T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/568 Esas
KARAR NO : 2024/263
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/05/2016
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tarihi olan 07/05/2014 tarihinde davacı sürücünün... plakalı motorsikletine, davalı ...’ya ait olan ve davalı Sigorta Şirketine ZMM ile Sigortalı olan ... plakalı aracın çarpması nedeniyle meydana gelen kazada, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, tedavi ve iyileştirme giderlerine ilişkin olarak 1.000,00 TL, maluliyet kaybı tazminatına ilişkin olarak 1.000,00 TL, olmak üzere toplam 2.000,00 maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketinin süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... mahkememizce yapılan tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle işgücü kaybı tazminatı ve bakıcı gideri ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Açılan dava öncelikle mahkememizin ... Esasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama sonucunda 16/05/2019 tarihinde; "..DAVANIN KABULÜ İLE; 290.000,00.-TL kalıcı maluliyet tazminatı, 1.400,00.-TL tedavi ve bakıcı gideri toplamı 291.400,00.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 290.000,00.-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 13/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Taktiren 35.000,00.-TL manevi zararın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekili ile davalılardan sigorta şirketi istinaf kanun yoluna başvurmuş olup, İzmir BAM. ... H.D. ...Karar sayılı ilamında; "mahkemece; kazayla ilgili davacının yaralanmasına ilişkin tüm tedavi evraklarının (özellikle travma sonrası stres bozukluğu tanı ve tedavisine yönelik olan Ege Üniversitesindeki tedavi belgelerinin tamamının ve yine aynı tanı ve tedavi ile ilgili olan kaza tarihinden önceki tarihleri de kapsayacak şekilde varsa tedavi belgelerinin SGK'dan sorularak) getirtilmesi suretiyle dosyada yer alan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Adli Sağlık Kurulu raporlarındaki tespitler de dikkate alınarak (gerektiğinde davacının muayenesi suretiyle) Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'ndan travma sonrası stres bozukluğunun bulunup bulunmadığı, varsa bunun kazayla ilgisi olup olmadığının tespiti, bu hususun davacıda kalıcı maluliyete sebebiyet verip vermediği tespit edildikten sonra davacıdaki kaza sebebiyle oluşan diğer yaralanmalar da değerlendirilerek sonuç maluliyet durumunu gösteren rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının kaskının takılı olduğu ancak dizlik takıp takmadığının belli olmadığı, davacının sağ ayağındaki kırıkların da maluliyet raporunda değerlendirildiği ve maluliyet oranına esas alındığı, şu halde, mahkemece davacının ayağında oluşan kırığın dizlik takılmaması sonucu oluşup oluşmadığının netleştirilmesi ve buna göre müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağının tartışılması, müterafik kusur indirimi yapılması kanaati oluşursa Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında TBK md. 52 uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde araştırma yapmadan hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3-) Davacı davadan önce davalı sigorta şirketine 22.06.2015 tarihinde başvurduğunu belirterek başvuruya dair posta evraklarını dosyaya sunmuş olmasına rağmen mahkemece bu husus tartışılıp irdelenmeden yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi hatalı olmuştur.
4-) Davalı her ne kadar davacının şoför olduğunu ispat edemediğini belirtmiş ise de aktüer raporun halihazırda en alt gelir olarak tespit edilen asgari ücret üzerinden düzenlendiği anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf itirazları haklı görülmemiştir.
5-) 2918 sayılı sayılı Yasanın 98. Maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden SGK'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalıların sorumlu tutulması gerektiği, (Y.17.HD.01.04.2013, 2012/5297 E., 2013/4606 K.) gerçek zarar miktarına belgeli olmayan tedavi giderlerinin de dahil olduğu, tespit edilen tedavi ve bakıcı giderlerinin rayiç bedeller uyarınca doğru hesaplandığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. " gerekçe göstererek mahkememizce verilen kararı kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamında ki eksiklik giderilmiş ise de, davacı vekili davalılardan sigorta şirketi ile sulh olunduğunu bu nedenle maddi tazminat taleplerinden her iki davalı yönünden de feragat ettiğini, manevi tazminat taleplerinin ise devam ettiğini belirtmiştir. Davalı sigorta vekili ise davacı ile sulh protokolü imzalandığını, imzalanan sözleşme kapsamında ödeme yapıldığını feragat halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını yazılı olarak beyan etmiştir.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay HGK. nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı).
Tüm bu nedenler ile; 07/05/2014 tarihinde yaşanan trafik kazası sonucu zarar gördüğünü iddia eden davacı ile davalılardan sigorta şirketi arasında sulh sözleşmesinin imzalandığı ve tarafların bu hususta bir itirazının bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili maddi tazminat davasından feragat etmiş ise de, feragatin yapılan sulh sözleşmesinin sonucu mahkememize sunulduğu açık olmakla davacının hakkın özünden vazgeçtiğinden bahsedilemeyecek olup, maddi tazminat davası esasen konusuz kalmıştır. Konusuz kalan davada davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte ise de, yapılan sulh sözleşmesinde davacının yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretini de tahsil ettiği kaldı ki bu yönde bir talebinin de olmadığı anlaşılmakla davacı yararına maddi tazminat bedeli yönünden yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. Her ne kadar Yargıtay' ın bozma kararına uyulması ile usuli kazanılmış hakkın doğacağı Yargıtay İBK' nun kararında belirtmiş ise de, mahkememizce verilen ilk kararda hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden tarafların istinaf kanun yoluna başvurmamış olması da kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi gerektiğinden aksi düşünce hukuka güveni etkileyeceğinden manevi tazminat yönünden önceki hükümde değişikliğe gidilmeyerek kısmen kabule dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere) :
1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 35.000,00 TL' nin davalılardan ...' dan 07/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.390,85 TL karar ve ilam harcının yatan ve mahsup sonucu kalan 5.120,11 TL peşin ve ıslah harcından mahsubuna
5-Manevi tazminattan mahsup edilen 2.390,85 TL' nin davalılardan ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat yönünden davacı ve davalı sigorta şirketine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...' dan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim...
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!