T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/710 Esas
KARAR NO : 2024/427
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 29.10.2022 tarihinde, davacı müvekkili adına kayıtlı... plakalı aracın dava dışı sürücü sevk ve idaresinde iken dört taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşuna ilişkin olarak kolluk kuvvetlerince tutanak tanzim edildiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, işbu kaza neticesinde müvekkilinin maliki olduğu araçta büyük ölçüde maddi hasar oluştuğunu, müvekkiline ait aracın, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinden kasko sigortası ile sigortalandığını, müvekkili tarafından TTK m. 1446 gereğince davalı sigorta şirketine gecikmeksizin gerçek zararın karşılanması talebiyle başvurulmuş ve bu doğrultuda davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, oluşturulan işbu hasar dosyası kapsamında 13.12.2022 tarihinde 42.937,85-TL eksik hasar ödemesi yapılmış ise de yapılan bu ödeme ile müvekkilinin gerçek zararı karşılamadığını, eksik ödeme/ ifa nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğu devam ettiğini, yerleşik Yargıtay uygulamaları ile sigorta şirketlerinin motorlu aracın neden olduğu riziko nedeniyle gerçek zararı ödemekle yükümlü oldukları, gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağını, orijinal parçalara göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, ayrıca bu zararın giderilmesi halinde zarar görene hasar bedelinin KDV'si ile birlikte ödenmek zorunda olduğunu, müvekkilinin mezkur kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zararının tespit edilebilmesi amacıyla dava öncesinde müvekkiline ait hasarlı araç için ekspertiz raporu tanzim ettirildiğini, iş bu rapora göre müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar tutarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 72.091,31-TL olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan gerçek zararın davalı tarafından karşılanmamış olması sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebiyle sigorta şirketine 26.12.2022 tarihinde müvekkili adına vekaleten başvurulmuşsa da sigorta şirketi tarafından olumlu yahut olumsuz bir dönüş yapılmadığı gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, davacı müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın 15.02.2022-15.02.2023 tarihlerini kapsayan Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığını, anlaşılacağı üzere bahsi geçen hasar, poliçe yürürlük tarihi içerisinde (29.10.2022) meydana geldiğini, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra meydana gelen rizikolardan sigortacının sorumlu olacağını düzenleyen TTK m. 1409 gereğince karşı taraf sigorta şirketinin dava konusu zarardan, taraflar arasındaki akdi ilişki gereğince sorumluluğunun bulunacağı izahtan vareste olduğunu, kasko sigortası bir zarar sigortası olup sigorta teminatını doğuran riziko gerçekleştiğinde sigortacı, sigorta ettirene sigorta ettirdiği menfaatin riziko gerçekleştiği andaki gerçek ve somut zarar miktarı kadar sigorta tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, bu doğrultuda davalı sigorta şirketinin akde aykırı davranması sonucunda müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumluluğu bulunduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinde de davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, davanın kabulüne, şimdilik 200,00-TL hasar tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; müvekkiline ait araçta meydana gelen 29.153,52-TL hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine, ıslah dilekçesinin bir suretinin davalıya tebliğine, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili Şirketin genel müdürlük adresinin Sarıyer/ İSTANBUL olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın aracının ticari olmadığını, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekkili şirketin kdv’den sorumluluğu bulunmadığını, davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazları kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 16/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Hasar onarım bedeli yönünden;
Dosya kapsamında yapılan incelemede ...plaka sayılı...2800S SAC KASALI 2015 model kapalı kasa kamyonette meydana 27.10.2022 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 72.091,37 TL olarak hesaplanmıştır.
Sigorta yönünden;
Davalı sigorta şirketinin 13.12.2022 tarihinde davacıya 42.937,85.-TL sigorta tazminatı ile 483,35.-TL ekspertiz gideri bedeli ödendiği,
Davacının bakiye tazminat alacağının KDV dahil 29.153,52.-TL olduğu,
Bakiye sigorta tazminatın 13.12.2022 tarihinde muaccel olduğu, temerrüt faizinin ticari faiz olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan davacı şirketin maliki olduğu...raçta meydana gelen hasar bedelinin eksik karşılandığı iddiasıyla açılmış bakiye hasar bedelinin tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
Davalı tarafça görev yönünden itirazda bulunulmuş ise de somut uyuşmazlıkta bir sigorta sözleşmesine dayanıldığından davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, davacı şirketin tüketici sıfatının bulunmadığı gözetilerek görev itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmuş, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu savunulmuştur.
Mahkememizce her ne kadar 21/11/2023 tarihli celsede yetki itirazının reddine karar verilmiş ise de ara kararda sehven haksız fiil hükümlerine atıf yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki ilişki haksız fiilden değil, sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. Maddesi "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birin-de açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, dava konusu aracın kasko sigorta poliçesinin...Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından Buca/İzmir adresinde düzenlendiği anlaşıldığından mahkememizin yetkili mahkemeler arasında olduğu değerlendirilmiş ve yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli miktarı ve davalı sigorta şirketinin dava öncesi yaptığı ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığı, davacının bakiye hasar bedeli nedeniyle tazminat talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
3-Bilindiği üzere kasko sigorta poliçeleri bir aracın işletilmesi sırasında oluşan hasarlardan dolayı sigortalının kusur durumuna bakılmaksızın aracın gördüğü zararın poliçe teminatı ile karşılanmasını amaçlayan, kusur temelli değil zarar esasına dayalı sigortalardır.
Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortanın konusu; "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.
a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla
çarpışması,
b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar,
c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar,
d) Aracın yanması,
e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi
" şeklinde düzenlenmiştir.
4-Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça hasarın teminat dışı kaldığına yönelik bir savunmada bulunulmamış, cevap dilekçesi ve aşamalarda aracın onarım bedelinin poliçe ve genel şartlara göre belirlenen bedel üzerinden karşılandığı savunulmuştur.
"Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Davacı aracını kendi imkanları ile bir başka serviste tamir ettirmiş ve bu servis tarafından iskonto yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda belirtilen 2.097 TL iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir." Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin... Esas ... Karar sayılı 26/11/2015 tarihli ilamında yukarıda alıntılanan şekilde belirtildiği üzere davacı sigortalının teminat kapsamında kalan hasarının gerçek zarar miktarı tespit edilerek karşılanması gerekmektedir. Sigortalı aracı kasko sigortacısının anlaşmalı servisinde onarım yaptırmak veya kendi tercih edeceği bir serviste onarım yaptırmak arasında seçim hakkına sahip olup, hatta dilediği takdirde aracın onarımını gerçekleştirmese dahi uğradığı gerçek zararın kendisine ödenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan ekspertiz incelemesi ile iskonto ve KDV'siz miktarlar üzerinden yapılan zarar hesaplaması yerinde görülmemiş ve mahkememizce gerçek zararın belirlenmesi hususunda bilirkişi inceleme yaptırılmıştır.
5-Mahkememizce davacıya ait araçta oluşan hasarın serbest piyasa rayiçlerinde onarımı için sarf edilecek miktarın tespiti için bilirkişi raporu alınmış, dosyaya sunulan 16/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin serbest piyasa rayiçlerinde KDV dahil 72.091,37-TL olduğu, davacıya ödenen 42.937,85-TL'nin mahsubu ile bakiye zarar miktarının 29.153,52-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı vekili tarafından hesaplamanın parça ve işçilik iskontosu uygulanması suretiyle yapılması gerektiği, davalı şirketin KDV'den sorumlu tutulamayacağı ve yapılan hesaplamanın fahiş olduğu yönünde itirazda bulunulmuştur.
Mahkememizce dosya kapsamı, sigorta şirketi tarafından alınan ekspertiz raporu, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde, hasar gören parçalar ve işçiliklerle ilgili bir ihtilaf bulunmadığı ancak sigorta şirketi tarafından iskontolu ve KDV hariç bedeller üzerinden zarar hesaplaması yapıldığı, gerekçenin 4 nolu bölümünde açıklandığı üzere parça ve işçilik ücretlerinin piyasa rayiçlerine ve KDV dahil edilerek hesaplanması gerektiği, davalının bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davacıya ait aracın onarım bedelinin 72.091,37-TL olacağının tespiti ile davacının bakiye 29.153,52-TL tazminat alacağı bulunduğu kabul edilmiştir.
6-Davacı ait araçta meydana gelen hasarın toplam onarım bedeli KDV dahil 72.091,37-TL olduğu, aracın onarımının değerine göre ekonomik olduğu, 13/12/2022 tarihli 42.937,85-TL ödemenin mahsubu ile bakiye zararın 29.153,52-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin 12/03/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin mahkememizce belirlenen bakiye zarar miktarları olan 29.153,52-TL'ye yükseltildiği ve temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Mahkememizce talep, bilirkişi raporları ve diğer dosya kapsamına göre davacının bakiye 29.153,52-TL hasar zararı bulunduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. Poliçede kasko-çarpışma hasarları için "rayiç değer" klozu bulunduğu görülmüş ve kısmi hasar niteliğindeki zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığı anlaşıldığından ayrıca teminat limiti sınırlaması yapılmamıştır.
Dava öncesi davalı sigorta şirketi tarafından atanan eksper tarafından 31/10/2022 tarihinde ekspertiz incelemesi yapıldığı, ekspertiz incelemesi öncesinde hasarın sigorta şirketine ihbar edildiği anlaşılmakta ise de ihbar tarihinin belirli olmadığı, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 3.3.4.1. Maddesi uyarınca hasarın ihbarı sonrasında en geç 45 gün içinde ödeme yapılması gerektiği, ekspertiz tarihi ihbar tarihi olarak kabul edildiği takdirde 45 günlük süre henüz sona ermeden 13/12/2022 tarihli kısmi ödeme ile davalı şirketin temerrüde düşeceği gözetilerek temerrüt tarihi 13/12/2022 itibariyle faize hükmedilmiştir. Davacı sigortalıya ait aracın ticari nitelikte olduğu ve davalının da tacir olduğu dikkate alınarak faiz türü avans faiz, olarak belirlenmiştir.
7-Davacı tarafça ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca davacının kaza öncesi hasarın onarım bedelinin tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırması halinde bunun yargılama giderlerine dahil edilebileceği, davacı tarafça sunulan ...nun davacı şirkete düzenlediği 19/12/2022 tarihli 441,00-TL tutarlı fatura bedeli ile ispatlanan ekspertiz ücreti sarfiyatının piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ekspertiz hizmeti ile davacının dava açıp açmama yönünde haklılık durumunu dava öncesi tespit ettirebileceği, bu nedenle gereksiz bir harcama olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu harcamanın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davalı tarafça davalı şirketin davacının talebi üzerine ekspere 483,35-TL ödeme yaptığı savunulmuş ise de, cevap dilekçesi ekinde yer alan 29/12/2022 tarihli 483,35-TL bedelli ödemenin ...'e yapıldığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında yer alan ve davalı şirket tarafından hasar tespiti için atanan eksperin... olduğu, davalı şirketin kendisi tarafından atanan ekspere ödediği ücretin davacıya yapılmış bir ödeme gibi dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir.
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 29.153,52-TL hasar onarım bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 13/12/2022'den itibaren avans faizi işletilmesine, 441,00-TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.991,47-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 500,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.221,62-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 500,00-TL toplamı 769,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 115,50-TL posta ve tebligat ücreti, 4.200,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 441,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 5.026,35-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!