WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/21 Esas
KARAR NO : 2024/255
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davacı/alacaklı şirket tarafından takip konusu faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin yerine getirlmiş olup, akabindde alacak konusu faturaların kesilmiş olduğunu, Davalı/borçlu şirket tarafından fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine dabalı/borçlu şirket hakkında Bergama İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya sı ile icra takibinin başlatılmış olduğunu, davalı/ borçlunun takibe itiraz etmiş olduğunu, Dava şartı olana arabuluculuk kurumuna başvurulmuş olduğunu ve davalı/borçlunun son oturuma katılmamış olup, anlaşma sağlanamamış olduğunu, Yukarıda sunulan nedenlerle, davanın kabulüne, davalı/borçlunun Bergama İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takibe konu alacağın tahsiline, yine davalının hükmolunacak meblağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere İİK madde 67 uyarınca tazminat ile yükümlendirilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Davalı şirketin mal ve hizmetleri kısmen almış olduğunu ve faturaların kesilipi taraflarına iletilmemiş olduğunu, Davacı şirketin mal ve hizmet alımının üzerinden zaamn geçtikten sonra irsaliye ve anlaşılan tutarlardan farklı fatura kesip taraflarına gönderilmiş olduğunu, İş yoğunluğu nedeniyle Arabuluculuk toplantı tarihinin unutulduğunu ve katılamamış Olduklarını, İtirazlarının haksız ve kötü niyetli olmadığını, irsaliyeler, verilen taklif ve onaylar ile kesilen faturaların uyuşmadığından davanın reddine , davacı şirket ile mutabık kalındıktan sonra söz konusu ödeme varsa yapılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen Danışmanlık Hizmetinin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 12/05/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı şirketin 2019, 2020, 2021 yılı ticari 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi’ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu, davalı yanca ilgili vergi dairesine beyan edilen Ba Formları ve davacı yanın ticari defter kayıtlarından anlaşılmıştır. Davalı şirketin cevap dilekçesinden, faturada yer alan fiyat ve miktarlara itirazda bulunduğu anlaşılmış olup, ancak iddiasını destekleyecek belge dava dosyasına sunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davacı yanın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre; aksi ispat edilmedikçe, takip ve dava tarihi itibari ile davacı yanın davalı şirketten 16.624,64-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı yanın davalıdan 2.447,01-TL işlemiş faiz talep etmiş, ancak davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair noter ihtarnamesi ya da sözleşme benzeri tevsik edici bir belge sunmaması sebebi ile işlemiş faiz hesabı yapılamamış olup, hukuki yorum Sayın Mahkemenize aittir, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan 12/02/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda;
Davacı şirket tarafından düzenlenen fatura tarihleri ödeme tarihi olarak alınmış olup, TTK 1530 Maddesinde yer alan faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplamaya göre 3.663,81-TL işlemiş faiz tutarı hesaplanmıştır.
Davacı şirket tarafından takipte talep edilen işlemiş faiz tutarı 2.447,01-TL olup, taleple bağlılık ilkesi gereği talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 2.447,01-TL olacağı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili olarak raporda bir irdeleme bulunmadığı görülmüştür.
Davacı şirketin 2019, 2020, 2021 yılı ticari 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi’ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu, davalı yanca ilgili vergi dairesine beyan edilen Ba Formları ve davacı yanın ticari defter kayıtlarından anlaşılmıştır. Davalı şirketin cevap dilekçesinden, faturada yer alan fiyat ve miktarlara itirazda bulunduğu anlaşılmış olup, ancak iddiasını destekleyecek belge dava dosyasına sunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davacı yanın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre; aksi ispat edilmedikçe, takip ve dava tarihi itibari ile davacı yanın davalı şirketten 16.624,64-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtar içerir tebliğe rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
TTK 1530 Maddesinde yer alan faiz oranları esas alınarak 3.663,81-TL işlemiş faiz tutarı tespit olunmuştur. Ancak davacı şirket tarafından takipte talep edilen işlemiş faiz tutarı 2.447,01-TL olup, taleple bağlılık ilkesi gereği işlemiş faiz miktarı için takip talebinde talep edilmiş olduğu haliyle hüküm oluşturulmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi kök ve ek raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ İLE;
Davalının Bergama İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 3.324,92-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.302,78-TL harçtan peşin alınan 230,34-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.072,44-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan 322,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 -TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 255,50-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 1.255,50-TL Yargılama Giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR.
“5070 sayılı yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur”