T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/42 Esas
KARAR NO : 2024/272
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Davalının, davacı kooperatifin üyesi olduğunu; 23.06.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, kooperatif ortaklarından ek ödeme olarak 2.500,00-TL tahsil edilmesi yönünde karar alındığını; yasal süresi içinde iptal davası açılmadığını ve kararın kesinleştiğini, Davalı ...'nın, genel kurul kararına dayanan bu borcunu ödemediğini; kooperatif alacağını tahsil etmek üzere icra takibi başlattıklarını ancak itiraz edilerek durdurulduğu için sonuç alamadıklarını, İtiraz dilekçesinde, 2.500,00-TL'nin ödenmemesinin, mevcut sosyal tesislerin yıkılarak yeniden yapılması için para toplanmasına rağmen bu konuda herhangi bir imar ve inşa olmamasına dayandırıldığını; bunu kabul etmemekle birlikte, para toplanmadan yıkım ve inşaat yapılamayacağı için davalının gerekçesinin akla ve mantığa aykırı olduğunu, İtiraz dilekçesinde ilaveten, “İşlemiş faizin işlemeye başladığı tarih, işletilen faiz oranı, işlemiş faiz detayı belli ve belirli değildir. Temerrüt oluşmaması sebebiyle işlemiş faiz talep edilemez” denilmiş ise de, icra takibinde aidat kalemlerinin tek tek gösterildiğini ve gecikme halinde uygulanacak faiz oranının aylık % 1,5 olarak belirlendiğini; sözü edilen hususlar genel kurul tutanağında açıkça yazılı olduğundan, ortakların ayrıca temerrüde düşürülmesinin (bu amaçla ayrıca bildirim ve ihtarda bulunulmasının) gerekli olmadığını, İcra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ve böyle bir dava açılmasına, davalının kötü niyetinin sebep olduğunu belirterek, Haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini,” Borçlunun, bu itiraz başvurusu bakımından yasa gereği takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazmınatı ödemeye mahküm edilmesini" talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesinde; Dava konusu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını; davanın öncelikle bu yönden reddedilmesi gerektiğini, 23.06.2019 tarihinde yapılan genel kurulda, 101 oyla 2.500,00 TL ek ödeme kararı alındığını; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 31. maddesine göre ancak bilanço açıklarını kapatmak üzere ek ödeme kararı alınabileceğini; Kooperatifler Kanunu'nun 52. maddesi ile Ana Sözleşmenin 26. maddesine göre ek ödeme kararı alınabilmesi için ortakların 3/4'ünün (162 oy) gerekli olduğunu; sözü edilen kararda yeterli çoğunluğun sağlanamadığını, 03.10.2020 tarihinde yapılan genel kurulun 6 ve 8. maddelerinin iptali için Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinde... Esas sayılı dava açıldığını ve derdest olduğunu, Gündemin 6. maddesinde alınan kararın hukuka aykırı olduğunu zira sosyal tesislerin yapım işi için MTK Firmasının yıkım dahil 1.143.209,00 TL * KDV teklif verdiğini ancak yıkım işlerini yönetim kurulunun üstlenmesine rağmen 1.220.000,00 TL * KDV bedelle sözleşme imzalandığını; 04.11.2019 tarihli sözleşmede, fiyat opsiyonu belirtilmeksizin inşaata başlanacak tarih arasında piyasa şartlarında oluşabilecek fiyat farklarının (malzeme, işçilik, nakliye vs.) teklife yansıtılacağının belirtildiğini; verilen teklifin üzerinde sözleşme imzalanmasının, Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesi ile Ana Sözleşmenin 23. maddesine aykırı olduğunu; bu şekilde kooperatifin maddi zarara uğratıldığını; bu nedenle sözü edilen karara muhalefet şerhi koyduğunu, Gündemin 8. maddesinin “Sosyal tesislerin durumunun müzakere edilerek kentsel dönüşüm kapsamında yapılmasına yönelik konunun üyelerin bilgisine sunulması” şeklinde belirlenmesine rağmen gündeme bağlılık ilkesine aykırı olarak, “Süreci devam eden sosyal tesislerin durumu finansal açıdan tekrar müzakere edildi. Sosyal tesis inşaatının yapılması için ilk aşama olan arazi alımının yapılabilmesi için 23.06.2019 tarihli genel kurulda kabul edilen 2.500,00-TL sosyal tesis ek aidatını ödemeyen üyelere yönetimin icra takibi başlatması ve ödenmeyen tutar için aylık % 1,5 temerrüt faizi işletilmesi” şeklinde karar alınmasının da hukuka aykırı olduğunu; hukuka uygun olmayan kararların bir borç doğurmayacağını ve temerrüt oluşturmayacağını; kaldı ki, davacı kooperatitin, sosyal tesis yapımına yönelik herhangi bir imar ve inşai faaliyetinin bulunmadığını; bu şartlarda kendisinden 2.500,00-TL talep edilemeyeceğini, Davacı taraf, kötü niyetli olduğundan hareketle kendisinden 5.000,00-TL para cezası talep ettiğini ancak kooperatifte denetçi olarak görev yaptığından, hukuksuz işlemleri tespit edip, ortakların haklarını korumaya çalışmasının kötü niyetli davranış olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, Bu borcu ödemeyen pek çok kooperatif ortağının bulunmasına rağmen sadece kendisinin aleyhine icra takibi yapılmasının manidar olduğunu, Alacak likit olmadığını için icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, Temerrüde düşürülmediği için faiz talep edilmesinin usulsüz olduğunu belirterek, Fazla ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla, Davanın öncelikle usul yönünden reddedilmesini, Aksi takdirde haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddedilmesini, Davacı tarafın tüm taleplerinin reddedilmesini, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesinde, bu kanundan düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Dava, ortaklıktan kaynaklanan kooperatif alacağının tahsıli için başlatılan icra takibine (Çeşme İcra Müdürlüğü, ...) yönelik itirazın iptaline ilişkin olup, delillerin nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Davalı ...'nın,... Sitesindeki konutlardan birisinin maliki ve davacı S. S.... Konut Yapı Kooperatifi'nin ortağı olduğu, taraflarca kabul edilmekte ve bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 23.06.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan karara göre kooperatif ortakları tarafından, mevcut sosyal tesislerin yıkılıp, yenisinin yapılması için 2.500,00 TL ödeme yapılması gerekmektedir. İptal edilmediği veya uygulaması tedbiren durdurulmadığı takdirde bu karar tüm kooperatif ortakları için geçerli ve bağlayıcıdır. Mevcut sosyal tesislerin yıkılıp, yenisinin
yapılması ile ilgili olan sürecin henüz tamamlanmadığı; Genel Kurulun bu konudaki iradesinin de devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalı ..., sosyal tesis yapım bedelinin, 2019/Temmuz ve Ağustos ayına tekabül eden ilk iki taksitini (500,00 TL x 2 ay = 1.000,00 TL) ödemiş; kalan 3 taksiti ise (500,00 TL x 3 ay = 1.500,00 TL) ödememiştir. Dava konusu icra takibinde, 2019/Eylül, Ekim ve Kasım aidatlarına tekabül eden sosyal tesis yapım bedeli taksitleri (1.500,00 TL) talep edilmiş olup, genel kurul kararına uygundur. Asıl alacak olarak talep edilen 22,19 TL ve 29,84 TL'nin niteliği ve dayanağı ise anlaşılamamıştır. Dava konusu icra takibinde 468,67 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip tarihi itibariyle talep edilebilecek faiz miktarı 355,43 TL olarak hesap ve tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Kooperatifler Kanunu m. 98 atfı ile Türk Ticaret Kanunu m. 379 uyarınca genel kurul tarafından verilen kararlar tüm ortaklar için geçerlidir. Karar ortak üzerinde, genel kurul toplantısına katılmamış veya aleyhte oy kullanmış olsa dahi geçerlidir. Kural olarak genel kurul kararlarının ortaklara tebliğine gerek yoktur ve genel kurul kararları verildikleri genel kurul tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
Ancak Kooperatifler Kanunu m. 53 „e göre dava açılması halinde mahkemece Kooperatifler Kanunu m. 98 atfı ile Türk Ticaret Kanunu m. 382 uyarınca genel kurulca alınan kararın icrasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
Davalı ...'nın, ... Sitesindeki konutlardan birisinin maliki ve davacı... Konut Yapı Kooperatifi'nin ortağı olduğu, taraflarca kabul edilmekte ve bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2018 yılı genel kurulunda alınmış olan ek ödemeye ilişkin karar iptal edilmediği veya uygulaması tedbiren durdurulmadığı takdirde bu karar tüm kooperatif ortakları için geçerli ve bağlayıcıdır. Kararın iptal edilmediği ve icrası tedbiren durdurulmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından ve bilirkişi raporundan davalının sosyal tesis yapım bedelinin, 2019/Temmuz ve Ağustos ayına tekabül eden ilk iki taksitini (500,00 TL x 2 ay = 1.000,00 TL) ödemiş olduğu, kalan 3 taksiti ise (500,00 TL x 3 ay = 1.500,00 TL) ödemediği anlaşılmaktadır. Dava konusu icra takibinde, 2019/Eylül, Ekim ve Kasım aidatlarına tekabül eden sosyal tesis yapım bedeli taksitleri (1.500,00 TL) talep edilmiş olup, mahkememizce, genel kurul kararına uygun bulunmuştur. Bu nedenle toplamı 1.500,00-TL eden asıl alacak talebinin kabulüne, niteliği ve dayanağı ise anlaşılamayan 22,19 TL ve 29,84 TL asıl alacak taleplerinin ise reddine ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Davalının Çeşme İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine yapılan İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 1.500,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1,5 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine,
Fazlaya dair talebin REDDİNE,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 300,00-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 426,70-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL nin mahsubu ile bakiye 346,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 1.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13,14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 779,49-TL'sinin davalıdan, bakiye 540,50-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 1.386,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 1.300,00-TL Bilirkişi ücreti, 69,50-TL posta ve tebligat ücreti ile 172,90-TL ilk başvuru harcı olmak üzere toplam 1.542,40-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 801,52-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.21/03/2024
Katip...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!