T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/868 Esas
KARAR NO : 2024/247
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/11/2021
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Bornova ilçesinde, 05/09/2020 günü saat 8:00 sıralarında, sürücüsü davalı ..., malikinin davalı... olan, davalı ... Sigorta A.Ş.'den sigortalı, ... plakalı aracın yaya...'ın yolun karşısına geçmek istediği esnada çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkili davacı...'ın olaydan dolayı, davalı ...dan şikayetçi olduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturması sonucunda, ... hakkında İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi... Esas nolu dava açıldığını, ceza dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davalı ...'ın asli, davacı...'ın tali kusurlu olduğunun bildirildiği, davacı...'ın kaza nedeniyle uğradığı bedensel zararları ve bakıma muhtaç hali ve bu nedenlerle uğradığı maddi zararları, teşhis ve tedavi belgeleri, sağlık raporları, mahkemece alınması sağlanacak sağlık raporu ve bilirkişi raporu ile ispatlanacağını, davacının hastaneye kaldırılmış olması nedeniyle kaza tespit tutanağının sadece davalı ...'ın beyanlarına göre düzenlendiğini, davacının Ege Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldığını, sağlık raporunda hayati fonksiyonlarının ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiğini, 3 farklı yerden kırığı oluşan, ayağına platin takılan davacının 6 ay yatakta kaldığını, uzun bir süre bakıma muhtaç kaldığını, uğradığı zararın kalıcı olma ihtimalinin bulunduğunu, davacının oğlunun babasına bakmak için kendi işini sürdüremediğini ve bu nedenle gelir kaybı oluştuğunu, kazanın davacıda büyük bir travma oluşturduğunu ve bu nedenle manevi olarak da ciddi zararlara uğradığını, müvekkilinin kaza ile ilgili olarak SGK'dan herhangi bir ödeme almadığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de 2918 Sayılı kanun'da öngörülen 8 iş günü içerisinde zararın karşılanmadığını, bu nedenle sigorta şirketinin 07.09.2021 tarihinde temerrüte düştüğünü, arabulucuk görüşmesine başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulüne, müvekkili davacının, geçici ve kalıcı maluliyet ve iş göremezlik, efor ve kazanç kaybı zararı olarak şimdilik 500,00-TL, tedavi ve iyileşme masrafları ile tedavi ve iyileşme için yol masraflarına karşılık şimdilik 100,00-TL, refakatçi ve bakıcı gideri olarak şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplam 700,00-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketi yönüyle (poliçe limiti dahilinde) temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönüyle kaza tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanun gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına ve müvekkiline verilmesine, davacının manevi zararlarına karşılık 50.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselsilen alınmasına ve davacı müvekkiline verilmesine, müvekkili davacının katlandığı arabuluculuk giderleri ile arabuluculuk vekalet ücretinin, iş bu dava yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesine, davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar görenin dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğunu, davacının hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin gerekli araştırma ve incelemeyi yapma hakkı kısıtlandığından HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın HMK m.121 gereğince delil örneklerini tebliğ ettirmediğini, usulî anlamdaki bu eksikliğin esasa verecekleri cevapları etkilediklerini, bu nedenle delillerin tebliğine kadar davaya cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, 05.09.2020 tarihli kazaya karıştığı belirtilen,... plakalı aracın müvekkili şirkete 13/01/2020 - 13/01/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin ölüm ve sakatlanmada kişi başı 410.000-TL olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumluluğu doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesinin 15.8.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek TRH-2010 Mortalite Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 Sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla mahkeme aksi kanaatteyse, bakıcı gideri tazminatı talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle davacının bakıma muhtaç olup olmadığının hekim bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, aile bireyleri tarafından yapılan bakımından indirim yapılması gerektiği hususunda ilgili Yargıtay kararları mevcut olduğunu, bu nedenle hesaplanan tutardan indirim yapılması gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında tutulduğunu, müvekkili şirket açısından kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin, yol masraflarının, refakatçı giderlerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirkete başvuru yaparken, kanunda belirtilen evraklar ile başvurulmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini belirterek, davanın usulden reddini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı davanın usulden reddini, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, 7327 sayılı kanunun huzurdaki davada uygulanmasını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı tazminat talebinin reddini, dolaylı zararlara ilişkin taleplerin reddini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddini; mahkemeniz aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafça açılmış olan iş bu davada arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin arabuluculuğa davet edilmediği gibi arabuluculuk görüşmelerine de dahil edilmediğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak belirtmesinin yada nitelendirmesinin hiçbir hukuki önemi bulunmadığını, bu tür nitelikteki bir davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadan belirsiz alacak davası olarak dava açılması gerekirken usule aykırı bir şekilde kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan da iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme usul bakımından aksi kanaatte ise de kısmi dava olarak açılmış olan bir davada bilirkişi raporu sonrasında ıslah ile arttırılacak olan alacak kalemleri açısından ıslah dilekçesinin verileceği gün itibariyle artırılan alacak kalemleri açısından hem zaman aşımı itirazlarını sunduklarını, ıslah dilekçesinin verileceği tarih itibariyle arttırılan miktarlar için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işlemesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle maddi tazminat yönünden davacının kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi istemesinin hukuka ve usule aykırılık teşkil ettiğini, davacının izinsiz bir şekilde 65 yaş üstünün pandemi zamanında sokağa çıkışının yasak olduğu günde sokağa çıktığını ve trafik kuralarına uymayarak kendi kusuruyla iş bu zarar doğuran kazanın gerçekleşmesine neden olduğunu, bu nedenle oransal kusur tespitinin kusur bilirkişisince yapılması gerektiğini, 20.02.2019 tarihli erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe uygun şekilde tam teşekküllü bir üniversite devlet hastanesi kurulunda birey bizzat görülerek maluliyet oranı ve iyileşme süresinin tespit edilmesi gerektiğini ve sonrasında yapılacak olan aktüerya hesabı sonrasında ise davacının tespit edilen kusur oranı nispetinde tazminatta indirim yapılması gerektiğini, davalı müvekkilinin kullanmış olduğu aracın ZMMS kapsamında...Sigorta Şirketince sigorta kapsamında olduğu düşünüldüğünde davacının sigorta şirketine yazılı bir müracaatı olmadan direkt davalı müvekkiline yönelik iş bu davayı açmış olmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, davalının kaza sonrasında kendisine düşen tüm insani ve vicdani görevi tamamen yerine getirdiğini, kaza sonrasında davacıyı alıp hemen en yakın hastaneye gittiğini, hastanedeki tedavisi boyunca hemen hemen her gün davacının yanına gidip geldiğini ve davacının bir şeye ihtiyacı olup olmadığı hususunda doktorlarıyla sürekli iletişim içerisinde olduğunu, davacıyı tedavi eden doktorların dahi davalı müvekkilini davacının oğlu sandıklarını ve bu derece ilgilendiği için davalı müvekkilini takdir ettiklerini, davacıyı hastaneye götürdükten bir süre sonra ise etrafta hiçbir mobese kamerası ve görgü tanığı olmadığı halde davalı müvekkilinin vicdanı gereği hemen karakola gittiğini ve kendi kendisini ihbar ettiğini, sonuç olarak davalının zaten vicdani olarak iş bu kazadan çok etkilendiğini ve üzüldüğünü, bu nedenle de davacı yanın kendi ağır kusurlu davranışı sebebiyle oluşan bu zarar doğurucu olaydan kaynaklı manevi tazminat istemesinin hakkaniyete ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı yanın yakınlarının kaza sonrasında telefonla müvekkilini arayıp yüksek miktarda para istediklerini iş bu açılmış olan davayı da davacı yanca bir zenginleşme aracı olarak gördüklerini, manevi tazminatı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilecek olan manevi tazminatın tarafların mali durumuna göre zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinin de Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarınca da hukukun temel ilkeleri arasında sayıldığını belirterek, davalı açısından Arabuluculuk Dava Şartına uyulmadan açılan iş bu davada dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, belirsiz alacak davası olarak açılması gerekirken fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla kısmi dava olarak açılmış olan iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden esasa ilişkin yapılan itirazlar nedeniyle hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde açılmış olan iş bu davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... no'lu hasar dosyası, ...no’lu poliçe ve kaza tespit tutanağı,
İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyası,
Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü, Ankara Valiliği, Salihli İlçe Emniyet Müdürlüğü, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü, Çamdibi ...ü Polis Merkezi Amirliği ve Türkiye Noterler Birliği yazı cevapları,
Tanıklar ..., ..., ... ve ...'in beyanları,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 26.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporu,
Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01.12.2022 tarihli kusur raporu,
Dr. Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.06.2023 tarihli bilirkişi raporu,
Davacı vekili sunduğu ıslah dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde 700.00 TL olarak belirtilen maddi tazminat miktarını bilirkişi raporuna uygun olarak; toplamda 76.225,74 TL olarak tespit edilen maddi tazminattan davalının %75 oranında kusurlu olduğu ve zararın 57.169,30 TL’sinden sorumlu olacağı varsayılarak bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarları % 25 indirilerek; geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağı 15.959,65 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağı 31.407,90 TL, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağı 2.207,25 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri 1.500,00 TL , ileriye dönük muhtemel tedavi gideri 2.625,00 TL, FTR uygulamasından kaynaklı tedavi gideri 2.457,00 TL, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri 1.012,50 TL olarak ıslah edildiğinden dava dilekçesinde 700.00 TL olarak belirtilen maddi tazminat miktarının 56.469,30 TL ıslahı ile yükselttikleri toplam 57.169,30 TL alacağın ıslah edilen şekilde davalı sigorta şirketi yönüyle temerrüt tarihinden itibaren diğer davalılar yönüyle kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85.maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1.maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
2918 Sayılı yasanın 92.maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99.maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49.maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50.maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Davacının yaya olduğu sırada davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı... adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın davacı...'a çarpması sonucunda 05.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararlar, efor kaybı zararı, tedavi- yol masrafları ve bakıcı gideri ile 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiştir.
Olay hakkında yürütülen kovuşturma dosyası olan İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan 22.02.2020 tarihli kusur raporunda davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli, davacının ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu kaza nedeniyle davacının ve kazaya karışan araç sürücülerinin ya da üçüncü kişilerin kusur durumu ve oranlarının tespitine yönelik rapor düzenlenmesi için dosya Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davalı sürücü ...'ın % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya...'ın % 25 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Olay hakkında düzenlenen Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 01.12.2022 tarih ve ...Sayılı raporu, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında aldırılan 22.02.2020 tarihli kusur raporu, kaza tespit tutanağı, tanık anlatımları ile dosyada bulunan belge ve delillerin incelenmesinde; olay günü sürücü davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak mahallinde hızını bu mahal şartlarına göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği, seyrine göre yolun solundan yolun karşısına kavşak mahallinden geçmek isteyen, ilk geçiş hakkı bırakmadığı yayaya karşı etkin tedbir de gecikip çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle %75 oranında asli kusurlu, davacı yaya... gündüz vakti olay mahallinde her ne kadar kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapmak istemiş ise de yola girmeden önce yaklaşan araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadığı, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde yeterli kontrolü yapmadan yola girdiği sırada, düz seyirle gelen kamyonetin çarpmasına maruz kalmasıyla meydana gelen olayda %25 tali kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Ceza dosyasında alınan kusur raporu ile ATK tarafından düzenlenen kusur raporu birbiri ile uyumlu olduğu ve olayın oluşumuna uygun olduğu değerlendirilmekle, bu raporlarda tespit edilen kusur durumu ve oranlarının dikkate alınarak davacının tazminatı hesaplanmıştır.
Davacının kaza nedeniyle yaralanması sonucunda sürekli maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresi, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve varsa süresi ile tedavi iyileşmesi için SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin tespiti için kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 26.10.2022 tarih ve... Sayılı raporda davacının sürekli maluliyet oranının %15.4, geçici iyileşme süresinin ise 9 ay olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici bakıma ihtiyaç duyacağı sürenin 1 ay olduğu tespit edilmiştir.
Ege Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporu dikkate alınarak maluliyet zararının hesaplanması için dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından güncel veriler ve Yargıtay Yerleşik İçtihatlarına göre TRH-2010 yaşam tablosu dikkate alınarak ve %10 artırım ve %10 iskonto uygulanmak suretiyle prograsif rant sistemi esas alınarak yapılan hesaplamada davacının emekli olduğu, emekliler için geçerli olan AGİ'siz asgari ücret parametresi esas alınarak yapılan hesaplamada, 05.09.2020 tarihinde yaralanan...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 21.279,54 TL olduğu, Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 41.877,20 TL olduğu, Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.943,00 TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 2.000,00 olduğu, İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 3.500,00 TL olduğu, FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 3.276,00 TL olduğu, Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin ise 1.350,00 TL olabileceği, davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 76.225,74 TL'ye tekabül ettiği, davalı tarafın %75 oranında kusur ile zararın 57.169,30 TL'sinden sorumluluğunun olacağı, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti (410.000,00 TL ) dahilinde olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama sırasında davacı tarafça sunulan dilekçede davadan feragat edildiğine yönelik beyanda bulunulduğu anlaşılmış ve davalı sigorta şirketi tarafından feragat beyanına karşı sunulan beyan dilekçesinde davacı ile sulh olunarak karşılıklı ibralaşıldığı belirtilmiş ve ibraname ve sulh anlaşması dilekçe ekinde sunulmuştur. Sulh anlaşmasının incelenmesinde; mahkememizdeki davaya ilişkin maddi tazminat davası yönünden davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı ve sürücü yahut işletenden başkaca maddi tazminat talebinde bulunmayacağı da beyan edilerek sulh ve ibraname davacı vekili tarafından imzalanmıştır.
Davacı vekilinin maddi tazminat davası yönünden feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı sigorta şirketinden yapılan ödeme sonucunda tarafların sulh olması ve işleten ve sürücü yönünden de davacının maddi tazminat alacağını ibra etmesi nedeniyle yargılama sırasında davanın konusuz kaldığı özü itibari ile davanın hakkın özünden feragat olmayıp sigorta ile davacı arasındaki sözleşme gereği davadan feragat edildiği ve ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak davalı ... yararına vekalet ücreti hükmedilmemiştir.
Davacının manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Ege Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporu ve tarafların kaza nedeniyle kusur durumu ve davalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alındığında; davacının yaralanması nedeni ile araç sürücüsü ve maliki işleteninin manevi tazminattan sorumlu olduğu, bu nedenle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılarak, manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiği, yine özel durumların da mahkemece res'en dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu ve oranı ile kaza tarihi dikkate alınarak hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata karar verilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
3-Maddi ve manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.049,30 TL nispi ilam harcından peşin alınan 173,17 TL nispi harç ile 965,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.138,17 TL'nin mahsubu ile bakiye 911,13 TL harcın davalılar... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 173,17 TL peşin harç ile 965,00 TL ıslah harcı toplamı 1.197,47 TL'nin davalılar... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat davası yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Manevi tazminat davası yönünden davacının yapmış olduğu 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.427,15 TL ATK Fatura ücreti ile 872,85 TL tebligat giderinden ibaret toplam 4.300,00 TL yargılama giderinden maddi tazminat davası için ödenen 2.878,00 TL mahsubu ile 1.422,00 TL manevi tazminat davasının kabul ve red oranına göre takdiren 853,20 TL'sinin davalılar... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına,
7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalı...Sigorta Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına,
9-Manevi tazminat davası yönünden davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen davanın red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'a verilmesine,
10-Maddi tazminat davası yönünden davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin E-duruşma yolu ile yüzünü karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!