WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/65 Esas
KARAR NO : 2024/76
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 25/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; davacı aleyhine davalı şahıs tarafından İzmir... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı numarasına kayıtlı 7 örnek icra takibi başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu yapılan 59.021,00 USD alacağın hukuki bir dayanağının olmadığını, müvekkilin böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinin hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açılmış olduğunu, takip talebinde borcun sebebi olarak hiçbir belgenin gösterilmediğini, taraflar arasında 59.021,00 USD lik borç doğuracak bir ilişki yada alışveriş olmadığını, davalının haksız kazanç elde etmeye çalışılarak ilamsız takip açmış olduğunu ve ya tutarsa mantığıyla hareket edilerek müvekkili hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin takip talebinde ikametgah adresi olarak gösterilen ... Nilüfer Bursa adresinde bulunan taşınmazdan yaklaşık 3 ay önce taşınmış olduğunu, müvekkilinin bu adresle bir ilgisinin kalmadığını, bu durumun icra müdürlüğü tarafından 11.11.2022 tarihinde gönderilen ilk tebligat ile de sabit olduğunu, tebliğ parçasında incelendiğinde ''muhatap gösterilen adresten adres bırakmadan çıkmıştır''. şeklinde şerh bulunduğunu, bu tebligattan sonra TK 21/2 ye göre gönderilen 2. Tebligat 13.12.2022 tarihinde muhtara teslim edildiğini, takip kesinleştirildikten sonra müvekkilinin bütün taşınır ve taşınmaz mallarına, banka hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulduğunu öğrendiği 23.12.2022 tarihinde takipten haberdar olduğunu, müvekkilinin işlerinin yoğunluğu nedeniyle mernis adresini değiştirme imkanı bulamadığından adres değişikliğini yapamadığını, davalının 59.021,00 USD asıl alacağı neyin karşılığı olduğu ve hangi hukuki ilişkiye dayandığını ödeme emrinde açıklamadığı gibi ödeme emri ekinde de herhangi bir belge bulunmadığını, davalının müvekkilinden 59.021,00 USD lik herhangi bir hak ve alacağı ve 320,17 USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 59.341,17 USD alacağı bulunmadığını, davalının elinde herhangi bir sözleşme veyahut mal alım satımı yapıldığına dair bir yazılı belgenin olmadığını, davalı herhangi bir nedene dayanarak alacaklı olduğunu iddia ediyorsa bunu somut ve inandırıcı, ıslak imzalı yazılı delillerle ispat etmesinin gerektiğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak müvekkiline karşı icra takibi başlattığını ve bu sebeple müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu iddia ederek davanın kabulü ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibinin iptaline , alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin gümüş takı imalat ve ithalatı yapmakta olup bu faaliyet, önceleri kendi adına, daha sonra da 2021 yılında kurduğu, hem de sahibi ve yetkilisi bulunduğu...Kuyumculuk İnşaat Turizm Limited Şirketi üzerinden devam etmekte olduğunu, davacı yanın ise 28/12/2005 tarihinden itibaren Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası siciline kayıtlı olup gümüş takı ve kuyumculuk sektöründe ticaret yapmakta olduğunu, bu bağlamda müvekkili ve davacı arasında gümüş takıların satışı suretiyle ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafından, bu ilişkinin neticesinde ödenmeyen cari hesap bedeli kapsamında, taraflarınca 10/11/2022 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla 59.021,00 USD takip çıkışıyla icra takibi başlatıldığını, icra dosyasındaki tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olarak yapılmış olduğunu ve takibin kesinleştiğini, açılan icra takibi akabinde davacı ...'nun, müvekkiline borçlu olmadığı iddia ederek işbu menfi tespit davasını açtığını, dava konusu olan borcun taraflar arasında gerçekleşen ticari alım-satımdan kaynaklandığını ve taraflar arasındaki gayrisafi hasılatın büyüklüğü itibariyle, aradaki hukuki ilişkinin her iki tarafı da tacir kıldığını, bu bakımdan tarafların ticari işletmelerini ilgilendiren ve ticari iş niteliğinde olan davalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunun açık olduğunu, davacı yanın davayı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame etmiş olsa da mahkemenin görevsiz olduğunu ve asıl görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerektiğini ve davacı tarafın zorunlu arabuluculuk başvurusunu yapmadığını, bu davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, karşı yanın, müvekkiline olan borcunu ödemediğinin sabit olduğunu ve mevcut davayı açmakta hiçbir hukuki menfaati bulunmadığını, davacı yanın sadece kötüniyetle hareket etmekte olduğunu ve alacaklı müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını, bu nedenle İzmir ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasına konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla, müvekkili lehine kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, davacı yanın, müvekkilinden aldığı ancak ödemesini gerçekleştirmediği ürünlere dair kesilen 05/11/2022 tarihli faturaya ilişkin 59.021,00 USD takip çıkışıyla icra takibi başlatılıldığını, davalı müvekkilinin önceleri bizzat kendisi tarafından, ardından da sahibi ve yetkilisi olduğu ve bu bağlamda organik bağının bulunduğu... Kuyumculuk İnşaat Turizm Limited Şirketi'nin imalat atölyesinde üretimi yapılan gümüş takıların ithalat ve ihracatını hem şirket hem de kendi ad ve hesabına yaptığını, karşı yan ...'nun ise kendi adına altın ve gümüş takı parekende satışı yapmakta olduğunu, taraflar arasında gümüş ve gümüş takılarına ilişkin dolar ile ticari alım satım yapılmakta olup işbu ticari ilişkiye dair cari hesapların tutulmakta ve faturaların kesilmekte olduğunu, dilekçelerinin eklerinde sundukları whatsapp konuşmalarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin açıkça görüldüğünü, dönem dönem taraflar arasında ürün alımı ve davalı müvekkilin şahsi hesabına gelen paralar olmak üzere ticaretin sürdüğünü, davalı müvekkilinin davacıya gümüş mal satımı yapmakta, davacı tarafından ise sürekli olarak kısmi ödemeler yapılmakta olduğunu, Davalı müvekkilinin ticari ilişkinin devamı için davacı ile güven ilişkisi kurmuş olduğunu ve yaptığı satışların ödemelerini kısmi olarak aldığını, ancak gelinen durum itibariyle davacı tarafın borcunun kısmi olarak ödenemeyecek halde bulunduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki son satışta müvekkilinin bakiye alacağına ilişkin fatura kesildiğini ve işbu faturanın davacıya ibraz edilmiş olduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının, dava dilekçesinde her ne kadar davalı müvekkili ile aralarında bir borç ilişkisi bulunmadığını iddia etse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davalı müvekkilinin atölyesinde imalatını yaptığı gümüş takıları davacı yana toptan olarak satıp işbu satışlara ilişkin fatura kesmekte olduğunu, davalı müvekkili ve davacı arasında yapılan ticaretin davalı müvekkilinin kestiği faturalar ile sabit olduğunu, davacı tarafın kesilen faturalar üzerine müvekkili adına kayıtlı olan ... IBAN No'lu hesaba ödemeleri yaptığını, müvekkilinin banka hesap dökümünün celbi halinde, taraflar arasındaki ticari ilişki ve yapılan ödemelerin açıkça tespit edilebileceğini, bununla birlikte, müvekkil tarafından davacıya gönderilen siparişlere ilişkin kargo numara ve faturalarına ilişkin bilgilerin ekte sunulduğunu, Yurtiçi Kargo'ya müzekkere yazılarak söz konusu kargolara ilişkin fiş ve faturaların celp edilmesini talep ettiklerini, tarafların tüm sipariş ve ödeme hususlarını WhatsApp üzerinden yazılı şekilde gerçekleştirdiklerini, davacının, müvekkili ile WhatsApp üzerinden yaptığı bir yazışmada, davacı müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiyi mesnetsiz ve dayanaksız iddialar ile kestiğini, bu bağlamda doğru bir açıklama yapmadığını ve müvekkilinin sattığı ürünlerle ilgili gerçek dışı iddialar öne sürdüğünü, akabinde ticari ilişkinin davacı yanca sonlandırılmış olması ve kalan 59.021,00 USD borcun ödenmemesi sebebiyle, davacının borçlu taraf olarak gösterildiği ve İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi açıldıktan sonra, davacının WhatsApp üzerinden borcun detayları yeniden belirtildiğini ve davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğu, buna karşın icra takibi kesinleşip davacının mal varlığına haciz konulması üzerine, menfi tespit davasının açılmasının alenen kötü niyetli hareket edildiğini gösterdiğini,... Kuyumculuk Limited Şirketinin 22/09/2022 tarihinde müvekkil ... tarafından kurulduğunu, şirketin Ticari Sicil kayıtlarından görüleceği üzere şirketin tek ortağı ve yetkilisinin müvekkili ... olduğunu, şirketin taraf olduğu ticari işlemleri müvekkili ...'in gerçekleştirmekte olduğunu, şirkete yapılan ödemelerin müvekkili ...'in ... IBAN No'lu hesabından gerçekleştirilmekte olduğunu, İşbu duruma ilişkin olarak... Kuyumculuk Ltd Şti'ye ait Vergi Levhası ve İmza Sirkülerini ekte sunmakta olduklarını,... Kuyumculuk ile ... arasında organik bağ bulunduğunun açık olduğunu, müvekkilinin kendi hesabına şirket adına gelen ödemeleri almakta olduğunu ve alacak borç ilişkisi müvekkilinin banka hesaplarında tespit edilmekte olduğunu, bu nedenle davacı yana karşı olan icra takibinin müvekkili adına açıldığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyasına konu olan borcun toplam 59.021.00 USD'lik sipariş sonucu ödenmeyen miktar olduğunu, sipariş detaylarının dilekçe ekinde mahkemenize sunulduğunu, ilgili icra dosyasında, 10/11/2022 tarihinde taraflarınca borçlunun adres kayıt sistemindeki MERNİS adresine ödeme emri gönderilmesini talep ettiklerini, İşbu talebin 11/11/2022 tarihinde, icra müdür yardımcısı ... tarafından kabul edilmiş olduğunu, 11/11/2022 tarihinde hazırlanan kapalı tebligat '...' barkod numarası ile dağıtıma çıkarılmış ve 16/11/2022 tarihinde muhatabın adresinin değişmiş olması nedeniyle, icra ödeme emri iade dönmüş olduğunu, akabinde borçluya ait MERNİS adresini kontrol etmiş olduklarını ve değişmediği görüldüğünden, 02/12/2022 tarihinde, icra ödeme emri Tebligat Kanun'u madde 21 uyarınca gönderilmesinin talep edildiğini, talebin 02/12/2022 tarihinde, icra müdür yardımcısı ... tarafından kabul edildiğini, 05/12/2022 tarihinde hazırlanan kapalı tebligatın '...' barkod numarası ile dağıtıma çıkarılarak 13/12/2022 tarihinde, muhtara teslim edildiğini, icra takip dosyaları kapsamında borçluya icra ödeme emri gönderilirken borçlunun sistemdeki kayıtlı mernis adresinin esas alındığını, Posta memuru tarafından borçlunun adresinde geçici yahut kalıcı olarak bulunamaması durumunda tebligatın iade olduğunu, davacı yanın sistemde kayıtlı MERNİS adresine gönderilen icra ödeme emrinin de borçlunun adresini değiştirmiş olması sebebi ile iade olduğunu, akabinde UYAP avukat portal sistemi üzerinden ilgili icra dosyasında davacı borçlunun MERNİS adresi kontrol edilmiş ve değişmediğinin görüldüğünü, adres değişikliğini bildirmenin ve adres kayıt sistemi üzerinden adresi güncellemenin davacı yanın sorumluluğunda olduğunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca, yapılan adres değişikliğini bildirmemenin idari para cezası yaptırımına tabi olduğunu, bu bağlamda davalı müvekkilinin davacı borçluya ait yeni adresini araştırma yükümlülüğünün bulunmamakta olduğunu, davacı yanın MERNİS adresini kendi söylemiyle 3 ay boyunca değiştirmemiş olduğunu ve bu hususun dava dilekçesinde açıkça ikrar edildiğini, İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı icra dosyası kapsamında yapılan tebligat işleminin usul ve kanunlara uygun yapılmış olduğunu, İcra ödeme emrinin 13/12/2022 tarihinde tebliğ edilmesi akabinde 7 günlük itiraz süresinin dolmuş olduğunu ve takibin kesinleştiğini ve icra takip işlemlerine devam etmiş olduklarını, davacı borçluya ait taşınır, taşınmaz ve banka hesaplarının UYAP avukat portal üzerinden sorgulandığını ve haciz talep edildiğini, İşbu taleplerinin kabul edilerek müvekkilinin alacağını ısrarla ödemeyen borçlunun mal varlığına, icra dairesi eliyle haciz konulduğunu, davacı tarafından, ilgili icra dosyasında takip dayanağı belge bulunmadığı belirtilse de, 7 örnek genel haciz yoluyla ilamsız takipte; takibe dayanak belge koyma zorunluluğunun bulunmadığını, kesinleşen takip sonrasında gerçekleşen tüm işlemlerin de usul ve yasaya uygun olup, olağan şekilde yürütülmeye devam etmiş olduğunu, işbu menfi tespit davasının ise icra takibinin kesinleşmesinden sonra ikame edilmiş olduğunu, İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra takip dosyasında borcu kesinleşmiş olan davacı ...'nun borcunu ödemekle yükümlü olduğunu ve alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin hali hazırda yeterince mağdur edilmiş olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Somut olayda; dosyaya celp edilen vergi kayıtlarına göre davacı taraf tacir ise de, davalının 01/10/2010-23/12/2010 tarihleri aralığında mükellefiyetinin bulunduğu, her ne kadar görevsizlik kararı veren mahkemece davalının da tacir olduğu belirtilmiş ise de, davalı asilin uyuşmazlığa konu dönemde vergi kaydının bulunmadığı, dava dışı şirkettin temsilcisi ve ortağı bulunduğu, dava dışı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması nedeniyle ortak olan davalının tacir sayılamayacağı, ortak ile şirket arasında ki tüzel kişilik perdesinin aralanması kendi lehine hak çıkaracak olan tarafça iddia edilmesi gerektiği, tüzel kişinin ortağı olan şahsın bu iddiayı ileri süremeyeceği anlaşılmakla, mutlak dava olmadığı sabit olan, nispi dava niteliğine de haiz olmayan eldeki ihtilafın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılarak ve görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde; İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı kararıyla verilen görevsizlik kararı nedeniyle, mahkememiz ile İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında meydana gelen olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dava dosyasının İstinaf ilgili hukuk dairesi başkanlığına gönderilmesine,
2-Yargılama giderleri ile harçlar hususunun görevli mahkemece ayrıca ele alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan incelemede karar verildi. 30/01/2024
Katip ...
E imza

Hakim ...
E imza