T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/556 Esas
KARAR NO : 2024/139
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 04/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı borçlu şirket, icra takibine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Oysa ki söz konusu alacak para alacağı olup, müvekkil şirketin ikametgâhında tediye edilmesi lazım gelen borçlardandır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 89.maddesinde de aynı yönde düzenleme bulunmakta olup, aksi kararlaştırılmadıkça, para borcunun, alacaklının ödeme zamanında ikamet ettiği yerde ödenmesi gerekir. İİK.md.50 ve HMK.md.10 hükmüne göre bir para borcunun alacaklısının kendi ikamet adresinde dava açmasında veya İİK.nun50.maddesi belirlemesiyle icra takibi başlatması yasaldır. Nitekim takip konusu fatura da görüleceği üzere müvekkil şirketin adresi İzmir ili Konak ilçesinde bulunduğundan, yetki itirazı yersiz olup, işbu dava konusu takip konusunda İzmir icra daireleri dolasıyla da mahkemeniz yetkilidir. Alacaklı müvekkil şirket tarafından davalı borçlu aleyhine; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişilmiş olup, ödeme emri karşı yana tebliğ edilmiştir. Borçlu şirket vekili tarafından süresinde yetkiye, ödeme emrine, borca ve ferilerine itiraz edilmiş olup, icra müdürlüğünce 25.01.2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı ile müvekkil şirket arasında borçlu davalının ihracata konu yurt dışı kara yolu kargo taşınmasına ilişkin taşıma akdinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi mevcuttur. Bu doğrultuda davacı müvekkil şirket ile davalı yan; davalının talebi doğrultusunda yüklenici davalıya ait mallar, ... Münih Almanya adresinden, ... İthalat Elektrik San. Tic. Şirketi Fatih/ İstanbul adresine taşınmış ve teslim edilmiştir. Davacı müvekkil şirketin taşıma komisyoncusu olarak ücret isteme hakkı kanun gereği doğmuştur. Yine Türk Ticaret Kanunu'nun taşıma komisyonculuğu sözleşmesini düzenleyen 917.maddesinin 3.fıkrasında komisyonculuk sözleşmesi hükümlerinin taşıma komisyonculuğuna da uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır. Dolayısıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun komisyon ücretinin istenme hakkını düzenleyen 539.maddesine göre komisyoncu, ücretinin ödenmesini kendisine verilen işi yapınca isteyebileceği gibi, işin yapılmaması vekalet verene yükletilebilen bir sebepten kaynaklıyorsa da isteyebilecektir. Dolayısıyla somut olayda da davacı müvekkil şirketin taşıma komisyoncusu olarak kararlaştırılan bedeli isteme hakkı bulunmaktadır. Müvekkil şirketin davalı ile yaptığı taşımacılık anlaşmasındaki esas edimi taşıyan bulunması hususunda aracılık edilmesidir. Müvekkil şirket de bu edimine ilişkin olarak davalı yanın anlaşmaya konu mallarını dava dışı ... Grup Uluslararası Nakliyat Ticaret Limited şirketinin taşınmasına aracılık etmiştir. Dolayısıyla müvekkil şirket kendi edimini yerine getirmiş ve taşıyıcı kişiyi bularak anlaşma bağlamında kararlaştırılan ücretinin tamamını almaya hak kazanmıştır. Davacı müvekkil şirket tarafından tüm evraklar tam zamanında düzenlenmiştir. Müvekkil şirket, taşıma komisyoncusu olarak tüm yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmiştir. nitekim davalı şirket yetkilisi ile de sürekli iletişimde kalınmış malların teslim edildiği Whatsapp aracılığıyla bildirilmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki; davalı borçlu taraf "Her ne kadar tebligat parçası üzerine dayanak belge sureti yazılmış ise de tebligat zarfından dayanak belge sureti çıkmamıştır. Bu nedenle ödeme emrine itiraz ediyoruz." şeklinde itiraz da bulunmuşsa da, ödeme emrinin ekinde takip dayanağı fatura sunulmuş olup, UYAP' ta da açıkça gözükmektedir. Bu sebeple itirazın gerçekliği ve kabulü mümkün değildir. Nitekim, ödeme emrinde de açıkça takip dayanağı fatura numarası belirtilmiştir. Kaldı ki; işlenen faize de farazi olarak itiraz edilmiş, hiçbir dayanak sunulmamıştır. Netice itibariyle; davalı (borçlu) tarafından ödenmesi gereken; 800,00- EUR alacak müvekkil şirkete ödenmemiştir. İşbu durum üzerine; davalı (borçlu) aleyhine İzmir ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişilmiş ise de, davalı yan tarafından –takip dayanağı faturalar nedeniyle borçlu olunmasına rağmen, müvekkil şirkete karşı bir borcu olmadığını beyan etmek suretiyle- alacağı sürünceme de bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulmuş olup, söz konusu takip durmuştur. İşbu açıklanan nedenlerle; borçlu tarafından haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve yine davalı likit bir alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden davalı aleyhine borcun tamamı üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıyan/davacının 02/06/2022 tarihli fatura bedelinin tahsili için başlattığı icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 02/06/2022 tarihli faturala dayanak gösterilerek 819,93-EURO' nun talep edildiği, yabancı para cinsinden olan EURO' nun takip tarihinde ki TL karşılığının ödeme emrinde bulunduğu, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı yetki ve borca itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçildi.
Davalı taraf icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de, İlamsız icra takibinde yetkili icra daireleri İİK'nın 50. maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin 6 vd. maddelerine göre belirlenir. Yine 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre para alacaklarına ilişkin icra takibi alacaklının yerleşim yeri icra dairesinde de yapılabilir. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğundan taşıma sözleşmelerine ilişkin TTK' nun 890. Maddesinde düzenlenen yetki kuralı kesin yetkiyi içermediğinden ve taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ispat edildiğinden alacak bir para alacağı olduğundan İcra Dairesi'nin yetkisine yapılan itiraz kabul edilmemiştir.
Mahkememizin 21/11/2023 tarihli 5 nolu ara kararı gereğince; tüm dosya kapsamı ve davacı tarafın ticari defterleri incelenerek takip konusu faturanın davacı defterinde kayıtlı olup olmadığı, davalının davacıya borcu var ise miktarının hesaplanması için Bilirkişiden alınan 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile;
3.1)- Davalı ...Ş.’nin incelenen 2022-2023 takvim yılına ait ticari
defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
3.2)- Davalı ...Ş.’nin incelenen 2022-2023 yılına ait ticari defter ve belgelerinde,
Davacı...Ltd. Şti. 320.01.0111 Hesap Kodu ile Satıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğu, davacı şirketçe düzenlenmiş faturaların ve yapılan kısmi ödemelerin kayıt altına alındığı, takip ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete toplam 800,00 EURO borcu bulunduğunun tespit edildiği,
3.3)- Takip ve dava konusu faturaların davalı şirketin BA formlarında kayıtlı olduğu,
3.4)- Davacının, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı icra
dosyasında icra takibini yaptığı 800,00 EURO tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı ve defter kayıt belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 800,00 EURO olduğu,
Yönündeki görüşlerimiz; hukuki durum ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere iş bu Bilirkişi Raporu, dosyası ile birlikte saygıyla arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 21/11/2023 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı gereğince, davalının ticari defterleri incelenerek taraflar arasındaki borç ilişkisinin ve varsa kayıtlı olan ve olmayan faturaların ayrıca gösterilmesinin istenmesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince davalı şirkete usulüne uygun yapılan tebligata rağmen ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmıştır.
İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Somut olayda taraflar arasında taşıma işine ilişkin sözleşmesinin bulunduğu, HMK 222/3. Maddesi uyarınca gerekli ihtara rağmen davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, bu hali ile davacının düzenlediği ve kendi ticari defterlerine kaydettiği takibe konu edilen 02/06/2022 tarihli faturanın davalı ticari defterlerinde yer alıp almadığının tespit edilemediği, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklikte gözetildiğinde davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından ve davalının takibe konu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği için yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda böyle bir beyanname verildiği görüldüğünden davacı tarafın iddiasını ispatladı ve takibe dayanak faturadaki taşıma hizmetini davalıya sunduğu sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından alacak likit olarak değerlendirilmiş ve davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nü... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin ASIL ALACAK ÜZERİNDEN devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 800,00 EURO karşılığı 22.752,08 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 4.550,41.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.554,19 TL karar ve ilam harcının yatan 306,66 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.247,53 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 306,66 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 381,00 TL posta ve diğer giderler ile 2.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.367,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!