WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İZMIR 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/3 Esas
KARAR NO : 2024/301
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin akaryakıt ve benzeri petrol türevlerinin satşı alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin aynı zamanda ... firmasının distribütörü olup, Taşıt tanıma sistemi vasıtasıyla ... akaryakıt istasyonlarından anlaşma sağladığı firmalara akaryakıt satışında aracılık faaliyetinde bulunduğunu, bu faaliyete bağlı olarak 14/06/2019 tarihinde davalı şirket ile arasında taşıt tanıma sistemi ile akaryakıt alımı için sözleşmesel ilişki kurulduğunu, işbu sözleşmenin "Fesih ve Cezai şart" başlıklı 8. Maddesinde "ilk 6 aylık yakıt alımlarını baz alarak hesaplanan, aylık yakıt alımı ortalamasında %50 azalma olması durumunda ..., işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir." hükmünün yer aldığını, sözleşmede yer alan işbu maddeye rağmen davalı şirketin aylık yakıt alımlarının ilk 6 aylık yakıt alımları baz alınarak hesaplanan ortalamasının %90-95 oranında düştüğünü, sözleşmenin 8. Maddesinin devamında, "yukarıda sayılan herbir fesih nedeninin gerçekleşmesi halinde veya satılan taşıtlar üzerinden Taşıt tanıma cihazlarının sökülmemesi veya söküldüğü halde ...'e teslim edilmemesi, ... tarafından iadesi istenildiği halde iade edilmemesi veya ... tarafından zayi olduğunun, hasarlı olduğunun tespit edilmesi, ... TTS sistemine dahil olan araçların sözleşme süresinden önce sistemden çıkması halinde Cezai şart bedeli taşıt başına ve/veya herbir Taşıt Tanıma Cihazı için 1.000,00 TL+KDV olup, yıllık artış oranı (TEFE+ÜFE/2) olarak hesaplanacaktır. Müşteri bu hususu peşinen kabul eder." hükmünün yer aldığını, müvekkilinin 12/08/2020 tarihinde işbu sözleşmeden dağan hakkını kullanarak sözleşmenin 8. Maddesine göre sözleşmeyi feshettiğini, cezai şart bedelini talep ettiğini davalı şirkete iadeli taahhütlü posta ile bildirdiğini, buna göre davalı firmanın 33 adet aktif aracı bulunması nedeniyle 1.035,25 TL (1.000 TL+%3,525 TEFE+ÜFE/2 ORANI) olmak üzere toplam 34.163,25 TL cezai şart bedeli hesaplandığı ve fatura düzenlendiğini, fesih bildirimi ve 34.163,25 TL bedelli ... nolu faturanın davalı şirkete tebliğ edildğini ancak davalı şirketin gönderdiği 24/08/2020 tarihli ihtarname ile faturayı kabul etmediklerini ve böyle bir borcun olmadığının iafe edildiğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile 20.241,32 TL bedelli takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğunu beyan ederek itirazın iptaline ve işlemiş ve işleyecek olan ticari faizleri ile birlikte takibin devamına, haksız itirazlarından dolayı davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında doğrudan borçlanma sistemi kullanıldığını, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların DBS aracılığıyla ödendiğini, 13/08/2020 tarihli 34.163,25-TL bedelli faturanın tamamının yine doğrudan borçlanma sistemi ile otomatik olarak ödendiğini, davacı tarafın sözleşmeyi haksız surette sona erdirdiğini, yakıt alımının azaldığını iddia edilen dönemde pandemi ian edilmiş olup bu dönemin müvekkili bakımından mücbir sebep teşkil ettiğini, davacı tarafın sözleşmenin fehi bildiriminde cezai şartıda talep ettiğini ancak dilekçe ekinde yer alan fesih bildiriminde açıkça görüleceği üzere cezai şart bedelinin belirtilip herhangi bir talepte bulunulmadığını, davacı tarafça sözleşme feshedilmeden önce müvekkili şirkete hiçbir bildirimde bulunmadan sözleşmenin 5. Maddesinde %7,5 olarak belirlenen iskonto bedeli %3,43 e düşürüldüğünü, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın herhangi bir kesin ve geçerli veriye daynmaksızın müvekkilinin yakıt alım oranlarını belirttiğini, söz konusu oranların tespitinin ne şeklde ve neye dayalı olarak yapıldığı açık olmayıp belirtilen oranların tek taraflı olarak beyan edilmiş olduğunun kuvvetle muhtenel olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin 33 aracı ile taşıt tanıma sisteminin kullanıldığı ve cezai şart bedelinin 33 araç üzerinden belirlendiğini belirttiğini, davacının iddiasının aksine müvekkili şirkete ait 33 araç sözleşme kapsamında bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
1-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları
2-İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası
Takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı/davacı şirket tarafından borçlu/davalı şirkete karşı 03/09/2020 tarihli ödeme emri ile, 34.163,25-TL bedelli faturadan kaynaklı 20.241,32 TL asıl alacak, 152,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.393,82 TL alacağa istinaden takip tarihinden itibaren işleyecek %13,75 faizi ile birlikte ilamsız takip yoluyla takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu tarafa 04/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekili tarafından 07/09/2020 tarihinde borcun tamamına itiraz edildiği ve takibi durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3- Takibe dayanak e-fatura
4- 14/06/2019 tarihli taşıt tanıma sistemi sözleşmesi
5-Fesih bildirim yazısı
6- İl Hıfzıssıhha Kurulu kararları
İzmir Valiliğine müzekkere yazılarak; 2020 Mart ayından itibaren sokağa çıkma yasağının uygulandığı tarih aralığı ile hangi işyerlerinin hangi tarihlerde açık veya kapalı olmasına karar verildiğine ilişkin alınan tedbirlerin ve buna ilişkin belgelerin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün 23/11/2022 tarihli cevabi yazısı ile İl Hıfzıssıhha Kurulu kararlarının gönderildiği anlaşılmıştır.
7-Banka kayıtları
... Şubesine müzekkere yazılarak; davalı ... Pazarlama Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin ... nolu iban hesabının kapatılarak şubelerine aktarıldığı bildirildiğinden, bu hesaptan davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler ve buna ilişkin belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, bankanın 14/06/2022 tarihli cevabi yazısı ile belirtilen hesaplardan yapılan herhangi bir havale/eft ödemesine rastlanmadığı bildirilmiştir.
8-Tanık beyanları
Mahkememiz 23/06/2022 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanıkları ...; "ben davalı şirkette muhasebe sorumlusu olarak çalışmaktayım. Davalı şirket ile davacı şirket arasında 2019 yılında taşıt tanıma ve akaryakıt alımı sözleşmesi imzalandı. Ancak sözleşme imzalandıktan sonra pandemi başladı. Normalde şirketin o dönem 40 aracı vardı. 40 araç üzerinden anlaşma yapılmıştı. Pandemi başladıktan sonra her yer kapandığı için sadece acil durumlar için 3-4 tane araç kullanıldı. Zaten restoranlar, cafeler kapanmıştı. Bir süre sonra davacı tarafından faturalarda sözleşmeye göre belirlenen iskontoların düşürüldüğünü farkettik bununla ilgili davalı şirkete hiç bir bildirim yapılmadı. Biz de kendilerine mail atarak bu durumun nedenini sorduk ancak bir dönüş yapılmadı. Sonra davacı şirketin satış temsilcisi ...' i aradık bizim yapacağımız bir şey yok bu iş bizden çıktı şirketin başka bir birimi ile görüşün dedi. Bizim faturalarımız e-fatura olduğu için davacı şirketin bize ceza faturası gönderdiğini farkettik bunun içinde iletişine geçtiğimizde yakıt alımı düştüğü için bu faturayı kestik dediler. Yakıt alımının düşmesinde davalı şirketin bir kusur yoktur. Sadece pandemiden kaynaklı araçların çalışamamasından dolayı yakıt alımında düşüş olmuştur." şeklinde,
...; "ben davalı şirkette depo sorumlusu olarak çalışmaktayım. Davacı ve davalı şirketler arasında yapılan sözleşmeye ilişkin bir bilgim yoktur. Ancak araçların yakıt alımı ile ben ilgileniyordum yakıtları davacı şirketten alıyorduk ancak pandemi başlayınca çalışanlar işe dönüşümlü olarak 3 gün gelmeye başladılar çünkü hiç sevkiyat yapılmıyordu. Sadece 2 araç günlük dağıtıma çıkarıyorduk normalde 16 araç dağıtıma çıkardı. Depoda normalde 30 personel çalışırken pandemi döneminde bu günlük sadece 6 çalışana düştü. Sevkiyat olmadığı için ve çalışan sayısı az olduğu için biz de davacı şirketten daha az yakıt almak zorunda kaldık. Mart 2020 den sonra yakıt alımında pandemi ile birlikte düşüşler oldu. Benim iskontoya ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. 2019 Haziran ile pandemiye kadar olan dönem bizim sezonun bitme dönemleridir. En yoğun olduğumuz dönem Haziran-Temmuz-Ağustos aylarıdır. Ağustostan sonra sezon bitmeye başladığında daha az yakıt alımı yapıyoruz araçlarda daha az çalışıyor." şeklinde beyanda bulunmuştur.
9-Taraf ticari defter ve belgeleri
10-Bilirkişi raporları
i) Mahkememizce, taraf ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, takibe konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, taraflara arasındaki alacak- borç durumu, taraflar arasında akdedilen davaya konu taşıt tanımı ve yakıt alımı sözleşmesi gereği tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, davacının sözleşmeyi fes etmekle haklı olup olmadığı, haklı ise davacının cezai şart talep edip edemeyeceği, talep edilen cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına neden olup olmayacağı hususlarında SMMM bilirkişi ve Hesap Uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan 15/08/2022 havale tarihli raporda; Davacı şirkete ait ve davalı şirkete ait ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu, e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı, Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
Davacı şirket ticari defterlerinde takibe konu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde 128 şüpheli ticari alacaklar hesabında; icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin 20.241,32 TL borçlu olduğu; davalı şirket ticari defterlerinde takibe konu faturanın kayıtlı olmadığı, davalı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin 1.078,07 TL alacaklı olduğu,
Taraf defterlerindeki bakiye farklılığının davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmamış olan takibe konu faturadan ve 10/09/2020 tarihinde yapılan 15.000,00 TL ödemeden kaynaklandığı; Mahkemece, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği kanaatine varıldığı takdirde, davacı şirketin davalı şirketten 20.241,32 TL alacaklı olacağı; Mahkemece, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği kanaatine varıldığı takdirde, davacı şirketin davalı şirkete 13.921,93 TL borçlu olacağı,
Tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın davacının sözleşmenin, 6. Madde gereğince kendileri tarafından haklı feshedilerek, cezai şart faturası tahakkuk ettirilmesinden ve davalının 15.000-TL ödemesinden kaynaklandığı, Buna karşın davalının akaryakıt alımının sözleşme ile belirlenen sınırların altına düştüğü dönemin Covid tedbirlerinin uygulanmaya başladığı döneme denk geldiği, bu sebeple mücbir sebep taktir edilmesi halinde, davalının sözleşmenin ifa edemediği kısmından sorumlu sayılmayabileceği, bu halde davacı tarafa, davalının kusuruna dayanan veya haklı sebeple fesih hakkı vermeyebileceği, nihai taktirinin Mahkemeye ait olduğu, rapor edilmiştir.
ii)Mahkememizce İzmir Valiliğinden celp edilen 2020 Mart ayından itibaren uygulanan sokağa çıkma yasakları ile işyerlerinin açık veya kapalı olmasına yönelik düzenlemelere ilişkin İl Hıfzısıhha Kurulu kararları da incelenmek suretiyle, davalının rapora karşı itirazları da karşılar mahiyette davalının 2017-2018-2019 yıllarına ait defterleri ve bu yıllarda ki bilançoları da incelenmek suretiyle davalı şirketin 2017-2018-2019 yıllarındaki kar durumunun tespit edilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bilirkişi heyetinden aldırılan 09/03/2023 havale tarihli ek raporda özetle; 15/08/2022 havale tarihli kök rapordaki tespitlerin yinelendiği anlaşılmıştır.
iii)Taraf vekillerinin ek rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden aldırılan 18/01/2024 havale tarihli 2. ek raporda özetle; önceki incelemelerin yıllık bilançolar sunulduğu için yıllık olarak yapıldığını, satın alınan mal ile karlılılıığın her zaman doğrudan bağlantılı bir olay olmayıp, bunun stok ve satılan malın maliyetine göre değişebilecek bir unsur olduğu, Ek raporda ise COVİD tedbirleri döneminde davalının mal alışlarının düştüğü tespit edilerek ona göre tespit yapılmış olduğu, davalının ana faaliyet girdisini davacıdan temin etmekte olup, COVİD döneminde ana faaliyetinin etkilenmesi dolayısıyla davacıdan satın aldığı ticari mal miktarının diğer dönemlere göre düşmüş olabileceğinin açık olduğu, davalının mali tablolarının incelenmesi neticesinde; satışlarında 2020 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre artış meydana geldiği yıllık ortalama artış oranın %29,08, yıllık satış artış tutarının ise 7.255.393,86 TL olduğunun tespit edildiği,
Davalının karlılığın karşılaştırılmasında ise 2020 yılı ocak-şubat-mart dönemine göre Nisan-mayıs-haziran satışlarının artmasına rağmen karlılığında düşme meydana geldiği, ancak Temmuz-Ağustos-Eylül döneminde karlılığının Nisan-mayıs -Haziran dönemine göre %109 oranında arttığı, 2020 yılında yalnızca Ekim-Kasım-Aralık döneminde karlılığında azalma meydana geldiği, ancak bu azalmanın sebebinin, 2020 yılı ekim-kasım-aralık satış tutarlarının 2019 yılı aynı döneme isabet eden satış tutarlarından fazla olduğu dikkate alındığında bu azalmanın satış yapılmamasından değil işletmede oluşan diğer giderlerden meydana gelebileceği kanaatine varıldığı,
Davalı şirketin mart/2020 döneminden itibaren davacı şirketten akaryakıt alımlarının azaldığı, Davalı şirketin nisan ve mayıs/2020 dönemlerinde diğer aylara göre akaryakıt alımlarının yarı oranda azaldığı, davacı şirketten eylül/2020 döneminden itibaren akaryakıt alınmadığının tespit edildiği,
Buna göre davacının 2020 Mart ayından itibaren davalıdan mal alışlarını azalttığı ama mal alışlarındaki azalmanın COVİD döneminde hastalıktan faaliyetlerin etkilenmesi dolayısıyla gözükmediği, zira davalının başka kaynaklardan da yüklü miktarda mal almaya başladığıi, buna karşın davalının, davacının sözleşmedeki iskonto oranını düşürdüğünü savunduğu, ancak sözleşmeye göre, 5. Maddede davacının ekonomik, piyasa koşullarına göre satış koşullarını tek taraflı değiştirme yetkisine sahip olduğu, ancak davacının ekteki COVİD dönemi faturaları incelendiğinde, sözleşmesel %7,5 olan iskonto oranını tamamen ortadan kaldırmış ve iskonto uygulamamış gözükmekte olduğu, davalı cevap dilekçesinde iskonto oranının %3,43'e indirildiğini savunmakta ise de, incelenen COVİD dönemi faturalarında iskonto gözükmediği,
Davalının COVİD döneminde sözleşmedeki mal alış miktarının dönemsel olarak fesih hakkı veren oran altına düşmüş gözüktüğü, aynı dönemde davalının dışarıdan 3. Kişilerden mal almasının düşüşte ekten olduğu, buna karşın davacının da aynı dönemde incelemeye sunulan faturalara göre sözleşmesel iskontoyu tamamen uygulamamış gözüktüğü, bu durumda cezai şart tahakkukunun yerinde olup olmadığının taktirde olduğu, rapor edilmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, faturaya dayalı cezai-şart alacağı sebebiyle İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının takibe konu faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, taraflar arasında akdedilen davaya konu taşıt tanıma sözleşmesi gereği tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olup olmadığı, haklı ise davacının cezai şart talep edip edemeyeceği, noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki 14/06/2019 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi gereği davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığından dolayı sözleşmenin haklı nedenlerle fesih edilerek, sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağına ilişkin tanzim edilen faturaya dayalı olarak İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin davalının itirazı nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe itiraz dilekçesinde yetkiye, faize, borca ve tüm ferilere itiraz ettiklerini ve Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde de, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların doğrudan borçlanma sistemi aracılığıyla ödendiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak fesih edildiğini, yakıt alımının azaldığını iddia edilen dönemde pandemi ian edilmiş olduğundan bu dönemin müvekkili bakımından mücbir sebep teşkil ettiğini, beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflar arasında 14/06/2019 tarihinde imza altına alınmış olan Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi ile; ... TTS sistemine dahil etmek suretiyle davalı araçlarına ... yetkili istasyonlarından alınması kaydıyla, akaryakıt ikmal ve data hizmeti verme ve buna mukabil davalının da ... TTS marifetyle muhtelif ... akaryakıt istasyonlarından veya ... yetkili istasyonlarından satın almış olduğu akaryakıt ve ... TTS kullanım bedellerini davacıya sözleşmede öngörülen şart ve süreler dahilinde ödemesi konusunda anlaşmaya varıldığı; 14/06/2019 tarihinde imzalanan sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere 2 yıl süreli olarak düzenlendiği;
Sözleşmenin fesih ve cezai şart başlıklı 8. maddesine göre; davalı / müşterinin işbu sözleşme ile üstlendiği edimlerine riayet etmemesi ve/veya sözleşme süresinin bitiminden önce feshine sebebiyet vermesi, bankada kredi açılmaması, açılan kredinin limitlerinin yetersiz olması veya kredinin banka tarafından herhangi bir sebeple iptal edilmesi, dahil olmak üzere sistemde kayıtlı bulunan beher aracın 3 ay süresince yakıt almaması durumunda veya ilk sözleşme tarihindeki ... TTS sistemine dahil olan araç sayısında %50 azalma olması veya ilk 6 aylık yakıt alımlarını baz alarak hesaplanan aylık yakıt alımı ortalamasında %50 azalma olması durumunda davacı ...'in sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin hüküm altına alındığı; madde devamla belirtilen her bir fesh nedeninin gerçekleşmesi halinde veya satılan taşıtlar üzerinden taşıt tanıma cihazlarının sökülmemesi veya söküldüğü halde ...'e teslim edilmemesi, ... tarafından iadesi istenildiği halde iade edilmemesi veya ... tarafından zayi olduğunun, hasarlı olduğunun tespit edilmesi, ... TTS sistemine dahil olan araçların sözleşme süresinden önce sistemden çıkması halinde taşıt başına ve/veya herbir taşıt tanıma cihazı için 1.000 TL+KDV cezai şart bedelinin belirlendiği ve bu cezai şartın yıllık artış oranının (Tefe+Üfe/2) olarak hesaplanacağının belirtildiği görülmektedir.
Davacı tarafça, sözleşmenin 8. Maddesinde belirtildiği üzere davalının ilk 6 aylık yakıt alımları baz alınarak yapılan hesaplamada davalının ortalamasının %90-95 oranında düştüğünden bahisle sözleşmenin 14/08/2020 tarihli fesih bildirimi ile haklı sebeple feshedildiği ileri sürülmüş olup davalı taraf savunmasında yakıt alımlarının düştüğü dönemin pandemi dönemine rast geldiği ve mücbir sebep olarak kabul edilmesi gereken pandemi tedbirleri sebebiyle cezai şart talep edilemeyeceğini belirtmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.09.2022 tarih 2022/6-537 E. 2022/1179 K. Sayılı kararında, Covid-19 pandemisinin mücbir sebep oluşturup oluşturmayacağı şu şekilde değerlendirilmiştir:
"26. Bilindiği üzere Aralık 2019 tarihinde Çin’in Vuhan şehrinde ortaya çıkan Covid-19, bütün dünyayı etkisi altına alan olağanüstü bir durum meydana getirmiş, Dünya Sağlık Örgütü de Covid-19’u yayılış hızı ve etkileri nedeniyle “pandemi” ilan etmiştir.
27. Covid-19 pandemisi, “mücbir sebep” veya borcu “imkânsız” kılan bir olgu olarak sözleşmelerin ifasını etkilemektedir. Covid-19, doğrudan bir salgın hastalık olması yanında aynı zamanda salgından korunmak için Devlet tarafından alınan önlemler sebebiyle de sözleşmeleri etkilemektedir. Birçok işyeri veya işletme kapatılmakta ya da faaliyetleri sınırlandırılmakta; toplantılar, gösteriler, uçuşlar, törenler gibi etkinlikler yasaklanmakta veya büyük ölçüde kısıtlanmakta; sokağa çıkma yasakları veya kısıtlamaları getirilmektedir. Alınan bu önlemler sözleşmelerin ifasını da doğal olarak etkilemektedir.
28. Mücbir sebep, kanunda tanımlanmış değildir. Roma hukukundan beri varolagelmiş olan bu kavram, doktrinde sözleşme sorumluluğu bakımından genellikle şu şekilde tanımlanmaktadır: Mücbir sebep (höhere Gewalt; force majeure, vis maior), borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır [Kırca, Çiğdem, Karakaş Tülay F.: Pandeminin (Covid-19’un) Sözleşmelerin İfasına Etkisi, Ankara 2021, s. 3].
29. Mücbir sebepten bahsedebilmek için, mücbir sebep oluşturan bir olayın meydana gelmesi gerekir. Bu olay, doğal afet, salgın hastalık gibi doğal; savaş, grev gibi insandan kaynaklanan toplumsal; ithalat-ihracat yasakları, seyahat engelleri gibi hukukî bir olay olması mümkündür. Küresel salgın olan Covid-19 da doğal bir olay ve hukukî engellere sebebiyet verebilmektedir.
30. Mücbir sebebi oluşturan olayın borçlunun sorumluluk alanı dışında gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu unsur haricilik (dışsallık) olarak da adlandırılmaktadır. Mücbir sebebin önemli diğer unsuru da kaçınılmazlıktır. Başka bir ifade ile söz konusu olay, borcun kaçınılmaz surette ihlâli sonucunu doğurmalıdır (Kırca, Karakaş, s. 4 vd.).
31. Covid-19 pandemisinin varlığı, sözleşmenin ifası açısından kendiliğinden mücbir sebep oluşturmaz. Mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için pandeminin yarattığı sonuçlar ile sözleşmenin ifasının engellenmesi arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Bir olayın mücbir sebep olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre tespit edilmesi gerekir. Bir sözleşme için mücbir sebep teşkil eden durum başka bir sözleşme için mücbir sebep teşkil etmeyebilir. Bu itibarla Covid-19, her durumda mücbir sebep oluşturduğu genellemesinden hareket edilemez; bir başka deyişle, her somut sözleşme için Covid-19’un mücbir sebep oluşturup oluşturmadığı denetlenmelidir (Kırca, Karakaş, s. 7)."
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davalı şirketin karlılık durumunun 2017 yılında 51.944,05-TL, 2018 yılında 58.623,00-TL, 2019 yılında 58.164,00-TL ve 2020 yılında 82.479,64-TL şeklinde olduğu; davalının mali tablolarının incelenmesinde satışlarında 2020 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre artış meydana geldiği yıllık ortalama artış oranın %29,08, yıllık satış artış tutarının ise 7.255.393,86 TL olduğu; davalının karlılığın karşılaştırılmasında ise 2020 yılı Ocak- Şubat- Mart dönemine göre Nisan- Mayıs- Haziran satışlarının artmasına rağmen karlılığında düşme meydana geldiği, ancak Temmuz-Ağustos-Eylül döneminde karlılığının Nisan- Mayıs -Haziran dönemine göre %109 oranında arttığı, 2020 yılında yalnızca Ekim-Kasım-Aralık döneminde karlılığında azalma meydana geldiği, ancak bu azalmanın sebebinin, 2020 yılı Ekim- Kasım- Aralık satış tutarlarının 2019 yılı aynı döneme isabet eden satış tutarlarından fazla olduğu dikkate alındığında bu azalmanın satış yapılmamasından değil işletmede oluşan diğer giderlerden meydana gelebileceği; davalı şirketin Mart/2020 döneminden itibaren davacı şirketten akaryakıt alımlarının azaldığı, davalı şirketin Nisan - Mayıs/2020 dönemlerinde diğer aylara göre akaryakıt alımlarının yarı oranda azaldığı ve davacı şirketten Eylül/2020 döneminden itibaren akaryakıt alınmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça ileri sürülen beyanlarda pandemi sebebiyle alınan tedbirler dolayısıyla mal alışlarının azaldığı belirtilmiş ise de, davalının faaliyet kolunun pandemi sebebiyle alınan tedbirlerin kapsamı dışında kaldığı, diğer taraftan alınan tedbirler sebebiyle dolaylı olarak davalının mal alışında bir miktar azalma olması beklenebilir ise de, davalının davacıdan olan alım miktarı düşerken başka kaynaklardan yüklü miktarda mal almaya başladığının ticari kayıtları üzerinden tespit edildiği görüldüğünden davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilememiştir.
Davalı tarafından bir diğer savunma olarak davacının sözleşme kapsamındaki iskonto oranlarını uygulamadığı, bunun sebebi mail yoluyla davacı şirketten sorulduğunda yanıt alınamadığı ileri sürülmüş olup sözleşmenin 5. maddesine göre, davacının ekonomik, piyasa koşullarına göre satış koşullarını tek taraflı değiştirme yetkisine sahip olduğu hüküm altına alındığından davalının bu yöndeki savunmalarına da itibar edilememiştir.
Açıklanan tüm bu hususlar kapsamında, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu ve sözleşme hükümleri doğrultusunda cezai şart talep edebileceği, bu yönde davacı tarafından başlatılan takibin yerinde olduğu, her ne kadar davalı tarafından fatura bedelinin ödendiği yönünde beyanlarda bulunulmuş ise de incelenen ticari defter kayıtlarında bu yönde bir ödemenin mevcut olmadığı anlaşıldığından, davanın dava konusu edilen asıl alacak üzerinden kabulüne, alacak belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının dava konusu edilen 20.241,32-TL Asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında (4.048,26-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.382,68-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 345,68-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 101,97-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 935,03-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru nolu dosyası ile tarafından taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça peşin harç olarak yapılan 345,68-TL, başvurma harcı olarak yapılan 59,30-TL olmak üzere toplam 404,98-TL ve davacının iş bu dosyada yaptığı ve karşıladığı toplam 2.176,85-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.581,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının iş bu dosyada yaptığı ve karşıladığı toplam 100,00-TL yargılama giderinin davalının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00‬-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 18/04/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı