WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İZMIR 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/123 Esas
KARAR NO : 2024/215
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2022
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili İzmir .... İş Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.06.2016 tarihinden 01.03.2022 tarihine kadar davalı şirkette kamyon şöförü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve usule aykırı olarak feshedilmiş olduğunu, müvekkilinin çıkışının SGK'ya 18 kodu ile işin sona ermesi nedenine dayalı olarak feshin gerçekleştiği bildirildiğini, davacı müvekkiline işin sona erdiğine dair herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığını, davacının, davalı işverenin resmi ihale ile elektrik hatlarının yenilenmesi, yeni elektrik hattı kurulması, tamir ve bakım ihalesi olarak devletten almış olduğu ihalelerde çalıştığını, Yapılan işlerin resmi iş ve çoğu zaman süreli olması nedeniyle haftanın yedi günü çalıştığını, çalışma saatleri sabah saat.08.00 da başlamakta akşam saat 20.00 da sona ermekte olduğunu, Ancak, işyerinde sürekli olarak fazla mesai yapıldığı için işten çıkış saatlerinin çoğu zaman saat.22.00' a kadar uzadığını, davacı müvekkilin yaptığın işin niteliği gereği hiçbir zaman mesai saatlerine uyulmadığını, müvekkilinin gece gündüz demeden sürekli olarak çalıştığını, davalı işverenin ülkenin değişik illerinde bulunan şantiyelerine sürekli olarak malzeme taşıdığını, davalı işveren tarafından davacı müvekkile hafta sonları çalışması ve fazla mesaileri nedeniyle hiçbir zaman ücret ödenmediğini, yine aynı şekilde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde da çalışma olduğundan müvekkilinin çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığı da kendisine ödenmediğini, davacı müvekkilin iş akdinin usule aykırı olarak feshedildiğini, iş akdinin feshine ilişkin olarak müvekkile herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, müvekkilinin ücretsiz izne çıkarıldığı bildirildikten sonra hiçbir haberi olmadan 01.03.2022 tarihinde işten çıkışının SGK' ya bildirildiğini, müvekkiline son Ocak- Şubat ayları maaşının ödenmediğini, dava şartı olması nedeniyle işçi alacaklarının tahsili için arabulucuya başvurulduğunu ... sayılı dosya üzerinden yürütülen görüşmeler sonucunda 01.06.2022 tarihli anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, 6100 sayılı Yeni HMK' nun 107. Maddesi ile dava konusu alacakların tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı durumlarda "Belirsiz Alacak Davacı" açma imkanı getirildiği, böylece yargılama aşamasında alacağın tam ve kesin olarak belirlendiği anda davacıya, iddiasının genişletilmesi yasağınayasağına tabi olmadan talebini arttırabilme imkanı tanındığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarını yönündeki taleplerinin kısmi dava olarak, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, fazla mesai ücretinden doğan ücret alacaklarına yönelik taleplerinin belirsiz alacak davası olarak yöneltilmesini, açıklanan nedenlerle, davalı işverenin arabuluculuk görüşmeleri sırasında yapmış olduğu kısmi ödemenin mahsubu ile bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00-TL kıdem tazminatı alacağı, 1.000,00-TL ihbar tazminatı, 250,00-TL yıllık izin ücreti alacağı, 250,00-TL fazla mesai ücretlerinden doğan alacak, 250,00-TL ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadan doğan alacak ve 250,00-TL hafta sonucu çalışmadan doğan alacak, 250,00-TL asgari geçim indiriminden doğan alacak ve 2022 yılı Ocak ve şubat ayları maaşından 250,00-TL olmak üzere toplam 3.500,00-TL alacağın iş akdinin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili İzmir .... İş Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle;davayı kabul etmemekle birlikte, müvekkil şirketin bazı bölgelerdeki bazı işleriyle ilgili olarak kamu ihale kanununa göre yükleniciler ile sözleşme imzaladığını, ... Dağıtım A.Ş. ve ... Mühendislik Ve Ticaret Anonim Şirketinin yüklenici firmalar olduğunu, yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu, davanın ihbarı gerektiğini, müvekkilinin iflasının açıldığını, Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 16/06/2022 tarih ve ... Esas sayılı kararları ile ... ve İnşaat Sanayıi Ticaret A.Ş.'nin iflasına, iflasın aynı tarih ve saat 16:25'da açılmasına karar verildiğini, davalı vekili tarafından vekili olduğu şirkete karşı açılan iş bu davada, husumet, zamanaşımı, görevsizlik, yetkisizlik hak düşürücü süre, taraf ehliyetinin yokluğu bulunduğu hususunda ilk itirazlarda bulunulduğunu, dava açılmadan önce yapılmış bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığından, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasının son cümlesi gereğince, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkili olan şirketin maddi hukuktan doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davacının hak etmiş olduğu çalışma karşılığı ücretini banka kanalıyla göndermiş olmakla birlikte maaş bordrosu düzenlemesiyle davacı tarafın aldığı ücret ve eklerini belgeye bağlama yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının, müvekkili olan şirket bünyesinde kamyon şoförü olarak asgari ücret ile çalıştığı, ekte sunulan SGK kayıtlarından da görüleceği üzere davacının iddialarının aksine iddia edilen sürelerde müvekkili olan şirkette çalışması bulunmadığı, Müvekkili olan şirketin, bölgede devamlılık arz eden bir faaliyet göstermeyip, ihale sözleşme süresinin bitiminde faaliyete son verdiğini, Davacı tarafından SGK kayıtları inkar edilmekte, resmi kayıtların ve davacının kendi imzasına havi iş sözleşmesinin aksine bir takım iddia ve talepler olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği belirtilen ücretle çalışmayı kendi özgür iradesi ile kabul ettiğini, davacı işçi tarafın çalışma süreleri ve ücret miktarına dair iddiaların gerçeklikten uzak olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle ve hayatın olağan akışının dışında yüksek bulmakla birlikte davacının ücretini belirleyebildiğini, davacının talep ettiği tüm alacaklarının ödendiğini, dolasıyla davacının taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. Maddesinde,işçi özlük dosyasında bulunan ve sayın mahkeme dosyasına da sunulan, davacıya ait imzaların bulunduğu, işçiye ait ücret hesabını gösterir pusulanın niteliği açıklandığı, işveren tarafından işçiye imzalatılan bu belge, işyeri kayıtlarına geçtiği ve herhangi bir anlaşmazlıkta ve yargı sürecinde delil olduğunu, işçinin imzasını taşıyan bu bordro sahteliği ispat edilene kadar kesin delil niteliğinde olduğu, işçi tarafından hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmış bu belge de belirtilen ücret,çalışma saati,izin günleri şeklindeki tüm kayıtlar işçinin bu konudaki taleplerine kesin delil teşkil etmekte olduğu, davacı tarafından imzalanmış ve inkar edilmeyen iş sözleşmesi, davacı tarafından inkar veya itiraz edilmemiş pusula ve bordrolar, işçinin imzasını taşıyan işveren çalışma formlarında; davacının çalışma şartları ve süresine ilişkin kayıtların aksini iddia ile müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacı tarafından ücret araştırması istenmekte ise de ,Emsal ücret araştırması Sendikalı işçiler için yapılabildiği davacının sendikalı olmadığı, Sendikasız olan davacının ne kadar ücret aldığının netleşmesinin ancak daha önceden çalıştığı şirketlerin maaş tutarlarını gösteren Hizmet Dökümünün celbi ile mümkün olabileceğini, davacı işçi tarafından fazla mesai alacağı talebinde bulunulmuş ise de, davacı işçinin fazla mesai alacağı bulunmadığı, davacının çalıştığı dönemde, bordrolarına ve puantaj kayıtlarına itiraz etmeyen davacının, bordro ve puantaj kayıtları dışındaki iddialarının,davacı tarafından en azından yazılı belge ile ispatı gerektiği, ödeme dekontlarında yer alan, aylara göre farklılık gösteren işçilik alacağı ödemeleri haricinde davacının fazla çalışması bulunmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği gibi günlük 12 saatten fazla çalıştığı hafta tatili kullanmadan çalıştırıldığı ve bu çalışmalarının karşılığının ödenmemesi iddiasının tamamen gerçek olduğu, bu hususa ilişkin davacıya ait puantaj kayıtlarının dosyaya sunulduğu, davacının, müvekkil şirketten hiçbir ücret,ubgt, fazla mesai ve hafta tatili alacağı bulunmadığı, davacı imzasına haiz bordrolar ile ücret pusulaları incelendiğinde fazla mesai, hafta tatili ve ubgt çalışmalarına ilişkin ücretin tahakkuk ettirilerek bordrolara işlendiği ve hesaplanarak davacıya ödendiği, beyan ederek mesnetsiz bir şekilde hukuka aykırı olarak açılmış haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan davalı ... A.Ş. cevap dilekçesi; müvekkili Şirket'in de ortağı olduğu ... Ortak Girişimi ile Davalı ... arasında anahtar teslim usulüne bir sözleşme akdedilmiş olup, bu sözleşmenin 31.12.2021 tarihinde karşılıklı olarak fesh edilmiş olduğunu, ortak Girişim ile davalı ... arasında akdedilen sözleşmelerin birçok maddesinde davalı'nın kendi çalıştırdığı personelinden kendisinin sorumlu olduğunun açık ve net bir şekilde düzenlenmiş olduğunu, ayrıca Müvekkilinin ortağı olduğu ...k Ortak Girişimi ile Davalı ... şirketi arasında anahtar teslim usulüne dayalı olarak bir sözleşme akdedildiğinden Ortak Girişimin bu nedenle de herhangi bir nam ve ad altında sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili Şirketin ortağı olduğu Ortak Girişim ile Davalı arasında “anahtar teslim” esasına dayalı bir sözleşme akdedildiğinden Yargıtay’ın yerleşmiş kararları uyarınca da Ortak Girişim'in asıl işveren sıfatı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATİ:
İzmir .... İş Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; 25.09.2018 tarih ve ... esas ... K.sayılı karar ile davaya bakmaya ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği Mahkememize gönderilen dosyanın Mahkememizin 2023/123 Esasına kayıt edilerek yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLER:
1- SGK emeklilik hizmetleri genel müdürlüğü 22.09.2022 tarihli yazısı:
Davacının tescil kaydı ve hizmet bilgileri gönderilmiştir. Ayrıca davacının 1.10.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı bildirilmiştir.
2-Bilirkişi ön raporu
Dosyanın dava dışı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, AGİ, UBGT, fazla mesai ve hafta tatili alacağı hususlarında inceleme yapılarak İş ve İcra Hukuku Alanında Uzman Hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen 31.08.2023 havale tarihli ön raporda; " İhbar olunan ... Dağıtım Anonim Şirketi'nden davalı şirket ile tek başına ve ihbar olunan diğer davalı İnoven şirketi ile birlikte ortak girişim olarak imzalanan ihale sözleşmeleri, süreleri, varsa davacınin çalışma sürelerine dair bilgi ve belgelerin temini gerektiği, davacının iş akdinin feshi tarihi itibarı ile dava dilekçesinde tahakkuk eden alacaklarının tahakkuk edip etmediği ve miktarlarının hesaplanması, ayrıca bu işçilik alacaklarına uygulanması gereken faiz oranlarına göre davalı müflis şirket yönünden iflas tarihine kadar birikmiş , faizlerinin hesaplanması için iş hukuk alanında uzman bilirkişinin görevlendirilerek hesaplama yapılması, İflas tarihi itibarı ile hesaplanacak olan alacak miktarının davalı ... şirketi yönünden kayıt kabul-sıra cetveline itiraz davası olarak devam edeceği, diğer davalı İnoven şirketini ve ... şirketinin sorumlulukları yönünden eksikler tamamlandıktan sonra hesaplama yapılabileceği tespit edildiği" belirtilmiştir.
3-Bilirkişi heyeti raporu
Bilirkişi ön raporu üzerine mahkememizce 14.09.2023 tarihli ara karar ile; " dosyaya İş Hukuk Alanında Uzman bir bilirkişi eklenerek dava dışı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, AGİ, UBGT, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının tespiti hususlarında daha önce dosyada görevlendirilen Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi Şenay Biçer ile birlikte ortak rapor tanzimine" karar verildiği ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 18.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ile " Davacının ;iş akdinin feshi tarihi 01.03.2022 tarihi itibarı ile, 28.575,35 TL Kıdem Tazminatı Alacağı, 9.340,80.TL İhbar Tazminatı Alacağı,12.176,40.TL Yıllık İzin Ücreti, 2.324,68.TL fazla çalışma ücreti alacağı , 10.008,00.TL Ücret Alacağı, 12.461,99.TL AGİ alacağı olmak üzere toplam 74.887,22.TL işçilik alacağı olduğu, Davalı (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin iş akdinin fesih tarihi olan 01.03.2022 tarihi itibarı ile; Ücret alacağı + ihbar tazminatı + yıllık izin ücreti + AGİ+ Fazla Çalışma alacağı toplamı 46.311,87.TL'den Kıdem tazminatından ise davacı işçiyi sigortalı çalıştırdığı süreye isabet eden 27.575,88.TL olmak üzere toplam 73.887,75.TL den sorumlu olduğu, İİK: m. 206 hükmü gereğine gereğince, bu miktarın İş akdinin fesih tarihinden itibaren iflas tarihi olan 16/06/2022 tarihine kadar geçen süredeki faizleri ile birlikte sıra cetveline birinci sıra alacağı olarak kaydedilmesinin gerektiği , davacının, dava dışı ... Elek.İnş.Paz.San.ve Tic.A.Ş. nezdinde 73 gün çalışması olduğu kıdem tazminatından bu firmanında 73 gün * 13.6921.TL = 999,52.TL'den sorumlu olduğu ancak bu firmaya karşı dava açılmadığı, davalı ... Mühendislik Ve Ticaret Anonim Şirketi nezdinde davacı işçinin sigortalı çalışması olmadığı, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacının bu şirketten alacağı tespit edilemediğinden davacının bu şirketten alacağı olmadığı , davacının, ... Dağıtım Anonim Şirketi nezdinde sigortalı çalışması olmadığı, İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile ... Dağıtım Anonim Şirketi arasında alt-üst işveren ilişkisi olup olmadığı konusunda dosyadaki belgeler göre bir tespit yapılamadığı, şayet davacının sigortalı çalıştığı, 14.06.2016 - 01.03.2022 tarihleri arasındaki sürelerde sigortalı çalıştığı şirketler veya bunların içinde bulunduğu ortak girişimler ... firmasından ihale almış ve davacı işçi ... şirketine ait işlerde çalıştırılmış ise üst işveren sıfatı ile tüm işçilik alacaklarından üst işveren ... firmasının işçiye karşı sorumlu olacağı, diğer alt işveren olan yüklenicilere sorumlu oldukları sürelere isabet eden miktarlarda rücu hakkı olacağı, ancak dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçinin çalışma sürelerinde ... firmasının üst işveren olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından davacının ... firmasından alacaklı bulunmadığı, bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Ankara ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2022 tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... nosunda kayıtlı davalı şirketin iflasına karar verildiği; davacı tarafından yukarıda belirtilen sebepler ile davalı aleyhine açılan iş bu davanın açılış tarihi göz önüne alındığında davalı yan yönünden iflas kararının verildiği tarihten sonra açıldığı ve iflas kararının 28/12/2022 tarihinde kesinleştiği sabittir.
Kural olarak, İİK 'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK'nın m.191), müflisin iflâs masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflâs idaresine aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için yasanın 194 maddesi ile davanın belli bir süre için durması yönünde düzenleme yapılmıştır.
İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin gerek davacı gerekse de davalı olunan bir takım istisnalar haricindeki hukuk davaları iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar devam eder ve söz konusu süre sonundan itibaren duran hukuk davalarına devam edilebilir.
İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Dava konusu uyuşmazlığı oluşturan talebin de söz konusu İİK 194 gereği durması gereken davalardan olduğu anlaşılmış ve kaldı ki görevsizlik kararı veren Mahkemece de bu yönde bir karar verildiği anlaşılmıştır.
Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre, bir ayrım yapmak gerekir ve ancak somut olayda davalı yan yönünden iflas kararı verildiğinden doğrudan davalı olma durumu yönünden açıklama yapmak gerecektir: İflâs idaresi, alacakları tahkik ederken müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez sadece, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplanması verir. (Yargıtay 15. HD'nin 2021/3014 esas ve 2021/791 karar sayılı ilamı).
Yargıtay ... HD'nin ... esas ve ... karar sayılı ilamında da aynen belirtildiği gibi bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alındığında davalı yan yönünden iflas müdürlüğü üzerinden açılan iflas dosyasına bu dava açılmadan evvel alacak kayıt talebinde bulunulması ve bunun reddedilmesi halinde dava yoluna gidilmesi gerektiği konusunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte bu husus dosya kapsamından sabit değil ise de bu hususa dair Mahkememizce bir araştırma yapılmaksızın yapılan değerlendirme neticesinde taraflar arası uyuşmazlık konusu husus yönünden yasal düzenlemenin 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesinde olduğu, adı geçen maddede aynen "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 297 nci maddenin son fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir." hükmüne yer verildiği görülmüştür.
Yukarıdaki yasal mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde her ne kadar İzmir .... İş Mahkemesi tarafından davanın iflastan sonra açıldığı belirtilerek davaya ticaret mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği düşüncesi ile dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi ATM'ye gönderilmesine dair karar verilmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiş ise de iş bu dava yönünden istem konusu edilen sıra cetveline itiraz davasının (uygulamadaki ismiyle kayıt kabul) iflasa karar veren yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği ve bu yerdeki Mahkemenin yetkisinin kesin olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi ve .... Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması karşısında davalı aleyhindeki işbu sıra cetveline itiraz davası adı geçen davalı hakkında iflas kararı veren Ankara Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaati ile Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu konusundaki değerlendirmeye ve verilen görevsizlik kararına itibar edilmemiş davayı görmeye Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkili olduğundan uyuşmazlık konusunda Mahkememiz yetkili olmadığından davanın HMK'nun 114/1-ç ve 115/2.maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın yetki yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN YETKİLİ ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine,
4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... iflas idaresi vekili ve ihbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı, diğer ihbar olunanın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı.14/03/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı