T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/...3 Esas
KARAR NO : 2024/4...
(Birleşen dava İzmir 2. ATM 2013/...4 E-2023/530 K)
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
ASIL DAVA TARİHİ : 09/03/2023
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; " Müvekkilimiz ... Güneş Enerji Yatırım Danışmanlık Anonim Şirketi ("... Enerji") ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (“YEK Kanunu”) uyarınca “Görevli Tedarik Şirketi” sıfatıyla faaliyet gösteren davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. (“... Elektrik/Dağıtım Şirketi") arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması (“Bağlantı Anlaşması”) imza altına alınmıştır. Söz konusu Bağlantı Anlaşması’na göre, müvekkilimiz şirket tarafından üretilen elektrik, görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alınmaktadır. Bu bağlamda, müvekkilimiz tarafından üretilmiş ve ... Elektrik tarafından YEKDEM kapsamında satın alınmış olan elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Aralık 20... döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı EPİAŞ tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen, söz konusu tutar müvekkil şirkete ödenmemiştir. Aralık 20... dönemine ilişkin işbu güneş enerjisi elektrik üretim bedeline istinaden 12.0...2022 tarihli .... ... ve ... numaralı olmak üzere toplam 476.766,84 TL tutarında fatura düzenlenmiş ve borçluya iletilmiştir. Fatura vadesi 07.02.2022 tarihinde gelmiş olmasına rağmen ödenmemiş ve aşağıda detaylarına yer verileceği üzere asıl alacak üzerinden gecikme faizi işlemeye başlamıştır. Gecikme faizine ilişkin olarak da gecikme faizi faturası düzenlenmiş olup Müvekkil şirket tarafından yapılan tüm şifahi bildirimlere rağmen davalı tarafından gerek elektrik üretim bedeli faturası gerekse gecikme faizi faturası tutarı zamanında ödenmemiştir. Gelinen noktada, Aralık ayı üretim bedeli alacaklarının vadesinin gelmesi ve talep edilen ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacakların tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesi’nin... Esas sayılı dosyasında 24.02.2022 tarihinde tarafımızca icra takibi başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri gönderilmiştir. Borçlu/davalı tarafından dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para tutarı olan 476.766,84 TL, 08.03.2022 tarihinde henüz ödeme emri kendisine tebliğ olmadan önce haricen ödenmiş ve haricen ödeme beyanı tarafımızca dosyasına sunulmuştur. Ödeme emri, icra müdürlüğünden kaynaklanan gecikme sebebiyle 23.03.2022 tarihinde tebliğe çıkmış ve borçluya 28.03.2022 tarihinde tebliğ olmuştur. Dolayısıyla davalı elektrik üretim bedelini tarafımızdan icra takibine geçilmesinden sonraki bir tarihte haricen ödemiştir. Öte yandan, davalı tarafından borcun bir kısmı ödenmesine ve hala ödenecek tutar mevcut olmasına rağmen 0...04.2022 tarihinde borcun varlığına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmiştir. Yine itiraz edilmiş ve haksız olarak takip durdurulmuş olmasını müteakiben 26.04.2022 tarihinde hukuka ve kanuna aykırı olacak şekilde ödemeleri yapmayan davalıyı EPDK nezdinde şikayet etmemiz akabinde davalı 29.04.2022 tarihinde gecikme zammı tutarını da müvekkilimize haricen ödenmiştir. Beraberinde davalı tarafından icra takibi tutarında yer alan geriye kalan kalemlere ilişkin miktarlar (vekalet ücreti alacağı ve masraflar) dosyaya ya da haricen müvekkilimize ödenmemiştir. Kaldı ki davalı borçlu tarafından her ne kadar borca itiraz edilmiş olsa da kendileri tarafından yapılan haricen ödemeler de borcun varlığının davalı tarafça kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Davalı/borçlu tarafın icra takibine haksız itirazı sonucu takibin durması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak arabulucuya müracaat edilmiştir. Arabuluculuk görüşmesi neticesinde tarafların anlaşma sağlayamaması nedeniyle Sayın Mahkemeniz huzurunda davalı/borçlu tarafın icra takibine haksız itirazının iptalini talep etme mecburiyeti hasıl olmuştur. Müvekkil şirket, işbu davayı ikame etmek ve davaya dayanak icra takibini başlatmak hususunda takip ve dava ehliyetine sahiptir. Öncelikle belirtmek gerekir ise; müvekkil şirket işbu uyuşmazlığa konu icra takibini başlatmakta ve durmuş olan takibe istinaden işbu davayı açmakta haklı menfaate sahip olup, takip ve dava ehliyeti de bulunmaktadır. Şöyle ki, müvekkil şirket yukarıda da izah olunmuş olduğu üzere lisansız olarak güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi yapan bir şirket olup, YEKDEM’den yararlanmaktadır. İlgili mevzuat uyarınca akdedilmiş olan Bağlantı Anlaşması gereği, müvekkil şirket tarafından üretilen elektrik YEKDEM kapsamında satın alınmakta ve bedeli Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (“EPİAŞ”) tarafından ... Elektrik’e aktarılmakta, davalı ... Elektrik tarafından da ilgili mevzuatta belirtilen süre içerisinde müvekkil şirkete ödenmektedir. Diğer yandan, müvekkilimiz ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde faaliyet gösteren ... Bankası A.Ş. Kocaeli Şubesi (“Banka”) arasında bahse konu güneş enerjisi yatırımın finansmanının sağlanması amacıyla 18 Kasım 2016 tarihinde kredi sözleşmesi (“Kredi Sözleşmesi”) imzalanmış ve Kredi Sözleşmesi’nin bir teminatı olarak devir alan sıfatıyla Banka ile devir eden sıfatıyla müvekkilimiz arasında imzalanan 22 Kasım 2016 tarihli Alacak Devir Sözleşmesi (“Alacak Devir Sözleşmesi”) akdedilmiştir. Bahsi geçen Alacak Devir Sözleşmesi uyarınca müvekkilimiz şirket tarafından üretim tesislerinde üretilen elektrik enerjisinin ... Elektrik’e satılmasına ilişkin olarak gelecekte yapılacak tüm elektrik enerjisi satışlarından doğmuş ve doğacak hak ve alacakların tamamının Banka’ya devredileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu alacak devri, devir borçlularına bildirilmek amacıyla Devir İhbarnamesi noter aracılığıyla devir borçlusu olan ... Elektrik’e bildirilmiştir, beraberinde devir borçlusu ... Elektrik tarafından imzalanan teyit yazısı da alınmıştır. Söz konusu Devir İhbarnamesinde, devredilen alacakların... Bankası A.Ş. Kocaeli Şubesi nezdinde açılan banka hesabına ödenmesi gerektiği imza altına alınmıştır. Ekim 20... tarihi itibariyle ödemelerde gecikmeler yaşanmış, Banka ve müvekkil şirket tarafından ... Elektrik ile ödeme yapılmasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Müvekkil şirket tarafından davalı /borçlu ... Elektrik’in Ekim ve Kasım ayına ilişkin elektrik üretim bedeli ve gecikme faizlerinin ödenmemiş olması sebebiyle faturalardan kaynaklanan bedellerin tahsili talebi ile talep yazısı ve devamında söz konusu talep yazısına yanıt verilmemesi üzerine 1113 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek Ekim- Kasım aylarına ilişkin elektrik üretim bedeli fatura ve gecikme zammı alacakları talep edilmiştir. ... Elektrik tarafından, bahsi geçen ihtarnameye de yanıt verilmemiş ve ödeme de yapılmamıştır. Söz konusu ödemeler bilahare haricen ve gecikmeli olarak ödenmiştir. Hal böyle iken, yukarıda süreci özetlendiği üzere davalı tarafından, Aralık 20..., Ocak 2022 dönemlerinde üretilen ve YEKDEM kapsamında satın alınan elektrik bedelinin yasal süresi içerisinde müvekkil şirkete ödenmemesi ve yukarıda da belirtildiği üzere davalının ödemelerini gerçekleştirmemeyi bir alışkanlık haline getirmesi sebebiyle müvekkil şirket tarafından, kredi ödemelerinde temerrüde düşmemek adına Banka ile görüşmeler sürdürülerek Alacak Devir Sözleşmesi’nde yer alan hüküm ve koşullar uyarınca, söz konusu fatura dönemlerine ilişkin olarak alacakların tahsil edilebilmesi adına ....02.2022 tarihinde tarafımıza izin verilmesi ve alacakların geri temlik yoluyla geri devredilmesi talep edilmiştir. Buna istinaden Aralık 20... ve Ocak 2022 dönemleri elektrik üretim bedelleri ve gecikme faizlerinin talep edilebilmesi adına ayrı ayrı olacak şekilde 23.02.2022 tarihinde Banka’dan geri temlik yazısı alınmıştır. Ekte yer verilen geri temlik yazısının içeriğinden de anlaşılacağı üzere, işbu davaya konu icra takibinin başlatılması ve alacağın tahsil edilmesi adına Banka tarafından geri temlik hususunda müvekkil şirkete yetki verilmiştir. İşbu davaya konu icra takibi bakımından müvekkil şirket, alacağın geri temliki ile yeniden tam takip ve tahsil yetkisine sahip olmuştur. Nitekim izin yazısının tarafımıza verilmesi akabinde yukarıda da izah etmiş olduğumuz şekilde 24.02.2022 tarihinde icra takibine geçilmiştir. Kaldı ki, söz konusu izin yazısı ile geri temlik davalı şirketin bilgisi dahilindedir. Bu hususta hem müvekkil şirket hem de Banka tarafından şifahi olarak bildirimler yapılmış, yapılan telefon görüşmelerinde de izin yazısına istinaden icra takibine geçileceği bu nedenle ödemenin yapılması gerektiği de izah edilmiştir. Buna rağmen, davalı şirket tarafından kötü niyetli bir şekilde sanki bu geri temlikten haberdar değilmiş gibi bir beyanda bulunularak müvekkil şirketin alacağı tahsil yetkisi olmadığı, alacakların devredildiği şeklinde mesnetsiz bir iddiada bulunulmuştur. Tüm bunlara ek olarak, Alacak Devir Sözleşmesi’nde ve davalıya gönderilen Devir İhbarnamesi ile teyit yazısında belirtilen ve davalı tarafından icra takibi üzerine haricen ödeme yapılan hesap bilgileri müvekkil şirketin hesap bilgileridir. Müvekkilin... Bankası’nda açılmış olan bu hesabına davalı tarafından ödemeler yapılmakta ve alacağın temlikine istinaden blokeli olan bu hesapta para doğrudan Banka tarafından kredi ödemesi olarak alınmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nda alacağın temlikini düzenleyen hükümler ve Yargıtay içtihatları incelendiğinde de, alacağın temlikinde borçluya bildirim şartı öngörülmediği, bildirim yapılmaması halinde ise borçlu bilmeden bir ödeme yapar ise borçlunun iyi niyetinin korunacağı hüküm altına alınmıştır. Hal böyleyken, borçluya bildirim yapmak zorunluluğu olmadığı gibi, borçlu olan davalı açısından da zaten müvekkil şirket hesabına ödeme yapılmış olduğu için değişecek herhangi bir husus olmayacak ve davalı tarafından borçtan sorumlu olmadığı gibi bir beyanda bulunulamayacaktır. Ayrıca, davalıya bildirim yapılmamış olsaydı dahi (ki mevcut durumda borçluya şifahen bildirim yapılmıştır), aynı hesaba ödeme yapacağı için davalı açısından hiçbir değişiklik olmayacak iken davalı tarafından vadesinde ödeme yapılmamıştır. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, davalı tarafından borca itiraz dilekçesinde yer verilmiş olan, müvekkil şirketin alacaklarını temlik etmesinden hareketle takip ve dava yetkisine sahip olmadığı şeklindeki itirazının haklı bir dayanağının olmadığı izahtan varestedir. Davalı ... Elektrik’in müvekkil şirkete icra takibi kapsamında hali hazırda ödenmemiş olan alacakları bulunmaktadır. bu nedenle davalı/borçlu tarafından icra takibine konu borca, faize ve ferilerine ilişkin yapılan itirazı haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup söz konusu takibin devamına karar verilmesini talep ederiz. Davalının müvekkilimize ödeme yapma yükümlülüğü Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin (“Üretim Yönetmeliği”) İhtiyaç Fazlası Enerjinin Bedelinin Ödenmesi ve Satın Alınması başlıklı 25. maddesinin ... fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiş olup, görevli tedarik şirketine: “Piyasa işletmecisi tarafından kendisine yapılan ödemeyi, kendisine ödeme yapılan takvim ayını izleyen ayın en geç beşinci işgününe kadar ilgili üreticilere öder” ifadeleri ile ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Yukarıda alıntılanan Üretim Yönetmeliğinin 25/1-e bendi uyarınca, görevli tedarik şirketi olarak ... Elektrik, YEKDEM kapsamında satın alınan elektrik bedelini piyasa işletmecisi olan EPİAŞ tarafından kendisine ödenmesini müteakip, ödeme yapılan takvim ayını izleyen ayın en geç beşinci işgününe kadar ilgili üreticiye yani müvekkil şirkete ödemesi mevzuat gereğidir. Aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca görevli tedarik şirketinin ödemede temerrüde düşmesi durumunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 5... maddesine göre belirlenen gecikme zammı iki katı oranında uygulanacaktır. Yukarıdaki Yönetmelik hükmüne rağmen Dağıtım Şirketi sıfatını haiz olan ... Elektrik, Yönetmelik uyarınca üretici sıfatına haiz olan müvekkilimizden satın aldığı elektrik bedelini herhangi bir geçerli sebep olmaksızın müvekkilimize ödemekten imtina etmiş ve ödeme emri kendisine tebliğ edildiğinde de haksız ve mesnetsiz şekilde borca itiraz etmiş ve takibin durmasına neden olmuştur. Kaldı ki davalı taraf her ne kadar borca itiraz etmiş olsa da kendileri tarafından yapılan haricen ödemeler borcun varlığının ve icra takibine geçilmesinin haklılığının davalı tarafça kabul edildiğini gözler önüne sermektedir. Hal böyleyken, müvekkilimiz adına işbu davaya dayanak teşkil eden icra takibinin başlatılması ve takibin devamı konusunda haklı menfaatimiz bulunmaktadır. Söz konusu icra takibinin başlatılmasına neden olan davalının icra takibinden doğan vekalet ücreti alacağı ve takip harç ve masraflarını da ödemesi gerekmektedir. Yukarıda zikredilenler ışığında, açıklamak gerekir ki davalı tarafından sadece 485.412,... TL ana para ve gecikme zammı tutarında ödeme yapılmış olup icra harç ve masrafları ve kanundan doğan hak olan vekalet ücreti alacağına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Nitekim bilindiği üzere, icra takibinden sonra ancak ödeme emrinin tebliğinden önce borçlu tarafından ödeme yapılması durumunda, borçlu hakkında takip başlatılmasına sebep olduğundan takip giderlerinden sorumlu tutulmaktadır. Ek olarak, davalı’nın ödemeleri gerçekleştirmemeyi alışkanlık haline getirmiş olması ve kanun ve yönetmelik kapsamında kendisine verilen göreve aykırı hareket etmesi sebepleriyle tarafımızca epdk nezdinde şikayet başvurusu yapılmış olup, epdk tarafından davalı’ya ceza kesilmiştir. Önemle belirtmek isteriz ki, ... Elektrik’in satın aldığı elektrik bedelini müvekkilimize ödemeyerek mevzuattan kaynaklanan yükümlüklerini yerine getirmediği ve yukarıda bahsedildiği üzere “mevzuata aykırılığı itiyat edindiği” aşikârdır. ... Elektrik’in müvekkilimizden satın aldığı elektriğin bedelini ödememesi, müvekkilimiz açısından geri dönülemez zararlara sebebiyet vereceğinden ve ... Elektrik tarafından Dağıtım Şirketi sıfatıyla kendisine verilen lisans kapsamındaki yükümlülüklerine aykırı hareket edilmiş olduğu sabit olduğundan ... Elektrik aleyhine şikâyette bulunma zorunluluğu hasıl olmuş ve 26.04.2022 tarihinde tarafımızca EPDK nezdinde şikayet başvurusu yapılmıştır. Müvekkilimiz şirketin, ... Elektrik tarafından elektrik üretim bedellerinin hiç veya mevzuata uygun şekilde ödenmemesinden kaynaklanan mağduriyetlerinin giderilmesi bağlamında, EPDK tarafından konuya ilişkin gerekli inceleme ve soruşturma yapılarak, 12.05.2022 tarihinde tarafımıza iletilen dilekçe ile, Yönetmelik’te belirtilen takvime ve usule uygun olarak lisanssız elektrik bedeli ödemelerini yapmayan ... Elektrik’in başvurumuz üzerine başlatılan soruşturma sonucunda geciken tüm ödemeleri mevzuatta belirtilen gecikme zammı ile birlikte ödemesi hususunda ihtar edildiği ve bu nedenle idari para cezası uygulanmasına karar verildiği ifade edilmiştir. Yukarıda izah edilenlerden ve ekte yer almakta olan dilekçelerden de açıkça görülecektir ki, ... Elektrik’in söz konusu alacakları müvekkilimize ödemesi mevzuat gereğidir. Ayrıca belirtmek isteriz ki, iş bu dava ikame edilmeden önce müvekkil şirketin davalı şirketten olan diğer elektrik üretim bedeli alacaklarına istinaden müvekkil şirket adına dava ikame edilmiştir. detaylarına yer verilecek davada, davalı tarafından davanın ... bankası'na ihbarı talep edilmiş olup ... bankası tarafından beyanlarımızla örtüşecek şekilde cevap dilekçesi sunulmuştur. Daha önce yine müvekkil şirketlerimizden olan... Enerji Üretim Danışmanlık Anonim Şirketi'nin davalı şirketten olan Aralık 20... dönemine ilişkin güneş enerjisi elektrik üretim bedeline istinaden İzmir ... İcra Dairesi'nde... Esas Sayısı ile görülmekte olan dosya kapsamında icra takibi başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Bu nedenle yine iş bu davada olduğu gibi, davalının haksız itirazı üzerine itirazın iptali davası ikame edilmiş olup halihazırda mevcut dava, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... sayısı ile görülmektedir. Dava kapsamında delil dilekçeleri ve cevap dilekçeleri sunulmuş, davalı tarafından davanın ... Bankası'na ihbarı talep edilmiştir. ... Bankası tarafından ihbar olunan sıfatıyla dosyaya beyan dilekçesi sunulmuş olup söz konusu beyan dilekçesini ekte Sayın Mahkemenizin dikkatine sunarız. Söz konusu dilekçesinin Sayın Mahkemenizce incelenmesi neticesinde, beyanlarımız ile örtüşen nitelikte, ... Bankası tarafından beyanda bulunulmuş olduğu görülecektir. Şöyle ki ... Bankası tarafından sunulan beyan dilekçesinde açıkça; "Müvekkil banka tarafından, talep edilen bu alacak takip yetkisine, 23.02.2022 tarihli müzekkere ile cevap verilmiştir. Verilen bu cevabi yazıda;"...Devir eden sıfatıyla aşağıdaki listede adı geçen şirketler ve Devir Alan sıfatıyla ... Bankası A.Ş. Kocaeli Ticari Şubesi arasında 22.1...2016 tarihinde Alacak Devir Sözleşmesi tahtında Devir Alan sıfatıyla Bankamız lehine tesis edilen alacağın temlikine ilişkin olarak, aşağıdaki listede (Ek liste) belirtilen tarih ve numaralı faturalara dayalı ..... tutarlık ödeme üzerindeki alacak hakkımız iş bu Geri Devir yazımızın verilme tarihi itibariyle fek edilmiştir/Geri Devir edilmiştir..." denilmiştir. Dolayısıyla dilekçemiz ekinde Ek-6 numarası ile sunmuş olduğumuz listede mevcut tutarlar için müvekkil banka tarafından davacı... Enerji Üretim Danışmanlık A.Ş. ve Grup Şirketlere Geri Yetki verilmiştir." denilerek temlik edilen alacakların müvekkil şirkete geri temlik edildiği, bu anlamda ... Bankası tarafından tesis edilen onay ve bildirim akabinde alacağın tahsili yoluna gidildiği açıktır. Sayın Mahkemenizce de tespit olunacağı üzere,... Bankası tarafından sunulan cevap dilekçesi ve ekleri de dava dilekçemizde yer verdiğimiz bu hususları teyit etmekte ve müvekkil şirketin tahsil yetkisini gözler önüne sermektedir. Netice itibariyle; davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde kötü niyetli olarak müvekkil şirket tarafından başlatılan icra dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ederiz. Haklı davamızın Kabulüne, İzmir ...İcra Müdürlüğünün...ayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Dava kanunen belirlenen yetkili ve görevli mahkemede açılmamıştır.
Davacının iddiaları vekalet ücreti ve ferilere ilişkin olup dava konusu ticari iş niteliği taşımadığından davanın genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Davaya konu alacak temlik sözleşmesi ile devredilmiş olup huzurdaki davanın ikamesinden önce temlik alan tarafa iddia edilen meblağ ödenmiştir. Alacaklı sıfatı bulunmayan davacı tarafın itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için öncelikle geçerli bir icra takibi bulunması gerekmektedir. Keza, geçerli bir icra takibi için alacaklı görünen tarafın, alacaklı sıfatı taşıması ve alacağı takip yetkisinin bulunması gerekmektedir. Son olarak her dava için davacının ayrıca dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekmektedir. Gerek, geçerli bir takip ve davacının alacaklı sıfatının bulunması yani husumete ehil olması gerekse, hukuki yararın bulunması dava şartlarındadır. Şu halde dava öncelikle usulden reddilmelidir. Önemle belirtmek gerekir ki, davacı yan ile ... Bankası A.Ş. arasında "Alacağın Temliki Sözleşmesi" akdedilmiştir.T.C. Beşiktaş... Noterliği'nin 07.05.2018 tarihli, ...ye numaralı Temlik Sözleşmesine ilişkin ihbarname ve teyit mektubuna (EK-1) istinaden davacı taraf, müvekkil şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarını fer'ileri ve teminatları ile birlikte ... Bankası A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, temlik edilen tutar üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını ve temlik edilen tutarla ilgili talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisinin ... Bankası A.Ş.'ye geçtiğini kabul ve taahhüt etmiştir.
Davacı yan, bankadan geri temlik yazısı alındığı ve bu kapsamda alacağın tahsiline yetkili oldukları şeklinde iddialarda bulunulmuşsa da, ne davacı ne de ... Bankası A.Ş. tarafından müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Ayrıca davacı yan her ne kadar İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... sayılı dosyasına ... Bankası A.Ş. tarafından sunulan beyan yazısının haklılıklarını teyit ettiğini iddia etmekteyse de, önemle belirtmek gerekir ki, mezkur dava dosyasında ( İzmir ... ATM. ...) davacı tarafın... Enerji A.Ş. olduğu, dolayısıyla tarafların farklı olduğu bahse konu dava dosyasına sunulan beyan dilekçesinin huzurdaki davaya bir etkisinin olamayacağı sabittir.
Hal bu iken, davacı tarafın dikkate alınması mümkün olmayan tüm bu iddialarının Sayın Mahkemeyi abesle iştigal ettiği de aşikardır. Kaldı ki; mahkemece ilgili beyan dilekçesi incelense dahi, İzmir ... ATM. ... sayılı dosyası özelinde de ... Bankası A.Ş. Tarafından müvekkil şirkete geri temlik yazısına ilişkin hiçbir bildirim yapılmadığı görülecektir. Dolayısıyla hiçbir bildirim yapılmadığı gözetildiğinde müvekkil şirketin temlik sözleşmesi ile bağlı olduğu da şüphesizdir. Bu kapsamda davacı yanın müvekkil şirket nezdinde doğan alacakları talep hakkı bulunmayıp, keza doğmuş alacaklar da temlik sözleşmesi kapsamında temlik alan tarafa ödenmiştir. Bu nedenle, temlik alan ... Bankası A.Ş.'ye davanın ihbarını talep etmekteyiz.
Nitekim mezkur temlik sözleşmesi uyarınca, davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklar ile ferileri kapsamında alacaklı sıfatının bulunmadığı sabittir. Hal bu iken davacı yanın dava açma ve icra takibinde bulunma hakkının da temlik kapsamında olduğu gözetildiğinde, huzurdaki davanın ikamesinde davacı tarafın ne husumet ehliyeti ne de hukuki yararının olmadığı izahtan vareste olup, davanın reddi gerekmektedir. Davacı tarafın alacaklı sıfatının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi iddia edilen borç ödenmiş olup, artık hukuki yarar olmadığından itirazın iptali davası açılamaz. Davacı taraf, İzmir ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile alacaklı sıfatı olmadığı halde icra takibi başlatmıştır. Dava dilekçesinde de kayıtlı olduğu üzere, takibe konu edilen faturalar temlik sözleşmesi doğrultusunda ödeme yerine ödenmiştir.
Davacının icra takibine konu ettiği faturalar nedeni ile temlik sözleşmesinde belirlenen ödeme yerine toplam 476.766,84-TL ödeme yapılmıştır. Müvekkilin davacı yana bir borcu yoktur. Ödemelerin yapılması temel borç ilişkisinin varlığının açıkça ikrar edildiği sonucunu doğurmaz. Mevcut bir alacağın temliki, temlik sözleşmesi uyarınca temlik edilen alacağın, devredenin (davacı) malvarlığından çıkıp, devralanın (banka) malvarlığına geçmesidir. Bu işlem neticesinde, devreden, devre konu olan alacak hakkı üzerinde tasarruf yetkisini kaybeder. Dolayısıyla devredenin artık alacağı tahsil etmek, borçluyu ibra etmek veya alacağı tekrar başka bir şahsa devretmek gibi bir takım tasarruf yetkisinin mevcudiyetini gerektiren işlemleri yapabilme imkânı kalmamıştır. Sözleşmenin yapıldığı esnada mevcut olmayan müstakbel alacaklar bakımından da alacak hakkı, doğduğu anda başkaca bir işleme gerek kalmaksızın devralanın malvarlığına geçer. Buna karşılık, devralan, alacak hakkı üzerinde tasarruf yetkisinin mevcudiyetini gerektiren bir takım işlemleri (devir, tahsil, ibra gibi) yapabilir. Dolayısıyla alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya Bankaya intikal etmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, davacı tarafın mesnetsiz iddialarının aksine Şirkete bildirilen sözleşmelerin temlik vaadi değil temlik sözleşmesi olduğu aşikardır. Müvekkil şirkete bildirilen temlik sözleşmelerinde , temlik alanın temlik eden kullandırdığı kredinin teminatı olarak uhdemizdeki müstakbel alacakların temlik alındığı, temerrüt halinde temlik edenin tasarruf yetkisine muktedir olduğu yönünde bir bildirim de bulunmamakta olup, davacı tarafın beyanların soyut iddialardan ibarettir.
Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinde bulunması hukuka aykırıdır. Davacı yan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmektedir. İnkar tazminatı asıl alacağa bağlı olarak talep edilebilen feri nitelikli bir talep olup, (davacının takip yetkisi bulunmadığı bir yana), ödenmiş tutarlar göz önüne alındığında, takip toplamı üzerinden talep edilemeyeceği açıltır. Dava edilmeyen asıl alacak yönünden icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği izahtan varestedir. Bu noktada kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme davacının alacak talep hakkının bulunduğu kanaatinde olsa dahi, davacı tarafın esasen yasal dayanağı olmayan bir inkar tazminatı talebi ve izaha muhtaç bir miktar üzerinden takibin devamı talebi bulunduğu aşikar olup, öncelikle, müvekkil şirketin yaptığı ödemelerin tarihlerine göre, icra dosya borcu hesapları yapılarak var ise dava tarihi itibari ile dosya borcunun belirlenmesi gerektiği açıktır.
Neticeten, davacı davasının hukuki dayanağı bulunmamakta olup, meri mevzuat ve yerleşmiş içtihatlar kapsamında dosyaya sunulan tüm belgeler incelendiğinde açıkça görüldüğü üzere, aleyhte açılan işbu itirazın iptali davası, davacı tarafın kötüniyetli biçimde sebepsiz zenginleşmeye çalışmasından ibarettir. Ayrıca temlik sözleşmesi uyarınca alacaklı sıfatı dahi bulunmayan davacı tarafın huzurdaki davanın ikamesinde hukuki yararı olmaması bir yana, aktif husumet ehliyeti de bulunmamaktadır. Ez cümle işbu davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi gerekmektedir." şeklinde talep etmiştir.
Asıl davada ihbar olunan... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Özü itibariyle, müvekkil Banka’nın bu davaya dâhil edilmesinde tarafların hukuki bir çıkarı bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ve davalının cevap dilekçesi incelendiğinde tamamen taraflar arasında borç – alacak ilişkisi bulunduğu, söz konusu davanın icra takibine ilişkin vekalet ücreti, harç ve masraflara ilişkin olduğu dikkate alındığında, müvekkil Banka’nın usul hukuku prensipleri gereğince ihbar olunan sıfatıyla yargılamada yer alması hukuka aykırı olacaktır. Nitekim HMK kapsamında, taraflardan birinin davayı kaybettiği durumda, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa ihbar müessesesi devreye girmektedir. Eldeki mevcut davaya bakıldığında, hâlihazırda davalı tarafından haricen ödeme yapılmış, akabinde icra masrafları yönünden itirazın iptali davası kendisine karşı ikame edilmiştir. Mezkûr davanın, davalı tarafından kaybedilmesi durumunda ödeme yapmaları gerekecek tutarın müvekkil Banka’ya rücu edilmesi hukuken mümkün değildir. Zira müvekkil Banka gerek taraflar arasındaki sözleşmenin gerekse de elektrik alım-satım ilişkisinin tarafı değildir. Salt olarak müvekkil Banka’nın kullandırılan kredi nedeniyle temlik alan sıfatında olması, davanın ihbarı sonucunu doğurmamalıdır. İhbar müessesesinin bir diğer hukuki mantığı ise, ihbar edilenin, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılmasıdır. Mevcut dava incelendiğinde davacı ile davalı arasındaki ilişkiye müvekkil Banka taraf olmadığından ihbar bu yönüyle de hukuki anlamda mesnetsiz ve sakattır. Taraflar arasında görülen, İtirazın İptali davasına konu işlemler ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgeler, davacı ve davalı yan tarafından dosyaya sunulmuştur. Tekrara düşmemek adına, dava konusu ile ilgili olarak müvekkil Banka’nın elinde, dâhilinde ve kabulünde olan bilgi ve belgelere istinaden, beyanlarımızı aşağıda Sayın Mahkemeye sunuyoruz; Müvekkil Banka ile dosya davacısı ... Güneş Enerji Yatırım Danışmanlık A.Ş. arasında (Grup Şirketler) 18.1...2016 tarihli Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, ayrıca bu kredinin teminatı olarak Beyoğlu... Noterliğinin 22 Kasım 2016 Tarih ve ...Yevmiye numaralı Alacak Devir Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı şirket, davalı şirket nezdinde doğmuş/doğacak alacaklarını, müvekkil Banka’dan kullanmış olduğu kredi ödemelerine karşılık olarak Devir etmiştir. Bu sözleşme ekinde ayrıca davacı şirket tarafından, davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.’ye hitaben yazılmış Devir İhbarnamesi ve davalı ... Elektrik Perakende Satış AŞ’den müvekkil Banka’ya hitaben yazılmış Teyit Mektubu bulunmaktadır. Bu ekler ile müvekkil Banka ve davacı ... Güneş Enerji… A.Ş. arasında akdedilen sözleşmeler ilgili ... Elektrik A.Ş.’ye bildirilmiştir. Daha sonra ise, müvekkil Banka ile dosya davacısı ... Güneş Enerji Yatırım Aş. arasında Beşiktaş...Noterliği 7 Mayıs 2018 Tarihli... Yevmiye numaralı “Ek Alacak Devir Anlaşması” (Elektrik Satışları) imzalanmıştır. Bu sözleşme ekinde, yine davacı şirket tarafından davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.’ye hitaben yazılmış 30306 Yevmiye numaralı “Alacak Devir İhbarnamesi” ve davalı ... Elektrik Satış A.Ş.’den müvekkil Banka’ya hitaben yazılmış “Teyit Mektubu” bulunmaktadır. Müvekkil Banka ile davacı ... Güneş Enerji Yatırım Dan. A.Ş. arasında akdedilen Alacak Devir Sözleşmeleri, davacı şirket tarafından ... Elektrik A.Ş.’ye bildirilmiştir. Davalı ... Elektrik Satış Aş tarafından da 16.05.2018 tarihli Teyit mektubu ile olumlu dönüş yapılarak “.. Beyoğlu ...Noterliği’nin 22 Kasım 2016 tarihli... yevmiye numaralı alacak devir sözleşmesi ile söz konusu sözleşmeye ilişkin Beşiktaş...Noterliği 7 Mayıs 2018 tarihli tadil sözleşmesi ve Beşiktaş...Noterliği 7 Mayıs 2018 tarihli Ek Alacak Devir Anlaşmasına ilişkin Beşiktaş...Noterliğinin 7 Mayıs 2018 Tarihli...maralı devir ihbarnamesi, şirketimize 09 Mayıs 2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. …. Üretilen enerji nedeniyle doğacak olan alacakların Bankanıza temlik edilmesine herhangi bir itirazımızın olmadığını, itiraz etmeyeceğimizi…..” şeklinde müvekkil bankaya yazıldı beyanda bulunmuşlardır. Devam eden süreçte dosya davacısı ... Güneş Enerji.. Aş tarafından müvekkil Banka’ya ....02.2022 tarihli yazı ile müracaat edilerek “18.1...2016 tarihli kredi sözleşmesinin bir teminatı olarak devir alan sıfatıyla ... Bankası A.Ş. Kocaeli Şubesi ile devir eden sıfatıyla ... Güneş Enerji Danışmanlık A.Ş. arasında imzalanan 22 Kasım 2016 tarihli Alacak Devir Sözleşmesi uyarınca, …….. ...’in ödeme yapmasını teminen gerekli olabilecek icra veya dava yolu dâhil her türlü hukuki çareye başvurabilmesi adına, Banka tarafından işbu yazıya karşılık Şirket lehine yazılı bir izin ve yetkilendirme tesis edilmesini talep ederiz” denilmiştir. ....02.2022 tarihli başvuru öncesinde, davacının da aralarında keşideci olarak bulunduğu, Beyoğlu ... Noterliği 16.02.2022 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi müvekkil ... Bankası Aş ye keşide edilerek, ... Elektrik A.Ş. nezdindeki alacakların takibi için Yetki istendiği yinelenmiştir. Müvekkil Bankaca, talep edilen bu alacak takip yetkisine, 23.02.2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Verilen bu cevabi yazıda “…. Devir eden sıfatıyla aşağıdaki listede adı geçen şirketler ve Devir Alan sıfatıyla ... Bankası A.Ş. Kocaeli Ticari Şubesi arasında 22.1...2016 tarihinde Alacak Devir Sözleşmesi tahtında Devir Alan sıfatıyla Bankamız lehine tesis edilen alacağın temlikine ilişkin olarak, aşağıdaki listede (Ek liste) belirtilen tarih ve numaralı faturalara dayalı …….. ödeme üzerindeki alacak, hakkımız işbu Geri Devir yazımızın verilme tarihi itibariyle fek edilmiştir/geri devir edilmiştir. ……” denilmiştir. Dolayısıyla dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz listede mevcut tutarlar için müvekkil Banka tarafından davacı ... Güneş Enerji Yatırım Ticaret Danışmanlık A.Ş. ve grup şirketlere ... Elektrik A.Ş.’deki alacakları için Geri Yetki verilmiştir. Alacak hakkının devri sonrasında müvekkil Banka’nın Ekli olarak belirtilen alacaklar üzerindeki tasarruf yetkisi de sona ermiştir. Davacı yan, bir kısım alacaklarının ödenmemesi üzerine, müvekkil bankadan Geri Temlik hususunda talepte bulunulmuş ve müvekkil Banka tarafından da bu talep uyarınca Davacı yana ödenmeyen alacaklarının tahsili hususunda yukarıda belirtmiş olduğumuz yetkiler verilmiştir. Mevzuatımızda Alacağın Temliki işlemi için Temlik eden ve Temlik alana, her-hangi bir bildirim yükümlülüğü getirilmemiştir. Temlik işleminin gerçekleşmesi için Borçlunun kabulüne ihtiyaç bulunmamaktadır. Temlik alacaklısının veya Geri Temlik sonrası alacaklının, ödenmeyen borcu tüm fer’i leri ile birlikte talep etme hakkına haiz olacaktır. Temlike ilişkin mevzuat hükümlerinin Geri Temlik duru-munda da uygulanmasının önünde engel bulunmamaktadır. Kaldı ki, temlik borçlusu açısından bakıldığında Ödeme yerinde de herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Ödeme yeri, yine müvekkil banka uhdesinde bulunan davacı şirkete ait hesap numarasıdır. Açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, müvekkil Banka’nın işbu dava konusu uyuşmazlık ile bir bağlantısının bulunmadığının ortada olduğu görülecektir. Davacı yanın icra takibinden kaynaklı olarak bir alacak hakkı olup olmadığı hususunda müvekkil Banka’nın bilgisi mevcut olmamakla birlikte, davalı yanın davayı müvekkil Banka’ya ihbar etme nedeninin detaylı olarak izah edilmesini talep eder, sunulacak yeni iddiaları kabul etmediğimizi belirtir ve bu yöndeki her türlü açıklamaya karşı itiraz/cevap hakkımızı saklı tuttuğumuzu Sayın Mahkemenin bilgisine sunarız." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ... Güneş Enerji Yatırım Danışmanlık A. Ş. ("... Enerji") ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (“YEK Kanunu”) uyarınca “Görevli Tedarik Şirketi” sıfatıyla faaliyet gösteren davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. (“... Elektrik/Dağıtım Şirketi") arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması (“Bağlantı Anlaşması”) imza altına alındığını, söz konusu Bağlantı Anlaşması’na göre, müvekkili şirket tarafından üretilen elektrik, görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alındığını, bu bağlamda, müvekkili tarafından üretildiğini ve ... Elektrik tarafından YEKDEM kapsamında satın alınmış olan elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Ocak 2022 döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı EPİAŞ tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen, söz konusu tutar müvekkili şirkete ödenmediğini, Ocak 2022 dönemine ilişkin işbu güneş enerjisi elektrik üretim bedeline istinaden 12.02.2022 tarihli..., ... ve... numaralı olmak üzere toplam 638.861,42 TL tutarında fatura düzenlendiğini ve borçluya iletildiğini, faturanın vadesinin 07.03.2022 tarihinde gelmiş olmasına rağmen ödenmediğini, gelinen noktada, Ocak ayı üretim bedeli alacaklarının vadesinin gelmesi ve talep edilen ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacakların tahsili amacıyla İzmir .... İcra Dairesi’nin... sayılı dosyasında 10.03.2022 tarihinde icra takibi başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri gönderildiğini, Borçlu/davalı tarafından dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para tutarı olan 638.861,42 TL, 22.04.2022 tarihinde ödeme emri kendisine tebliğ olduktan sonra haricen ödendiğini, ödeme emrinin, icra müdürlüğünden kaynaklanan gecikme sebebiyle 26.03.2022 tarihinde tebliğe çıktığını ve borçluya 3...03.2022 tarihinde tebliğ olunduğunu, dolayısıyla davalı elektrik üretim bedelinin icra takibine geçilmesinden ve ödeme emrinin tebliğinden sonraki bir tarihte haricen ödendiğini, öte yandan, davalı tarafından borç ödenmemiş olmasına rağmen 06.04.2022 tarihinde borcun varlığına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, beraberinde davalı tarafından icra takibi tutarında yer alan geriye kalan kalemlere ilişkin miktarların (vekalet ücreti alacağı ve masraflar) dosyaya ya da haricen müvekkiline ödenmediğini, davalı borçlu tarafından her ne kadar borca itiraz edilmiş olsa da kendileri tarafından yapılan haricen ödemelerin borcun varlığının davalı tarafça kabul edildiğini ortaya koyduğunu, haklı davanın kabulü ile İzmir .... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Sayın mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasına ilişkin dava dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmiş olup, cevap dilekçemizi ve delillerimizi süresi içerisinde sunmaktayız. Dava kanunen belirlenen yetkili ve görevli mahkemede açılmamıştır.
Davacının iddiaları vekalet ücreti ve ferilere ilişkin olup dava konusu ticari iş niteliği taşımadığından davanın genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Davaya konu alacak temlik sözleşmesi ile devredilmiş olup huzurdaki davanın ikamesinden önce temlik alan tarafa iddia edilen meblağ ödenmiştir. Alacaklı sıfatı bulunmayan davacı tarafın itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için öncelikle geçerli bir icra takibi bulunması gerekmektedir. Keza, geçerli bir icra takibi için alacaklı görünen tarafın, alacaklı sıfatı taşıması ve alacağı takip yetkisinin bulunması gerekmektedir. Son olarak her dava için davacının ayrıca dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekmektedir. Gerek, geçerli bir takip ve davacının alacaklı sıfatının bulunması yani husumete ehil olması gerekse, hukuki yararın bulunması dava şartlarındadır. Şu halde dava öncelikle usulden reddilmelidir.
Önemle belirtmek gerekir ki, davacı yan ile ... Bankası A.Ş. arasında "Alacağın Temliki Sözleşmesi" akdedilmiştir.T.C. Beşiktaş... Noterliği'nin 07.05.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesine ilişkin ihbarname ve teyit mektubuna istinaden davacı taraf, müvekkil şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarını fer'ileri ve teminatları ile birlikte ... Bankası A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, temlik edilen tutar üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını ve temlik edilen tutarla ilgili talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisinin ... Bankası A.Ş.'ye geçtiğini kabul ve taahhüt etmiştir.
Davacı yan, bankadan geri temlik yazısı alındığı ve bu kapsamda alacağın tahsiline yetkili oldukları şeklinde iddialarda bulunulmuşsa da, ne davacı ne de ... Bankası A.Ş. tarafından müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Ayrıca davacı yan her ne kadar İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... sayılı dosyasına ... Bankası A.Ş. tarafından sunulan beyan yazısının haklılıklarını teyit ettiğini iddia etmekteyse de, önemle belirtmek gerekir ki, mezkur dava dosyasında ( İzmir ... ATM. ...) davacı tarafın... Enerji A.Ş. olduğu, dolayısıyla tarafların farklı olduğu bahse konu dava dosyasına sunulan beyan dilekçesinin huzurdaki davaya bir etkisinin olamayacağı sabittir.
Hal bu iken, davacı tarafın dikkate alınması mümkün olmayan tüm bu iddialarının Sayın Mahkemeyi abesle iştigal ettiği de aşikardır. Kaldı ki; mahkemece ilgili beyan dilekçesi incelense dahi, İzmir ... ATM. ... sayılı dosyası özelinde de ... Bankası A.Ş. Tarafından müvekkil şirkete geri temlik yazısına ilişkin hiçbir bildirim yapılmadığı görülecektir.
Dolayısıyla hiçbir bildirim yapılmadığı gözetildiğinde müvekkil şirketin temlik sözleşmesi ile bağlı olduğu da şüphesizdir. Bu kapsamda davacı yanın müvekkil şirket nezdinde doğan alacakları talep hakkı bulunmayıp, keza doğmuş alacaklar da temlik sözleşmesi kapsamında temlik alan tarafa ödenmiştir. Bu nedenle, temlik alan ... Bankası A.Ş.'ye davanın ihbarını talep etmekteyiz.
Nitekim mezkur temlik sözleşmesi uyarınca, davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklar ile ferileri kapsamında alacaklı sıfatının bulunmadığı sabittir. Hal bu iken davacı yanın dava açma ve icra takibinde bulunma hakkının da temlik kapsamında olduğu gözetildiğinde, huzurdaki davanın ikamesinde davacı tarafın ne husumet ehliyeti ne de hukuki yararının olmadığı izahtan vareste olup, davanın reddi gerekmektedir. Davacı tarafın alacaklı sıfatının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi iddia edilen borç ödenmiş olup, artık hukuki yarar olmadığından itirazın iptali davası açılamaz. Davacı taraf, İzmir .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile alacaklı sıfatı olmadığı halde icra takibi başlatmıştır. Dava dilekçesinde de kayıtlı olduğu üzere, takibe konu edilen faturalar temlik sözleşmesi doğrultusunda ödeme yerine ödenmiştir.
Davacının icra takibine konu ettiği faturalar nedeni ile temlik sözleşmesinde belirlenen ödeme yerine toplam 638.861,42-TL ödeme yapılmıştır. Müvekkilin davacı yana bir borcu yoktur. Ödemelerin yapılması temel borç ilişkisinin varlığının açıkça ikrar edildiği sonucunu doğurmaz. Mevcut bir alacağın temliki, temlik sözleşmesi uyarınca temlik edilen alacağın, devredenin (davacı) malvarlığından çıkıp, devralanın (banka) malvarlığına geçmesidir. Bu işlem neticesinde, devreden, devre konu olan alacak hakkı üzerinde tasarruf yetkisini kaybeder. Dolayısıyla devredenin artık alacağı tahsil etmek, borçluyu ibra etmek veya alacağı tekrar başka bir şahsa devretmek gibi bir takım tasarruf yetkisinin mevcudiyetini gerektiren işlemleri yapabilme imkânı kalmamıştır. Sözleşmenin yapıldığı esnada mevcut olmayan müstakbel alacaklar bakımından da alacak hakkı, doğduğu anda başkaca bir işleme gerek kalmaksızın devralanın malvarlığına geçer.
Buna karşılık, devralan, alacak hakkı üzerinde tasarruf yetkisinin mevcudiyetini gerektiren bir takım işlemleri (devir, tahsil, ibra gibi) yapabilir. Dolayısıyla alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya Bankaya intikal etmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, davacı tarafın mesnetsiz iddialarının aksine Şirkete bildirilen sözleşmelerin temlik vaadi değil temlik sözleşmesi olduğu aşikardır. Müvekkil şirkete bildirilen temlik sözleşmelerinde , temlik alanın temlik eden kullandırdığı kredinin teminatı olarak uhdemizdeki müstakbel alacakların temlik alındığı, temerrüt halinde temlik edenin tasarruf yetkisine muktedir olduğu yönünde bir bildirim de bulunmamakta olup, davacı tarafın beyanların soyut iddialardan ibarettir.
Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinde bulunması hukuka aykırıdır. Davacı yan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmektedir. İnkar tazminatı asıl alacağa bağlı olarak talep edilebilen feri nitelikli bir talep olup, (davacının takip yetkisi bulunmadığı bir yana), ödenmiş tutarlar göz önüne alındığında, takip toplamı üzerinden talep edilemeyeceği açıltır. Dava edilmeyen asıl alacak yönünden icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği izahtan varestedir.
Davacı tarafın ikrarıyla da sabit olduğu üzere, takibe konu asıl alacağın tamamı ve daha fazlası ödenmiş olup, davacının bu tutalar yönünden bir talebi bulunmamaktadır. İcra İflas Kanunu’nun 67/II. maddesine göre hüküm altına alınacak icra inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerektiği, bir başka deyişle icra inkâr tazminatının hukuksal niteliği gözetildiğinde asıl alacağın fer’isi niteliğinde olan alacaklar ile diğer kalemlerin icra inkâr tazminatı hesabında dikkate alınamayacağı açıktır. Bu noktada kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme davacının alacak talep hakkının bulunduğu kanaatinde olsa dahi, davacı tarafın esasen yasal dayanağı olmayan bir inkar tazminatı talebi ve izaha muhtaç bir miktar üzerinden takibin devamı talebi bulunduğu aşikar olup, öncelikle, müvekkil şirketin yaptığı ödemelerin tarihlerine göre, icra dosya borcu hesapları yapılarak var ise dava tarihi itibari ile dosya borcunun belirlenmesi gerektiği açıktır.
Neticeten, davacı davasının hukuki dayanağı bulunmamakta olup, meri mevzuat ve yerleşmiş içtihatlar kapsamında dosyaya sunulan tüm belgeler incelendiğinde açıkça görüldüğü üzere, aleyhte açılan işbu itirazın iptali davası, davacı tarafın kötüniyetli biçimde sebepsiz zenginleşmeye çalışmasından ibarettir. Ayrıca temlik sözleşmesi uyarınca alacaklı sıfatı dahi bulunmayan davacı tarafın huzurdaki davanın ikamesinde hukuki yararı olmaması bir yana, aktif husumet ehliyeti de bulunmamaktadır. Ez cümle işbu davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişiden alınan 06/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Esas Dava İçin; Davacının İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... takip dosyası ile 24.02.2022 tarihinde 476.766,84 -TL asıl alacağı ve 2.929,18-TL işlemiş faizi olabilecek olup, Davalının kısmi ödemesi mahsup edildiğinde davacının dava tarihi itibariyle 39.143,72--TL asıl alacağı ve 6.351,20-TL işlemiş faiz alacağı olabileceği görülmektedir. Birleşen Dava İçin; Davacının İzmir .... İcra Müdürlüğü' nün... sayılı takip dosyası ile 10.03.2022 tarihinde 638.861,42 -TL asıl alacağı gözükmekte olup, Davalının kısmi ödemesi mahsup edildiğinde davacının dava tarihi itibariyle 64.133,50-TL asıl alacağı ile 8.285,96-TL işlemiş faiz alacağı olabileceği görülmektedir. İcra Takiplerinde, davalı taraf tahsil harcı ödemesi yapmamış olup, haricen ödeme yapmış bulunmakla, tahsil harcının davacı değil, kamu alacağı olması, mahsup işlemini ilgilendirmemesi dolayısıyla, icraya ödenmesi gereken tahsil harcı ayrıca hesaplanmamıştır. İcra Tahsil Harcı Alacağı saklıdır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Asıl ve birleşen dava, takip tarihinden sonra ödenen ana para ve faiz nedeniyle icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davanın konusunun aynı sözleşmeden kaynaklandığı, davacı/alacaklı tarafça farklı aylara yönelik 2 ayrı takibin başlatıldığı anlaşıldığından ve taraflarca davadan önce asıl alacak ile birlikte faizin ödendiği hususunda bir ihtilafın bulunmadığı görüldüğünden her iki dava yönünden de tek bir gerekçe yazılması mahkememizce uygun bulunmuştur.
Asıl davaya konu İzmir .. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine aralık elektrik tüketim bedeli dayanak gösterilerek toplam 485.412,...-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu,
Birleşen davaya konu İzmir ... .İcra Müdürlüğü' nün... sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine ocak elektrik tüketim bedeli dayanak gösterilerek toplam 638.861,42-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu,
görülmüştür.
Asıl ve birleşen dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davalı tarafın mahkememizin görevine yönelik yaptığı itiraz incelendiğinde, tarafların tüzel kişi tacir oldukları bu nedenle elde ki uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alındığında mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafın davacının aktif ehliyetine yönelik yaptığı usuli itiraz incelendiğinde;
Taraflar arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması bulunmaktadır. Anlaşma kapsamında asıl ve birleşen davanın davacı tarafından üretilen elektrik enerjisinin davalı birleşen davada davalı tarafa satımının yapılacağı buna karşılık da davalı yanca ödemenin yapılacağı sabittir. Taraflar arasında takibe konu edilen dönemlere ilişkin elektrik enerjisinin üretiminde ve davalıya tesliminde bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı yanın savunmasına esas teşkil eden husus, üretilen ve teslim edilen enerji karşılığında davacı ile dava dışı... Bankası A.Ş. ' nin imzaladıkları alacağın temliki sözleşmesine göre ödemenin dava dışı bankaya yapılması gerektiğidir.
Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde 12. Madde de üretici/davacı tarafça anlaşma kapsamındaki hakların ve yükümlülüklerin başkalarına devir, temlik ve rehnedilemeyeceği açıkça yazılıdır. Buna karşılık davacı tarafın iş bu sözleşme kapsamında kendisine ödenmesi gereken bedelleri dava dışı... Bankası A.Ş. ' ye temlik ettiği görülmektedir. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede temlik yasağı mevcut ise de; davacı tarafça temlik işlemi yapılmış ve bu durumda davalı tarafından kabul edilmiştir. Davacı ile dava dışı banka arasında yapılan temlikin geçersizliğinden bahsetmek bu yönde iddia ve savunma bulunmadığından ayrıca bu husus tarafça kabul edilerek işlemler yapıldığından mümkün görülmemektedir.
Alacağın temlik edildiği sabit olduğundan dava dışı bankanın geri temlik işlemi yapması ve yapmaması davacının taraf ehliyetini etkilemektedir.
Asıl dava yönünden; ihbar olunan... Bankası A.Ş.' nin 05/07/2023 tarihli beyan dilekçesinin ekinde yer alan ve takip tarihinden (24/02/2022) önce düzenlenmiş 23/02/2022 tarihli yazısına ve ekli listeye göre davacı tarafça düzenlenen aralık ayına ilişkin ödenmesi gereken faturalara konu bedellerin davacı tarafa geri temlik edildiği,
Birleşen dava yönünden; davacı tarafa verilen kesin süre sonucu sunulan 27/02/2024 tarihli dilekçenin ekinde yer alan ve takip tarihinden (10/03/2022) önce ihbar olunan banka tarafından düzenlenmiş 08/03/2022 tarihli yazıya ve ekli listeye göre davacı tarafça ocak ayına ilişkin düzenlenen faturalara konu bedellerin davacıya geri temlik edildiği,
Sabit görüldüğünden davalının usuli itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında 31/03/2020 tarihli Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme kapsamında davacı tarafça aralık ve ocak aylarında üretilip teslim edilen elektrik enerjisi kapsamında faturların düzenlendiği, süresinde ödeme yapılmadığından davacı tarafça davalı aleyhine her dönem için ayrı ayrı takiplerin başlatıldığı, akabinde asıl alacak ile birlikte faiz yönünden davalı tarafça dava tarihinden önce ödemenin yapıldığı ve her iki takip dosyasında da ödeme emrine itiraz edildiği sabit olmakla, emsal nitelikli Yargıtay ... H.D.' nin ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi; herhangi bir rakam zikredilmeksizin, davalının itirazının davacının talebiyle sınırlı olarak, icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden iptaliyle takibin devamına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, müddeabih söz konusu olmadığından maktu vekalet ücreti ve maktu karar harcıyla davalı birleşen davada davalı sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın KABULÜ ile; Davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden iptali ile takibin devamına,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının yatan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 171,25 TL posta ve diğer giderler ile 2.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.031,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/...4 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN
1-Davanın KABULÜ ile; Davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, icra vekalet ücreti, icra tahsil ve peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı ve icra tebligat masrafı yönünden iptali ile takibin devamına,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının yatan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!