T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/667 Esas
KARAR NO : 2024/516
DAVA : İtirazın İptali (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketine sigortalımız ...a ait .... plakalı aracın ... nolu ... Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi ile sigortacısı olduğunu, 12.04.2022 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortalayanı olduğu... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olarak sigortalımıza ait araca çarpmasıneticesinde maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiğini, davaya konu edilen bu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın maliki, sürücüsü ve trafik sigortalayanı olduğu ... plakalı araç %100 asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortalımıza ait aracın ise hiçbir kusuru olmadığını, bu husus, kazanın ardından tutulan resmi kaza tespit tutanağı ve tramer kayıtları ile sabit olduğunu davalı taraflar, maliki, sürücüsü ve trafik sigortalayanı oldukları aracın asli ve tam kusurlu şekilde sebebiyet vermesi nedeni ile kazada davacı sigortaya ait araçta oluşan hasar ve zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını kazanın ardından sigortalımızın davacı sigorta şirketine yapmış olduğu hasar başvurusu neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında Sigortacılık Kanunu 22. Maddesi uyarınca aldırılan yasal deli! niteliğindeki ekspertiz raporu ile sigortalı araçta oluşan hasar miktarı 8.558,37 TL. olarak tespit edildiğini, sigortalımıza ait araçta davaya konu kaza neticesinde oluşan ve mevcut ekspertiz raporu ile tespit edilen hasara ilişkin olarak poliçemize istinaden davacı sigorta şirketince 12.04.2022 tarihinde 8.558,37 TL. hasar bedeli ödendiğin, şirketimiz hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK. 1472 md. hükmüne göre sigortalısının yerine kaim olmuş ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava hakları şirketimize intikal etmiş ve ödeme tarihi itibariyle de yasa gereği davalı yönünden ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüt oluştuğu, bunun üzerine İzmir ... İcara müdürlüğü... E sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrine karşı borca itiraz ederek takibin durduğunu, belirterek davalı borçlu tarafça icra takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacak miktarının %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı taraf davalılara yüklenmesine, ayrıca HMK 323 maddesi gereği yargı giderlerinden dava şartı arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne (16/2 madde) göre tayin olunacak yargılama gideri niteliğindeki vekalet ücretininde davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın İdaremizin kusuru dışında meydana geldiğini, idaremizin ve aracı kullanan diğer davalı...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını idaremizde görev yapan araç sürücüleri periyodik olarak psiko-teknik testlerden ve sağlık kontrollerinden geçirildiklerini, toplu ulaşımda kullanılan otobüslerimizin sürekli ve düzenli olarak tamir ve bakımları yapıldığını otobüs sürücüsü trafik kurallarına uymasına, tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kazaya engel olamadığını, her ne kadar kaza tespit tutanağında idaremize ait aracı kullanan sürücüye 2918 sayılı KTK'nın 53/1-b maddesini ihlalden kusur isnat edilmişse de bu tespitin kabulü mümkün olmadığını, davaya konusu kazada idaremizin kusuru bulunmadığından davacının hasara yönelik taleplerinin idaremizce kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi vasıtası ile tarafların kusur oranları, olay ile zarar arasındaki illiyet bağı ve gerçek zarar tespit ettirilmeli, sonucuna göre hüküm kurulmasının gerektiğini, dava konusu kazanın gerçekleştiği tarihte idaremize ait ... plakalı araç ... poliçe numarası ile ...Sigorta A.Ş tarafından sigortalanmış olup sorumluluğunda giderilmesi gerektiğini davacının likit bir alacağı olmadığından icra tazminatı talep etmesi hukuka aykırı olduğunu açıkladığımız ve re'sen gözetilecek nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu sigorta şirketine kanunda belirtili evraklar ile müracaat edilmediğini dava şartı noksanlığından usulden davanın reddine, dava süresinde açılmayıp zaman aşımi defi ileri sürüldüğünü dava dilekçesinde bahsi geçen 12.04.2022 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen, aracın müvekkili şirkete, 13.06.2021- 13.06.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu maddi zarardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğunu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini. itirazlarımız baki kalmak kaydıyla her halükarda araç maddi hasar tazminatı eşdeğer parça tedarikleri doğrultusunda hesaplanmasının gerektiğini talep edilen miktarın fahiş olduğunu, itirazın iptali davasına konu oluşturan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas nolu icra takibi incelendiğinde ödeme emri ile birlikte icra takibine dayanak belge yukarıdaki savunmalarımız da göz önünde bulundurularak incelendiğinde; müvekkil şirketin ödemekle sorumlu bulunduğu bakiye borç bulunmadığını, davalı şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olup kusur tespiti için ATK gönderilmesinin gerektiğini, belirterek öncelikle davanın usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davayı ikame etim olan davacının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Rıdvan Bahtiyar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı sigorta şirketi sigortalısı gerçek şahıs olması, uyuşmazlığın da haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili sürücünün kazanın meydana gelişinde kusuru bulunmadığını, tespit tutanağı üzerinde kusur tespiti trafik ekiplerince yapıldığını, ancak tespit tutanağının kesin delil olmaması ile beraber kusur tespitinin trafik ekiplerince yapılmasının Mahkemenizi bağlayıcılığı olmadığını, kusur tespitinin bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerektiğini, kusur itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla, davacı yan tarafından müvekkilin rücuen ödemesi talep edilen hasar bedeli fahiş olduğunu, meydana gelen kaza göz önüne alındığında ortaya çıkan hasarın daha uygun fiyata onarılması mümkün olacağını, meydana gelen hasarın bilirkişi marifetiyle belirlenmesi ve bu doğrultuda karar verilmesi gerektiğini, bununla beraber, müvekkilin idaresindeki ... plakalı aracın ZMMS Sigorta Poliçesi Unico Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, davacı yanın talebi sigorta kapsamında olup davacının talebinin sigorta tarafından karşılanması gerektiğini, tarafların kusur durumları, araçta meydana gelen hasar, bilirkişi incelemesi ile hesaplanması, davalı sürücü tacir olmadığından talep edilen alacak yalnız yasal faiz uygulanması mümkün olduğunu belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep etmiştir.
Mahkememizin 12/12/2023 tarihli celsesi 4 nolu ara karar gereğince, tüm dosya kapsamı incelenerek davalı ve dava dışı sürücünün oransal kusur durumu ve aynı trafik kazası sebebiyle davacının sigortaladı araçta oluşan gerçek hasar bedelinin (hasar giderim bedeline iskonto uygulanmaması ve kdv eklenmesi (İzmir Bam.. HD. ...Karar) hesaplanmasının ayrıca celp edilen takip dosyalarında davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemelerin hangi araç ve kaza için olduğunun da raporda belirtilmesi için Bilirkişilerden alınan 31/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen *Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır. Bu hali ile;
* ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 53/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu.
* ...plaka sayılı davacı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araç yolun kenarında park halinde olup meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı,
* Dava konusu ... plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 8.558.37.-TL (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği" şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Dava, TTK'nun 1472.maddesine dayanılarak zarar gören araçta oluşan hasar bedelinin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinden davacı tarafından davalı aleyhine 9.363,44-TL üzerinden takibe başlandığı. Ödeme emrini davalı borçluya tebliğ edildiği davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili müvekkili şirkete Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi sigortalı olan... plakalı aracın 12.04.2022 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortalayanı olduğu...plakalı aracın asli ve tam kusurlu olarak sigortalya ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiğini ve kasko poliçesi kapsamında yapılan ödemenin kusurlu davalılardan rücuen tazmininin gerektiğini iddia etmektedir.
Dosya arasında yer alan Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi incelendiğinde risk periyodunun 12.04.2022 tarihli trafik kazasını kapsar şekilde 15/11/2021-2022 tarihleri aralığına ilişkin olduğu, zararın poliçe kapsamında kaldığı ve yapılan ödeme ile davacının sigortalının halefi konumunda bulunduğu sabittir.
Tüm bu nedenler ile; 12.04.2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü ... ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın tam kusurlu olduğu ve davacının yapılan ödeme sonucu halefi konumunda bulunan dava dışı şahsın maliki olduğu ... plakalı araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 8.558.37 TL hasarın bulunduğu ve davacı tarafça da bu bedel üzerinden sigortalıya ödemenin yapıldığı ancak, davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda sigortalının vekilinin yazılı talebi ile 18/07/2022 tarihinde 5.829,64 TL, akabinde aynı vekil tarafından 12.04.2022 tarihli trafik kazası sonucu... plakalı araçta oluşan toplam 10.216,25 TL hasar tazminatından yapılan ödeme sonucu bakiye kalan 3.686,61 TL' nin tahsili için STK' ya başvuruda bulunduğu, STK 'nun 24/07/2023 tarihli kararı dayanak yapılarak İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında takibin başlatıldığı bu takipte de davalı sigorta şirketi tarafından 8.524,02 TL (hasar yönünden 3.686,61 TL) ödemenin yapıldığı bu hali ile sigortalı zarar gören davacı sigorta şirketinden aldığı bedel ile birlikte zarar veren aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesini düzenleyen davalıdan da tahsilat yaptığı görülmekle, zararın halefe davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği sabit olduğundan davanın ve davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Arabulucuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay ... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM ... H.D. ... Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Tazminat taleplerinin reddine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 9.363,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip...
E imza
Hakim ...
E imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!