T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/858 Esas
KARAR NO : 2024/94
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/11/2021
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'nın 27.07.2018 tarihinde, maliki ve sürücüsü olduğu... plakalı araç ile müvekkilinin kullandığı...plakalı motosiklete çarptığını ve çarpma sonucunda müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, davalı aracının ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, trafik kazasının davalının kusuru ile meydana geldiğini, kaza ile ilgili olarak Kemalpaşa...Asliye Ceza Mahkemesinde ... karar sayılı dosyası ile yargılamanın yapıldığını, davalının ceza almasına karar verildiğini, müvekkilinin trafik kazası nedeniyle 8 ay boyunca evinden çıkamadığını, sürekli olarak eşinin bakım ve yardımına muhtaç olduğunu, arabuluculuk kapsamında kendilerine cüzi bir rakam teklif edildiğini ve sonuç alınamadığını, bu nedenle alacağın tahsilini güvence altına almak ve aracın üçüncü kişilere devredilmesini engellemek bakımından HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca kazaya karışan... plakalı araç kaydına davalı adına kayıtlı olması halinde ihtiyati haciz şerhinin konulmasına,yargılama sırasında uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde artırılmak üzere 1.000-TL bakıcı gideri, geçici iş görmezlik ve sürekli işgörmezlik maddi tazminatın kaza tarihinden (27/07/2018) tarihinden yasal faizi , yargılama giderleri ve vekalet ücreti birlikte tahsiline, 100.000-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren (27/07/2018) yasal faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya konu... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 14/10/2017-2018 vade tarihli ... poliçe nolu zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına aldığını, iş bu dava ile müvekkili şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde sakat kaldığını iddia eden davacı tarafından maddi tazminat talepli dava açıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın 6102 sayı Türk Ticaret Kanunun m.4'de belirtilen mutlak dava niteliğinde olup, 01/01/2019 tarihinden sonra açıldığını. Zira iş bu dava Türk Ticaret Kanunun altıncı kitabı olan Sigorta Hukuku bölümünde düzenlenmiş hükümlere tabi olduğu ve bu haliyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, bu kanunu 4.üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır şeklinde olduğunu, ancak dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını ve bu halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, usulden ret sebebimiz şu aşamada kabul göremeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...'ya dava dilekçesi ve duruşma günün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davaya cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 27/07/2018 tarihli trafik kazasında...plakalı motosikletin sürücüsü olup, davalı ...... plakalı aracın sürücüsü sigorta şirketi ise aynı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyenidir.
KTK'nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde 15/02/2023 tarihli dilekçesinde yer alan 06/03/2020 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Yargılama devam ederken Davacı vekilinin 24/10/2023 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçesi ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. ile maddi tazminat hususunda sulh olduklarını bu sebeple dosyadaki maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, maddi tazminat davası ile ilgili olarak vekalet ücreti talebinin olmadığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de vekalet ücreti talebinin bulunmadığını, bu sebeple feragat talebimiz üzerine vekalet ücreti -karşı vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, maddi tazminat talebinden feragat etmiş olmamız sebebiyle geçiçi-kalıcı iş görmezlik tazminatı için hesap raporu alınmasına gerek kalmadığını, manevi tazminat talebimiz diğer davalı ...'ya karşı devam ettiğini beyan etmiştir.
Maddi ve manevi tazminat yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 61 maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya karşı sürebileceği defiler varsa bunu diğer borçlulardan bağımsız olarak ileri sürmesi mümkün olup, bu defi sonucu kurtulduğu borç miktarını diğer müteselsil borçlulara karşı da ileri sürebilir. Bu defiler 6098 sayılı TBK 164 maddesinde gösterilen ve şahsi ilişkiler veya mütelsil borcun sebep veya konusundan doğan defiler olup, bunların dışında ileri sürülen defiler müteselsil borçlular arasındaki rücu hakkını kaldırmaz. 6098 sayılı TBK 165. Maddesin uyarınca müteselsil borçlular arasında aksine bir sözleşme bulunmaması taktirde borçlulardan biri diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. Dış ilişkide alacaklıya karşı sonuç doğurabilen böyle bir işlem, iç ilişkide rücu hakkını kısmen yada tamamen kaldırıcı etkiye sahip değildir.
6098 Sayılı TBK 166. Maddesine göre sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğeri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gereklidir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan (davanın özünden) feragat etmiş olması veya böyle bir feragatın durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine 6098 Sayılı TBK 168 madde hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği taktirde bu fiilin sonuçlarına şahsen tahammül edeceği hükmünü içermektedir. (Yargıtay 17.HD'nin 2012/14317 E- 2013/16116 K sayılı 20/11/2013 tarihli kararı)
Davacı taraf açıkça maddi tazminat davasından feragat ettiğini belirttiğinden mahkememizce maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine yönünde hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay...HD'nin ... K sayılı 13/10/2016 tarihli kararında vurgulandığı gibi somut olayda davacı vekilinin feragat beyanı niteliği itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 307.maddesinde gösterilen biçimde teknik anlamda bir feragat değildir. Zira davacı vekili hakkın özünden feragat etmemiş sigorta şirketinin sulh sözleşmesi gereğince ödeme yapması üzerine davadan feragat etmiştir. Diğer bir anlatımla feragat ödemeye dayalıdır. Bu durumda 6100 sayılı HMK'nın 331.maddesi gereğince ödenen tutarlar bakımından davanın konusuz kaldığı açıktır.
Yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır (HMK m. 326). Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK m. 33). Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13.03.2013 tarih, 2013/802 esas, 2013/347 karar). Somut olayda; açılan maddi tazminat davasında, dava esasen konusuz kaldığından davalılar lehine ayrıca yargılama giderine hükmedilmesine gerek görülmemiştir.
Davalı ...' nın sorumlulukları incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...... plakalı aracın maliki ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacağından (TBK madde 49), davalı kendi kusuru oranında manevi tazminattan sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur ve maluliyet oranının belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan 31/03/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre "Mevcut bulgulara göre;
A) Davalı sürücü ..., idaresindeki aracı ile dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde her ne kadar solundan gelen araca yönelik ilk geçiş hakkına sahip olsa da hızını azaltıp her an tedbir alabilecek şekilde kavşağa yaklaşması gerekirken bunu yapmadığı için hareket alanına giren araca karşılık zamanında gerekli tedbirleri sağlayamadığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada tali derecede kusurludur.
B) Sürücü..., idaresindeki aracı ile dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde durarak sağından gelen araca ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bunu yapmamış ve ilk geçiş hakkına sahip olan aracın hareket alanını kapattığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada asli derecede kusurludur.
SONUÇ:
A) Davalı sürücü ...'nın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulundan alınan 29/07/2022 karar tarihli... nolu bentlerde yer alan eksiklerin tamamlanması için Ege Üniversitesi Hastanesine yazı yazıldığı ve davacı asilin hastaneye başvurduğu Ege Üniversite Hastanesi tarafından sağlık kurulu raporlarının gönderildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulu'ndan alınan 31/05/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre;
...doğumlu,...’ın 27/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük, Tablo 3.33.b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %11.65 olup Tablo 3.2’ye göre;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır.
Tüm bu nedenler ile, 27/07/2018 tarihli trafik kazasında davalı sürücü ...' nın %25 oranında kusurlu bulunduğu, kusurlu eylem sonucu davacının %6 oranında malul kaldığı ve iyileşme süresinin 6 ay olduğu, sürücünün kusuru oranında davalılardan sigorta şirketi de sorumlu olacak ise de, maddi tazminat kalemlerine ilişkin davacı davasından feragat ettiğinden Davadan feragat 6100 sayılı HMK' nın beşinci kısım, üçüncü bölümünde davaya son veren taraf işlemi olarak düzenlenmiş olup, davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığından başkaca bir araştırmaya gerek görülmeyerek maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacı haksız fiil nedeni ile bedenen zarar gördüğü açık olup kusur ve maluliyet oranları ile haksız fiil tarihindeki paranın alım gücü nazara alınarak, zarar gören davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kabul edilen bedel yönünden davalı sürücü haksız fiil tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL' nin davalı ...'dan 27/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, eksik kalan 82,63 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 503,20 TL posta ve diğer giderler ile 3.028,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 3.531,20 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 706,24 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı sigorta şirketine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2024
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!