T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/651 Esas
KARAR NO : 2024/18
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2023
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Sahibi olduğum “...” işletmesi ve uygulamasının reklam ve tanıtımını yapmak üzere davalı firma ile iletişime geçtiğini, davalı firma ile yapılan anlaşma sonucunda - 10.000-TL+KDV karşılığında davalı firma tarafından yönetilen “...” kullanıcı isimli instagram adlı uygulamada yer alan hesabında reklam amaçlı hikaye paylaşılacağını ve toplam en az 500.000 izlenme sayısı elde edileceği konusunda anlaştığını, davalı firma tarafından her ne kadar 16/06/2023 tarihinde bir paylaşım yapılmış ise de izlenme sayıları taahhüt edilen sayıya ulaşmadığını, bunun üzerinde davalı firma ile iletişime geçerek taahhüt edildiği gibi tekrar paylaşım yapılması gerektiğini sözlü ve yazılı olarak defalarca hatırlatmasına karşılık davalı firma yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı firma yetkilisi tarafından ikinci defa bir paylaşim yapılmış olduğu iddia edilmekte ise de konuya ilişkin tekrar herhangi bir paylaşım yapılmadığını, arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı firma tarafından yapılan ayıplı hizmet sebebi ile sözleşmeden dönerek bedel iadesine karar verilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise ayıp oranında bedel iadesine karar verilmesini ve arabuluculuk görüşmelerine hukuki destek alarak vekil ile katılım sağlayabilmek için yapmış olduğum 3.000-TL avukatlık ücretinin tarafıma ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: 16/06/2023 tarihli fatura, İnstagram Paylaşımı Etkileşim Raporları, Whatsapp Yazışmaları, Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı, 04/08/2023 tarihli Avukatlık Hizmetine İlişkin Fatura
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Davacı tarafça dava dilekçesinde, davacıya ait "..." uygulamasının reklam ve tanıtımının yapılması için davalı şirketle iletişim kurulduğu, 10.000,00-TL+KDV karşılığında davalı şirketin yönetiminde olan "..." kullanıcısına ait hesap üzerinden İnstagram uygulaması ile reklam amaçlı hikaye paylaşımı yapılacağı ve toplam en az 500.000 izlenme sayısına ulaşılacağı konusunda anlaşıldığı, davalı şirket tarafından 16/06/2023 tarihinde paylaşım yapılmış olmasına rağmen taahhüt edilen sayıya ulaşılmadığı, davalının tekrar paylaşım yapacağını taahhüt etmesine rağmen yeniden paylaşım yapılmadığı, izlenme istatistiklerinin 500.000 sayısının altında kaldığı, davalı tarafça ikinci bir paylaşımın yapılmadığı, davalının hizmetinin ayıplı olduğu ileri sürülerek davalıya ödenen iş bedelinin iadesi ile arabuluculuk aşamasında davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle avukatına ödediği 3.000,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2-Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
3-Görev yönünden yapılan incelemede, Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11/08/2023 tarihli cevabi yazısına göre davacının işletme esasına göre defter tuttuğu ve 2.sıfıt tüccar sayıldığı anlaşıldığı, davalı şirketin ticaret şirketi olması nedeniyle tacir olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı gözetilerek mahkememizin davanın görülmesinde görevli olduğu kabul edilmiştir.
4-Uyuşmazlığın görülmesinde öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin tespiti gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 33/1.maddesi uyarınca, Hâkim, Türk hukukunu resen uygular.
Eser sözleşmesi, taraflardan birinin eser meydana getirip teslim etmeyi, diğer tarafın ise bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde sonucun önceden taahhüde elverişli olması gerekir.
Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, davalının gerçekleştirdiği bir reklamın yayınlanması işinin belirli bir video kaydının oluşturularak sosyal medya üzerinden paylaşılması suretiyle gerçekleştirildiği, davalının üstlendiği edimin niteliği itibariyle bir sonuç içerdiği, davalının bu sonucu yerine getirirken davacıdan bağımsız olarak kendi çalışma düzeni içerisinde edimini ifa etmiş olduğu, bu haliyle taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. (Bkz: "Uyuşmazlık konusu iş, ilan ve reklam yayınlanması işi olup mahiyeti itibariyle eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan..." Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı 17/01/2013 tarihli ilamı)
Eser sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK'nın 471. Maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.",
472. Maddesi, "Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.
Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.
Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur."
474. Maddesi "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.
Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir."
475. Maddesi "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz."
Hükümlerini haizdir.
5-Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte yayınlanan reklamın 500.000 izlenme sayısına ulaşmasının taahhüt edildiği her iki tarafın da kabulündedir. Uyuşmazlık 500.000 izlenme sayısının 3 parçadan oluşan reklam yayınının ayrı ayrı bu sayılara erişmesi mi yoksa 3 parça olarak yapılan yayının toplam izlenme sayısının mı 500.000 olacağı noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekili tarafından davalının 500.000 izlenme taahhüdünün bulunmadığı gibi toplam izlenme sayısının bu rakamı geçtiği, 971.247 olduğu savunulmuş ise de, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan ve davalı tarafça inkar edilmemiş olan Whatsapp konuşma kayıtlarına göre 500.000 izlenme sayısına ulaşılmaması halinde yeniden paylaşım yapılacağı yönünde karşılıklı konuşmalar bulunduğu, belirli bir izlenme sayısı taahhüdü olmaksızın reklam fiyatı belirlenmesinin ticari teamüllere uygun olmadığı hususu da dikkate alınarak taraflar arasında 500.000 izlenme sayısına ulaşılacağı yönünde anlaşma bulunduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafça 3 parçalık videonun toplam izlenme sayısının 971.247 olduğu savunulmuştur. Ancak dosyaya sunulan reklam videosunun incelenmesinde videonun bir bütünlük gösterdiği, her bir reels videosunda süre sınırlaması olduğu için ayrı ayrı paylaşılması suretiyle reklamın yayınlandığı, bu haliyle ulaşılması amaçlanan toplam izlenme sayısının her bir reels videosu için ayrı ayrı aranması gerektiği değerlendirilmiştir.
6-Yukarıda açıklanan mahkememiz kabulüne göre davalının taahhüt edilen 500.000 izlenme sayısına ulaşamadığı sabit görülmüş ve eserin yüklenici şirket ayıplı olarak ifa edildiği kabul edilmiştir.
Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları TBK'nın 475.maddesinde düzenlenmiştir.
Bunlar;
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
Olarak sıralanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davacı tarafça davalıya ödenen bedelin tamamının iadesi istenilmiş ise de, davalının taahhüt ettiği kabul edilen 500.000 sayısına karşılık toplamda 336.021, 313.504 ve 321.722 gösterime erişildiği dikkate alındığında, davacının gerçekleştirilen reklam yayınlanmasından hiç faydalanmadığından söz edilemez. Reklam yayınlanmasıyla davalı tarafça taahhüt edilen sayıya ulaşılamamış olsa dahi taahhüt edilen rakamın yarısından fazla miktarda bir izlenme sayısına ulaşıldığı dikkate alındığında eserin tamamen reddinin hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirilmiştir. İşin niteliği gereği eserin yayınlandığı ve artık ifa edildiği durumda ayıp oranında bedelde indirim isteme hakkı bulunmaktadır.
Davalının yayınları neticesinde davacıya ait uygulamanın toplam 971.247 görüntülemeye ulaştığı, 3 adet reels videosunun her birinin 500.000 görüntülenmesi halinde toplam 1.500.000 görüntülemeye ulaşılacağı dikkate alındığında, reklamın taahhüt edilen izlenmeye orantılanması suretiyle ayıp oranında bedelde indirim talep edilebileceği, buna göre 11.260,00-(11.260,00x(971.247:1.500.000))= 3.969,17-TL miktarda iş bedelinden indirim istenebileceği değerlendirilmiş ve davanın bu yönden bedelde indirim uygulanması suretiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
7-Davacı tarafça davalının taahhüt ettiği 500.000 sayısına ulaşılmaması nedeniyle bedelin tümüyle iadesi gerektiği ileri sürülmüş ise de davalının izlenme sayısına ilişkin taahhüde uyulmaması halinde iş bedelinin tümüyle iadesini taahhüt ettiğine dair bir delil bulunmadığı, reklamın yeniden yayınlanacağına dair taahhüdün yerine getirilmemesinin davacıya ancak bedelde indirim isteme imkanı verebileceği, mevcut delil durumuna göre ayıp oranında bedelde indirim isteme hakkı dışında eserin tümüyle reddini gerektiren bir hal bulunmadığı dikkate alınarak eser bedelinin tümüne yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
8-Davacı tarafça arabuluculuk sürecinde avukatla temsil olunması nedeniyle sarf edilen avukatlık ücretine ilişkin giderin davalıdan tahsili talep edilmiş ise de hukukumuzda avukatla temsil zorunluluğu bulunmamakta olup, akdi avukatlık ilişkisi nedeniyle bir tarafın sarf ettiği giderlerin karşı taraftan tahsili ancak HMK'nın 329/1.maddesi kapsamında kötü niyetli davalının varlığı halinde mümkündür. Somut olayda davalının uyuşmazlıkta kötü niyetle hareket ettiğine dair somut bir delil sunulmadığı gibi uyuşmazlığın sözleşmenin ifasında taraflar arasında uyuşmazlık ortaya çıkmasından kaynaklandığı dikkate alındığında davacının akdi avukatlık ücretinin davalıya yükletilemeyeceği değerlendirilmiş ve bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
9-Davacı tarafça dava 14.800,00-TL üzerinden ikame edilmiş ve 3.989,17-TL kabul değeri üzerinden kısmen kabule karar verilmiş ise de, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11. maddesinde "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. " düzenlemesi mevcut olup arabuluculuk ilk oturumuna katılmayan taraf yargılama giderlerinin tümünden sorumlu tutulduğu gibi lehine vekalet ücreti de takdir edilmemektedir. Buna göre, yukarıda aktarılan düzenleme doğrultusunda yapılan incelemede dosyaya sunulan 27/07/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağına göre davalı şirketin arabuluculuk ilk toplantısına katılmamış olduğu ve davalı tarafın kısmen haklı çıkmış olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olacağı ve lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gözetilerek yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmış ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ayıp oranında indirim uygulanması suretiyle 3.989,17-TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacak miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11. Maddesi hükmü uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 361,50-TL posta ve tebligat ücreti, olarak sarf edilen toplam 631,35-TL yargılama giderinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11. Maddesi hükmü uyarınca davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11. Maddesi hükmü uyarınca davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacının yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!