WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/437 Esas
KARAR NO : 2024/277
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın her türlü tesisat malzemeleri, banyo aksesuarları, vitrifiye, batarya, kombi, petek toptan ve parekende satış işi ile uğraşmakta olduklarını, davalının ise müvekkili ile ticareti olan mal alım -satımı yapan bir şahıs şirketi olduğunu,taraflar arasındaki mevcut ticaret ilişkisinde müvekkili, mal almadan önce avans olarak davalı yana çek gönderdiğini, devamla parça parça mal alımı yaptığını, hesap sıfırlandıktan sonra tekrar avans olarak çek verdiğini ve ticari sürecin bu şekilde devam ettiğini, müvekkili davacı 26.09.2022 tarihinde ... İzmir- Çankaya Şubesi...seri numaralı ...hesap numaralı 31.01.2023 ödeme tarihli 35.000,00 TL bedelli çeki davalıya vererek aralarında ki hesabı sıfırladığını ve 09.11.2022 tarihinde ... İzmir- Çankaya Şubesi... seri numaralı ... hesap numaralı 31.03.2023 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli, ... İzmir- Çankaya Şubesi...seri numaralı ... hesap numaralı 30.04.2023 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli ve ...İzmir- Çankaya Şubesi... seri numaralı... hesap numaralı 31.05.2023 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 500.000,00 TL bedelli 3 adet çeki avans olarak davalıya verdiğini, bu üç adet çeke ilişkin üzerinde teslim alındı imzasının da yer aldığını, müvekkilinin avans olarak vermiş olduğu 3 adet çekten sonra 10.11.2022 tarihi ile 31.01.2023 tarihleri arasında 15 adet fatura karşılığı olarak toplamda 422.438,31 TL tutarında mal alımı yaptığını, müvekkilinin avans olarak verdiği çekler neticesinde 77.561,69 TL tutarında daha mal alma hakkı bulunduğunu, bu süreç içerisinde müvekkili davacı firmanın 31.03.2023 ve 30.04.2023 tarihli toplam 325.000,00 TL bedelli 2 adet çeki gününde ödediğini, müvekkili davacının son olarak avanstan bakiye kalan 77.561,19 TL tutara karşılık mal almak istediğini ancak davalının müvekkili davacıya ticari anlamda battığını, malı kalmadığını, müvekkile mal gönderemeyeceğini beyan ettiğini, müvekkili davacı ise ticari hayatta böyle şeylerin olabileceğini, kendisine verdiği çeklerden 31.05.2023 tarihinde ödenecek olan 175.000,00 TL bedelli çeki getirmesini, bu çekten karşılığında mal alamdığı 77,561.19 TL'nin düşülerek kalan 97.438,81 TL'nin karşılığının kendisine nakit yahut aynı tarihli bir çek ile ödenebileceğini, böylece aralarında herhangi bir hak ve alacağın kalmayacağını belirttiğini, anca davalı çeki geri getiremeyeceğini söyleyerek hakkı olmayan 77.561,19 TL tutarı da çeki tahsil etmek sureti ile alacağını bir nevi beyan ettiğini, davalı yan işlerinin kötüye gittiğini anlamasına müteakip olası yasal takip ve davalardan kurtulmak amaçlı olarak elindeki çekleri kendisini tanıyan daha önceden de çalıştığı ve ticaretini bilen faktoring firmasına verdiğini, davaya konu 31/05/2023 ödeme tarihli çekin davalıda mı yoksa faktoring firmasında mı olduğunu bilmediklerini, müvekkili firmanın ticari hayatı boyunca borcuna sadık kaldığını, çeklerini günününe ödediğini ve itibar sahibi bir firma olduğunu, davalı yana avans mukabilinde vermiş olduğu 3 adet çekten 2 tanesinin gününde ödendiğini, iş bu davaya konu çekin ödeme tarihi 31/05/2023 olduğunu, müvekkilinin bu çekin tamamını ödemek durumda kalması halinde borçlu olmadığı 77.561,19 TL 'yi de ödemek durumunda kalacağını, şayet ödeme yapar ise borçlu olmamasına karşın ödeme yapmak zorunda kaldığı 77.561,19 TL'yi davalı yandan tahsil etmesi mümkün gözükmediğini, davalı yanın borca yeter ne ticari mali ne menkul malı nede gayrimenkul malının bulunmadığını, ayrıca karşılığında mala alamadığı borca yeter ne ticari malı ne menkul malı ne de gayrimenkul malı bulunmadığını ayrıca 77.561,19 TL yi ödemesi halinde ayrıca bu tutarda bir malı başka bir firmadan almak durumunda kalacağından kendisine ilk etapta yansıyan zarar 155.122,38 TL olacağını, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alındığında bu meblağda zararın müvekkili firmanın ticaretini de olumsuz yönde ve ciddi ölçüde etkileyeceğini belirterek öncelikle ve ivedi olarak... İzmir- Çankaya Şubesi ... seri numaralı... hesap numaralı 31.05.2023 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli çekin yargılamanın sonuna kadar davalı yahut 3. Kişiler tarafından bankaya ibrazı halinde 77.561,69 TL'lik kısmının ödenmemesi ve yine aynı çek hakkında 77.561,19 TL'lik kısmı yönünden icra takibine konu edilmemesi yönünde (çekin ödeme tarihinin 31.05.2023 olduğu da dikkate alınarak) ödeme tarihi olan 31.05.2023 tarihinden önce tensip ile birlikte tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkil davacının davalıya 77.561,19 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, ... İzmir Çankaya şubesi ...seri numaralı ... hesap nolu 31/05/2023 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli çekin 77.561,19 TL'lik kısmının bedelsizliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
Dava; satım sözleşmesine ilişkin davacı/satın alan tarafından avans olarak verilen çek nedeniyle kısmi menfi tespit istemine ilişkindir.
Davaya konu çek incelendiğinde; davacının keşideci, davalının lehtar, keşide tarihinin 31/05/2023, bedelinin 175.000,00 TL ve seri numarasının ... olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 12/10/2023 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı gereğince Bilirkişiden alınan 11/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; dosya kapsamı ve davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “Analiz Tespit Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
* İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2022 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, 2023 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdiki için sürenin bulunduğu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı,
Davacıya ait ticari defter kayıtlarında;
* Taraflar arasında 05.05.2022 tarihinde başlayan ticari bir ilişki olduğu, taraflar arasındaki cari hesabın 26.09.2022 tarihinde sıfırlandığı,
* Davacının davalıya 09.11.2022 tarihinde... nolu 31.03.2023 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli, ... nolu 30.04.2023 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli,... nolu 31.05.2023 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli çek keşide ettiği, çeklerin toplam bedelinin 500.000,00 TL olduğu,
* 09.11.2022 tarihinden 31.03.2023 tarihine kadar davalının davacıya toplamı 422.438,31 TL tutarında fatura düzenlediği, bu faturalardan sonra davacının davalıdan 77.561,69 TL tutarında alacağının kaldığı,
* Davacının davaya konu çekleri alım yapmadan önce avans olarak verdiği, sonrasında alım yaptığı, avans verdiği çeklerden... nolu 31.05.2023 ödeme tarihli 175.000,00 TL bedelli çeke ilişkin 77.561,69 TL tutarındaki kısmı için davalıdan alacaklı olduğu ve çekin 77.561,69 TL tutarındaki kısmı için davalıdan mal alımı yapmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir ( HGK 2013/19-1155 E., 2014/660K.).
Tüm bu nedenler ile çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu sebeple bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü çekin bedelsiz olduğunu savlayan tarafa aittir. Davacı taraf çekin satım sözleşmesine karşılık olarak düzenlendiğini ancak menfi tespitini talep ettiği bedel yönünden teslimin gerçekleşmediğini bu nedenle 175.000,00 TL bedelli çekin 77.561,69 TL' lik kısmının bedelsiz kaldığını iddia ettiğinden alt ilişkinin ispatı için yazılı delillerini sunması gerekecektir. Dava dilekçesinin ekinde her ne kadar tediye makbuzu sunulmuş ise de iş bu makbuzda çeklerin hangi hukuki ilişki nedeniyle davalı adına düzenlendiğinin belirtilmediği bu hali ile yazılı delil başlangıcının dosyada bulunmadığı, davalı ticari defterlerini ibraz etmemiş ise de kambiyo senetlerinden olan çekin düzenlemesine esas alt ilişkinin davacı tarafça ispat edilemediği, bu hali ile çekin bedelsiz kaldığı soyut iddiadan öteye geçmediğinden mahkememizce hatırlatılan yemin delili de kullanılmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan 896,96 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ...
E-imzalıdır.

Hakim ...
E-imzalıdır.