WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/336 Esas
KARAR NO : 2024/191
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/12/2022 tarihinde maliki Aydın Göç İdaresi İl Müdürlüğü olan ve sürücüsü ... olan “...” plakalı aracın Iğdır İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi,... Caddesinde seyir halindeyken... kesişimine geldiğinde aracın sağ ön kısımlarıyla, sürücü...n sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpmış, çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek maliki davacı olan park halindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde kaza meydana gelmiştir. Bu kaza sonucu davacının maliki olduğu araçta yüksek maddi hasar oluşmuştur. Trafik Ekiplerince tanzim edilerek imza altına alınan trafik kazası tespit tutanağında meydana gelen kazanın oluş biçimi ifade edilmiştir. Anılan trafik kazasında; kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere "...’" plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurludur. Anılı kusurlu araç... Sigorta A.Ş. tarafından ‘...’ poliçe numaralı trafik sigortası ile sigortalıdır.(ZMMS), davacı aracında meydana gelen zarar için davacının kasko sigortacısı olan... Sigorta A.Ş. tarafından... sayılı hasar dosyası açılmış ve zarar kasko Poliçesi kapsamında yaptırılmıştır. Ancak orijinal aracın piyasa değerinde, yapılan tamirat ve bu kaydın Tramerde gözükecek olması nedeniyle ciddi düşüş olmuştur. Bu değer kaybı nedeniyle müvekkil, aracını gerçek piyasa fiyatından daha düşük bir bedele satmak durumunda kalacaktır. Dolayısıyla davalı araç sürücüsünün haksız eylemiyle doğan bu değer kaybı zararının da tazmini gerekmektedir. Hasar dosyası kapsamında ödenen miktar yalnızca hasara ilişkin olup değer kaybı zararını karşılamamıştır. Dava öncesi yürütülen arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığından değer kaybı zararının tazmini için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğu, arz ve izah olunan nedenler ve HMK m. 107 kapsamında fazlaya ilişkin müvekkil hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 -TL değer kaybı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile birlikte tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmamız sebebiyle yargılama giderleri arasında vekâlet ücretine hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Plakalı racın davalı şirket nezdinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik) İle sigortalı olduğu, dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, yetkili mahkeme karayolları trafik kanunu madde 110 uyarınca İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğu, davada davacıların alacağı tam ve kesin olarak ortadadır ve belirsiz alacak davası açılmasında hiçbir hukuki menfaat yoktur. Bu sebeple davanın usulden reddi gerekmektedir. Davacı, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının yukarıda işaret edilen düzenlemelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden, doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki başvurunun usulden reddi, müvekkil şirket ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabilir. dosyada kusur durumunun tespiti için ATK'dan kusur raporu alınması, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespiti, davalı şirketin sorumluluğu bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiği, davacı şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğu, arzına çalıştığımız sebeplerle eksik evraka dayalı başvuru sebebiyle davanın reddini, aksi halde davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı olmaması sebebiyle davanın reddini, aksi halde yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, aleyhimize haksız olarak açılan davanın reddini, arabuluculuk vekalet ücreti talebinin Yargıtay kararı gereğince reddine, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep ettiği görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 20/12/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı sigorta şirketi ise... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Iğdır ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de Iğdır olduğu, ancak davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 08.06.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 20/12/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere 20.12.2022 tarihli kazanın oluşumunda;
• ... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57. maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile Etken Olduğu,
• ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile Etken Olduğu,
• ... plaka sayılı davacı aracı yolun kenarında park halinde olup, meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı,
• Bahse konu ... plaka sayılı araçta; kaza tarihi itibariyle 150.000,00.-TL değer kaybı meydana gelebileceği,
Hususlarında tespit, görüş ve kanaatimi içeren raporumu, hukuki değerlendirmesi ve delillerin takdiri Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere, teknik konulardaki görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından ve tramer kayıtlarıda incelendiğinden itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve ... esas ...sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 20.003,94 TL değer kaybı tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 20/12/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında poliçe limiti ile (100.000,00) sorumlu olacağından ve sürücünün tam kusurlu olduğu ayrıca davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 150.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden sonra davalı tarafça davacının kasko sigortacısına 79.996,06 TL ödemenin gerçekleştirildiği görüldüğünden ve ödeme sonucu bakiye kalan limit üzerinden bedel arttırım dilekçesinin sunulduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafça arabuluculuk görüşmelerinde vekil olarak yer alınmasından dolayı A.A.Ü.T. 16/2. Maddesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücretine hükmolunması talep edilmiş ise de bahsi geçen düzenlemede açık bir şekilde "akdi avukatlık ücretinin" düzenlendiği, akdi avukatlık ücreti ile tarafın kendisi ile vekili arasındaki ücrete ilişkin asgari ücretin belirlenmiş olduğu, bu ücretin karşı tarafa yükletileceğine dair bir değerlendirme yapılamayacağı gözetilerek arabuluculuk vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-20.003,94 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 20.003,94TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 26/01/2023 tarihinden yasal yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.366,46 TL karar ve ilam harcının yatan 519,81 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 816,65 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 519,81 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 93,75 TL posta ve diğer giderler ile 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.793,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır