T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/281
KARAR NO : 2024/338
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/08/2016
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 09/04/2016 tarihinde davalıdan araç kiraladığını, kiralama sırasında davalının aracına gelebilecek trafik cezalarına tedbiren senet imzalanmasını talep ettiğini, bu hususunun bütün müşterilerine uygulandığını belirttiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak talebi kabul ettiğini, davalının müvekkiline boş senede imza atmasını talep ettiğini, ileride ceza gelirse birlikte dolduracaklarını beyan ettiğini, müvekkilinin davalıya güvenerek boş senede imza attığını, aracın kiralandığı gün İzmir Karaburun'da trafik kazasına karıştığını, tutanak tutulduğunu davalının gelip aracı teslim aldığını, müvekkilinin davalıya araçtaki hasarı gidermek istediğini belirttiğini, 10.000 TL civarı hasar olmasına rağmen davalının 25.000 TL talep ederek uzlaşmaktan kaçındığını, davalı tarafın senedi kötü niyetli olarak 41.100 TL olarak doldurduğunu ve icra takibine koyduğunu, takibin kesinleştiğini ve davalının tasarrufun iptali davası açtığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ile
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddini talep ettiklerini, kambiyo senedinin altına atılan imzanın senetteki borcu kayıtsız şartsız borçlunun kabul ettiği anlamına geldiğini, davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığını karşı yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davacının iddialarının boş iddia olduğunu, bahse konu senedin teminat senedi olarak alınmış olması halinde arkasında veya ayrı bir yazılı belge ile bu ibarenin olması gerektiğini, takibin kesinleştiğini, davacının amacının borcu ödememek için zaman kazanmak olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI:
Eldeki davanın ilk olarak davacı tarafça İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında verilen 08/05/2017 tarihli ...E. ... K. Sayılı görevsizlik kararı üzerine, dosyanın Mahkememize tevzii olunduğu anlaşılmakla, dosya Mahkememizin ... esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLER:
1-10/04/2016 tanzim 20/04/2016 vade tarihli 41.100,00-TL bedelli senet
2-Karaburun İlçe Jandarma Komutanlığı cevabi yazısı
... plaka sayılı araca ilişkin kaza tutanaklarının onaylı örneklerinin Mahkememize celbi hususunda Karaburun İlçe Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkereye verilen 16/03/2018 tarihli cevabi yazı ile; arşiv kayıtlarında kazaya ait raporların bulunmadığı, Güzelbahçe Bölge Trafik ekipleri ile yapılan görüşmede ... plaka sayılı araca ait kaza raporunun bulunmadığı ve kayıtlarında bu araca ait kazanın olmadığı, Komutanlıklarınca 14.04.2016 günü ... hakkında suç üstlenmeden işlem yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
3-Karaburun CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasından verilen 26/07/2016 tarihli KYOK kararı
Dosyamız arasına celp edilen İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası içerisinde sureti bulunan dosyanın incelenmesinde; mağdurun ..., müştekinin ..., SSÇ'nin ... olduğu, SSÇ'nin 09/04/2016 tarihinde babası ...'un kiralamış olduğu ... plakalı aracın sürücüsü olan karıştığı trafik kazası sebebiyle mala zarar verme ve taksirle yaralama suçları kapsamında yürütülen soruşturma neticesinde SSÇ hakkında 26/07/2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
4-İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası
UYAP üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 10/04/2016 tanzim 20/04/2016 vade tarihli 41.100,00-TL bedelli senede ilişkin İzmir ... ATM'nin ... D.iş sayılı ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olduğu, 29/04/2016 tarihinde başlatılan takip kapsamında 41.100-TL asıl alacak, 481,60-TL İhtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 41.581,60-TL takip çıkışı üzerinden alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından takibe itiraz edilmediği, takibin kesinleştiği ve haciz işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
5-İzmir ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası
UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; davacının ..., davalıların ... Ve... olduğu, davanın İİK'nun 277 m. gereğince tasarrufun iptali davası olduğu, davacı tarafça, davalı ... tarafından kiralanan aracın kiralandıktan sonra kaza yapması sebebiyle kullanılamaz hale geldiğinden davalının 41.100-TL miktarlı senet verdiği, senede ilişkin İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, bu esnada davalının maliki olduğu İzmir ili Karabağlar ilçesinde bulunan tapuya... parselde kayıtlı taşınmazın ... nolu bağımsız bölümü eski eşi diğer davalıya devrettiği ileri sürülerek taşınmazın devrine ilişkin işlemin İİK m.277 vd maddeleri uyarınca iptaline, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasındaki alacağın ferileri ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, dosyanın halen derdest olduğu, Mahkememiz dosyasının bekletici mesele yapıldığı anlaşılmıştır.
6-İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası
Mahkememizce bekletici mesele yapılarak kesinleşmesi beklenen ve Mahkemesinden fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; katılanın ..., sanığın ... olduğu, davacının davamıza da konu olan senedin sanık ... tarafından boş olarak imzalatılarak sonradan doldurulması iddiası ile açığa imzanın kötüye kullanılması suçuna ilişkin yürütülen kovuşturma neticesinde Mahkemece verilen 25/12/2018 tarihli mahkumiyet kararının adli para cezasına çevrildiği, hükmün istinaf incelemesi sonrası bozularak Mahkemece yargılama devam edildiği, yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 02/06/2022 tarih ... E. ... K.sayılı kararı ile; müştekinin çelişkili beyanları, Yargıtay İçtihadı birleştirme genel kurulunun 24/03/1989 tarih, 1/2 sayılı kararında belirtildiği üzere açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu yazılı delil ile ispat zorunluluğunun bulunduğu, HMK nun cevaz verdiği haller dışında tanık anlatıma dayanmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında bahse konu senedin aracın kiralandığına dair başkaca delilin bulunmadığı, dosya içerisinde imza ve yazı örneklerine ait bilirkişi raporu da gözönünde bulundurulduğunda sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli derecede her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil elde edilemediği, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf incelemesine konu edilmesi üzerine İzmir BAM ....H.D. nin 29/11/2022 tarih ... E. ... K.sayılı ilamı ile; sanığın aşamalarda söz konusu senedin kazanın meydana gelmesinden sonra aracın kasko değerlerine bakılarak tanzim edildiğini beyan etmesi, İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta; kiralanan aracın piyasa değerinin suç tarihi itibariyle 55.000-TL olduğunun belirtilmesi, Yargıtay İçtihadı birleştirme genel kurulunun 24/03/1989 tarih, 1/2 sayılı kararında belirtildiği üzere açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu yazılı delil ile ispat zorunluluğunun bulunduğu, HMK'nun cevaz verdiği haller dışında tanık anlatıma dayanmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirecek kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği yönündeki gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olarak karar verildiği, hükmün 29/11/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespiti davası olup davacı takip dayanağı bono dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı tarafça davacı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile İzmir ...ATM nin ... D.iş sayılı ihtiyati haciz karar da dayanak gösterilen kambiyo senetlerin özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, takip dayanağı bononun yapılan şekli incelemesinde; lehdarının ..., keşidecinin ... olduğu, keşideci kısmında çift imzanın atılmış olduğu, düzenleme tarihinin 10/04/2016, ödeme tarihinin 20/04/2016 olduğu, senedin 41.100,00-TL bedelli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, 09/04/2016 tarihinde davalıdan araç kiraladığı, kiralama sırasında davalı aracına gelebilecek trafik cezalarına tedbiren boş senet imzalatıldığı, davalı tarafından kiralanan araç sebebiyle ileride ceza gelirse birlikte dolduracaklarının beyan edildiği, aracın kiralandığı gün İzmir Karaburun'da trafik kazasına karıştığı, araçta 10.000-TL civarı hasar olmasına rağmen davalının 25.000-TL talep ederek uzlaşmaktan kaçındığı, daha sonra davalı tarafın senedin 41.100-TL olarak doldurduğu beyan edilerek davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı tarafça, senedin sebepten mücerret olduğu ve senedin teminat senedi olarak alınmadığından bahisle davanın reddi talep edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan davacının iddiasına dayanak gösterdiği araç kiralama sözleşmesinin incelenmesinde 09/04/2016- 11/04/2016 tarihleri arasında ... plakalı aracın davacı tarafından davalıdan kiralandığı, sözleşmede davacının imzasının bulunduğu, sözleşmenin alt kısmında sözleşmeye bitişik olarak boş senet bulunmakta ise de üzerinde herhangi bir imzanın bulunmadığı görülmektedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.) İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660 sayılı ilamları)
Kambiyo senetleri kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarı içermekle sebepten bağımsız (mücerret) senet niteliğinde olup, yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda senedin teminat senedi olduğu yahut açığa imza sonrasında senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu itirazlarının davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanması gerekmektedir.
Somut olayda davacı, borçlu olarak imzasının bulunduğu bononun, kendisine araç kiralama sözleşmesi ile birlikte imzalattırıldığını ileri sürmüş ise de, bonodaki imzalara açıkça itiraz etmediği, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, Mahkememizce bekletici mesele yapılan davacı tarafından davalı aleyhinde açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu kapsamında yapılan şikayet üzerine yürütülen soruşturma neticesinde İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan ceza davasında da davalının açığa atılı imzayı kötüye kullandığına ilişkin maddi olayın tespit edilemediği, dosya kapsamında sanığın beraatine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonrası kesinleştiği, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de, yemin delili hatırlatıldığında bu delile dayanmadıkları anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL red harcının başlangıçta alınan 701,89-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 274,29-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
4-Yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 09/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!