WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/566 Esas
KARAR NO : 2024/429
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 13/10/2016
KARAR TARİHİ: 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; alkollü davalı, malik ve sürücü olan...'un müvekkili sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracıyla 08/03/2009 tarihinde park halinde bulunan ... plakalı araca arkadan asli ve tam kusurlu olarak çarptığını, çarpmanın etkisiyle.. plakalı aracın da park halinde bulunan... plakalı araca da çarpması neticesinde...'ın yaralandığını ve araçların maddi hasarına sebebiyet verdiğini,...'ın maluliyet tazminatına istinaden müvekkili sigorta şirketi tarafından 66.928,60.-TL ödeme yapıldığını, bu nedenlerle rücu etme hakkı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 66.928,60.-TL'nin ödeme tarihi olan 16/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esas yönünden ise ... plakalı aracın davacı ...ya sigortalı olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, sürücünün alkollü olmasının tek başına sigorta şirketince yapılan ödemenin teminat dışı kalmasını gerektirmeyeceğini, müvekkili tarafından dava dışı şahsa 18.000,00.-TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ve anlaşmayla birlikte birbirlerinden karışılıklı olarak herhangi bir alacak ve haklarının kalmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Mahkememizce verilen 16/06/2020 tarih ve ... sayılı kararı ile davanın kısmen kabul ile kısmen reddine karar verildiği, davacı ve davalı vekili tarafından bu kararın istinaf edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 04/05/2023 tarih ve... sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Dava; sigortacının dava dışı kişiye ödemiş olduğu tazminatın alkollü araç kullanma nedeniyle rücuen tahsiline yönelik tazminat istemine ilişkindir.
Kazaya karışan ve kaza tarihi olan 08.03.2009'da davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılan ... plaka sayılı aracın davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı (ZMMS), Noterler Birliği'nden temin edilen tescil bilgilerine göre aracın kullanım amaç ve şeklinin "Hususi / Yolcu Nakli" olarak belirtilmiş olduğu, 23.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanarak sakat kalan...ın maluliyet tazminatı ile sağlık ve diğer giderleri için yapılan ödeme bedelinin talep edildiği, davanın 13.10.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca davaya bakmaya mahkemenin görevli olup olmadığı hususu dava şartlarından olup, HMK 115. madde gereğince davanın her aşamasında resen incelenmesi gerekmektedir. HMK 355/2. cümle gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenini ilgilendirdiğinden, davalının istinaf başvurusunun resen ve öncelikle olarak davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmadığı yönünden incelenmesi gerekmiştir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanunun kapsamı, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar şeklinde açıklanmış, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3/i, k ve j maddelerinde, "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder", şeklinde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında aynı Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; sigorta ilişkisi kapsamında davalının alkolün etkisi ile...ın yaralanmasına sebep olduğu olayda kullanmakta olduğu aracın kullanım şekli ve amacının "HUSUSİ" olması nedeniyle davanın ticari dava olarak nitelendirilmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı, davanın sigorta şirketi ile sigortalısı arasında olduğu ve sigortalı DAVALININ ARACININ TİCARİ ARAÇ OLMADIĞI anlaşılmakla davalı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda tanımı yapılan tüketici kapsamında olduğundan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 2, 3 ve 73. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Aynı yönde Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 12/11/2015 tarih, ... K sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza