WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/185 Esas
KARAR NO : 2024/345
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2023
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı, davacı ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı borcu nedeniyle davalının davacıya 18.03.2018 düzenleme tarihli 30.10.2018 vade tarihli 15.000,00 TL.'sına tekabül eden bono verdiğini, yine aralarındaki borç ilişkisinden kaynaklı olarak davalının davacıya, 18.03.2018 düzenleme tarihli 28.09.2018 vade tarihli 10.000,00 TL.'sına tekabül eden bono verdiğini, her iki bonoyu davalının hür iradesi ile imzaladığını ve borcu olması nedeniyle verdiğini, davalının, davacının kendisi hakkında kambiyo senetlerinden doğan (toplamda 25.000,00 TL.) alacağı için, Bergama İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu ilamsız haciz yolu ile takibe itiraz ettiğini ve icra takibi durduğunu, takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu hususunun, taraflarınca haricen öğrenildiğini, davalı borçlunun takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı-borçlunun, Bergama İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına sunduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağımızın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER: Bergama İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyası, takip dayanağı bonolar ve tanık beyanları delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, zamanaşımına uğramış kambiyo senetlerine istinaden başlatılan ilamsız takibe karşı yapılan davalı itirazının iptali talebine ilişkindir.
2-Türk Ticaret Kanunu'nun 749.maddesinde düzenlenen "Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmüne göre, bonolardan doğan alacaklar için zamanaşımı süresi 3 yıldır. Bu süre, bonoda yazılı ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Somut uyuşmazlıkta, bono üzerindeki hakkın zamanaşımı süresi dolmuş ve bono zamanaşımına uğramıştır. Ancak, TTK madde 749'un zamanaşımına dair hükümleri, bonoya dayanak teşkil eden asıl borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Davacı bono alacaklısı, bonoların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kaybetmiş olup kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başvuramaz ise de bono üzerinde yer alan borca ilişkin temel ilişkiye göre alacak talebinde bulunabileceği, taraflar arasında satış sözleşmesinin bulunduğu ileri sürüldüğü ve satış sözleşmesinden doğan borç ilişkilerinin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle temel ilişkiden kaynaklanan alacak hakkının zamanaşımına uğramadığı ve davacı alacaklının tanık dahil her türlü delil ile alacağını ispat edebileceği değerlendirilmiştir.
3-Bilindiği üzere zamanaşımına uğramış bonolar kambiyo vasfını yitirse de, yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan, senetlere dayalı hak iddia eden alacaklı bu alacağını tanık dahil her tür delille ispat edebilecek olup, somut uyuşmazlıkta davacı tanıkları ..., ... ve ...'ın taraflar arasındaki ticari ilişkiyi doğruladıkları, ...'nın bono alınması hususuna dair beyanda bulunduğu, ... ve ...'un bono alınması hususunu bilmedikleri ancak davalının yetkilisi olduğu şirket adına yakıt alımı hususunu doğruladıkları görülmüştür.
4-Mahkememizce yapılan değerlendirmede, her ne kadar takip konusu 2 adet bono zamanaşımına uğramış ise de temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunulabileceği, davacı tanıklarının davacı ile davalının ortağı ve yetkilisi olduğu şirket arasındaki akaryakıt alış-verişini doğruladıkları, bu haliyle davacının bononun düzenlenmesine sebebiyet veren temel ilişkiyi ispat ettiği değerlendirmiştir.
Davacı tarafça takipte işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de takip öncesinde davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğüne dair bir kayıt yer almadığı, bonoda yer alan ödeme tarihi belirli bir vadeyi göstermekte ve kesin vade niteliğinde ise de Yargıtay (Kapatılan) 15.Hukuk Dairesi'nin 2012/3860 Esas 2013/2554 Karar sayılı 15/04/2013 tarihli ilamında "1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda senetle ispat kuralının istisnalarından biri olarak gösterilen yazılı delil başlangıcı, iddianın tamamen kanıtlanmasına yetmemekle birlikte varlığına delalet eden ve aleyhine ibraz edilmiş olan taraftan sadır olan belgelerdir. Bu nedenle, yazılı delil başlangıcı hukuki niteliği itibariyle senet niteliği taşımadığından, bu nitelikteki belgelere, senetlere bağlanan sonuçların bağlanması mümkün değildir. Diğer tarftan, Kanun yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belgeye senet değeri vermemiş, ancak diğer delillerle desteklenmesi hâlinde iddianın ispatı bakımından kullanılabilir bir belge olarak kabul etmiştir. Yazılı delil başlangıcının senetle ispat kuralının istisnası olarak düzenlenmiş olması, bu belgenin senet niteliğinde olmadığının ve senetlere bağlanan hukuki sonuçlara açık bir kabulüdür. Bu yönüyle, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunan bir evraktaki vadenin, kesin vade olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. " şeklinde açıklandığı üzere, zamanaşımına uğramış olması nedeniyle yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bonoda yer alan vadenin kesin vade olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek işlemiş faize yönelik talep yönünden kısmen ret kararı verilmiştir.
5-Davalı tarafça husumet yönünden bir kısım itirazlarda bulunulmuştur.
Davalı tarafça dava konusu bonoların davalının ortağı ve yetkilisi olduğu ... ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği, davalı ...'in kendisinin şahsi olarak sorumluluğu bulunmadığı savunulmuş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 40. Maddesi
"Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.
Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.
Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenlenmiş olup, davalı ...'in ortağı ve yetkilisi şirket adına gerçekleştirdiği yakıt alımları için kendi adına borçlandırıcı nitelikte bono tanzim etmek suretiyle TBK 40/3. Maddesi uyarınca borcun üstlenilmesi söz konusu olup şirketle birlikte borcu şahsen üstlendiği değerlendirildiğinden husumete ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Bergama İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 10.000,00-TL senet asıl alacağı ve 15.000,00-TL senet asıl alacağı olmak üzere toplam 25.000,00-TL'lik asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacak miktarlarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Alacak likit nitelikte görülmemekle inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75‬-TL harçtan peşin olarak alınan 505,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.202,1‬0-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 6.952,19‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 505,65-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 675,5‬0-TL posta ve tebligat ücreti olarak sarf edilen toplam 855,4‬0-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 669,28-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 2.441,14-TL'sinin davalıdan, 678,86‬-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır