T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/832 Esas
KARAR NO : 2024/173
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında arasında tanzim olunan Satın Alma Sözleşmesi ve diğer belgeler doğrultusunda karşı taraf “... Kadıköy/İSTANBUL” adresindeki “... "isimli işletmede,sözleşme konusu ürünleri (...,vs.) sözleşme süresi boyunca tüketici taleplerini karşılayacak miktarda, düzenli ve sürekli olarak satın almayı, satmayı,bulundurmayı, kendisine emanet edilecek soğutucu,raf vb. ürün konumlandırma ve soğutma malzemelerinin temiz ve daima çalışır halde bulunmasını, işyeri açık olduğu sürece ışıklı malzemeleri yanık vaziyette bulundurmayı işbu sözleşmesel taahhütlerinden herhangi birisini ihlal ettiği takdirde Satın Alma Sözleşmesinde kararlaştırılan 325.000 TL cezai şartı... AŞ.ne ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Müvekkil şirket sözleşme gereği davalının işletmesine özel olarak tasarlattığı demirbaşları hazır hale getirmiş ancak davalı, müvekkil şirketin tüm ısrarına rağmen bu demirbaşları (soğutucu,davul, germe vinit tabela vs) teslim almaktan ve işletmesinde konumlandırmaktan, keza alacağı katkıya mukabil tanzim etmesi gereken hizmet bedeli faturasını düzenlemekten ve dolayısıyla katkıyı almaktan imtina ile bu ve diğer sebeplerle taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal etmiştir. Keyfiyet Bornova ...Noterliği marifetiyle keşide edilen (... sayı ve 21.07.2022 günlü) ihtarname ile davalıya bildirilmiş ve sözleşme ihlaline son vermesi istenilmiş, ancak ihtarnameye rağmen davalı, yukarıda belirtildiği şekilde sözleşme ihlaline devam etmiştir. Arabuluculuk kurumuna başvurulmuş,ancak bir sonuç alınamamış ve ekteki “Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı” tanzim edilmiştir. Sözleşme hükümlerini ihlal eden davalıdan 325.000,00-TL cezai şartın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talebiyle Mahkemenize başvurmaktayız. Sunulan nedenlerle; (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) 325.000.-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama gideri, harç, masraf ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Taraflar arasında akdedilen 30/04/2022 tarihli sözleşmenin 2. maddesi ile müvekkil, kendisine teslim edilecek emtiaları sözleşmede belirtilen şekillerde bulundurmayı ve davacıya ait ürünleri tüketici taleplerini karşılar miktarda satın alarak konumlandırmayı taahhüt etmiştir. Taraflar arasında bu hususa ilişkin bir ihtilaf yoktur. Müvekkilin sözleşmeden kaynaklı olarak üzerine düşen bu yükümlülükleri yerine getirebilmesi için öncelikli olarak davacı tarafından sözleşme konusu ürünlerin müvekkile teslimi gerekmektedir. Bu aşamada öncelikle davacının edimlerini yerine getirip getirmediği ve temerrüt hususu önem arz etmektedir. Şöyle ki; Davacı yanın iddiası; taraflar arasında tanzim olunan satın alma sözleşmesi gereğince müvekkilin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden cezai şartın tahsili istemine dayanmaktadır. Öncelikle olarak temerrüde düşen tarafın davacı taraf olduğu, davacı dilekçesinde iddialarının hiçbir gerçeklik payı bulunmadığı, soyut ifadelerden ibaret olduğu ve sözleşmenin eylemli olarak uygulanamamasının tek nedeninin davacı olduğuna ilişkin açıklama yapmak gerekmiştir. Sözleşmenin 5.maddesi ".... A.Ş. İşletmeye destek olmak amacı ile YENİDEN SATICI'ya KDV dahil 50.000,00TL tutarında nakit veya nakit bazlı katkıda bulunacaktır." şeklindedir.
Sözleşmenin 9.maddesi "YENİDEN SATICI, kendisine emaneten teslim edilen soğutucu, raf ve benzeri ürün konumlandırma ve soğutma malzemelerinin temiz ve daima çalışır halde bulunmasından, mevzuata uygun olmak kaydıyla tarafça mutabık kalınan yerlerden konumlandırılmasından ve elektrik kaynakları ile doğru şekilde bağlantı kurulmasından sorumludur." şeklindedir. Sözleşmenin 15.maddesi "... PAZ. A.Ş. sözleşme konusu ürünleri YENİDEN SATICI'ya teslim ettikten sonra, iş bu ürünlerin mevzuata uygun olarak saklanması, depolanması, uygun ısı ve ışıkta muhafaza edilmesine ilişkin yükümlülükleri ortadan kalkacaktır. Ürünlerin YENİDEN SATICI'ya teslimi ile birlikte YENİDEN SATICI, ... PAZ A.Ş.'nin bu safhaya kadar uygun saklama, depolama koşullarında ürünlerini teslim ettiğini kabul etmiş sayılacak ve bu yükümlülükler teslimle birlikte YENİDEN SATICI'ya geçecektir...." şeklindedir. Yukarıda açıklanan sözleşme maddeleri gereğince öncelikli olarak davacı tarafça yapılması gereken müvekkil şirkete 50.000,00TL tutarında nakit veyahut nakit bazlı katkıda bulunması ve müvekkil işletmesine uygun şekilde tasarlanarak hazırlanması gereken demirbaşları (soğutucu, davul, germe vinit taleba ve sair) müvekkile teslim etmekten ibarettir. Davacı tarafça tüm bu edimlerin yerine getirmek istendiği ancak müvekkilin ürünleri teslim almaktan imtina ettiği yine ödemeyi teslim almaktan imtina edildiği iddia olunmaktadır. O halde dava dilekçesindeki iddiaya göre davacı tarafça hazır edilerek teslim edilmesi gereken demirbaşların teslime hazır hale getirildiği, sözleşme gereğince ödenmesi gereken 50.000,00TL katkının müvekkil tarafından alınmadığı hususlarının davacı tarafça ispatı gerekmektedir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” denilmiştir. Huzurdaki ihtilafta ispat yükü üzerine düşen davacı taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK'nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Tüm bu açıklamalardan hareketle; davaya ve sözleşemeye konu demirbaşların davacı tarafça müvekkil işletmesine özel olarak tasarlanarak teslime hazır hale getirilip getirildiği, davacı iddiasına göre müvekkilin teslim almaktan imtina ettiğine ilişkin iddianın hangi delil ile ispat edileceği, yine sözleşmenin imza tarihi itibariyle müvekkile ödenmesi gereken 50.000,00TL'nin sözleşmenin ödenip ödenmediği, davacı iddiasına göre ödememekte müvekkilin ne gibi bir kusurlu hareketiyle bu duruma engel olduğu hususları ispata muhtaçtır. Ne var ki teslime karşı bir direnç gösterildiğine ilişkin soyut iddianın da hiçbir mesneti bulunmamaktadır. Somut olayda ispat külfeti kendisinde olan davalının sunduğu belgeler davalının iddiasını ispat etmeye yeterli olmayıp davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Huzurdaki davaya konu sözleşme tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, demirbaşları müvekkil işletmesine özel şekilde tasarlayarak teslime hazır hale getirmek ve ödenmesi gereken 50.000,00TL'yi ödemek davalı tarafın borçlarıdır. Huzurdaki uyuşmazlıkta müvekkilin bir temerrüdü, kusurlu hareketi bulunmadığı gibi davacı yanın sözleşmenin imza tarihi itibariyle müvekkile ödemesi gereken (TBK 90. İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur.) 50.000,00TL'yi ödemeyerek temerrüde düştüğü, TBK 117 maddesi koşullarının somut olayda oluştuğu, bu anlamda müvekkilin müspet/menfi zararları için tüm talep ve dava haklarımızın saklı olduğunu açıklamak gerekmiştir. Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, soyut beyanlardan ibaret olduğu, nitekim basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacının 6102 sayılı Kanun'un 18.maddesi ve 20.maddesi gereğince müvekkili temerrüde düşürmesi gerektiği, nitekim asıl temerrüde düşenin davacı olduğu, 6098 Sayılı TBK'nın 106/1 hükmü gereğince sözleşmeye göre yüklendiği borcu bir yere tevdi ederek borcundan kurtulabilecek iken tüm bu yükümlülükleri yerine getirmediği ortadadır. Sonuç olarak, son derece ayrıntılı ve açık bir şekilde izah etmeye çalıştığımız üzere davacı yanın iddialarının gerçeği yansıtmadığı, dilekçesinde bahsi geçen hususların (teslime karşı direnç göstermek, ödenmesi gereken katkı payını almamak) soyut beyandan ibaret olduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacı yanın, dava dilekçesinde bahsi geçen hususlarda 6102 sayılı yasanın 18. ve 20. Maddeleri gereğince müvekkile göndermiş olduğu herhangi bir ihtar ve ihbar olmadığı, nitekim müvekkilin temerrüde düştüğünden bahsediliyor ise de tevdi yeri belirleyerek tüm borçlarından kurtulma imkanı olan davacının bunu yerine getirmediği, yerine getirmemesinin nedeninin de esasen iddialarının doğru olmadığının bir karşılığı olduğu, müvekkile taahhüt edilen hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeyen davacı yanın cezai şart isteminde bulunmasının abesle iştigal eden bir durum olduğundan, açıklanan tüm bu nedenlerle huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. Haksız ve mesnetsiz gerekçelerle ikame edilen davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesini müvekkil adına bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Dava, 30/04/2022 tarihli satım sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili 30/04/2022 tarihli sözleşme kapsamında davalı yanın özel olarak tasarlanan ürünleri teslim almadığını ve katkı payı almaktan kaçındığını bu nedenle sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını iddia etmektedir.
Davalı vekili, her iki aykırı davranışa ilişkin soyut iddialar dışında somut bir delilin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Taraflar arasında ihtilafsız olan 30/04/2022 tarihli " Satın Alma Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde; davacının davalıya destek olmak amacı ile tarafların mutabık kalması halinde davalının işletmesine uygun gördüğü kadar tente, pano, tabela, raf, soğutucu ve benzeri diğer malzemeleri takabileceği (m.2), davalıya destek olmak amacı ile 325.000,00 TL tutarında katkı sağlanacağı (m.5), ve davalının iş bu sözleşme hükümlerinden herhangi birine aykırı hareket etmesi halinde ....... Ve ayrıca ceza-i şart olarak 325.000,00 TL' nin ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiği görülmektedir.
Bilirkişiden alınan 17/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenin 07.02.2023 tarihli görevlendirmesi çerçevesinde dava dosyası ile davacı şirketin 2020-2021-2022 yılı yasal defterleri ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde işbu raporun inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtildiği üzere, Davacı ... Pazarlama A.Ş.’nin 2020-2021-2022 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, Davacı... Pazarlama A.Ş ile davalı ...GıdSan.Tic.Ltd.Şti. arasında 30.04.2022 tarihinde 19.madde 3.sahiden ibaret Satın Alma Sözleşmesi akdedildiği, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı yanca düzenlenen 08.08.2020 tarih... no.lu 940,14-TL tutarındaki fatura ile başladığı, davalı yanca 27.08.2022 tarihinde kredi kartı aracılığı ile yapılan 3.459,11-TL tutarındaki ödeme ile sona erdiği, işbu ticari ilişkiye istinaden davacı ... Pazarlama A.Ş. tarafından 2020-2021-2022 yıllarında çeşitli tarihlerde kdv dahil 236.268,88-TL tutarında toplam 133 adet fatura düzenlendiği, Davalı yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile işbu faturaların davalı yasal defterlerinde kayıt altına alınıp alınmadığı hususunda tarafımca herhangi bir tespit yapılamadığı, işbu faturalara istinaden davalı ... Gıda San.Tic.Ltd.Şti. tarafından 2020-2021-2022 yılında çeşitli tarihlerde gerek kredi kartı gerek nakit olmak üzere 234.148,37-TL tutarında ödeme yapıldığı, davalı yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile işbu ödemelerin davalı yasal defterlerinde kayıt altına alınıp alınmadığı, işbu ödemeler dışında başkaca bir ödeme olup olmadığı hususunda tarafımca herhangi bir tespit yapılamadığı, davacı tarafından dava dışı şirketin cari hesabına 2020-2021-2022 yılında çeşitli tarihlerde Depozito İadesine istinaden 2.122,50-TL alacak kaydı tahakkuk ettirildiği, davalı yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile işbu alacaklandırma işlemlerinin davalı yasal defterlerinde kayıt altına alınıp alınmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılamadığı, davacı yasal defterlerinde, davalı...n 12.10.2022 dava tarihi itibari ile 1,99-TL tutarında alacak bakiyesi bulunduğu, davacı yasal defterlerinde taraflar arasında düzenlenen 30.04.2022 tarihli sözleşmenin 5. maddesine göre sağlanacak nakit bazlı katkı bedeli ile ilgili olarak davalı yanca düzenlenmiş bulunan herhangi bir hizmet bedeli faturasına rastlanmadığı, davacı yasal defterlerinde işbu dava konusu 325.000-TL tutarındaki cezai şart talebi ile ilgili olarak davalı ... Gıda San.Tic.Ltd.Şti. adına düzenlenmiş bulunan herhangi bir faturaya rastlanmadığı, uzmanlık alanım dışında olması sebebi ile tarafımca tespiti mümkün olmadığından davalının taraflar arasında düzenlenen 30.04.2022 tarihli satın alma sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, davrandı ise 325.000-TL tutarındaki cezai şarttan sorumlu olup olmayacağı hususlarındaki hukuki ve nihai yorumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 13/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosya kapsamına göre ve HMK m.282 gereğince, tarafların talep ve savunmaları, delillerin
takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, yukarıda yapılan
açıklamalar kapsamında tarafımdan yapılan inceleme ve değerlendirmelerin sonuçları
aşağıdaki gibidir.
a) Yerinde İnceleme Kapsamında, Şirketin Tutmuş Olduğu Ticari Defterlerle İlgili
Olarak;
▪Davalı şirketin 2022-2023 yılı itibariyle yasal ticari defterlerinin noter tasdiklerinin
zaanında yapılmış görüldüğü,
▪ Davalı şirketin 2022-2023 yılı itibariyle ticari defter kayıtlarının, HMK. 222 maddesine
göre delil niteliği taşıdığı,
b) Davalı Şirket (... Gıda Sanayi Ltd.) Kayıtlarında, Davacı
Şirketle ilgili (... Paz. Aş.) Hesap İncelemesine Ait:
▪ Davalının, Davacıdan satın almış olduğu ticari malları ticari defterlerine kaydettiği,
yapmış olduğu alışların bedellerini ise, şirket ortağının kendi kredi kartlarını kullanarak
ödediği, peşin ödemeye benzer bir işlem yapıldığı için, davalı şirketin “331- Ortaklara
Borçlar” hesabını kullandığı, “320- Satıcılar” cari hesabını çalıştırmadığı için de
davacı- satıcıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği,
▪ Davalı taraf yasal defterlerinde, taraflar arasında düzenlenen 30.04.2022 tarihli
sözleşmenin 5. maddesine göre sağlanacak nakit esaslı katkı bedeli ile ilgili
(50.000,00TL) herhangi bir faturaya veya ödemeye rastlanmadığı,
▪ Davalının 2022 yılı yasal defterlerinin incelenmesinde, davalı “...
Gıda San. Tic. Ltd. Şti.” adına davacı şirket tarafından düzenlenmiş herhangi bir cezai
şart faturasına da rastlanmadığı,
c) Cezai Şartın, Davalı Şirketin Ekonomik Özgürlüğünü Yok Edip Etmeyeceği,
Ekonomik Geleceğini Tehlikeye Düşürüp Düşürmeyeceğine Ait:
▪ Rapor içindeki analitik değerlendirmeler sonucunda, şirketin ekonomik özgürlüğü ve geleceğinin sıkıntılı ve hatta bazı kısıtlamalar tabi olduğunun düşünüldüğü, zira yapılan
analizlerden de görüleceği üzere, şirketin kâr oranlarının oldukça düşük olduğu,
borçluluk oranının ise oldukça yüksek olduğu, ilaveten borçlarını ödeyebilme gücünün
de çok düşük olduğu tespitlerine dayalı olarak; Şirketin ekonomik geleceğinin ve
ekonomik özgürlüğünün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
▪ Sonuç olarak, şirketin mali verileri üzerinden yapılan analizlerde, şirketin cezai şart
açısından davacı tarafından talep edilen 325.000,00 TL’nin şirketin ekonomik
özgülüğünü kısıtlayacağı ve geleceğini de riske atacağı kanaatine varıldığı, ancak yine
de bu konuda nihai takdirin, sayın mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine vardığımı,
sayın Mahkeme’nin takdirlerine arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Somut olayda, taraflar arasında 30/04/2022 tarihli " Satın Alma Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin bulunduğu, sözleşme kapsamında davacının davalı adına özel olarak tabelaların ve soğutucunun hazırlandığı/yaptırıldığı mahkememiz ara kararı gereği sunulan 16/02/2023 tarihli dilekçe ile sabit olmakla, bu hususta somut delilin dosya arasında yer aldığı, nakdi yardıma ilişkin taraflar arasında aynı tarihli "Belgedir" başlıklı delile göre ilk ödemenin 15/08/2022 tarihinde 100.000,00 TL olarak yapılacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalıya gönderilen Bornova... Noterliği' nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde nakdi yardımın ilk ödeme gününden önce, işletme için üretilen ürünlerin işletmeye yerleştirilmesine izin verilmesinin ve nakdi yardımın yapılması için fatura düzenlenmesi ile birlikte İBAN numarasının bildirilmesinin talep edildiği bu hali davalının sözleşmenin 3. Maddesine aykırı davrandığı, 5. Madde kapsamında davacının cezai şart talebinde haklı olduğu ancak resen mahkememize aldırılan bilirkişi raporuna göre cezai şart miktarının davalının mahvına sebep olacağı belirlendiğinden taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta kaldığı süre ile yapılan masraflarda nazara alınarak takdiren %50 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedele talep ile bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren taraflar tüzel kişi tacir olduğundan avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar dava kısmen kabul edilmiş ise de, reddedilen kısım mahkememizin takdir yetkisinden kaynaklandığından (TBK m. 161/son) davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 162.500,00 TL' nin 12/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 11.100,37 TL karar ve ilam harcının yatan 5.550,19 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 5.550,18 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 5.550,19 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 654,50 TL posta ve diğer giderler ile 3.300,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.585,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 26.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!