WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/456 Esas
KARAR NO : 2024/395
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/06/2021
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin,...Mahallesi...sokak No:... Aliağa- iZMiR adresinde, pamukyağı üreten bir fabrikası bulunduğu ve davalı tarafın ise, firmalara yemek tedariği yapan bir şirket olduğunu; taraflar arasında akdedilen 31/12/2019 tarihli sözleşme ile, davalı şirket, müvekkili şirketin fabrikasında çalışanlara yemek tedariki yapmayı üstlendiğini, davalı şirketin, fabrikasında çalışanlara tarihinde akşam yemeği tedariki yapması sonrası, çalışanların akşam yemeğinden dolayı zehirlendikleri, hastaneye kaldırılarak tedavi ettirildikleri ve zehirlenen çalışanların yatmak, evlerinde istirahat etmek, rapor ve istirahat almak zorunda kaldıkları ve bu nedenle müvekkili şirketin iş gücü kaybına uğradığını, çalışamayanların yerine diğer çalışanlar fazla yapmak zorunda kaldıkları ve buna bağlı olarak şirketin fazladan fazla çalışma ücreti ödemek zorunda kaldığını, şirketin zehirlenen çalışanlarının tedavileri sağlık harcamaları yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin mütcaddit talep ve ihtarlarına rağmen, davalı şirketin müvekkili şirketin uğradığı zararları tazmin etmemiş ve "zararınızı tazmin edeceğiz" diyerek müvekkili şirketi oyaladığı ve bunun üzerine, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete İzmir... Noterliğinden keşide edilen 31.03.2021 tarihli v... yevmiye nolu ihtarname ile uğradığı zararın ödenmesini davalı şirketten talep ve ihtar ettiğini, davalı tarafi bu ihtarnameye, Bornova... Noterliğinden keşide ettiği 06.04.2021 tarihli ve...yevmiye nolu cevabi ihtarname ile yanıt vererek, talepleri kabul etmediğini ve yemek faturalarından kaynaklı 24.561,90-TL alacağının ödenmesini talep ettiğini, İzmir... Noterliğinden keşide edilen 12.04.2021 tarih ve... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile, davalı şirketin beyan ve iddialarının haksız, gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin tedarik ettiği yemekten dolayı müvekkili şirket çalışanlarının zehirlenmesi nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tazmini için davalı aleyhine yasal yollara başvuracağını cevaben ihtar ettiğini, müvekkili şirketin hukuka ihtilaf vermemesi için, sözleşmenin 4. Md.sinin öngördüğü şekilde 24.561,90-TL ve 625-TL yasal faizi ödeyeceğini karşı tarafa bildirerek aynı gün ödediğini, müvekkili şirketin fabrikasında çalışanların davalı şirketin 09/11/2020 tarihinde akşam yemeği tedariki sonrası zehirlendiği konusunda delilleri olduğunu; zehirlenen çalışanların zehirlenme olayının mağduru ve tanıkları olduğunu; zehirlenen çalışanlardan bir kısmının Aliağa ... Asliye Ceza Mahkemesinde davalı şirket yetkilisi ... aleyhine açılan ...sayılı ceza dava dosyasında müşteki olarak yer aldıkları, zehirlenmeyi takiben davalı şirketin tedarik ettiği akşam yemeğinden alınan numunelerin Aliağa..Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı ceza dosyasında verilen 16/02/2021 tarihli kararda belirtildiği gibi, Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünde incelendiğini ve 16.11.2020 tarih ve ...sayılı yazısı ile "makarnadan alınan numunede TGK Mikrobiyoloji Kriterler Yönetmeliğine uygun olmadığının tespit edildiğinin belirtildiği; Aliağa Cumhuriyet Savcılığının... Esas no'lu soruşturma dosyasında yapılan soruşturma ve soruşturma sonun düzenlenen 29/01/2021 tarihli iddianame ile, davalı şirket yetkilisi... aleyhine, "kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde yiyecek bulundurup satmak" suçundan dolayı kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu kabul edilerek, şüpheli şirket yetkilisi ...” Türk Ceza Kanununun 186/1, 186/2, 53/1 ve 43/2maddeleri uyarınca cezalandırılması için iddianame düzenlenerek, Aliağa... Asliye Ceza Mahkemesinde ... E. Sayılı ceza dava dosyasının mahkemenin 16.02.2021tarihinde yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ceza Mahkemesi kararı Müvekkil şirket çalışanlarının zehirlenme sonrası Aliağa Devlet Hastanesine kaldırıldığını hastane kayıtları ve de çalışanlara verilen sağlık ve istirahat raporlarının da, tedarik edilen yemekten dolayı zehirlendiğini kanıtladığını, şirketin zehirlenen çalışanlar için yaptığı sağlık harcamalarının, 7.981,34-TL; şirketin işçilerin çalışamaması nedeni ile 102 iş günlük zararının 25.500.00.-TL'si olduğu, çalışamayanlar nedeni ile diğer çalışanların 570 saat fazla çalışması nedeni ile fazladan 13.680.00-TL'si mesai ücreti ödemek zorunda kaldığı, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 47.161,34-TL'si zarar tazminatı ile 20.000.00-TL'si manevi tazminat talep ettiklerini, taraflar arasındaki 29/04/2021 tarihli arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 47.161,34.-TL'sı maddi tazminatın 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, 20.000.00.-TL'sı Manevi tazminatın 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, davalı tarafa fazlaya ilişkin haklarıyla, hangi hukuki sebebe dayanırsa dayansın ve her ne nam altında olursa olsun her türlü talep ve dava hakları ve tüm yasal haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, 09.11.2020 günü davacı şirkette meydana geldiği iddia edilen zehirlenme vakasının müvekkili şirketin yemeklerinden kaynaklı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin, aynı yemekten aynı gün birden fazla firmaya dağıtım yaptığını, yemeklerle ilgili başkaca hiçbir şikayet gelmediğini, ayrıca dava dilekçesinde müvekkili şirketin tedarik ettiği akşam yemeği sonrası çalışanların zehirlendiği iddialarını takiben akşam yemeğinden alınan numunelerin Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuar Müdürlüğü'nde incelendiğini ve anılan müdürlüğün 16.11.2020 tarihli ve E ... sayılı yazısı ile makarnadan alınan numunede TGK Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliğine uygun olmadığının tespit edildiği belirtilmişse müvekkili şirket yetkilisi...n 14.01.2021 tarihinde vermiş olduğu ifade de belirttiği üzere numunelerin hatalı olarak alındığını, zira gıdalarda uygulanan mikrobiyolojik analizlerin sağlıklı sonuç verebilmesi için, ilk aşama olan örnek alma işlemi çok önemli ve titizlikle yapılması gerektiğin, mikrobiyolojik analizleri yapmak kadar önemli olan gıda numunesi alma işleminin belli kurallara göre yapılması gerektiğini, alınan numune ilk olarak steril plastik vb. bir kaba, sonrasında yine steril tek kullanımlık kilitli plastik poşetler koyularak güvenli bir şekilde kapatılması gerektiğini, alınan örneğin daha iyi korunmasını temin için steril poşet, ikinci bir ölçekli plastik poşete konularak poşetin ağzının mühürlenmesi gerektiğini, ne var ki numune alımı esnasında Bornova Tarım İlçe Müdürlüğü yetkilileri kullanmaları gereken steril torbaları yanlarında getirmediklerini ve ekte sunulmakta olan fotoğraftan görüleceği üzere steril bir kap ve poşet kullanmaksızın sadece ölçekli torbalarla numune alma işlemini yapıldığını, hatta torbalardan birinin yırtıldığını ve çorba numunesinin etrafa saçıldığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ...'in Bornova Tarım İlçe Müdürlüğü yetkililerini ikaz ettiğini ve yetkililerin numune alım şeklini de fotoğrafladığını, koli basili özellikle hayvanlarda bulunan bir bakteri olduğundan bulaşma kaynağı da en çok hayvanlar olarak gösterilmekte olup bunun dışında kirli sular, kirli suların kirlettiği ve hayvan gübresinin bulaştığı gıdalar da bulaş sebebi olduğunu, ancak yapılacak keşif esnasında da görüleceği üzere; müvekkili şirket tarafından yalnızca şehir suyu kullanılmakta olup koli basilinin bu şekilde hayvansal bir gıda olmayan makarnaya bulaşmış olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu, dolayısıyla makarna numunesinde çıktığı iddia edilen kolibasilinin numune alma, taşıma veya analiz sırasında bulaşmış olma ihtimali çok yüksek olduğunu, bu sebeple hatalı numune alımı ile yapılan analiz sonuçlarını kabul etmediklerini, ayrıca müvekkili şirket tarafından hazırlanan akşam yemeğinin yaklaşık 100 kişilik olduğunu, aynı yemeği tüketen yaklaşık 100 kişiden ertesi gün yalnızca 4 kişinin rahatsızlanmasının, durumun gıda zehirlenmesi değil bu kişilerin içtikleri herhangi bir sıvıdan ya da genel temizliklerinde kullandıkları sudan veya bir başka nedenden olabilme ihtimalini de kuvvetlendirdiğini, davacı şirketin işyerindeki diğer çalışanlarda ve müvekkili şirketin aynı yemekleri servis ettiği başka fabrikalarda hiçbir sorun yaşanmamış olması karşısında onlarca kişinin yediği aynı yemekten yalnızca birkaç kişinin zehirlenmesinin davacı iddialarının yerinde olmadığını zaten açıkça kanıtladığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Hastane Kayıtları, SGK kayıtları, Aliağa CBS'nin... sayılı soruşturma dosyası, Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı ceza dava dosyası İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dava dosyası, İzmir İl Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü raporları, davacı şirket işyeri kayıtları, sağlık ve muayene raporları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 16/09/2023 tarihli rapora göre; "..1- Davacı şirketin işçilerinin zehirlenmesi olayında davalı şirketin kusurunun ve sorumluluğunun bulunduğu, işçilerin bu olay nedeniyle çalışamamasından kaynaklı varsa zararla davalı fiili arasında illiyet bağı bulunduğu,
2- Davacı şirketin işçilerin olaydan sonra çalışamaması nedeniyle uğramış olduğu zararların;
a. Çalışmayan işçilere çalışmamalarına rağmen ücret ödenmesi nedeniyle fazladan ödenen ücretin 21.582,00 TL, (iş yeri kayıtlarına göre)
b. Diğer çalışanların hasta çalışanlar yerine fazla mesai yapması nedeniyle fazladan ödenen ücretin 13.783,85 TL,
c. Davacı tarafça sunulu tedavi giderlerine ilişkin zararın takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere 13.783,85-TL, ( bu hususta tıp doktoru bilirkişi tarafından değerlendirme yapılması gerektiği) " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 16/09/2023 tarihli rapora göre; "...Sayın Mahkemenin mevcut dava dosyası kapsamında 09.11.2020 tarihinde yaşanan zehirlenme olayı ve akabinde 50 işçi için davacı şirket tarafından iş kazası bildiriminin yapıldığı, davalı işyerinde yaşanan zehirlenme olayına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumundan olayda etkilenen işçilere ilişkin belgelerin Sayın Mahkemece talep edildiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından...,..., ...,..., ...., ...,... isimli kişilerin raporlarının gönderildiği, diğer çalışanlara ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde ise toplam davacı tarafta 7.981,34 TL sağlık harcaması yapıldığından bahsedilerek fiş ve faturalar sunulduğu, ancak mevcut fiş ve faturaların hangi kişiye ait olduğu, hangi kişiler adına yapılmış harcamaları ihtiva ettiği hususunda net bir bilgi bulunmadığı saptanmıştır.
Bu noktada yapılan harcamaların değerlendirilebilmesi amacıyla, mevcut iş kazası neticesinde yaralandığı ve zehirlendiği bildirilen tüm işçilere ait 09.11.2020 –14.11.2020 tarihleri arasında, yani iş kazası bildirimi yapılan tarihler arasında, adlarına yapılan reçete ilaç ödemelerinin ve sağlık kuruluşlarına yapmış oldukları müracaatları gösterir medula kayıtlarının dosya kapsamına alınmasından sonra, tarafımızca davacı tarafça yapılmış olan ödemeler ile mevcut kayıtlar karşılaştırılmak suretiyle değerlendirme yapılabileceği, davacı tarafça sunulu 7.981,34 TL bedelin hangi işçiler ya da hangi tedaviler için yapılmış olduğunun mevcut belgelerden anlaşılamadığı... " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 15/04/2024 tarihli rapora göre; "...Dava Dosyası Üzerinde Yapılan İnceleme ve tespitler neticesinde; dava dosyasında mevcut kayıt ve belgelere göre gerekli hesaplamalar yapılmış olup buna göre;
Hesap Adı
Tutarı
Sosyal Güvenlik Kurumu Giderleri
Davacının Maddi Tazminat talebi 09.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz hariç
Faiz Başlangıç tarihi
Sağlık Giderleri
6.557,55 TL
8.522,41
47.164,34
Fazla Mesai Giderleri
6.288,06 TL
Çalışmayan İşçilere Fazladan Yapılan Ödeme
17.802,21 TL
Toplam Giderler
30.647,82
8.522,41 TL
47.164,34
Dava tarihi
Davacının Maddi Harcamalarının Tutarı 30.647,82 TL olup, Çalışmayan ve raporlu olan işçilerin SGK'dan Geçici İş Göremezlik Ödeneği olarak 3.779,79 TL aldıkları, davacı şirketin ücret bordrolarından düşmediği tespit edilmiş olup, genelinde toplam ödeme tutarının 30.647,82 TL + 3.779,79 TL = 34.427,61 TL olup,
Kurum zararı olan 8.522,41 TL ye 3.779,79 TL dahil edilmiş olup, davacının, davalı şirketten talep edeceği faiz hariç: 30.647,82 TL olarak tespit edilmiştir.
Hukuki değerlendirmesi ve yorumu Sayın Mahkemeye ait olmak üzere heyet raporu olarak takdirlerine arz olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, yemek hizmet sözleşmesi kapsamında davalıdan temin edilen yemek nedeniyle davacı şirket çalışanlarının zehirlenmesi nedeniyle oluşan zararların tazmin talepli maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2-Dosya kapsamının incelenmesinde, davacı şirket ile davalı şirket arasında 31.12.2019 tarihli yemek hizmeti alım sözleşmesi kapsamında 01.01.2020 ila 31.12.2020 tarihleri aralığında geçerli yemek hazırlanması, yemeğin davacıya ait fabrikaya taşınması ve tüketime sunulmasına ilişkin anlaşma yapıldığı, sözleşme içeriği ve Yargıtay (Kapatılan) 15.Hukuk Dairesi'nin 2006/4205 Esas 2007/7412 Karar sayılı 22/12/2007 tarihli ilamı uyarınca taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
3-Eser sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK'nın 470. Maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.",
471. Maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.",
472. Maddesi, "Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.
Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.
Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur."
474. Maddesi "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.
Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir."
475. Maddesi "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz."
478. Maddesi " Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."
Aynı kanunun tüm sözleşmeden kaynaklanan ilişkilerinde uygulanacak 112. Maddesi "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."
4-Somut uyuşmazlıkta davacı tarafın iddiası davalının sağladığı yemekler nedeniyle fabrikada zehirlenme olayı yaşandığına yöneliktir. Davalı taraf ise zehirlenmenin davalının sağladığı yemeklerden dolayı kaynaklanmadığını savunmuştur.
Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı şirket çalışanı işçilerin zehirlenmesi nedeniyle Bornova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce alınan numune ve İzmir İl Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nün 16/11/2020 tarihli muayene ve analiz raporlarının incelenmesinde makarna yemeğinde E.Coli tespit edildiği ve gıdanın TGK Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliği'ne uygun olmadığının belirlendiği, davalı şirket yetkilisi ... hakkında TCK'nın 186.maddesi kapsamında bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçu nedeniyle kamu davası açıldığı ve İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı 06/04/2022 tarihli ilamında " sanığın suç tarihinde ... Mühendislik Turizm Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve yetkilisi olduğu, bu şirketin Aliağa ilçesinde bağlı Bağyağları isimli işyerine yemek tedarik ettiği, olay tarihinde yemek yiyen bazı işçilerin zehirlenip hastaneye kaldırılmaları üzerine gerek işçilerde tespit edilen bulgular gerekse sunular yemekler tahlili sonrasında besin zehirlenmesinin makarna yemeğindeki E.coliden kaynaklandığının tespit edildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde E.colinin dış kaynaklı olarak yiyeceğe bulaştığı bunun da üretim aşamasında hijyen şartlarına uymamaktan kaynaklandığı, sanığın olayda sorumluluğunun bulunduğu, yargılama seyri olayın meydana geliş şekli, bilirkişi raporu, tahlil raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, sanığın subut bulan eylemi nedeniyle cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce dosya gıda mühendisi bilirkişinin de bulunduğu heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 16/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda E.Coli'nin Escherichia coli adlı bir bakteri olduğu, bu bakterinin gıda kaynaklık enfeksiyona yol açabileceği, enfeksiyon sonucu şiddetli karın ağrısı, sulu-kanlı ishal, kolit, ve benzeri hastalıklara yol açacağı, yemek numunelerinin usulüne uygun olarak alınmış olduğu, dava konusu zehirlenmenin makarna nedeniyle oluştuğu yönünde kanaat oluştuğu ve üretici davalının kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Davalı tarafça her ne kadar laboratuvar analiz sonuçları kabul edilmemiş, analize gönderilen ürünlerin gerekli teknik şartlara uygun olarak numune alınmadan gönderildiği, davacı şirkette çalışan birçok işçinin zehirlenmediği, bu nedenle zehirlenmenin başkaca bir etkenden meydana geldiği savunulmuş ise de, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre numunelerin uygun teknik yöntemlerle alındığının bildirildiği, ayrıca diğer yemeklerde bakteri tespit edilememiş olmasının da salt numune alınması yönteminden kaynaklanan bir bakteri gelişimi oluşmayacağını gösterdiği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre makarna yiyen işçilerin zehirlenmiş olduğu, laboratuvar analiz sonuçlarına göre makarna yemeği içerisinde E.Coli tespit edildiği, zehirlenen işçilerin ortak özelliğinin davalı tarafça tüketime sunulan yemekten yemiş olmaları olduğu, davalı tarafça aynı yemekten yiyen başkaca kimselerin zehirlenmediği savunulmuş ise de zehirlenme hadisesinin kişinin yemek yediği miktar, bedensel dinçlik ve metabolizma özelliklerine göre değişebileceği gibi bu durumun zehirlendiği sabit olan kimseler açısından sonucu etkilemeyeceği hususları birlikte dikkate alınarak davacıya ait işyerinde meydana gelen zehirlenme hadisesinin davalı şirket tarafından tüketime sunulan makarna yemeğinden dolayı oluştuğu kabul edilmiştir.
5-Davalı yüklenici tarafından sunulan yemekte E.Coli tespit edilmiş olup teknik şartlara ve insan sağlığına uygun olmadığı anlaşılan yemeğin ayıplı olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve davacının ayıptan dolayı uğradığı zararları genel hükümlere göre davalı şirketten talep edebileceği kabul edilmiştir.
Davacı tarafça zehirlenen çalışanlar için 7.981,34-TL sağlık harcaması yapıldığı ve zehirlenen işçilerin çalışamaması nedeniyle 102 iş günü hizmet kaybı yaşandığı bundan dolayı 25.500,00-TL zarar oluştuğu, zehirlenme nedeniyle çalışamayan işçiler nedeniyle diğer işçilerin fazla mesai yaptığını ve 570 saat fazla mesai ücreti nedeniyle davacının 13.680,00-TL ödeme yaptığını ileri sürerek toplam 47.161,34-TL maddi tazminat ve davacı şirketin uğradığı itibar kaybı ve manevi zararının tazmini için 20.000,00-TL manevi tazminat talep edilmiştir.
Mahkememizce dosya işçilik alacaklarının hesaplanması hususunda bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, davacı şirket kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının çalışmayan işçilerin raporlu oldukları sürelerde çalışmadıkları halde davacı şirket tarafından 21.582,00-TL ödeme yapıldığı, fazla mesai nedeniyle 13.783,85-TL ödeme yapıldığının tespit edildiği görülmüştür.
Davalı tarafça rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş, mahkememizce itirazların incelenmesi ve dosya kapsamı dikkate alınarak dosya farklı bir heyete tevdi edilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işçilere yapılan ücret ve sağlık giderine ilişki ödemelerin zarardan mahsubunun gerektiği değerlendirilmiş, gelen yazı cevaplarına göre SGK tarafından işçilere 3.779,79-TL geçici iş göremezlik ödeneği yapıldığı tespit edildiğinden bu tutarların davacı tarafça yapılan ödemelerden mahsubu gerektiği, çalışılmayan süreler nedeniyle(21.582,00-3.779,79=) 17.802,21-TL ve fazla mesai ödemeleri nedeniyle 6.288,06-TL zararı oluştuğu, davacının sağlık ve tedavi giderleri nedeniyle 6.577,55-TL harcama yapıldığına yönelik rapor sunulmuş, rapora karşı davalı tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de davacı tarafça bir itiraz ileri sürülmediği görülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamı, bilirkişi Dr.... ve hesap bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ve taraf itirazları birlikte irdelendiğinde, davalı şirketin ayıplı ifası nedeniyle oluşan zarardan eser sözleşmesi ve genel hükümler dairesince davacıya karşı sorumlu olduğu, davacı şirket kayıtlarına göre çalışmayan işçilerin çalışmadıkları süreler için 21.582,00-TL ödeme yapıldığının görüldüğü, bu tutarlardan SGK tarafından doğrudan işçilere ödenene geçici iş göremezlik ödemelerinin mahsup edilmediği ancak toplam tutarı 3.779,70-TL olan SGK'nın iş göremezlik ödeneklerinin rücuya tabi olduğu bilinmekle davalının sorumlu olduğu tutardan mahsubunun gerektiği, yine SGK kapsamında olan ve SGK tarafından karşılanan 8.522,41-TL sağlık gideri zararının ayrıca mahsubunun gerekmediği, bilirkişi raporu ile dosyaya sunulan tedavi evrakları ve ilaç giderlerinin toplam 6.577,55-TL olduğu, davalı tarafça rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de itirazların zararın miktarına yönelik somut bir hata veya eksik hesaplamayı işaret etmediği gözetilerek mahkememizce 6.557,55-TL sağlık gideri, 6.288,06-TL fazla mesai ve 17.802,21-TL çalışmayan işçilere yapılan ödemelerden kaynaklanmak üzere toplam 30.647,82-TL maddi zararın oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, fazlasına dair maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
6-Davacı tarafça dava konusu zehirlenme hadisesinden dolayı 20.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Manevi tazminat yönünden yapılan inceleme sonucunda ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi ile manevi tazminat düzenlenmiştir. Buna göre "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir."
Kişilik hakları, kişinin varlıklarının korunması ile ilgilidir. Kişi varlığı ise bedensel ve ruhsal olarak insan olmanın getirdiği bir kısım değerler olduğu gibi kişinin adı, onuru, sırları gibi dolaylı varlıklar olarak da kendisini gösterebilmektedir.(Yargıtay H.G.K. 16/05/2018 Esas no:2018/4-1372, Karar no:2018/1106 sayılı ilamı)
Yukarıda da izah edildiği üzere manevi tazminat, Türk Borçlar Kanunu'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri" başlıklı ikinci ayırımı içerisinde düzenlenmiştir. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalının ayıplı nitelikteki ifası sonucu davacı şirket çalışanlarının zehirlenmesi ve işyeri çalışma düzeninin bozulması, davacının itibar kaybına uğradığı iddiası bulunmaktadır. Davalının ayıplı ifası nedeniyle davacı şirketin çok sayıda işçisinin zehirlendiği, zehirlenme nedeniyle işyeri faaliyetlerinin aksadığı dosya kapsamı ile sabittir. Tüzel kişilik olan davacı şirketin ticari itibarının da korunması gereken kişilik hakları kapsamında kaldığı, işyerinde meydana gelen zehirlenme hadisesinin davacı şirketin gerek çalışan işçileri nezdinde gerekse ticari iş çevresinde saygınlığını ve itibarını zedeleyici nitelikte olduğunun kabulü gerektiği değerlendirildiğinden bir miktar manevi tazminat talep edilebileceği, her iki taraf şirketin mali ve ekonomik durumları ile meydana gelen zararın niteliği dikkate alındığında talep edilen 20.000,00-TL manevi tazminatın yerinde olduğu gözetilerek manevi tazminat davasının tam kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 6.557,55-TL sağlık gideri, 6.288,06-TL fazla mesai ve 17.802,21-TL çalışmayan işçilere yapılan ödemelerden kaynaklanmak üzere toplam 30.647,82-TL maddi tazminatın 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Manevi tazminat davasının KABULÜNE, 20.000,00-TL manevi tazminatın 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.459,75-TL harçtan peşin olarak alınan 1.146,95-TL harcın mahsubu ile geri kalan 2.312,8‬0-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kısmen kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kısmen reddedilen maddi tazminat yönünden davalı yararına takdir edilen 16.513,52‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.146,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı, 335,30-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere oplam 9.441,1‬0-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 7.119,73-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranında hesaplanan 995,44-TL'sinin davalıdan, 324,56‬-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır