WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/756 Esas
KARAR NO : 2024/204
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; ; Müvekillerinden ...’in evvelce Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça Taş. Üretim San. Ve Tic. AŞ’nin ortağı olan müteveffa...’in eşi ve ...’in ise kızı olması hasebiyle miras yolu ile mezkur şirketin ortakları olduğunu, müvekillerinden ...’in ortaklık oranının %12,50,...’ün ise ortaklık oranının %37,50 nispetinde olduğunu, Davalının ise, şirketin diğer ortaklarının pay sahibi oldukları diğer şirketlerinde ön muhasebe elemanı olarak çalışan bir kişi olduğunu, bu nedenle de diğer şirket ortakları tarafından danışıklı şekilde tasfiye memurluğuna atanmış olup, tamamen diğer ortakların kontrolünde olduğunu, Davalı tasfiye memurunun aynı şekilde müvekillerinin ve dava konusu şirketin diğer ortakları olan... ... ve ... ...’nun hissedarı olduğu tasfiye halinde ... Yedek Parça Makine Üretim San. Ve Tic. AŞ’nin de tasfiye memuru olarak atandığını, söz konusu şirketin tasfiye sürecinin de aynı şekilde sürüncemede bırakıldığını, Mezkur şirketin bir aile şirketi olduğunu, müvekillerinin murisi olan...’in diğer şirket ortakları olan... ... ve ... ...’nun kız kardeşi olup 24.03.2021 tarihinde vefat ettiğini, bir başka deyişle tasfiye memuru davalının genel kurulda atanması, muris ...’nin sağlığında gerçekleştiğini, Öte yandan şirketin 01/09/2020 tarihinden itibaren tasfiye sürecine girdiğini, ancak aradan geçen 2 yılı aşkın süreye rağmen, 6102 s.TTK’nun 542/1-e maddesi uyarınca tasfiye işlemlerinin en kısa sürede tamamlanması gerektiği halde tasfiye sürecinin tamamlanmadığı ve kısa zamanda da tamamlanmayacağının anlaşıldığını, Yine 2021 yılına ilişkin olağan genel kurul yapılmadığını ve 6102 s.TTK’nun 542/1-d maddesi uyarınca tasfiyeye ilişkin finansal tabloların davalı tarafından sunulmadığını, Diğer yandan müvekkil yana tevdii edilen 2020 yılı finansal tablolarından şirketin nakdi varlığının bulunduğunun anlaşıldığını, alacaklılara üçüncü kez çağrının 06/10/2020 tarihinde yapılmasından itibaren 3 ay süre geçmiş olmasına ve bu durumda 6102 s.TTK’nun 542/2 maddesi uyarınca yasal süre ve usul tamamlanmış olmasına ve şirketin borcu bulunmadığından nakdi varlığın dağıtılmasına engel bir durum olmadığı halde şifahen tüm taleplerinin karşılıksız bırakıldığını ve nakdi varlığın müvekkil payına isabet eden kısmın ödenmediğini, bu durumun tasfiye memurunun görevine aykırı hareket hali olduğu ve sorumluluğunu doğurduğunu, Nihayetinde müvekilleri tarafından tasfiye memuruna Karşıyaka ... Noterliği’nin 13/09/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnamenin 15/09/2022 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı yanca ihtarnamede belirtilen hususlara uygun cevap verilmediğini, 6102 s. TTK’nun 537/2. Maddesi; “Pay sahiplerinden birinin istemiyle ve haklı sebeplerin varlığında, mahkeme de tasfiye memur kişileri görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir. Bu yolla atanan tasfiye memurları, mahkeme kararına dayanılarak tescil ve ilan olunurlar” hükmünün haiz olduğunu, Neticeden gelinen aşamada, tasfiye memurunun özellikle tasfiye sürecini geciktirmesi ve sürüncemede bırakması ve belirtmiş olduğumuz diğer nedenler, müvekillerimiz yönünden objektif ve makul şüpheye yol açacak güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğundan tasfiye sürecini tüm hissedarların menfaatini gözetecek şekilde tarafsız, adil ve sağlıklı olarak yürütmediği ve yürütemeyeceği açıkça anlaşılmış olmakla, davalı tasfiye memurunun azli ile sayın mahkemece res’en belirlenecek tarafsız bir tasfiye memurunun atanmasının talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, 6102 s. TTK’nun 543/2. Maddesi; “Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki, hal ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkemece üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verilebilir” hükmünün haiz olduğunu, Alacaklılara üçüncü kez çağrının 06/10/2020 tarihinde yapılmasından itibaren 3 ay süre geçmiş olmasına ve bu durumda 6102 s. TTK’nun 543/2. Maddesi uyarınca yasal süre ve usul tamamlanmış olmasına ve şirketin borcu bulunmadığından nakdi varlığın dağıtılmasına engel bir durum olmadığından yasanın 543/2. Maddesi uyarınca şirket nakdi varlığının dağıtılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, zira engel hiçbir durumun olmadığı ve şirket borcunun bulunmadığı halde, nakdi varlığı dağıtılmaması müvekilleri yönünden hak kaybına neden olmakta ve hakkı olan bir parayı almasının haksız yere gecikmesine neden olduğunu, Bu nedenle Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça Taş. Üretim San. Ve Tic. AŞ’nin tasfiye memuru olan davalının görevden alınmasına, Sayın Mahkemece res’en belirlenecek tarafsız bir tasfiyeye memurunun atanmasına ve atamanın tescil ve ilanına, yasal ve fiili bir engel bulunmadığından şirket nakdi varlığının hissedarlara hisseleri oranında dağıtılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davayı kabul etmediklerini, öncelikle usulü eksiklerinin giderilmesi gerektiğini, davacılardan ...’in 18 yaşından küçük olup, miras bırakan hissedar...’le davacı ...’in küçük çocuğu olduğunu, ...’e bir kayyum atanması gerektiği kanaatinde olduklarını, Öncelikle tasfiye işlemlerinde yasaya aykırı bir işlem bulunmadığını, yasal prosedürün devam ettiğini, 2021 yılı Resmi Vergi iade işlemleri nedeniyle tasfiye işlemlerinin 2022’ye uzadığını, en kısa zamanda tasfiye genel kurulunun yapılacağını, Davacı yanın vekilinin katıldığı genel kurul toplantılarında, şirketin mali durumuna ilişkin belge ve bilgilerin davacıların vekiline verildiğini, şirketin gayri faal durumda olduğunu, kanunen ve resmi kayıtlarda tasfiye halinde olduğu için faaliyeti tasfiye amacı ile sınırlı olarak sürdürüldüğünü, yapılan son genel kuruldan bu yana şirket yapısında herhangi bir değişiklik olmadığını, (son genel kurulda da davacı yan vekili vasıtasıyla temsil edildiğini) yani tasfiye sürecinden bilgisi ve haberinin olduğunu, Müvekkile çekilen ihtarnameye verilen cevapla gerekli açıklamalar yapılmış olup davacı yanın bu açıklamaya rağmen bu davayı açtığını, Kısaca tasfiye ile ilgili yasal prosedürün devam ettiğini, bu çerçevede ekte İzmir... Noterliği’nin ...Yevmiye numaralı kararı gereği tasfiyeye ilişkin olağan genel kurul kararı alındığını, Dava dilekçesinin 4. Bendinde davacının miras bırakanı ...’in sağlığında tasfiye memurunun atandığının belirtildiğini, buna karşılık dava dilekçesinin 2. Bendinde ise müvekkilin diğer aile şirketlerinin çalışanı olduğundan bahisle danışıklı şekilde tasfiye memuru olarak atandığı belirtilmesinin hoş olmadığını, miras bırakan onayı ile sağlığında atanan müvekkil tasfiye memuru olarak da bugüne kadar hiçbir ücret de almadığını, davacı yanın bu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığından yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddini talep ettiklerini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; Ticaret sicili kayıtları, banka kayıtları, tapu kayıtları, davalı tasfiye memurunun SGK kayıtları, dava dışı Tasfiye Halinde ... Yedek Parça Makina Üretim Sanayi ve Tic.A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları, bilirkişi incelemesi, Karşıyaka...Noterliği'nin 13/09/2022 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi, ikamesi mümkün sair delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; ticaret sicil kayıtları, tasfiyeye ilişkin yapılan işlemlerle ilgili kayıtlar, tasfiyeye ilişkin İzmir... Noterliği'nin ...yevmiye sayılı tutanağı, müvekkilin ihtarnameye verdiği İzmir... Noterliği'nin... yevmiye numaralı cevabı, bilirkişi incelemesi, tanık ve ikamesi mümkün sair delillere dayandığı görülmüştür.
Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının celp ve tetkikinde; davacı ... tarafından küçük ...'e kayyım atanmasına ilişkin 06/02//2023 tarihinde dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 03/05/2023 tarih... Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile küçük ...'i İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasında temsil etmek üzere TMK nun 426. Maddesi gereğince ...'un kayyım olarak atanmasına karar verildiği, söz konusu kararın 11/09/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının YMM bilirkişisi ...e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 07/06/2023 tarihli raporda özetle; dava dışı Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça Taşımacılık Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 01/09/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, kararın süreleri içinde ilan ve tescilinin yapıldığı, tasfiye süreci içinde şirketin aktif ve pasifinin tasfiyesinin gerçekleştirilmesi sonrası, 29/11/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında terkin kararı alındığı, kararın 02/12/2022 tarihinde tescil ve ilan edilmek suretiyle şirketin TTK’ya uygun olarak Terkin işleminin neticelendirildiği, buna göre, tasfiye memurunun yasalarda öngörülen işlemleri süresin de yaparak şirketin aktif ve pasifinin tasfiyesini gerçekleştirdiği, dolayısıyla da, tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini sürüncemede bıraktığı veya geciktirdiği hususunda her hangi bir duruma rastlanmadığı, şirketin 2021 yılı ve 2022 tasfiye sonu olağan genel kurul toplantısının 29.11.2022 tarihinde yapıldığı, toplantı tutanağının 11. Maddesinde şirketin tasfiye sonu bilançosunda görünen kârın geçmiş yıl zararları mahsup edildikten sonra; tüm vergiler ve dağıtıma esas tutarların stopajının hesaplanıp ayrıldıktan sonra kalan miktarın hesaplanıp 06/12/2022 tarihine kadar ortaklara ödenmesine oy birliği ile karar verildiği, toplamda 1.625.997,15-TL tasfiye karından 66.990,21 TL.’nın tasfiye memuruna vergi ödemeleri için ödenmesinden sonraki (1.625.997,15-66.990,21=) 1.559.006,94 TL. kalan kısmın tamamının payları oranında ortakların banka hesaplarına 30.11.2022 tarihinde ödendiği, dolayısıyla tasfiye ilişkin kar payı ödemlerinin dava tarihi 20.09.2022 olan tarihinde sonra gerçekleştiği, 29.11.2022 tarihindeki genel kurul toplantısında dağıtımına karar verilen tasfiye karı dışında şirketin her hangi bir dağıtılacak maddi ve nakdi mal varlığının olmadığı, keza dava tarihi sonrası 30.11.2022 tarihinde dağıtılabilecek tüm nakdi varlığını ortaklara dağıtıldığını rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
Davacılar vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar da dikkate alınarak, dava dosyasının bilirkişiye tevdii ile itirazları karşılar dosya kapsamına uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 16/01/2024 tarihli ek raporda özetle; kök raporda da tespit edildiği üzere, Dava dışı Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça Taşımacılık Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 01/09/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, kararın süreleri içinde ilan ve tescilinin yapıldığı, tasfiye süreci içinde şirketin aktif ve pasifinin tasfiyesinin gerçekleştirilmesi sonrası, 29/11/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında terkin kararı alındığı, kararın 02/12/2022 tarihinde tescil ve ilan edilmek suretiyle şirketin TTK’ya uygun olarak Terkin işleminin neticelendirildiği, buna göre, tasfiye memurunun yasalarda öngörülen işlemleri süresin de yaparak şirketin aktif ve pasifinin tasfiyesini gerçekleştirdiği, dolayısıyla da, tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini sürüncemede bıraktığı hususunda her hangi bir duruma rastlamadığı gibi tasfiye memurunun azlini gerektirir haklı bir sebebe de rastlanılmamış olup Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, bununla birlikte, dava konusu şirketin tasfiyeye giriş bilançosunda paraya çevrilebilecek önemli bir aktif (mal) varlığı ve ödenecek borcu olmadığı göz önüne alındığında 2 yıllık tasfiye sürecinin uzun olduğu, yasada şirketlerin asgari tasfiye süresi belirlenmekle birlikte azami süre ile ilgili bir hüküm olmadığı gibi makul süre ile ilgili de emsal bir karar (mali müşavir olduğumdan) tarafımca bilinemediğinden şirketin tasfiyesinin makul sürede yapılıp/yapılmadığının Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, şirketin tasfiye sürecinin uzun zaman içinde sonuçlandırılmasından kaynaklı fazladan bir vergisel yükümlülüğe girdiği ile ilgili dava dosyasındaki mevcut belgeler ile şirketin defter kayıtlarında her hangi bir hususa rastlanılmadığı, ayrıca, şirketin tasfiyesinin uzun sürede sonuçlanmasından kaynaklı olarak şirketin tasfiye karının şirket ortaklarına geç ödediğinin muhtemel olduğunu rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME :Dava; tasfiye halindeki anonim şirket tasfiye memurunun azli ve yerine tasfiye memuru atanması ile nakdi mal varlığının dağıtılmasına karar verilmesi ist... ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıların ve davalının paydaşı olduğu, dava dışı tasfiye halinde ... Yedek Parça Makine Üretim ve Sanayi Ticaret AŞ nin 01/09/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan karar gereği, şirketin tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere görevlendirilen davalının, tasfiye sürecini sürüncemede bırakıp bırakmadığı, görevini ihmal edip etmediği, bu sebeple görevden azlinin gerekip gerekmediği, şirketin dağıtımı gereken mal varlığı olup olmadığı, hangi ortağa ne miktarda ödeme yapılması gerektiği konusunda toplanmıştır.
Her ne kadar dava dilekçesinde; davacı tarafça, davalı tasfiye memurunun görevden azli ile tasfiye payının dağıtılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, davanın açılmasına müteakiben, dava konusu şirkete ait 2021 yılı ve 2022 yılı tasfiyenin sonlandırılmasına ait olağan genel kurul toplantısının 29/11/2022 tarihinde yapılıp, tasfiye işlemlerinin tamamlanarak, şirketin 02/12/2022 tarihi itibarı ile sicilden terkin edildiği, iş bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkememizce konusuz kalan davada, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verip vermediği, bu kapsamda yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu olduğuna dair yapılan inceleme ve değerlendirme ile tüm dosya kapsamı, rapor ve ek rapor içeriğine göre, şirketin 01/09/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında tasfiye kararı alındığı, kararın süresi içerisinde ilan ve tescilinin yapıldığı, TTK nun 540. Maddesi uyarınca ilk envanter ve bilançonun genel kurulunun onayına sunulması, TTK nun 541. maddesine göre, alacaklılara, alacaklarının bildirmesi hususunda tebligat ve ilanların yapılmasına dair işlemlere müteakiben, dava konusu şirketin tasfiye sürecinin başladığı tarih itibariyle, yürürlükte bulunan TTK nun 543/2. Maddesine göre, son ilan tarihinden itibaren altı aylık sürenin geçmesi ile tasfiye payının dağıtımının yapılabileceği, şirketin tasfiyeye giriş bilançosunda, paraya çevrilecek önemli bir aktif mal varlığı ve ödenecek borcu bulunmayan şirketin tasfiye sürecinin, kanunda belirlenen bekleme süreleri de dikkate alındığında, bir yıl veya daha az bir süre içerisinde tamamlanması mümkün iken, davalı tasfiye memurunun ise davanın açıldığı tarih itibariyle iki yıllık süre dolmasına rağmen, tasfiye işlemlerini tamamlamadığı, davanın açılmasına müteakiben tasfiye işlemlerinin makul olan bir süre içerisinde tamamladığı, ancak davanın açılmasına ihmali ile sebebiyet verdiği kanaatine varılmakla, konusuz kalan davada, yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumluluğuna karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davanın konusuz kalması nedeni ile ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacılar tarafından peşin yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile 346,90-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacı tarafça yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 533,00-TL tebligat ve posta gideri, 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 3.113,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacılar tarafından peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı tarafından peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.06/03/2024

Başkan ...
E imza
Üye ...
E imza
Üye ...
E imza
Katip ...
E imza