WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/97 Esas
KARAR NO : 2024/41
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/02/2021
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 26.9.2014 tarihinde sebebiyet verdiği kaza neticesinde müvekkil... ağır yaralanmıştır. Söz konusu kaza davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan araç sürücüsü ...'ın dikkatsizliği sonucu meydana gelmiştir ve sigortalı araç sürücüsü tam ve asli kusurludur. Müvekkil ise yaya konumundadır. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere yanlış yönlendirme ile düzenlenen kaza tespit tutanağında müvekkilin sehven asli kusurlu olarak tespit edilmiştir. Müvekkilin kaza sebebiyle maruz kaldığı maluliyet oranı 45.1 olmasına karşın davalı sigortacı, başvuru ve arabuluculuk sürecinde kaza tespit tutanağındaki kusur durumunu dikkate alması sebebiyle taleplerimizi reddetmiştir. Öncelikli olarak savcılık evraklarının incelemesinde ve yapılacak keşif neticesinde oluşacak kanaat doğrultusunda kusur tespitinin yapılarak sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespitine, Adli Tıp Başkanlığı'ndan alınan sağlık raporu doğrultusunda müvekkilin geçici ve sürekli maluliyet hesabının yapılarak, tespit edilen miktarın HMK m. 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının tarafımıza ödenmesine, Kazaya sebebiyet veren araç ticari kamyonet olduğundan, kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesine, Vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinden davali tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından tebligata rağmen dosyaya cevap sunulmadığı görüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı küçük ... 26/09/2014 tarihli trafik kazasında yaya olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin ... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez.
Kazaya karışan ... plakalı araç 21.06.2014-2015 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 26/09/2014 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacı ... nün talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce ATK' dan ve bilirkişilerden kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Bilirkişiden alınan 16/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"KANAAT : Davalı sigorta poliçeli ... plakalı kamyoneti kullanan Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyoneti ile gündüz vakti bulunmuş olduğu güzergahta yola ve çevrede bulunan yaya trafiğine gereken dikkat ve özeni göstermesi, bahse konu olay mahallinde bulunduğu esnada, aracının teknik olarak yüksek oluşu ve bu tür alanlarda yayaların her zaman var olduğunu ön görüp, geri manevralarını çok daha dikkatli ve duyarlı bir şekilde yapması, gerisini izleyebileceği sağ ve sol dikiz aynalarının yeterli olmaması durumunda geri manevrasını bir yardımcı (muavin) marifeti ile yapması gerekirken sürücü belirtilen hususlara uymadığı, yola gereken dikkatini vermediği, çevresel kontrollerini yeterince yapmadan, dış dikiz aynalarını dikkatli ve duyarlı bir şekilde kullanmadan bulunduğu noktadan geri-geri manevra yaparken yayaya çarpması ile karışmış olduğu olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu; 2008 doğumlu... (olay tarihinde 6 yaşında) hareket halinde olmayan, park halindeki aracın arkasında bulunurken geri geri gelip kendisine çarpan sürücüye karşı, zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumuna etken olmadığı; Görüş ve kanaatine varılmıştır.
VARILAN KANAAT: A) Davalı sigorta poliçeli ... plakalı kamyoneti kullanan Dava dışı sürücü ... yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, KTK nın 67/b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu; 2008 doğumlu... (olay tarihinde 6 yaşında) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumunda etken olmadığı; Kanaatinde isem de, Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere tespit, görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 24/09/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut tıbbi belgelere göre; ... doğumlu ...’nin 26.09.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... Üst Kurulu'ndan alınan 25/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;"...hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler.. Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;... doğumlu...’nin 26.09.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle;
A-) 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan ATK... Üst Kurulu raporu dosya arasında yer alan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ile Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu raporu incelenerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre hazırlandığından mahkememize hükme esas alınmıştır.
Somut olaya uygun Yargıtay ... H.D.' nin... Karar sayılı ilamı incelendiğinde;
"Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan çocukların uğradığı zarar miktarının hesaplanmasında, efor kaybı zararı bakımından ve kaza tarihinden itibaren hesaplama yapılması, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile de kabul edildiğinden, doğru ise de 18 yaş öncesi dönem için efor kaybı hesabının yapılması sırasında, iyileşme süresi için de, zarar gören davacının tespit edilen maluliyet oranına göre hesaplama yapılmaması hatalıdır.
Somut olayda; hükme esas alınan 06/05/2018 tarihli aktüer raporunda, davacının raporla tespit edilen 9 aylık iyileşme süresi bakımından, %10,3 maluliyet oranı üzerinden efor kaybı tazminatı hesaplanması yerine, %100 maluliyet üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle, tazminatın fazla belirlendiği görülmektedir. Hesaplama yöntemindeki bu yanlışlık giderilmeden, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir. " şeklinde karar vermiş olduğu görülmekle 18 yaşını doldurmamış küçükler için efor tazminatının yalnızca iyileşme süresi içerisinde yalnızca maluliyet oranı nazara alınarak hesaplanması gerekecektir.
Tüm bu nedenler ile, 26/09/2014 tarihli trafik kazasında her ne kadar kusur yönünden yeniden deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de, davacı zararını da ispat etmekle yükümlü olduğundan ve davacı küçüğün maluliyetinin bulunmadığı, maluliyeti bulunmayan küçük için kalıcı işgöremezlik tazminatı talep edilemeyeceği gibi iyileşme süresi içerisinde bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarf etmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) (Yargıtay 4. H.D.' nin 2021/13625 Esas, 2022/8912 Karar) de bulunmadığından efor tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna eksik kalan 368,30 TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-ATK... Üst Kurulu' nun fatura bedeli olan 3.000,00 TL' nin suç üstü ödeneğinden karşılanmasına, Suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.000,00 TL' nin davacılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024
Katip...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır