T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/219 Esas
KARAR NO : 2024/373
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...Sigorta A.Ş. nezdinde... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkilinin... Sosyal Hizmetler Temizlik İnşaat Nakliye Turizm Taahhüt Sanayi ve Limited Şirketi adına tescilli... plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği gibi 12.11.2022 günü kavşağa çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay yerine kolluk birimleri gelerek maddi hasarlı zabıt düzenlendiklerini, müvekkilinin meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketi müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirildiğini, görevli eksperin rapor tanzim ettiğini, düzenlenen bu eksper raporunun afaki olduğunu, müvekkilini aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkilinin aracında ortaya çıkan zararın sigorta şirketinin görevlendirilmiş olduğu eksperin belirlenmiş olduğu 285.892,97 TL’den daha fazla olduğunu, hazırlanan eksper raporunu afaki olup, eksperin adete davalı sigorta şirketin temsilcisi gibi davrandığını, davalı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin hazırlamış olduğu eksper raporunun eksik ve hatalı şirket tarafından görevlendirilen eksper tarafından hazırlandığını, eksperin raporunun eksik ve hatalı olduğunu, atanan eksper raporunda müvekkilinin aracında 363.964,01 TL hasarın tespit edildiğini, ayrıca müvekkili şirketin aracını yetkili servise götürdüğünü yetkili servisini yapmış olduğu hasar çalışmasında 388.443,00 TL hasar tespitinin yapıldığını,5684 sayılı yasanın 22/19 maddesi 17.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6456 sayılı yasanın 43.Maddesi uyarınca değişikliğe uğramış ve aşağıdaki şeklini almıştır."Sigorta eksperi ,sigortacı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından serbestçe tayin edilebilir."Bu maddeye göre sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanların eksper ataması ve hasarı tespit ettirebilmesi mümkündür.6102 sayılı TTK 1426.maddesi "Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" hükmünü getirmiştir. TTK 1426.maddesinin kanun koyucu tarafından getiriliş amacı maddeden açıkça anlaşılmakla birlikte iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sigortacının sorumluluğu altında olduğu açıklanmıştır. İlgili kanun maddelerinde de açıkça belirtildiği gibi müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti açısından ekspertiz raporu düzenletilmesinin zorunlu olduğun, ilgili sigorta şirketleri TTK 1426.madde uyarınca iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sorumludur. Dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 1.416,00 TL TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesinin gerektiğini, meydana gelen trafik kazasından sonra müvekkilinin aracında oluşan hasarın giderilmesi için davalı sigorta şirketine 05 Ocak 2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracında oluşan hasarı ret ettiğinden dolayı dava şartı olan arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu, zorunlu arabulucu da taraflar anlaşmadığından dolayı müvekkilinin aracında oluşan zararın giderilmesi için dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davamızı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebimizi artırmak üzere; şimdilik 10,00 TL alacağımızın başvuru davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 1.416,00- TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava her ne kadar Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de davanın kasko poliçesine ilişkin olması ve kaskonun ticari nitelikte olmaması nedeniyle iş bu davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle esasa girilmeksizin davanın görev yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu kazada sürücü değişikliğinden şüphelenildiğinden, müvekkili şirketini talebi ile
eksperlerin kaza mahalline giderek inceleme yaptığını ,araç sürücüsü olduğunu iddia eden aracın sürücüsü ile yüz yüze görüşüldüğünü, yapılan tespitler sonucu araçta sürücü değişikliği yapıldığını, bu sebeple hasar teminat dışı kaldığından müvekkili şirketinin bu hasarı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, belirterek davacının iş bu davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 20/06/2023 tarihli celsesi 2 nolu ara kararı gereğince; tüm dosya kapsamı incelenerek,iskonto uygulanmadan aracın gerçek hasar bedelinin KDV de eklenmek suretiyle hesaplanması için Bilirkişinden alınan 10/08/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"*Somut olayda,... plaka sayılı... 308 ALLURE 1.2 PURETECH 130 EAT8 2022 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 285.892,91 TL.olarak hesaplanmış olup, hesaplanan hasar onarım bedeli dikkate alındığında tespit edilenhasar onarım bedelinin rayiç bedelinin 9050 sini geçmediği bu nedenle tamirinin ekonomik onarım limitlerini aşmadığı, tamirinin ekonomik olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
*Davacı vekilinin 05.03.2023 tarihinde davalı Sigorta Şirketinin... trelektronik posta adresine ihbarda bulunduğu, dolayısıyla iş bu tarihten itibaren 45 gün sonrası olan 20.02.2023 tarihinden itibaren davalı Sigorta Şirketinin -ödenmeyen bedel yönünden temerrüde düşeceği ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere avans faizi talep edilebileceği belirlenmiştir."şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 26/10/203 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı gereğince; davacı vekilinin itirazlarının karşılanması için dava dilekçesinin ekinde yer alan ekspertiz raporu da incelenerek hasar onarım bedelleri arasındaki farkı açılmak üzere Bilirkişiden alınan 24/11/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre;
"Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması doğru değildir. Ayrıca, 3065 Sayılı KDV Kanunu'nun 1. maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davaya konu aracın zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olup, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödenmek zorundadır.... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar onarım bedeli yukarıda arz ve izah edilen hususlar dikkate alınarak belirlenmiş olup, takdir Sn. Mahkemenindir." şeklinde ek rapor düzenlediği görülmüştür.
Mahkememize sunulan kök ve ek rapor ayrıntılı ve denetime açık olduğundan, hasar bedelleri kalem kalem gösterildiğinden ayrıca bulunan bedellere iskontonun uygulanmadığı ve KDV ' nin de eklendiği (İzmir BAM... H.D. ... K.) görülmekle hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile araç onarım için talep ettiği 10,00-TL' yi 285.882,91-TL artırarak 285.892.91-TL maddi zararın davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalından alınarak müvekkiline ödenmesine,1.416,00-TL eksper ücretinin birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalının davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesine istinaden sigortalı araçta trafik kazası sebebiyle oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı tarafın görev itirazı değerlendirildiğinde, davanın taraflarının tüzel kişi tacir olduğu ve uyuşmazlığın genişletilmiş kasko poliçesinden kaynaklandığı görülmekle görev itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı taraf sigorta poliçesi kapsamında araçta oluşan hasar bedelinin tazminini talep etmiş davalı taraf ise ihbar külfetinin doğru bir şekilde yerine getirilmediğini, araçta sürücü değişikliğinin yapıldığını savunmuştur.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamına giren hususlar Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A/1. Maddesinde belirlenmiştir. Diğer taraftan TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanunun 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. Maddesinde sayılan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kaskolu olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu husus sürücü değişikliğinin bulunup bulunmadığı, dolayısıyla kaza sebebiyle araçta oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıdadır. Davalı sigorta şirketi, ihbar külfetinin doğru bir şekilde yerine getirilmediği ve sürücü değişikliğinin yapıldığını iddia etmiştir.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir. Bu durumda somut olayın özellikleri gereği kazanın ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiği ispat külfeti davalı sigorta şirketine ait olup sigortacı bunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. (Bkz. Emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.12.2010 tarihli 2010/17-655 E.-688 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere). O halde, araçta meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olduğu mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile sabit olmakla, sürücü değişikliğinin dosyada kolluk tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağına karşı davalı sigorta şirketi adına hazırlanan araştırma tutanağı dışında somut delilerle kanıtlanmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı sigortalıya geçmediği dikkate alındığında; davalı sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin olayda sürücü değişikliği bulunduğunu ispatlayamadığından araçta oluşan gerçek hasardan sigorta poliçesindeki teminat kapsamında sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir.
Ayrıca hüküm altına alınan tazminat miktarına işletilecek faizin başlangıç tarihi yönünden; -Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427/2. Maddesi hükmüne göre; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur."Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1.maddesine göre; "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu olayda davadan önce zararın tazmini için davacı tarafından davalı sigorta şirketine ihbarın bulunduğu ve bu ihbar sonucu 17/11/2022 tarihinde ekspertizin talep edildiği görüldüğünden daha öncesine yönelik başvuruya ilişkin delil sunulmadığından iş bu tarihten itibaren dava dilekçesi ve bedel arttırım dilekçesinde talep edilen bedellere 45 gün sonradan başlamak üzere avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 285.892,91 TL hasar bedelinin 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.872,21 TL karar ve ilam harcının yatan 9.057,16 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 4.872,21 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 457,85 TL posta ve diğer giderler, 945,00 TL bilirkişi masrafı ile 1.416,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.402,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120.00- TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
E İMZA
Hakim...
E İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!