WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İZMIR 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/248 Esas
KARAR NO : 2024/484
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Ödemiş merkezli işletmesinde süs bitkisi yetiştiriciliği ve peyzaj düzenlenmesi yaptığını, davalının da İstanbul merkezli işletmesinde süs bitkileri ve peyzaj düzenlemesi yaptığını, müvekkili şirketin davalı şirket ile yaptığı anlaşmaya istinaden fatura konusu süs bitkilerini davalı şirkete teslim ettiğini, davalıdan para alacağı bulunduğunu, bu alacak karşılığı bir kambiyo senedi verilmediğini, müvekkilinin davalıyla işyerinde yaptığı sözleşmeye istinaden fatura konusu süs bitkilerini davalıya teslim ettiğini, davalıdan para alacağı bulunduğunu, davalının aldığı süs bitkilerinin toplam bedeli olan 108.810,00 TL'yi ödemediği için, ödenmeyen fatura örneklerinin eklenmek suretiyle davalı aleyhine, Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve fatura içeriklerine itiraz etmediğini, borca itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirketin icra takibinin açıldığı 18.01.2022 tarihinde itiraz dilekçesinin ekinde yer verdiği dekont ile müvekkili şirketin yalnızca 30.000,00 TL vergi borcunu ödediğini, davalı şirketin aleyhlerine icra takibi açılmasından sonra da 27.01.2022 tarihinde müvekkili şirketin 71.810,95 TL vergi borcunu ödediğini, 08.02.2022 tarihinde 6.999,05 TL'sı bakiye asıl alacağı müvekkili şirket hesabına ödediğini, ancak itirazın iptali istenen alacaklısı oldukları Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip sonrası ödenen bu meblağlar ile asıl alacaktan alacağı bulunmadığı sonucuna varılamayacağını, TBK 100 maddesi gereğince ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesi gerekeceğini, bu yöntem ile yapılan hesaplama neticesinde bakiye alacağı, takip, icra masrafları, işleyen faiz ve vekalet ücretinin taraflarına ödenmediğini, takip konusu borcun ticari ilişkiden kaynaklanması sebebiyle zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davalının icra takibindeki itirazlarının iptali ile, asıl alacağın takip tarihinden sonra ödenmiş olmakla, 704,15 TL icra gideri (698,65 TL ilk masraf+ 5,50 TL Posta gideri) ile 19.193,44 TL vekalet ücretinden oluşan toplam 19.897,59 TLsı alacağa icra takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilecek şekilde takibin devamına, müvekkilinin alacağının faturalar ile likit olduğu sabit olduğundan ve davalı takibi uzatmak, faiz, icra takip gideri ve vekalet ücreti ödememek maksadı ile kötü niyetle itiraz ettiğinden asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, Harçlar Kanunu 29/son gereğince icra takibinde peşin alınan harcın, hükmedilecek harçtan mahsubuna, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin zaman zaman davacıdan mal aldığını, en son 12.05.2021 tarihli faturaya istinaden 79.380,00.-TL ve 17.05.2021 tarihli faturaya istinaden de 29.430,00.-TL olmak üzere toplam 108.810,00.-TL lık mal aldığını, davacıya 05.09.2021 tarihli 45,90TL lık iade faturası kestiğini, bu nedenle davacının müvekkili nezdinde 108.764,10.-TL alacağı doğduğunu, müvekkilinin iade faturadan sonra kalan bu borcu yani fatura bedellerini ödediğini, davalının Ödemiş Vergi Dairesi'ne olan 101.810,95-TL vergi borcuna mahsuben vergi dairesine18.01.2022 tarihinde 30.000,00.-TL, 27.01.2022 tarihin de 71.810,95.-TL olmak üzere toplamda 101.810,95-TL ödeme yaptığını, her iki faturadan kalan cari alacağının da 08.02.2022 tarihinde 6.953,15.-TL olarak davacıya ödendiğini, müvekkili tarafından öncelikle vergi borcunun ödenmesine davacının da muvafakati olduğunu, müvekkilinin davacıdan ödemelerin yapılabilmesi için vergi borcunun olup olmadığını talep ettiğini, ancak davacı aradan geçen zamandan sonra ancak 17.01.2022 tarihinde müvekkili şirkete Ödemiş Vergi Dairesi'ne olan vergi borcunun miktarını bildirdiğini, 18.01.2022 de mali müşavirin müvekkili şirkete Ödemiş Vergi Dairesi'ne olan davacının vergi borcunun ödenmesi talebinde bulunduğunu, müvekkilinin de hemen aynı gün 30.000,00.-TL ve 27.01.2022 tarihinde de 71.810,95.-TL davacı vergi borcunu ödediğini, 08.02.2022 tarihinde de davacının kalan 6.953,15.-TL alacağını ödediğini, bu gecikmenin tamamen davacıdan kaynaklı bir gecikme olup davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına, %20 kötü niyet tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ödemiş İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası,
Fatura, irsaliye örnekleri, muavin defter örneği, ödeme dekontu,
SMMM Bilirkişisi ve Hukukçu Nitelikli Hesap Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.02.2024 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden fatura konusu süs bitkilerini davalıya teslim ettiğini ancak davalı tarafça bu satıma ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği, bu nedenle icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği belirtilerek, 704,15 TL icra gideri ile 19.193,44 TL vekalet ücretinden oluşan toplam 19.897,59 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 18.01.2022 tarihinde 108.810,00 TL fatura bedeli alacağına yönelik asıl alacak, 12.479,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 121.289,61 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça sunulan itiraz dilekçesinde davacının 78.764,10 TL alacağının bulunduğu ve ayrıca borçlu şirketin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın iştiraki olması nedeniyle 4724 Sayılı Kamu İhale Kapsamında idare statüsünde olduğu belirtilerek bu kapsamda 6183 Sayılı Kanunu'nun 22/a maddesi ile Tahsilat Genel Tebliği Hükümleri gereğince ödeme yapabilmesi için Maliye Bakanlığı'na bağlı vergi dairelerine vadesi geçmiş borcun olmadığına dair alacaklı şirketin belge sunma zorunluluğunun bulunduğu, davacı alacaklı şirketin 17.01.2022 tarihinde sunduğu belgeye göre 101.810,95 TL vergi borcunun bulunduğunun tespit edildiği belirtilerek borca ve fer'ilerine itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine takibin durmasına karar verilmiş ve süresinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, davacıdan 12.05.2021 tarihli faturaya istinaden 79.380,00 TL ve 17.05.2021 tarihli faturaya istinaden de 29.430,00 TL olmak üzere toplam 108.810,00 TL'lik mal alındığı belirtilmiş ve davacıya 05.09.2021 tarihli 45,90 TL'lik iade faturası kesildiği belirtilerek davacının alacağının 108.764,10 TL olduğu belirtilmiştir. Ayrıca davalının 4724 Sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında "idare" statüsünde olduğu belirtilerek 6183 Sayılı Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince ve tahsilat genel tebliği uyarınca mal ve hizmet alımları ve yapım işleri nedeniyle yapılacak ödemelerde vergi dairelerine vadesi geçmiş borcunun olmadığına dair belge arama zorunluluğunun olduğu belirtilerek davacı tarafça 17.01.2022 tarihinde sunulan belgeye göre 101.810,95 TL vergi borcunun olduğu, bu nedenle vergi borcuna mahsuben vergi dairesine 18.01.2022 tarihinde 30.000,00 TL ve 27.01.2022 tarihinde de 71.810,95 TL olmak üzere 101.810,095 TL ödeme yapıldığı, akabinde kalan cari alacağa ilişkin 08.02.2022 tarihinde de 6.953,15 TL davacıya ödeme yapıldığı beyan edilmiştir.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve yapılan ödemelerde dikkate alınarak uyuşmazlık hususunda bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi istenilmiş ve bilirkişi heyetince rapor düzenlenmiştir.
TBK'nın 90. Maddesi uyarınca, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğma anında muaccel olur.
Toplanan delillere, düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya satmış olduğu ürün karşılığında 45,90 TL'lik iade faturası da dikkate alındığında toplam 108.764,10 TL davalıdan alacaklı olduğu, 6183 Sayılı yasanın 22. Maddesi uyarınca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumların ödemelerinde yetkili tahsil dairesinden alınmış borcu olmadığına dair belgenin ibrazının zorunlu olduğu, buna rağmen bu belge ibraz edilmeden yapılan ödemelerde işlemi tesis eden kurum ve kuruluşlar aleyhine idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda düzenlenen tebliğ ve kanun hükümleri dikkate alındığında davalı şirketin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın iştiraki olduğu ve 4724 Sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olduğu, bu nedenle davalı tarafça ödeme yapılabilmesi için öncelikle vergi dairesinden alınmış borcu yoktur yazısının ibrazının zorunlu olduğu, bu kapsamda muacceliyet ve temerrüt değerlendirildiğinde bu belge sunulmadan ve makul ödeme süresi içerisinde ödeme beklenilmeden 17.01.2022 tarihinde alınmış belgede 101.810,95 TL vergi borcu olduğu ve bu borcun mahsubu ve ödemesi için gerekli makul süre beklenmeden 18.01.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu nedenlerle borcu yoktur yazısı davalıya ibraz edilinceye kadar davalının temerrüde düşmüş olduğunun kabul edilemeyeceği, davalı tarafından vergi dairesine yapılacak ödeme sonrasında davacıya ödeme yapılacağı dikkate alındığında vergi dairesinden alınan 17.01.2022 tarihli belgede davacının borçlu olduğu da göz önünde bulundurulduğunda vergi borcunun ödenmesi sonrasında davacıya bakiye ödeme yapılabileceği, aksi halde davalıların para cezası ve diğer yaptırımlara tabi olduğu, bu nedenle bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde temerrüt tarihinin fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde başlamayacağı, bu nedenle davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği gibi borcu yoktur yazısında borcu olduğu halde icra takibi başlatılmasında iyi niyetli olmadığı, bu nedenlerle davacı tarafça vergi dairesince alınan belgeye istinaden öncelikle davacının muvafakati de alınarak vergi dairesine davacının borcuna istinaden toplam 101.810,95 TL ödeme yapıldığı ve bakiye alacağa yönelik 08.02.2022 tarihinde de davacıya 6.953,15 TL ödeme yapıldığı, böylelikle borcun sona erdiği, davacının icra takip tarihi itibari ile muaceliyet ve temerrüt şartı gerçekleşmediğinden icra takibi nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 179,90 TL harç mahsup edildikten sonra bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/06/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.