WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/84 Esas
KARAR NO : 2024/362
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Torbalı İcra Dairesi ... E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, borcun faturalarla sabit olduğunu, davalı şirketin talebi doğrultusunda sahne kurulumu, ses sistemi kiralama işi yapılarak 4 adet fatura düzenlendiğini, bu işlemler karşılığında 354.000,00 TL alacak doğduğunu, davalının ödeme yapmadığını, Bu faturaların 19.09.2022 tarih ... nolu 76.700,00 TL, 10.10.2022 tarih... 100.300,00 TL, 03.10.2022 tarih ...olu 76.700,00 TL, 15.10.2022 tarih ... nolu 100.300,00 TL tutarlı toplamı 354.000,00 TL olan 4 adet fatura olduğunu, belirterek bu sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra takibinin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalıya yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici/davacının fatura alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Torbalı İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 4 adet fatura dayanak gösterilerek toplam (faiz ile birlikte) 359.631,51 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde takibe dayanak faturaların davalı şirketin talebi doğrultusunda sahne kurulumu, ses sistemi kiralama işine yönelik düzenlendiğini belirtmiş ise de, fatura içeriğinde "kiralama" ifadesi geçtiğinden ve görev hususu resen araştırılacağından ön inceleme celsesinde faturaların düzenlenmesine yönelik asıl işi açıklamak üzere mehil verilmiş ve sunulan 11/05/2023 tarihli dilekçeye göre dava konusunun açıkça eser sözleşmesinden kaynaklandığı görülmüştür.
Davaya konu eser sözleşmesinde davacı taraf yüklenici olup yapılan iş, mülkiyeti yükleniciye ait sahne ve ses sisteminin davalı/iş verenin istediği yerlere konser verilmesi için kurumuna yöneliktir.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Eser sözleşmesinde kural olarak davalı sözleşme ve yasaya uygun gerçekleştirdiği imalât miktarını, davacı ise yaptığı ödemeleri kanıtlamakla yükümlüdür. Sözleşme ayakta ve iş tamamlanmış ise işin sözleşme ilişkisi devam eden yüklenici tarafından tamamlandığı kabul edilir. Ama aksini kanıtlayan ikrar niteliğinde beyan var ise bu beyan esas alınmalıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.
Davanın tarafları tacir olduğundan ve takibin dayanağını faturalar oluşturduğundan taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermiştir.
Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için yazılan talimat sonucu Bilirkişiden alınan 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenin görevlendirmesi gereği yukarıda İnceleme ve Değerlendirme başlığı altında detaylı şekilde izah edildiği üzere; davalı vekiline birçok kez WatsApp ve E-mail ile iletişime geçilerek talep edilmesine rağmen, geri dönüş alınamamış olup, ticari defter ve kayırlarının incelenmesi için ibrazları yapılmamıştır.
- İbraz edilmeyen Ticari defter ve kayıtlar incelenemediğinden; usulüne uygun tutulup tutulmadıkları, açılış ve kapanış tasdiklerinin tam ve zamanında yapılıp yapılmadığı dolayısıyla sahibi lehine delil olma vasfına sahip olup olmadıkları ile taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi ve varsa kayıtlı olan ve olmayan faturaların tespiti davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılamamıştır.
- Davalının ibraz edilemeyen ticari defter ve kayıtları dışında diğer tüm dosya mevcudu incelendiğinde;
* Davanın konusunun; Davacı tarafın davalı aleyhine başlatılan Torbalı İcra Dairesi ... Esas dosya numarası ile açmış oldukları icra takibine davalı borçlu tarafından 21.12.2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin olduğu görülmüştür.
* Söz konusu icra takibine konu alacağın; Davacı ...’un, davalı ... Prodüksiyon Yapım Organizasyon Danışmanlık ve Bilişim San. Tic. Ltd. Şti.'ne sahne kurulumu, ses sistemi kiralama bedelleri olarak düzenlemiş olduğu faturalardan oluşan alacağın 359.631,51 TL tutarlı icra takibine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
* Davalı tarafından icra dosyasına itiraz edilmiş olmakla birlikte dava dosyasına herhangi bir cevap veya beyan sunulmadığı görülmüştür.
* Dava konusu borcun oluştuğu iddia edilen toplam tutarı 354.000.00- TL olan 4 adet faturanın Sayın mahkemenin 30.01.2023 tarihli Tensip Zaptında okunaklı suretlerinin sunulması kararı gereği davalı vekilinin 02.02.2023 tarihli “Tensip gereği hk.” Konulu yazıları ekinde dosyasına sunduğu, anlaşılmış ve görülmüştür.
* Sayın Mahkemenin davalının kayıtlı olduğu İstanbul Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yazdığı 30.01.2023 tarihli yazısına cevaben ilgili vergi dairesinden 06.02.2023 tarihli yazılarında “……. Şirketin yazı tarihi itibarı ile faaliyetine devam ettiği görülmüştür, …………talep ettiğiniz 2022 yılı 9-10-11 ve 12.aylarına ilişkin dairemize bildirmiş olduğu BA formlarının örneği yazımız ekinde gönderilmiştir.” Şeklinde yazılarının dosyada bulunduğu ancak ek olarak belirtilen 4 adet BA Formu UYAP’ta görülememiştir.
* Mevzuatta Ticari Defter ve Kayıtları tutma, ibraz etme ve delil olma ile ilgili 6102 Sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 Sayılı HMK 219, 220, 222. Maddeleri hükümlerine göre davalı tarafın ilgili yasal mevzuata uygun davranmadığı Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ibrazdan kaçındığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
-Mahkememizce talimat mahkemesine öncelikle davalı şirkete 2022 yılı ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek üzere ihtaratlı davetiye tebliğ edilmesi istenmiş ancak ara karar gereği işlem yapılmamıştır. Bu nedenle yeninden talimat yazılarak ara kararın uygulanması istenmiş ancak adres bildirilmemiştir. Buna karşılık bilirkişiye e-mail yolu gönderilen kısmi bilgiler doğrultusunda yapılan inceleme sonucu;
Bilirkişiden alınan 20/02/2024 tarihli ek raporunun sonuç kısmına göre; "Davalı firma ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taleplere olumlu cevap vermediği için bu işlemleri ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme imkanı olmadığından e-mail ile gönderilen yukarıdaki Cari Hesap (Muavin) sayfa görüntüsüne göre sağlıklı kanaat oluşturma imkanı bulunamamıştır. Takibe konu ve ödenmediği iddia edilen toplamı 354.000,00 TL olan 4 adet faturanın davalı firma tarafından Ba Formu ile GİB İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne beyan ederek bildirdiği, sayın mahkemenin müzekkere ile istemine cevaben GİB İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 06.02.2023 tarih, ... Sayı ve... Esas Hk.(...) Konulu cevap yazıları ekinde dosyaya sunulan belgelerden tespit edilmiş olup davalının bu faturaları kayıtlarına aldığı kanaatine varılmıştır. Ancak incelenmek üzere davalı taraftan talep edilen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmekten kaçınıldığı ve sunulmadığı için e-mail ile gönderilen Muavin Defter (Cari Hesap) sayfası görüntüsünde gözüken ödeme kayıtları ile cari hesap bakiyesi ve bakiyeyi oluşturan tüm işlemleri ticari defterler ve kayıtlar üzerinde teyit ve tespit etme imkânı olmamıştır. Ödeme emrinde 5.631,51 TL tutarında işlemiş faiz talebinin mevcut olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafından davalıya gönderilmiş ihtarname bulunmadığı, temerrüdün oluşup oluşmadığı ve işlemiş faize ilişkin takdirin sayın mahkemeye ait olacağını,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 8 (sekiz) sayfadan ibaret işbu EK RAPORU saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacı tarafın incelenen ticari defterleri sonucu Bilirkişiden alınan 08/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “Analiz Tespit Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davacının Tacir Olup Olmadığı Konusunda Yapılan İncelemede;
* Davacının 2022 yılındaki brüt satış hasılatının 213 sayılı V.U.K’nun 177.maddesinin 2.no.lu bendine göre ve 21.07.2007 tarih 26589 sayılı resmi gazete 2007/12362 nolu kararnamede belirtilen 2022 yılı için 285.000,00 TL haddi aştığından 2022 yılında tacir, olarak değerlendirilmesi gerekeceği,
Davacının Ticari Defterlerin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
* Davacının 2022 yılına ait ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2022 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin birbirini doğruladığı ve usulüne uygun tutulduğu,
Davacının Ticari Defterleri Üzerinde Yapılan İncelemede;
* Takibe konu faturaların 19.09.2022 tarih ... nolu 76.700,00 TL, 10.10.2022 tarih ... 100.300,00 TL, 03.10.2022 tarih ... nolu 76.700,00 TL, 15.10.2022 tarih ... nolu 100.300,00 TL tutarlı toplamı 354.000,00 TL tutarında 4 adet fatura olduğu,
* Takibe konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara ilişkin ödeme kaydının bulunmadığı, davacının davalıdan 354.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu,
Dosyada Bulunan Davalının Ba formları Üzerinde Yapılan incelemede;
* Davacının davalıya 09/2022 döneminde 2 adet fatura düzenlediği, bu faturalardan 1 adedinin takibe konu olduğu, davalının 09/2022 dönemi Ba formu üzerinde yapılan incelemede faturaların davalı tarafca beyan edildiği,
* Davacının davalıya 10/2022 döneminde 3 adet fatura düzenlediği bu faturaların takibe konu olduğu, davalının 10/2022 dönemi Ba formu üzerinde yapılan incelemede faturaların davalı tarafca beyan edildiği,
Netice olarak;
* Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu 4 adet faturadan kaynaklı 354.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başladığı tespit edilmiştir.
* Ödeme emrinde 5.631,51 TL tutarında işlemiş faiz talebinin olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede davalıya gönderilmiş ihtarname bulunmadığı, işlemiş faize ilişkin takdirin sayın mahkemenizde olduğu görüşüne varılmıştır.
Sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Somut olayda taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, HMK 222/3. Maddesi uyarınca gerekli ihtara rağmen davalı tarafın ticari defterlerinin adresini bildirmediği, davacının düzenlediği ve takibe dayanak faturaların davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği ayrıca bilirkişiye sunulan e-mail bilgilerine göre davalının muavin hesabında da iş bu faturaların kayıt altına alındığı ancak ödemenin de bulunduğu, bu hali ile takibe dayanak faturalarda yer alan işin davacı tarafça yapıldığı kesin delil ile ispat edilmiş olup buna karşılık ödemeye yönelik kesin delilin dosyaya sunulmadığı, her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itiraz dilekçesinde eserin ayıplı olduğunu savunmuş ise de, eser sözleşmelerinde ayıp defi cevap dilekçesi ile ileri sürülebileceğinden ve dosyada davalı tarafça sunulan bir cevap dilekçesi bulunmadığından usulüne uygun ayıp definin ileri sürülmediği görülmekle davacının esere konu edimini yerine getirdiği anlaşılmakla davanın asıl alacak üzerinden kabulüne, TBK' nun 117. Maddesi gereği borçluya gönderilmiş ihtarat bulunmadığından ve TTK' nın 1530. maddesi uyarınca faizde talep edilmediğinden faiz isteminin reddine, takip faturaya dayandığından ve faturalar davalının da kabulünde olduğundan alacak likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun Torbalı İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 354.000,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 70.800,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 24.181,74 TL karar ve ilam harcının yatan 4.343,45 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 19.838,29 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 4.343,45 TL ve 179,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 981,00 TL posta ve diğer giderler ile 3.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.981,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 3.918,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 55.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.631,51 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 43,38‬.-TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.076,62 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır