T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/159 Esas
KARAR NO : 2024/293
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2022
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin, davalı şirket ile yapmış olduğu 27.01.2017 tarihli sözleşme ile İzmir ili,... Parselde bulunan taşınmazda akaryakıt istasyonu bina yapım işleri konusunda anlaştıklarını, davacı müvekkili şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, ayrıca ilave işler de yaptığını, tüm bu işlerin bedeli olan 242.842,54-TL tutarlı ve ... sıra numaralı, 22.12.2017 tarihli fatura da keserek davalıya gönderdiğini, davalı borçlu tarafın, sözleşme ve fatura gereği eksik ödemede bulunduğunu, müvekkilinin bütün sözlü başvurularının yanıtsız bırakıldığını, bu sebeple davacı müvekkili şirketin, davalı nezdinde bulunan bakiye alacağının tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyası ile davalı şirket hakkında 42.842,54-TL bakiye asıl alacak, 7.041,35-TL işlemiş faiz ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplamda 49.883,89-TL'lik tutar için 02.12.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından borca ve icra takibinin yetkisine itirazda bulunarak borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davacı müvekkili şirketçe İzmir Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını ve arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflar tacir olduklarını, aralarında yetki sözleşmesi yaptıklarını, yetki sözleşmesinin yasal şartları taşıdığını, tacirler arasındaki davalar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüldüğünden ve işin yapıldığı yer olan Menderes İlçesi de İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisi dahilinde olduğundan Mahkemenin görevli olduğunu, davalı tarafın yetki itirazının kötü niyetli olduğunu, belirtilen nedenlerle icra takibinin yetkili icra dairesinde açıldığını, davalı tarafından yasal süresi içerisinde faturaya ve fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, borçlunun borcun varlığını ve miktarını faturaya yasal süresi içinde itiraz etmemesi sebebiyle kabul etmiş olmasına rağmen, bakiye borcunu ödemediğini ve icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğunu, likit alacağa haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalı borçlunun İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına haksız ve kötüniyetli olan yetkiye, borca ve tüm ferilerine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davacı arasında müvekkili şirkete ait ve İzmir, Menderes'te kain taşınmazda akaryakıt istasyonu bina yapım işleri konusunda 27.01.2017 tarihinde anlaşıldığını, işbu sözleşme uyarınca işin bitim tarihinin 15.03.2017 olarak belirlendiğini, inşaatın yapı kullanma izin belgesi alınarak tesliminin de şart koşulduğunu, ancak davacı tarafından süresi içerisinde üstlenilen iş bitirilmediği gibi inşaatın da yarım bırakıldığını, davalı tarafın Sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen müvekkili şirkete fatura keserek alacak talebinde bulunmuşsa da; davacı tarafça inşaatın yarım bırakılmasının, üstlenilen işin bitirilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin davacı tarafa ödemesi gereken herhangi muaccel bir borcu doğmadığını, davalının üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin, dava dışı üçüncü bir yüklenici ...Şti ile işi tamamlamak üzere yeniden anlaşmak zorunda kaldığını, hal böyleyken davacı tarafın alacaklı olduğu iddiasıyla başlatılan takibe konu alacak tutarının müvekkili şirket tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacı taraftan alacaklı konumda olduğunu, taraflar arasındaki cari ilişkinin ihtilaflı durumda olduğunu, hal böyleyken davacının alacağın likit olduğu yönündeki iddiasının açıkça dayanaktan yoksun ve temelsiz olduğunu, müvekkilinin belirli ve kesin olmayan bir alacak tutarından dolayı icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin mümkün olamayacağını ve esasen davacı tarafça sözleşmesel ilişki kapsamında yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmeyerek müvekkilini zarara uğrattığından ve taraflar arasında bu hususta uyuşmazlık bulunduğundan alacağın likit olmasının söz konusu olmadığı gibi, davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin açıkça kötü niyetli olduğundan bu talebi yönünden de davanın reddi gerektiğini, benzin istasyonu zamanında bitirilip teslim edilmediği için müvekkilinin bu süre zarfında kira gelirinden de mahrum kaldığını, davalının edimini gereği gibi yerine getirmediği için dava dışı ...'ya 98.530,00 TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na da imar affı kapsamında yapı kullanma izni alabilmek için ödenmesi gereken tutardan çok daha fazla başvuru, ceza ve harç ödemek zorunda kaldığını, davalının, edimini gereği gibi yerine getirmemesi halinde işin tamamına ilişkin gecikme cezası uygulanacağın da sözleşmede kararlaştırıldığından davalının işbu alacakların tamamından müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, alacak talepleri yönünden Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, asıl dava yönünden davanın reddine, takip konusu alacağın taraflar arasında ihtilaflı olması, açık ve belirlenebilir olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, davanın reddi ile birlikte davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanmış olması nedeniyle AAÜT 16/2-c gereğince müvekkili lehine arabuluculuk anlaşamama vekalet ücretine hükmedilmesine, alacak davası yönünden; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının edimini yerine getirmemesinden dolayı uğranılan zarar olarak şimdilik 98.530,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanmış olması nedeniyle AAÜT 16/2-c gereğince müvekkili lehine arabuluculuk anlaşamama vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline, menfi tespit davası yönünden; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe davalı tarafından konu edilen 49.883,89 TL tutarında müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı- karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davadaki talepler bakımından, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra dava açıldığından, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, karşı davadaki zarar iddiası ve tazmin talebinin, zararın varlığının ve sebebinin kesin delillerle ispat edilmek zorunda olunması; ayrıca, karşı dava değerinin, HMK' da belirtilen tanıkla ispat sınırının üzerinde olmasından dolayı, karşı tarafın tanık dinletilmesi talebine muvafakatleri bulunmadığını, davacı/ karşı davalı müvekkili şirketin, sözleşme ve fatura bedeli karşılığı edimlerini yerine getirdiğini, buna ilişkin olarak da davalı/karşı davacı şirkete, 242.842,54-TL tutarlı ve ... sıra numaralı,22.12.2017 tarihli faturayı tanzim ettiğini ve karşı tarafa gönderdiğini, TTK' nun 21/2 maddesi gereğince anılan faturaya süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığından, fatura içeriğinin karşı tarafça kabul edildiğini, vergi dairelerince gönderilen BA ve BS formları incelendiğinde, anılan faturaya ilişkin olarak, davacı/karşı davalı müvekkili şirketin BS formu, davalı/karşı davacı şirketin de BS formu düzenlediğini, bu formlardaki fatura tutarlarının birbiriyle örtüştüğünün görüldüğünü, karşı tarafın, bahse konu faturayı BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesinin, fatura içeriği iş ya da hizmetin tartışmasız olarak teslim ve ifa edildiğini gösterdiğini, karşı tarafın 17/01/2022 tarih 42.842,54 TL bedelli ... nolu e-faturayı tanzim ederek sistem üzerinden müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkili şirketin, söz konusu fatura için e-fatura iptal/itiraz portalı üzerinden 25/01/2022 tarihinde iptal talebinde bulunduğunu, karşı tarafın kötü niyetini ve aslında borcundan kurtulmak için kurgusal bir alacak yaratmaya çalıştığını gösteren bu faturanın, kendileri tarafından dosyaya da sunulmadığını, daha sonra yansıtma faturası adı altında, VUK'na da aykırı olacak biçimde; 01/02/2022 tarih, 98.530,00TL bedelli, ... nolu, 01/02/2022 tarih, 26.476,10 TL bedelli, ... nolu, 01/02/2022 tarih, 12.946,29 TL bedelli, ... nolu e-faturaları sistem üzerinden düzenlediğini, müvekkili şirketin, bu faturaları da Noter yolu ile karşı tarafa iade ettiğini, karşı tarafın iskan ruhsatı alamaması değil; almaması durumunun söz konusu olduğunu, müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumundan 25.09.2017 tarihi itibariyle yapı kullanım izin belgesi verilmesine yönelik düzenlenen SGK ilişiksizlik belgesini aldığını ve Menderes Belediyesine sunduğunu, Menderes Belediyesince yapı kullanım izni belgesinin tanzim edildiğini, hazırlanmış bu esnada bahse konu taşınmazın yakınında oturan mahalle sakinlerinin, istasyon binasının bulunduğu arsanın çevresindeki daha önceden mevcut, istinat duvarının çatlamış olduğunu, can güvenliği tehlikesi bulunduğunu ve bu nedenle istinat duvarını can güvenliği tehlikesinin ortadan kaldırılacak şekilde gerekli tedbirlerin alınmasını talep ettiklerini, bu konu ile ilgili mahalle sakinleri tarafından davalar açıldığını, Uyap sistemi üzerinden, davalı firmanın vergi numarası belirtilerek sorgu yapılmasını, şayet açılmış davalar varsa tespit edilerek, dosyaların ilgili mahkemeden istenilmesini; İzmir ili, ...Parselde bulunan taşınmaza ilişkin dava açılıp açılmadığı hususunun Menderes Belediyesinden de sorulmasını, ayrıca bu konuya ilişkin davalı şirketten de açılmış dava varsa mahkemesi ve dosya numaralarının da sorulmasını talep ettiklerini, Menderes Belediyesi'nin bu tedbirlerin alınmasını, istinat duvarının sıhhi hale getirilmesini taşınmaz maliki davalıdan talep ettiğini, iskan ruhsatı alınmasını bunun yerine getirilmesi şartına bağladığını, taşınmazın sahibi olan karşı tarafça, masrafı yüksek olduğu gerekçesi ile bunun yapılmadığını, bu nedenle düzenlenmiş olan iskan ruhsatının belediye tarafından iptal edildiğini, bu konunun zaten, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki edimleri içerisinde de yer almayıp, istinat duvarı hususunun bizatihi karşı tarafın kendisi ile ilgili bir durum olduğunu, müvekkili şirketin ayıplı ya da eksik bir iş yapmadığı gibi, kendisine yükletilebilecek bir zararın da söz konusu olmadığını, dolayısı ile hem gerçek durumu yansıtmadığından, hem de taraflar arasında yansıtma faturası düzenleneceği hususunda bir mutabakat ya da sözleşme maddesi bulunmadığından, karşı tarafın yansıtma faturası adı altında, belge düzenlemesinin dayanaksız ve usulsüz olduğunu, karşı tarafın yaklaşık beş yıl süresince, yapılan işin ayıplı ya da eksik olduğu hususunda, hiçbir iddia, ihbar ya da talebi olmadığını belirterek, asıl dava bakımından davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına haksız ve kötüniyetli olan yetkiye, borca ve tüm ferilerine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine; karşı dava bakımından zaman aşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılan karşı davanın usulden reddine, işbu itirazın iptali davasının açılması sonrasında, karşı tarafın menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığından, menfi tespit talebi bakımından, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine; esasa girilmesi durumunda haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun açılmış davanın esastan reddine ve davacı -karşı davalı müvekkil lehine dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata (kötüniyet), yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun zarar iddiaları ve tazmin taleplerine konu alacak davasının esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya,
Taraflara ait defter ve kayıtlar, Faturaların iade edildiğine dair Karşıyaka ... Noterliğinin 15/02/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ve 17/02/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile tebliğ şerhleri,
07/01/2022 tarih 42.842,54 TL bedelli ... nolu e-fatura,
Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğü, Aliağa Vergi Dairesi Müdürlüğü, Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Menderes Belediye Başkanlığı,
23.02.2023 tarihli keşif icrası, keşif sonrası İnşaat Mühendisi, SMMM ve Hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25.09.2023 tarihli rapor ve 27.03.2024 tarihli ek rapor,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı mal sahibi ile davacı yüklenici arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafça sözleşme kapsamında ve ilave iş olarak yapılan iş bedeli karşılığı ödenmeyen tutarın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 49.883,89 TL toplam alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, borca ve icra müdürlüğünün yetkilisine süresinde ve usulüne uygun olarak itirazda bulunulduğu ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Borçlu tarafından her ne kadar yetkili icra dairesi Aliağa İcra Dairesi olduğu belirtilerek yeti itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 18. Maddesinde İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak kararlaştırıldığı, her iki tarafın tacir olduğu, yetki sözleşmesine göre icra takibinin yetkili yerde açıldığı anlaşılmakla, borçlu davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı karşı dava ile itirazın iptali istenen icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve karşı davalının (asıl davacı) edimini yerine getirmemesinden dolayı uğranılan 98.530,00 TL zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan götürü bedel anahtar teslimine ilişkin eser sözleşmesine göre mal sahibi davalıya ait akaryakıt istasyonu bina yapım işinin davacı yüklenici tarafından yapımı işinin KDV dahil 210.000,00 TL tutarında götürü bedelli olarak yapılmak üzere işin yapımı kararlaştırılmıştır. Davalı karşı davacı, davacı yüklenicinin işi süresinde bitirmediğini ve işi yarım bıraktığını savunarak işin bitirilmemesi nedeniyle ödenecek herhangi bir borcun olmadığını beyan etmiş ve karşı dava ile davalının edimini gereği gibi yerine getirmemesinden dolayı dava dışı Tor Yapı'ya 98.530,00 TL, Çevre ve Şehirçilik Bakanlığına da imar affı kapsamında ödemeler yapmak zorunda kaldığını, benzin istasyonunun zamanında bitirilip teslim edilmemesi nedeniyle kira gelirinden de mahrum kaldığını belirterek yüklenicinin edimini yerine getirmemesinden dolayı uğranılan 98.530,00 TL zararın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Tarafların sunduğu delillere göre davacının ticari defterleri de incelenmek üzere tarafların iddiaları kapsamında inşaat mühendisi refakatinde mahallinde keşif icra edilmiş ve keşif sonucunda Hukukçu Nitelikli Hesap Bilirkişisi, Mali Müşavir bilirkişi ve İnşaat Mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25.09.2023 tarihli raporda; sözleşme kapsamında yapılan idari binanın tamamlanmış ve kullanılır durumda olduğu, binanın mimari tadilat projesine uygun olarak inşa edilmiş olduğu, binanın ön ve yan cephelerinin konpozit panel kaplı arka cephesinin sıva üzeri boyalı olduğu, yürünemeyen çatı kenarlarına parapet yapıldığı, çatı üzeri tesviye şapı üzeri izolasyon yapıldığı, dosya ekinde bulunan proje ve eklerinin kontrolü sonrasında yapılan işlerin sözleşme kapsamında tanımlanan işler olduğu, sözleşmede bina bedeli götürü bedel olarak kararlaştırıldığı, mahallinde yapılan incelemede ilave imalatın tespit edilmediği, sözleşmeye göre yapılan işlerin bedelinin KDV dahil 210.000,00 TL olduğu, işe başlama tarihinin 31.01.2017, bitirme tarihinin ise 11.03.2017 olduğu, sözleşme konusu binanın bulunduğu benzin istasyonunun 2013 yılında mühürlendiği, 2017 yılında yapılan başvurular sonucunda yapı üzerindeki mühürlerin kaldırıldığı ve yapı ruhsatı düzenlenmesi için izinlerin verilmiş olduğu, bu sebeple yapı kullanma izin belgesinin 07.11.2017 tarihinde alınabildiği, istinat duvarında oluşan sorunlar sebebiyle alınan yapı kullanma izin belgesinin 08.11.2017 tarihinde iptal edilmiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşme konusu işin akaryakıt istasyon binasının yapım işine ilişkin olduğu, iptal edilen yapı kullanma izin belgesinin iptaline yol açan istinat duvarı imalatlarının 2013 yılında alınan ruhsat ve bu tarihte yapılan istinat duvarlarının olduğu, sözleşme de belirtilen tarihlerde yapı ruhsatı olmadığı için işe başlamanın mümkün olmadığı, taraflar arasında düzenlenmiş bir kabul tutanağının bulunmadığı, belediye ekiplerince 10.10.2017 tarihinde inceleme yapıldığı, yapılan bu incelemede binanın bitirilmiş olduğunun belirlendiği, kabul tutanağı bulunmadığından belediye tarafından yapılan tespit tutanağına göre 10.10.2017 tarihinde yapılan tespitte binanın tamamlanmış olduğu, yüklenicinin meydana gelen gecikmede bir kusurunun olmayabileceği tespit ve kanaati ifade edilerek seçenekli olarak hesaplama yapılmıştır.
Tarafların itirazı üzerine bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi heyetince düzenlenen 27.03.2024 tarihli ek raporda yapılan değerlendirmede, dosyaya sunulan keşif icmalinin incelenmesi sonucunda alüminyum kompozit levha ile cephe kaplamasının ilave imalat olduğu, ilave imalat miktarının 94.015 m2 olduğu, buna göre yapılan hesaplamada ilave iş tutarının KDV dahil 16.063,89 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan delillere göre; taraflar arasında benzin istasyonu binası yapım işi konusunda KDV dahil 210.000,00 TL anahtar teslim götürü bedelli yapılmak üzere anlaşma yapıldığı, işe başlama tarihinin 31.01.2017 ve işin bitiş tarihinin 15.03.2017 olarak belirlendiği, ancak 2013 yılında sözleşme kapsamı dışında olan istinat duvar imalatları için alınan ruhsata ilişkin olarak yapı kullanma izin belgesinin iptal edildiği, inşaat ruhsatının 13.03.2017 tarihinde alındığı, işin teslimine ilişkin kabul tutanağının bulunmadığı, belediye görevlilerince yapılan inceleme sonucu düzenlenen 10.10.2017 tarihli tutanaktan işin tamamlanmış olduğunun anlaşıldığı, işin geç teslim edildiğine ilişkin karşı tarafa gönderilen bir ihtarın bulunmadığı, bu nedenle davacı yükleniciden kaynaklı bir sebep olmaması nedeniyle inşaata geç başlanılmasında davacı yüklenicinin bir kusurunun bulunmadığı, sözleşme kapsamında belirlenen işin tamamlandığı ayrıca ilave işlerin de yapılmış olduğu, sözleşme konusu işin KDV dahil 210.000,00 TL olduğu, ilave iş tutarının 16.063,89 TL olduğu, dava konusu iş kapsamında davacı yüklenici tarafından 242.842,54 TL'lik fatura düzenlendiği, bu faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu faturanın 22.12.2017 tarihinde davalının defterlerine kaydedildiği, davalı iş sahibinin 42.842,54 TL'lik iade faturası düzenlendiği, 200.000,00 TL ödeme yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafça sözleşme kapsamında 200.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının yapmış olduğu, iş ve ilave iş kapsamında davalıdan bakiye 26.063,89 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturanın 22.12.2017 tarihinde davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu tarihe 30 gün ilavesi ile icra takip tarihi olan 03.12.2021 tarihine kadar 26.063,89 TL'ye işletilen avans faizi hesaplandığında davacının takip tarihine kadar 15.917,00 TL faiz talep edebileceği, icra takibinde davacının talebinin 7.041,35 TL olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak davacının icra takibindeki alacak tutarının 26.063,89 TL asıl alacak ve 7.041,35 TL işlemiş faiz olduğu, bu miktar yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği kanaatine varılmakla, asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; yukarıda da açıklandığı üzere taraflar arasında ki sözleşme kapsamında yapılan işe sözleşme tarihinde başlanılamamasında yüklenicinin sorumlu olmadığı, sözleşme dışı 2013 yılında yapılan istinat duvarı nedeniyle işe başlanılamadığı, inşaat ruhsatının 13.03.2017 tarihinde alınabildiği, kabul tutanağının bulunmadığı ancak belediye tarafından yapılan tespite göre işin 10.10.2017 tarihinden önce tamamlanmış olduğu, işin geç yapıldığının ispat edilemediği gibi işe geç başlanılmasında yüklenicinin bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle gecikme cezasından sorumlu olmadığı ve bundan doğan zarardan da sorumlu olmadığı kanaatine varılmakla bu yöndeki karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında icra takibindeki alacak ve borç durumu tespit edileceğinden davalının bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığına yönelik menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılmakla karşı davadaki menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A- Asıl dava yönünden;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borca itirazın kısmen iptali ile 26.063,89 TL asıl alacak ve 7.041,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.105,24 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
-İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hüküm altına alınan 33.105,24 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
2-Alınması gereken 2.261,41 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 602,48 TL nispi harç ile icra dosyasında alınan 249,42 TL harç indirildikten sonra kalan 1.402,51 TL harcın davalı ... Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı ile 602,48 TL nispi harç toplamı 683,18 TL'nin davalı... Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 5.250,00 TL bilirkişi ücreti ile 95,25 TL tebligat- posta giderinden ibaret toplam 5.345,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.547,38 TL'sinin davalı... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 16.778,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,
7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 1.035,29 TL'sinin davalı ... Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden, kalan 524,71 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
B-Karşı dava yönünden;
1-Menfi tespit talebine yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,
2-Alacak istemine yönelik davanın reddine,
3-Alınması gereken 427,60 TL nispi harç peşin alınan 2.534,54 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 2.106,94 TL harcın karşı davacı ...Petrol Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne iadesine,
4-Yapılan yargılama giderlerinin karşı davacı ... Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi üzerinde bırakılmasına,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin karşı davacı ... Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karşı davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 23.746,22 TL vekalet ücretinin karşı davacı ... Petrol Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak karşı davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/04/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!