T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/296 Esas
KARAR NO : 2024/398
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında, ticari alım satım ilişkisinden doğan ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin iş bu ticari ilişki kapsamında USD ile yurt dışından ithal ettiği ürünleri yine USD bedeli üzerinden davalıya satışını yaptığı, bu kapsamda zaman zaman kur farkından doğan farkın faturalandırılarak davalıya gönderildiğini, davalının kur farkına ilişkin müvekkili tarafından düzenlenen faturaları tebliğ almasına rağmen, süresinde herhangi bir itiraz ve iade işlemi yapmayarak ticari ilişkiyi bu şekilde gerçekleştiğini kabul etmesine rağmen, müvekkilinin ticari ilişkiden doğan bakiye alacağının ödenmediğini, iş bu nedenle yetkili Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrinin tebliğine müteakiben süresinde icra müdürlüğüne müracaat ile icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, haksız itiraza binaen takibin durduğunu beyanla, davalının itirazının iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi veyahutta yargı yerine ilişkin yetki sözleşmesi ile taraflar arasında TBK nun 89. Maddesi uyarınca para alacağına ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirketin adresinin Manisa olduğunu, yetkili yer mahkemesi ve icra dairesinin Manisa Mahkemeleri ve icra dairesi olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kur farkı ödenmesine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, çek ile yapılan ödemelerde kur farkına ilişkin talepte bulunamayacağına dair Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, davacının müvekkilden kur farkından doğan alacak talebinde bulunamayacağını, yine yetkisiz kişilerce düzenlenmiş e-posta yazışmalarının delil olarak değerlendirilemeyeceğini, talep edilen faiz ve faiz oranının haksız olduğunu beyanla davanın reddi ile müvekkili lehine %20 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; Davacı müvekkili şirket tarafından düzenlenerek, davalı borçluya gönderilen 01/01/2021 - 31/12/2022 dönemine ait takip konusu cari hesap özeti, davalı/borçlu tarafından önceki hesap dönemlerinde karşılığı müvekkili şirkete ödenen bir kısım kur farkı faturaları ve mutabakat mektupları, davacı müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasındaki yazışmalar, takip konusu hesap dönemine ait kur farkı faturaları, 13/03/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra takip dosyası, tarafların ticari defterleri ve kayıtları, bilirkişi incelemesi yemin, tanık ve yasal olarak ikamesi mümkün her türlü delile dayandığı görülmüştür.
Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının celp ve tetkikinde;... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından borçlu Manisa ... Fabrikası Anonim Şirketi aleyhine 2.268.772,99-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği ile süresinde icra takibine itiraz üzerine ilamsız icra takibinin durduğu görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının konusunda uzman SMMM ...n tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 11/12/2023 tarihli raporda özetle; Davalı Manisa ... Fabrikası A.Ş.'in 2020-2023 yılları ticari defterlerinin incelendiğini, davalının e-defter mükellefi olduğunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64. Maddesinde belirtilen defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesinde aranan koşulları taşıdığından delil niteliği taşıdığını, davacı ile davalı arasında ticari son hareket tarihi olan 26/10/2022 tarihinde sonlandığını, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin 2020 yılı öncesinde başladığını, son hareket tarihi olan 26/10/2022 tarihinde sonlandığını, bu ticari ilişki kapsamında, hem TL hem USD cinsinden mal satış faturaları düzenlediğini, ancak davalı ticari defterlerinde hesapların TL cinsinden takip edildiğini, ticari ilişki kapsamında davacının davalıya toplam 55.482.273,47-TL mal satışı yapıldığını, bu satışın 26.929.467,93-TL'lik kısmının TL cinsinden, 28.552.805,54-TL'lik kısmı ise 3.088.820,74-USD cinsinden yapıldığını, davacının aylık ya da üçer aylık dönemler halinde toplam 4.596.492,16-TL tutarında kur farkı faturası düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı ticari defterlerinde yer aldığını, ancak kur farkı faturalarının üzerinde ne kadarlık USD bakiyesine ilişkin düzenlendiği belirtilmediğinden, eksik bilgi sebebiyle USD bakiye alacağı bilinmediğinden kur farkı alacağı olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, davalının TL ve USD düzenlenen faturalara ilişkin TL cinsinden çek ve banka havalesi ile ödeme yaptığını, davalı ticari defterlerinde hesapların TL cinsinden takip edildiğini ve yapılan ödemelerin hangi faturalara istinaden olduğu bilinmediğinden davacı bakiye alacağı USD cinsinden tespit edilememekle birlikte, 31/12/2022 tarihli kapanış bakiyesi itibariyle davacının davalıdan 2.337.292,64-TL alacaklı olduğunu sonuçlarına varılmış olup, takdirin sayın mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
DEĞERLENDİRME :Dava; ticari satış sözleşmesinden doğan, alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise bu ticari ilişki kapsamında, davacının davalıya ne miktarda mal satış ve tesliminde bulunduğu, satış ve teslimi yapılan mal bedelinin ne suretle belirlendiği, yabancı para üzerinde alım-satım yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda davacının kur farkından doğan alacağı olup olmadığı, ne miktarda alacaklı olduğu, davalının Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı, takipte Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün yetkili olup olmadığı, bu kapsamda özel dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ile uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraf vekillerinin 08/05/2024 tarihli 4 nolu celsesinde imzalı beyanları ile sulh olduklarını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, karşılıklı olarak yargılama giderinin yapan taraf üzerine bırakılmasını, taraflar leh ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesini ve arabuluculuk ücretinin 1/2 oranında taraflar üzerine bırakılması talebinde bulunmadıklarına dair vekaletnamelerindeki yetkiye dayalı olarak beyanda bulundukları, taraf vekillerinin iş bu beyanları ve taleplerine uygun olarak, tarafların mahkeme dışı sulhe vardıkları, bu nedenle mahkememizde görülmekte olan davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla, taraf iradelerine uygun olarak, konusuz kalan davada esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Tarafların haricen sulh olmaları sebebiyle, konusuz kalan davada esas hakkında hüküm kurulmasına, yer olmadığına,
Şartları oluşmadığından taraflar leh ve aleyhlerine icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafça peşin yatırılan 27.606,62-TL harçtan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 27.179,02-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların imzalı beyanları içeriğine göre, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, taraflar leh ve aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Ticari hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri kapsamında, arabulucuya ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı ve davalıdan 1/2 oranında alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
Başkan ...
e imza
Üye ...e imza
Üye ...
e imza
Katip ...
e imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!