T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/332 Esas
KARAR NO : 2024/467
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, cep telefonu alım-satımı yapmakta olan şahıs şirketi sıfatına haiz; vergi kaydı ve dolayısı ile vergi levhası bulunan bir tacir olduğunu, müvekkilinin 14.12.2022 tarihinde 30.000 TL bedel karşılığında davalıdan "..." imei numaralı ... 14 Plus ... 128 GB model cep telefonunu ticari kazanç sağlamak amacıyla satın aldığını, davalı tarafından müvekkiline ... gönderi takip numaralı olarak ... Kargo aracılığıyla kargo yolu ile Selçuk' ilçesinden gönderildiğini, telefonun, 16.12.2022 tarihinde müvekkiline ulaştığını, müvekkilinin davalıdan ticari amaçlı satın aldığı cep telefonunu; müşterisi olan ...'na sattığını ve müşterisine teslim ettiğini, müşterisinin cep telefonunu ticari amaçlı değil kullanım amaçlı satın aldığından ve dolayısı ile "tüketici" olduğundan ilgili cep telefonunu kutusundan çıkarttığını ve kullanmak üzere açtığını, ancak cep telefonunun açma düğmesine basılı tuttuğunda telefonun açılmadığını gördüğünü ve açılmama neticesinde de cep telefonunu dikkatli bir şekilde incelediğinde söz konusu telefonun ... markasına ait orijinal bir cep telefonu olmadığını fark ettiğini, cep telefonunun nihai tüketici olan müvekkilin müşterisi tarafından açılana dek kapalı kutuda bulunduğundan ve "sıfır" yani birinci el cihaz niteliğinde bulunduğundan müvekkilinin; telefonu teslim alıp müşterisine teslim edene dek kutuyu açmadığını ve cihazı kontrol etme imkanı bulamadığını, kaldı ki; sıfır bir cep telefonunun kutusunun açılarak kontrol edilmesi hayatın ve özellikle de ticari hayatın içerisinde tacir dahi olsa kimseden beklenemeyeceğini, kontrol amaçlı da olsa "sıfır" bir cep telefonunun jelatininin ve kutusunun açılması; söz konusu telefonu "sıfır" niteliğinde bir "mal" olmaktan çıkaracağını, bu durumun söz konusu cep telefonunda ciddi bir değer kaybı oluşturacağını, müvekkilinden kapalı kutu ve jelatin içerisindeki cep telefonunun orijinalliğini kontrol etmesinin beklenemeyeceğini, müşterisine satışını yaptığı cep telefonunun imitasyon bir cihaz olduğunu öğrenen müvekkilin; hemen müşterisinden aldığı telefon bedelini müşterisine iade ettiğini, ardından da söz konusu cep telefonunun orijinal bir cihaz olmadığını; imitasyon olduğunu telefonu satın aldığı tacir olan davalıya bildirdiğini, yani ayıp ihbarında bulunduğunu, sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinde bulunduğunu, durumu davalıya bildirmesinin ardından davalının; satın aldığı kişi ile iletişime geçerek durumu bildirdiğini ve çözüm üreteceklerini müvekkiline ... üzerinden belirttiğini, konuşmalardan belli olduğu üzere davalının neredeyse her gün; bugün getirecek; yarın ödeyeceklermiş gibi cümlelerle müvekkili beklettiğini, ardından iki haftayı geçen bir bekleme sürecinin sonunda; müvekkilinin davalının kendisini oyaladığından emin olmuş; davalının imitasyon olan telefonu iade olarak almayacağını ve söz konusu telefon bedeline ait olan 30.000 TL'lik bedeli de kendisine iade etmeyeceğini anladığını, davalıya ait cep telefonu numarası ... numara olduğunu, söz konusu ... konuşmalarından açıkça görüleceği üzere; müvekkilinin birçok kez ve en son da 28 Aralık 2022 tarihli son mesajında; ayıplı mal hükümleri gereğince seçimlik haklarından olan sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkını kullanmak istediğini bildirmesine rağmen davalı tarafından bedel iadesi sağlanmadığını, iki haftayı aşan bekleyiş süresine ve yapılan birden fazla ihtara rağmen müvekkiline bedel iadesini yapmayan davalıya karşı; 17.01.2023 tarihinde İzmir... İcra Dairesi... E. Sayılı dosyası ile 7 örnek icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, yapılan itiraz içinde yetki itirazını da bulundurduğundan dosya taraflarınca Selçuk İcra Dairesi'ne gönderildiğini, Selçuk İcra Dairesi'nde ... E. Sayılı dosya numarasını alan icra takibinde davalı/borçlu tarafından ödeme emrine tekrar itiraz edildiğini belirterek, davanın kabulü ile; davalı tarafından Selçuk İcra Dairesi ... Esas numaralı icra dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takibin talep edilen miktar üzerinden devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davanın sonucu ne olursa olsun 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A-(11) hükmü gereğince davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
DELİLLER
1-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası -Selçuk İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyası
Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklının dosyamız davacısı ... olduğu, borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu, takip talebi kapsamında 30.000,00-TL imei numarası ... olan imitasyon ... 14 Plus ... 128 GB model cep telefonu bedeli ile 429,04 TL cep telefonu bedelinin işlemiş faizi olmak üzere toplam 30.429,04 TL alacak için 17.02.2023 tarihli (örnek 7) ödeme emri ile takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar işleyecek % 9 Yasal Faizi ile birlikte ilamsız takip yoluyla takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından 26.02.2023 tarihinde verilen dilekçe ile takibe, borca, ana paraya, faize, işlemiş faize, faiz oranına her türlü feriye itiraz ettiklerini, ayrıca yetkili İcra Müdürlüğü Selçuk İcra Müdürlüğü olup yetki itirazında bulunduklarını, itiraz üzerine İcra Dairesi tarafından icra İcra Takibine Selçuk İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyası ile devam edildiği, davalı borçlu tarafından 26.02.2023 tarihinde yeniden Selçuk İcra Dairesine itiraz edilmesi üzerine icra dairesi tarafından icra takibini durdurma kararı verildiği anlaşılmıştır.
2-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı
3-Selçuk Vergi Dairesi yazı cevabı
26.04.2023 tarih ve ... sayılı yazı cevabı ile; ...'ın 01/12/2015 tarihinden itibaren gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, bilanço usulünde defter tuttuğu bildirilerek mükellefe ait sicil bilgileri ve son dönem yıllık gelir vergisi beyannamesi ve safi gelirinin bulunduğu bildirilmiş ve mali tabloları yazıları ekinde gönderilmiştir.
4-Şirinyer Vergi Dairesi yazı cevabı
12.10.2023 tarih ve ... sayılı yazı cevabı ile; ... (TC ...) vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellef ... hakkında yapılan tarh dosyası ve Evdb kayıtları tetkikinde; ödevlinin 05/06/2020 tarihinde "Diğer yazılım programlarının yayımlanması ve radyo, tv, posta yoluyla veya internet üzerinden yapılan perakende ticaret" faaliyetinden dolayı mükellef olduğu, yazı tarihi itibariyle herhangi bir terk bildiriminin bulunmadığı, mükellefin bilanço usulünde defter tutmaya başladığı hususları tespit edildiği bildirilmiş ve son dönem yıllık gelir vergisi beyannamesi yazı ekinde gönderilmiştir.
5-Taraflara ait ticari defterler
6-Bilirkişi raporları
i)Taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak, iddia ve savunmayı irdeleyen, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi değerlendiren, takip konusu edilen ticari alım satım ilişkisinin taraf ticari defterlerinde yer alıp almadığı, bu hususta davalı tarafça düzenlenen faturanın bulunup bulunmadığı ve varsa ödemelerin defter kayıtlarında yer alıp almadığını tespit eden, davalının ticari defterlerinde taraflar arasında ihtilafa konu edilen ... 14 Plus ... 128 gb ... IMEI numaralı, ... seri numaralı telefonun kendi ticari işletmesi envanterine alınmasına dair herhangi bir kaydın yer alıp almadığının, bu malın davalı tarafından davacıya satılmak üzere satın alınmasına ilişkin düzenlenen herhangi bir fatura ya da kaydın yer alıp almadığı, hususlarında SMMM bilirkişiden aldırılan 29.11.2023 havale tarihli raporda özetle;
Davacı ile Davalı taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı ve davalı taraf arasında imzalanmış olan ticari bir sözleşmenin dava dosyası bulunmadığı, davacı ...'in 2022 yılı yasal defterlerinin lehine delil teşkil edebilecek vaziyette olduğu, davalı ... tarafından resmi defter ve belgelerinin inceleme için sunulmamış olduğu,
İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı takip dosyasındaki alacak bedelinin; "Kutudan çıkan cihazın imitasyon olması nedeniyle; kutusundaki imei numarası ... olan ... 14 Plus ... 128 GB model cep telefonu bedelinin iadesi 30.000.00 TL" açıklamasına dayandırılmış olduğunun görüldüğü,
Davacı ... firmasının yasal defter ve dayanağı belgelerinin tetkikinde; Taraflar arasında ki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 20.05.2022 tarihinde başlamış olduğu, davacı ve davalı taraf arasında imzalanmış olan ticari bir sözleşme bulunmadığı ve 12.600,00.-TL'lik Davacı ... firmasının 31.12.2022 tarihinde yapmış olduğu 31/12/2022-cari açıklamalı yevmiye kaydı ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve buradan hareketle Davacı ... firmasının Davalı ... firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 17.02.2023 icra takip tarihi itibari ile borç yada alacak bakiyesinin bulunmadığı hesap bakiyesinin sıfır -0- olduğu tespit edildiğini,
Davacı ... ... A.Ş. ... İban nolu hesabından davalı ...'ın Yine ... A.Ş. ... İban nolu hesabına 14.12.2022 tarihinde 30.000,00-TL tutarında ödeme yapılmış olduğu görülmüştür. ilgili ödeme kaydını davacı ...'in yevmiye defterinde (yukarıdaki cari hesap ekstresinde görüleceği üzere) 20.12.2022 tarih/... yevmiye fiş kayıt numarası ile kayıtlı olduğu tespit edildiğini,
Davacı ...'in dava açılış dilekçesindeki beyanı olan “Müvekkil 14.12.2022 tarihinde 30.000 TL bedel karşılığında davalıdan "..." imei numaralı ... 14 Plus ... 128 GB model cep telefonunu ticari kazanç sağlamak amacıyla satın almıştır.” telefon alımı ile ilgili olarak davalı ... tarafından davacı ...'e kesilmiş olan satış faturası dava dosyası içerisinde görülemediğini, / tespit edilemediğini,
TC. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici İle İlişkiler Müdürlüğü Tarafından sayın Mahkemeye 10.10.2023 tarihinde sunulan beyan yazısına göre davacının davalıdan aldığını beyan etmiş olduğu ..." imei numaralı ... seri numaralı ... 14 Plus ... 128 GB model cep telefonunun, kaydının bulunup bulunmadığı, kasa üzerindeki IMEI numarası ile cihazın ekranında gösterilen IMEI numarası arasında farklılık bulunup bulunmadığı, aynı imei ve seri numarasında olan başka telefon bulunup bulunmadığı yada imei ve seri numarasının dava konusu olan telefona ait olup olmadığı tarafımca tespit edilebilmesi mümkün olmayıp takdir sayın mahkemenin olduğunu,
Dava konusu olan cep telefonunun davacı ... tarafından davalı ...'a iade edildiğine dair dava dosyası içerisinde belge görülememiş olup, dava konusu olan cep telefonunun 2. el değerinin yada hurda değerinin bulunup bulunmadığına dair tarafımca görüş ve kanaatte bulunulması mümkün olmayıp takdir sayın mahkemenin olduğunu,
Bu minvalde yukarıda yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davacı ...'in ... A.Ş. ... İban nolu hesabından davalı ...'ın yine ... A.Ş. ... İban nolu hesabına 14.12.2022 tarihinde 30.000,00-TL tutarında ödeme yapılmış olan ödemenin davalı ... tarafından davacı ... iade edilmesine karar verilecek olur ise; davacı ...'in davalı ...'tan 17.02.2023 icra takip tarihi 30.000,00TL asıl alacak bedelini talep edebileceği, davacının ayrıca faiz talebinin mahkemenin yetki ve takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılabileceğinin rapor edilmiştir.
ii) Dosyanın cep telefonu üretimi ve onarımı konularında uzman bilirkişiye tevdi edilerek, taraflar arasında ihtilafa konu edilen ... 14 Plus ... 128 gb ... IMEI numaralı, ... seri numaralı telefona ilişkin olarak BTK'dan celp edilen yazı cevabı da incelenerek telefon üzerinde ya da içeriğinde söz konusu seri numarası ve IMEI numarasının tespit edilip edilemediği, cihazın elektronik kimlik bilgisinin değiştirilip değiştirilmediği telefonunun niteliğinin ne şekilde olduğu, kutunun ve içerisinde bulunduğu telefonun orijinal olup olmadığı, telefonun ayıplı olmadığı hususlarında Teknik bilirkişiden aldırılan 07.03.2024 havale tarihli raporda özetle; Kutunun mevcut hali ile orijinal olabileceği, ancak cihazın demo cihaz olarak tabir edilen cihazlardan olduğu, içerisinde anakart ve batarya bulunmadığı, kullanılabilmesinin mümkün olmadığı, cihazda anakart bulunmadığı için kimlik bilgisinin de olmadığının cihaz üzerinde yapılan incelemeler ve mesleki tecrübe ile değerlendirildiği rapor edilmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, Selçuk İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, ayıplı ürün nedeniyle sözleşme iptali ve bedel iadesi istemine ilişkin olarak başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Selçuk İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, takibin yerinde olup olmadığı ve itirazın iptali ve tazminat şartlarının mevcut olup olmadığı, davacı tarafça davalı tarafından kendilerine satılarak teslim edildiği belirtilen ... 14 Plus ... 128 gb ... IMEI numaralı, ... seri numaralı telefonun ayıplı olup olmadığı, davacının ayıplı ürün sebebiyle bedelin iadesi talebinin kabul edilebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı taraf açtığı davasında; davalıdan, davaya konu ... 14 Plus ... 128 gb ... IMEI numaralı, ... seri numaralı cep telefonunu, ticari kazanç sağlamak amacıyla üçüncü kişiye satmak amacıyla 30.000,00-TL bedel karşılığında davalıdan satın aldığını, bedeli 14/12/2022 tarihinde davalıya ödediğini, telefonun 16/12/2022 tarihinde kendisine ulaştığını, telefon müşteriye teslim edileceğinden kendisi tarafından açılmadığını, akabinde telefonu müşterisine teslim ettiğini, telefonun müşteriye teslim edilmesinden sonra müşterinin telefonun orijinal olmadığını fark ettiğini ve davacıya iade ettiğini, davacının da davalıya ayıp ihbarında bulunduğunu ve telefonun satım bedeli olan 30.000,00-TL'nin iadesinin istenildiğini belirterek, davalıdan satın alınan telefonun ayıplı olduğundan bahisle, satış bedeli olan 30.000,00-TL'nin iadesine ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Ayıba karşı tekeffül, doktrinde, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaad edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulması şeklinde tarif edilmektedir. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Çünkü satımda alıcının amacı, istediği maksat için kullanabileceği, yararlı bir malın mülkiyetine sahip olmaktır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Bu nedenle satıcının bu borcunu kanuni bir borç olarak nitelendirmek mümkündür. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur. Ayıp sözüyle, bir şeyde bulunmaması gereken objektif bozukluklar ve eksiklikler kast olunmaktadır. Ayıp maddi şekilde olabileceği gibi hukuki veya ekonomik bir ayıp şeklinde de ortaya çıkabilecektir.
Satıma konu mal ayıplı ise, alıcı satım sözleşmesini feshedebileceği gibi satım bedelinin indirilmesini de isteyebilecektir. Diğer taraftan, misli mal satımında; alıcıya, yukarıda sayılan haklara ek olarak, satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini talep hakkı da tanınmaktadır. Satım sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır.
Tarafların tacir olduğu dikkate alındığında uygulama alanı bulacak olan TTK md. 25/3 "Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa,haklarım muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde Borçlar Kanunu’nun 198 maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları tatbik olunur." şeklindedir. Buna göre, alıcının satım konusu malı muayene etmesi ve ayıp halinde bunu ihbar etmesi gereklidir. Yukarıda belirtildiği gibi, tespit edilen ayıplar gizli ayıp niteliği taşımadığının ispat edilmesi halinde, sekiz günlük süre içinde ayıp ihbarının yapılmış olması gerekir.
Somut olayda, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu ... 14 Plus ... 128 gb ... IMEI numaralı, ... seri numaralı kutu içerisinde bulunan telefonun kutusunun orijinal olmasına karşılık, kutu içerisinden çıkan cihazın demo cihaz olarak tabir edilen cihazlardan olduğu, içerisinde anakart ve batarya bulunmadığı, kullanılabilmesinin mümkün olmadığı, cihazda anakart bulunmadığı için kimlik bilgisinin de olmadığı tespit edilmiş olmakla; davacı tarafından telefonun müşterisine tesliminden sonra kendisine yapılan ayıp ihbarı sonrasında davalıya hemen ayıbın ihbar edildiğinin sunulan mesaj içerikleri ile ispat edildiği (tacirler arası ayıp ihbarının TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden olmadığı, dolayısıyla mesaj yoluyla yapılan ayıp ihbarının geçerli kabul edilmesi gerektiği), davalının davacının ayıp ihbarı karşısında bu hususta bilgi edinerek kendisinin telefonu aldığı kişiye durumu bildireceği ve şikayette bulunacağı hususunda davacıya mesajlar gönderdiği anlaşılmaktadır. Açıklanan tüm bu hususlar karşısında davacının ayıplı mal satımı sebebiyle satım bedeli olan 30.000-TL'nin davacıdan iadesini talep edebileceği kanaatine varılarak 30.000-TL satım bedeli yönünden davalının takibe vaki itirazının iptaline, TTK md. 18/3 hükmü gereği, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağından somut olayda temerrüt olgusunun gerçekleşmediği kabul edilerek işlemiş faiz talebi yönünden davanın reddine, takip konusu alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Selçuk İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının 30.000,00-TL'lik asıl alacak kısmı yönünden iptaline, takibin bu miktar ve bu miktara takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda işletilecek faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında (6.000,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.049,30-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin harç olarak alınan 519,66-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 152,15-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.566,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince Selçuk Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 3.076,00-TL'sinin davalıdan alınarak, 43,99-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça peşin harç olarak yapılan toplam 519,66-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 4.623,53-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.558,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının derhal ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 06/06/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!