T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/693 Esas
KARAR NO : 2024/517
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/08/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İdareleri tarafından, 03.05.2022 tarihli kaza sonucu doğan alacağın tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müd.... E. sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalıların borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve bunun sonucunda icra takibinin durduğunu, ancak davalıların söz konusu takibe itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan itirazın iptaline karar verilmesinin gerektiğini, 03.05.2022 tarihinde İdarelerine ait... plakalı araç Anadolu Caddesi Konak istikametine doğru seyir halinde iken davalı İzmir Ulaşım Hizmetleri ve Makina San. A.Ş'nin maliki ve işleteni olduğu ve... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ... poliçe no. ile sigortalanmış.. plakalı araç İdareleri ait otobüsün sol yan ayna kısımlarına çarptığını, ve olay yerinden uzaklaştığını, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın gerçekleşmesinde ve İdareleri aracının uğradığı zararda kaza mahallini terk eden... plakalı araç asli, kusurlu olduğunu, kaza sonucu araçta 4.504.64 TL hasar meydana geldiğini, davalılardan alacak olması nedeni ile icra takibi başlatıldığını, İzmir ... İcra Müd.... E. sayılı dosyasında itiraz nedeni ile takibin durdurulduğunu, ticari uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa başvurulmuş olup anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama gideriyle vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, KTK m.97 gereğince davanın HMK m.114-115 maddeleri gereği dava şartı noksanlığından usulden reddine, zamanaşımı itirazları olduğunu, kaza tespit tutanağı sadece davacının beyanlarına göre tanzim edilmiş olup, söz konusu hasara kimin sebebiyet verdiği meçhul olduğunu, davacının taraf iddiasını ispatlayamadığını, araç maddi hasarının tazminatı eşdeğer parça tedarikleri doğrultusunda hesaplanmadı gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne asli ve tam kusur atfedilmesinin usul yasaya aykırı olduğunu, kusur bilirkişi raporu alınmasını, İtirazlar doğrultusunda dava dosyası ile dayanak icra takibi incelendiğinde görüleceği üzere davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine ilişkin talebinin reddedilmesini, davacı, dava değerinin en az %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, davalının temerrüde düşürülmediğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yoluna gidilmesini, arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı İ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta kuruluşuna yapılan başvuru usul yönünden eksik olduğunu, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı aracın, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS sigortası bulunduğunu, dava konusu trafik kazasının poliçe kapsamında olup, davacı talepleri öncelikle sigorta şirketinden karşılanması gerektiğini, poliçedeki sınırı aşmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulü halinde dahi davacının zararı sigorta şirketi tarafından karşılanacak olup, davanın müvekkil şirkete karşı açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, kusur oranları belli olmadığı için likit olarak kabul edilemeyeceğini, yargılama gerektirmekte olup, davacının icra inkar tazminatı talebi hukuki dayanaktan yokun olduğunu, davacının ilamsız icra takibi yoluna başvurması kötü niyetli olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacak tutarı müvekkil şirket tarafından araç sürücüsüne rücu edilecek olup, bu sebeple davanın müvekkil şirkete ait söz konusu aracı süren şoför ...’e ihbar edilmesini, sunulu nedenlerle öncelikle davanın... plaka sayılı araç sürücüsü ...e ihbarını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalılar aleyhine 03/05/2022 tarihli trafik kazası dayanak yapılarak toplam 4.931,68 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı 03/05/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın sürücüsü, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 19/10/2022 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 03/05/2022 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 03/05/2022, takip tarihinin ise 04/05/2023 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 03.11.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 03/05/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı... 'ın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... plakalı aracın işletenidir. İşleten, dava dışı sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kaleminden sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişilerden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde,
1- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından;
• ... plaka sayılı davacı taraf belediye otobüs sürücüsü ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/a ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile ETKEN OLDUĞU,
• ...plaka sayılı tespit edilemeyen davalı taraf belediye otobüs sürücüsü, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/a ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile ETKEN OLDUĞU,
2- Hasar Onarım Bedeli Bakımından;
• Davaya konu... plakalı... MAGURİS LF KÖRÜKLÜ A.TAB. T.KAT marka 2021 model aracın hasar onarım bedelinin, kaza tarihi itibarıyla 3.750,00 TL yedek parça, 67,49 TL işçilik olmak üzere toplam 3.817,49 TL +kdv, kdv dahil 4.504,64 TL olduğu,
• Kaza ile hasarın uyumlu olduğu,
hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumuzu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda kusura ilişkin tespite itiraz edilmiş ise de; keşif mahallinde dinlenen tanığın davacının maliki olduğu aracın şoförü olduğu bu hali ile beyanında objektif bir değerlendirmeden bahsedilemeyeceğinden kural ihlalinin hangi sürücüsü tarafından yapıldığı tespit edilemediğinden %50 kusur dağılımı yapılmasına karar verilmiştir.
Hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Tüm bu nedenler ile; 03/05/2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün %50 oranında kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 4.504,64 TL hasar bedelinin bulunduğu, kusur oranları da nazara alındığında davalıların sorumlu olduğu miktarın 2.252,32 TL olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalı ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren mahkememizce resen avans faiz işletilerek yapılan hesaplama sonucu, kabul edilen bedel likit olmadığından tazminat talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Arabulucuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği bu hali ile yalnızca davacı ve davalı İzulaş yönünden arabuluculuğun zorunlu olduğu görüldüğünden davanın belirtilen tarafları yönünden kabul red oranı nazara alınarak hüküm kurmak gerekmiştir. (İzmir BAM ... H.D. ... Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.252,32 TL asıl alacak, 203,53 TL davalı İzulaş yönünden işlemiş faiz, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 101,08 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Tarafların tazminat taleplerinin reddine,
3-Alınması gereken 167,75 TL karar ve ilam harcının yatan 269,85 TL peşin harçtan mahsubuna,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 167,75 TL, 3.030,30 TL keşif harcı ve 269,85 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.729,25 TL posta ve diğer giderler ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.729,25 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak (3.848,96 TL) 3.688,39 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 160,57 TL giderin ise yalnızca...' dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.455,85 TL vekâlet ücretinin (davalı sigorta şirketi 2.353,85 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılarda müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.578,28 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (Davalı İzulaş' a 2.475,83TL olacak şekilde) ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 1.606,49 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 1.593,51 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı,sigorta vekilinin yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!