T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/30 Esas
KARAR NO : 2024/21
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2022
KARAR TARİHİ : 12/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.12.2021 tarihinde, müvekkili ...'a ait ... Plakalı araç, sürücü ... kontrolündeyken; ...plakalı davalı ...'a ait ve yine davalı ... sevk ve idaresindeki araç ile aralarında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza neticesinde müvekkiline ait aracın kullanabilir olmaktan çıktığını ve perte ayrıldığını, davalı ... söz konusu kazanın oluşumunda asli ve ağır kusurlu olduğunu, her ne kadar olay yeri tutanaklarından anlaşılsa da söz konusu kazanın meydana gelişinde sürücü ...'ın bölünmüş yolda, sağ şeritten tüm trafik kurallarına riayet eder bir vaziyette seyir halindeyken, davalı sürücü ... almış olduğu alkolün de etkisiyle çok süratli bir şekilde sol şeritten gelerek müvekkilline ait araca arkadan çarpmış ve aracın tamamen kullanılamaz hale gelmesine neden olduğunu, sürücü ...'ın kaza neticesinde ciddi yaralar aldığını ve ölümden döndüğünü, kaza sonrası davalı sürücü ...'a yapılan alkol muayenesinde 1.66 promil alkollü olduğunun ortaya çıktığını, hatta bu sebeple davalı taraf sürücüyü değişme çalışırken kolluk kuvvetlerince bu durum fark edildiğini derhal duruma müdahale edilerek tutanak altına aldığını davalının söz konusu kazada hem hız kurallarına hem şerit değiştirme kurallarına uymamış hemde alkollü olarak direksiyon baş anı geçerek %100 kusurlu olarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, müvekkilinin 07.01.2022 tarihinde aracın kaskosunu yapmış olan davalı ...Sigorta A.Ş.'ye başvuru yaptığını ancak kendileri tarafından müvekkile oldukça komik rakamlar teklif edildiğini, davalı ...sigorta a.ş tarafından müvekkile ait aracın perte ayrıldığını, kendi eksper şirketi olan, sinerji ekspertiz şirketi tarafından tespit edilmesine rağmen; aracın piyasa değerini müvekkile ödeme konusundaki sorumluluğu davalı tarafından yerine getirilmediğini, bunun üzerine müvekkili kaskoyu yapan bu şirkete karşı arabuluculuk yoluna başvurmuş ancak bu aşamada da davalı ...Sigorta A.Ş ödeme yapmayı kabul etmediğini, bunun yanı sıra söz konusu kazanın ve hasar oluşumuna sebebiyet veren davalı ...'a ait aracı sigortalayan ... A.Ş'ye de poliçe teminatı kapsamında ödeme yapmaları için başvuru yapılmış ancak ... A.Ş 'de herhangi bir ödeme yapmadığını, aynı şekilde ... A.Ş için de tarafımızca arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak bu aşamada da sigorta şirketi ödeme yapmayı kabul etmediğini belirterek tahkikat sonucunda ve yapılacak değer tespitleri sonrasında müvekkilimizin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere belirsiz alacak olarak HMK M.107 uyarınca, davamızın kabulüne; şimdilik araçta oluşan maddi zararın ve değer kaybının tazmini açısından 1000 TL maddi tazminatın; davalı sürücü ... açısından haksız fiilin ve kazanın gerçekleştiği tarih olan 23/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ; davalı sigorta şirketi ...Sigorta A.Ş açısından şirkete yapılan başvuru tarihi olan 07/01/2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte ve diğer davalı sigorta şirketi ... A.Ş açısından ise, şirkete yapılan başvuru tarihi olan 25/01/2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte (poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda açılan davada görevli olan mahkemenin ''Tüketici Mahkemeleri" olduğunu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1-l maddesinde; ''Tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara dair davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili şirket ile davacı yan arasında 08/05/2019 Başlangıç ve 08.05.2020 bitiş tarihli zorunlu trafik sigorta poliçesi tanzim edildiğini, taraflar arasında akdedilen işbu sözleşmede de; ilerde olaşabilecek tüm ihtilaflar ile uyuşmazlıklara ilişkin açılacak olan davalarda yetkili mahkemenin ''İstanbul Anadolu Mahkemeleri'' olacağı hususu hüküm altında alındığını, müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, araçtaki zararın belirlenebilmesi için birden çok kriter incelenmeli ve bu incelemenin de konusunda uzman bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun net bir şekilde belirlenebilmesi için öncelikle talep edilen tazminat tutarında gerçek zararın tespitinin gerektiğini, belirterek huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise işbu dilekçemizde izah ettiğimiz hususların (hasar oranı, pert total bedeli, faiz, tespiti vs. ) nazara ittihazına, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan maddi zararın, sigorta sözleşmesi nedeniyle, sigortacısı olan davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Davalılardan ...Sigorta Anonim Şirketi aleyhine açılan dava, davacı ile iş bu davalı arasında kasko sigorta poliçesi bulunduğundan sözleşme ilişkisi nazara alınarak mahkememizce tefrik kararı verilmiştir.
6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Aynı maddede, tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olduğu, satıcının ise, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği düzenlenmiştir.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Davanın, taraflar arasındaki 28/12/2020 başlangıç ile 28/12/2021 bitiş tarihleri kapsar kasko sigorta poliçesinden kaynaklandığı davacının 23/12/2021tarihli trafik kazası nedeniyle hasar ve değer kaybı tazminatının tahsilini talep ettiği ve davaya konu aracın hususi araç olması nazara alındığında taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi olması nedeniyle davanın Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiğinden Mahkememizce tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi' ne gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya görevli mahkemede devam edilmesi hâlinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/01/2024
Katip ...
E imza¸
Hakim ...
E imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!