T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/420 Esas
KARAR NO : 2024/279
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/05/2022
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davacı şirketin, davalı şirkete 17.05.2021 tarihinde ... fatura numaralı, 17.091,12.-TL bedelli mal/hizmet satışı, 22.08.2021 tarihinde ... fatura numaralı, 2.71400.-TL mal/hizmet satışı, 29.09.2021 tarihinde... fatura numaralı, 1.037,81.-TL mal/hizmet satışı yapmış olduğunu, Davalı şirketin toplan borcun yalnızca 10.000,00.-TL'sini ödemiş olup, kalan borç için 30.12.2021 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında takip başlatılmış oluğ, davalı yanca 02.02.2022 tarihinde borcun tamamına itiraz edilmiş olduğunu, Dava şaryı olan Arabuluculuk görüşmesinin 21.03.2022-24.03.2022 tarihlerinde yapılmış olup, taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu ve ... sayılı arabuluculuk son tutanağının imza altına alınmış olduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın İzmir ...İcra Mü... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 16/2-c maddesi gereğince Arabuluculuk Taraf Vekalet Ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle, vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini Sayın Mahkemenizden arz ve talep etmişlerdir.
SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce 05/10/2022 tarihli aldırılan bilirkişi raporunda; "Davacı ... Makina ... Ltd.Şti.'nin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi'ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, 2) Davalı ... Bilişim ... A.Ş.'nin ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, 3) Davacı yanın incelenen ticari defterlerine göre; taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu, takip ve dava konusu yapılan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, borca itiraz dilekçesinden ve davacı şirketin ticari defterlerinde yer alan tahsilat kayıtlarından anlaşıldığı üzere, takip ve dava konusu yapılan faturaların davalı yanın kabulünde olduğu, 4) Davacı yanın ticari defter kayıtlarına göre, aksi ispatlanmadıkça, takip ve dava konusu yapılan faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari 9.805,12-TL alacaklı olduğu, dava tarihi itibari ile 10.842,93-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, dava tarihinden sonra davalı şirketten yapılan tahsilatlar ile davalı şirket cari hesabının 31.12.2022 tarihinde kapandığı ve borç/alacak bakiyesinin olmadığı, iş bu tarih itibari ile davcı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının kalmadığı, 5) Davacı şirketin davalı yandan 1.055,22-TL işlemiş faiz talep ettiği tespit edilmiş olup, ancak davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair noter ihtarnamesi ya da sözleşme benzeri tevsik edici bir belge dava dosyasına sunulmadığından faiz başlangıç tarihi belirlenememiş olup, faiz hesaplamasının yapılamadığı" şeklinde Sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan 08/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 9.805,12-TL alacağı olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında davalı her hangi bir ödeme yapmadığı için dava tarihi itibarı ile hesaplama yapılmaması gerekir ise de takdir mahkemeye ait olduğu için dava tarihi itibarı ile davacının davalıdan asıl para + takipten sonra işleyen faiz + icra masrafları ve icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 12.502,16-TL talep edebileceği, Mahkemenin 14.11.2023 tarihli ara kararında istediği “....icra takip tarihinden sonraki ödemelerin takip masraf ve ferilerinde öncelikle mahsup edilerek bakiye alacak miktarının son ödeme tarihi itibari ile tespiti” şeklinde yapılan hesaplamaya göre 31.12.2022 son ödeme tarihi itibarı ile davalının 6.715,01-TL fazla ödeme yaptığı fakat, taraflar arasındaki icra takibi ve dava devam ederken davacının davalıya, takibe konu olmayan 20.05.2022 tarihli 6.844,00-TL'lik yeni bir fatura düzenlemiş olduğu tespit edilmiş olup son kararın takdiri için mahkemenize arz olunur." şeklinde kanaatini bildirmiştir.
Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup Açık Hesap ilişkisidir.
Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Taraflar arasındaki bu münasebette davacının 2021 yılı ticari defterleri TTK'nın ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haizdir.
Somut olayda; Ödeme emrinde belirtilen borca karşı yapılan itirazın 02.02.2022 tarihinde yapıldığı, takibin 30.12.2021 tarihinde durdurulduğu, itiraza ilişkin alacaklı dilekçesinin borçluya tebliğe çıkarıldığına dair takip dosyası kapsamında her hangi bir belge, bilgi veya tebliğ mazbatasının bulunmadığı, ancak mahkememizde görülmekte olan işbu itirazın iptali davasının 18.05.2022 tarihinde açılmış olduğu ve her halukarda İcra İflas Kanunu md. 67'de öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
05.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, takip ve dava konusu yapılan faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari 9.805,12-TL alacaklı olduğu, dava tarihi itibari ile 10.842,93-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, dava tarihinden sonra davalı şirketten yapılan tahsilatlar ile davalı şirket cari hesabının 31.12.2022 tarihinde kapandığı ve borç/alacak bakiyesinin olmadığı, iş bu tarih itibari ile davcı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının kalmadığı, hatta 08.12.2023 tarihli rapora 31.12.2022 son ödeme tarihi itibarı ile davalının 6.715,01-TL fazla ödeme yaptığı fakat taraflar arasındaki icra takibi ve dava devam ederken davacının davalıya, takibe konu olmayan 20.05.2022 tarihli 6.844,00-TL'lik yeni bir fatura düzenlemiş olduğu tespit edilmiş olup sonradan düzenlenen faturanın davamızın konusu dışında olduğu hususu da nazara alınarak davaya konu faturaların davalı şirket tarafından ödenmiş olduğu anlaşılmakla aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 143,71-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 283,89-TL harcın davacıdan tahsili ile hazine irad kaydına ,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 11.898,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça sarf edilen 2.800,00-TL bilirkişi ücreti ve 279,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 3.079,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Varsa kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!