapılan masraflardan söz edilmekte ise de bu yönde herhangi bir somut delilin ibraz edilmediği, dosya kapsamı ile tanık anlatımlarından ve mail içeriklerinden anlaşıldığı üzere dava dışı ... şirketinin davacı aracılığında salt davalı şirketi değil sair şirketleri ziyaret ettiği ve davalıdan alınması hususunda ön görüşmeler yapılan ürünler dışında da ürünlerin alımı konusunda görüşmeler yapıldığı anlaşıldığından sübut bulmayan davacının davasının reddine, davalı tarafça cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep edilmediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL red harcının başlangıçta alınan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince Kemalpaşa Arabululuk Bürosunun... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yatırılan bir masraf olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı 06/06/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!