WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/331 Esas
KARAR NO : 2024/267
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/05/2021
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı şirketin maliki olduğu ... plakalı 2017 model Dacia aracın 27.01.2021 günü seyir halinde iken, karşı taraftan gelip davacının şeridine, hız limitlerini aşarak gelen ...'ün maliki,...'ın sürücüsü olduğu, ...Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olan....m kusurlu olarak çarpması neticesinde hasarlandığını, Davalı ... plakalı aracın, ... Sigorta A.Ş. nezdinde Trafik (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazadan sonra tanzim olunan Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağına göre kazanın meydana geldiği alanda toprak ve havanın yağmurlu olmasından dolayı taşıt yolu üzerinde fren ve sürtünme izi bulunmadığından çarpma noktası tespit edilemediğini; ancak çarpışma parçalarının davacı ait aracın istikameti olan sağ şeritte olduğundan davalı aracın şerit ihlali yaptığı tutanakla tespit edildiği, Kaza akabinde delil tespiti yaptırılmış olup, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş. Numaralı dosyasında bilirkişi raporu alındığını, davacı aracı, rent a car araç olduğunu, bilirkişi raporunda aracın yerine alınacak ikame araç için makul sürenin 15-20 gün olduğu ve emsali bir aracın günlük ikame ücretinin 200 TL olacağı görüş ve kanaatinde olacağım belirterek araç için 4.000-TL kira kazanç kaybı doğacağının ve hasar bedelinin 134.000,00 olarak tespit edildiğini, alacağın tahsili talebiyle dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davacı aracında meydana gelen hasar bedelinden tüm davalıların kira- kazanç kaybından ise sigorta şirketi haricindeki davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, işbu alacaklarının tahsili için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle, öncelikle davalının maliki bulunduğu... plaka sayılı araç kaydına ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 5.000,00-TL hasar bedeli, 4.000,00-TL kira kazanç kaybı, 900 TL çekici hizmet bedeli, Toplam 9.900-TL tazminatın, (şimdilik) (Davalı ... Sigorta A.Ş. kira-kazanç kaybı dışındaki hasar bedelinden, çekici hizmet bedelinden ve delil tespiti ve vekalet ücretinin dahil olduğu yargılama giderlerinden poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere), kaza tarihi olan 27.01.2021 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 134.000,00-TL hasar bedeli, 4.000,00-TL kira kazanç kaybı, 900 TL çekici hizmet bedeli olmak üzere toplam 138.900-TL tazminatın, (Davalı ... SİGORTA A.Ş. kira-kazanç kaybı dışındaki hasar bedelinden, çekici hizmet bedelinden ve yargılama giderlerinden poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere), kaza tarihi olan 27.01.2021 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.334,60-TL tespit yargılama giderleri ile 910,00-TL tespit vekalet ücretinin de yargılama giderlerine dahil edilerek; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; Kazanın dava dışı araç kiralayan ile... arasında gerçekleşmiş olup kazada araç sürücüsü davalı...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını, kusur incelemesi ile de bu durum ortaya çıkacağını, kusura yönelik taraf sıfatı olmayan davacının ileri sürdüğü sebepleri kabul etmediklerini, olayı gören ve yaşayanların başka kimseler olduğunu, ...ullanan karşı tarafın şerit ihlali yapması sebebi ile kazaya sebebiyet verdiğini, olayın görgü tanıkları bulunduğunu, bu kişilerin mahkememiz huzurunda dinleneceklerini, kaza yerinde tarafların araçları kendileri yaptıracakları konusunda anlaşarak ayrıldıklarını, davalının da aracını kendisi yaptırdığını, davacının talep ettiği meblağların kasko tarafından karşılandığını, 46.546,00-TL olarak Kasko Şirketinin ödeme yaptığını, dolayısı ile davacının herhangi bir zararının söz konusu olmadığını, davacının hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle olmak üzere usulden reddine, tüm beyanları doğrultusunda davacıların davasının ve taleplerinin davalı yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili, cevap dilekçesinde; davalı...'ın sürücüsü olduğu.... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk projesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın tam kusurlu olduğundan bahsettiğini, ancak söz konusu aracın sahibi davalı iş bu davaya konu olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, Davacı yan davalı... ve araçta bulunan diğer yolcuların ağız birliği yaptığına ilişkin beyanlarda bulunduğunu, halbuki böyle bir şey mümkün olmayıp, davacı yanın iddia ettiği vakıaların soyut beyan ve temelsiz varsayımlardan öteye geçmediğini, soyut beyan ile davalı aleyhine ithamlarda bulunduğunu, kusura ilişkin yapılan tespitlerin hepsi hatalı olup, bu tereddütlerin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp’a gönderilmesini, kaza sonrası davacı tarafından delil tespiti yaptırılmış olup, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş numaralı dosyasında bilirkişi raporu alındığını, işbu bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, söz konusu bedellerin gerçek dışı olup bu rakamların fahiş miktarda olduğunu ve piyasa emsal rayiçlerine göre oldukça hatalı tespitler yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, cevap dilekçesinde; 27.01.2021 tarihinde meydana gelmiş olan dava konusu kazaya karışan... plakalı araç... poliçe numarası ile 06.03.2020-06.03.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, davacı tarafından Sayın Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddia edilmekte ise de davalı şirket tarafından yapılan incelemelerde kusur oranının azami %50 olabileceği tespit edilmiş olduğundan- sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kusur yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın ceza/ savcılık dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi' ne tevdii edilmesini, Davacı tarafından Sayın Mahkemeye sunulmuş olan dava dilekçesinde aracında meydana gelen hasar bedelinin 134.000,00-TL olduğunu iddia edilmekte ise de bu iddiayı kabul etmediklerini, davalı şirketin poliçe limiti olan 43.000,00-TL üzerindeki tutardan sorumlu tutulamayacağını, hasar bedeline ilişkin alınacak bilirkişi raporu ile aracın piyasa değeri ile onarım bedelinin karşılaştırılarak aracın onarımının ekonomik olup olmadığının tespit ettirilmesi gerektiğini, davalı şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, davacı tarafından her ne kadar avans faiz talep edilmiş ise de Sayın Mahkemeniz tarafından davalı şirket tarafından düzenlenen poliçe üzerinde yapılacak inceleme ile de görüleceği üzere kazaya karışan aracın "hususi" araç olup, bu bakımdan uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, açıklanan sebeplerle ve her türlü yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 11/01/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Somut olayda, hasarı tespite konu... plaka sayılı... Laureate 1.5 DCI 2017 model otomobilde meydana gelen gerçek zararın 134.000,00 TL. olduğu,
Dava dilekçesi ekinde çekme ve kurtarma hizmet bedeli olarak...Yol Yardım Firması tarafından tanzim edilmiş 29.01.2021 tarih ve ... seri nolu KDV dahil 900,00 TL. bedelli kurtarma çekme ücreti faturası yer almakta olup, kazanın şehir dışında ve aracın hareket edemez durumda olması ve riziko tarihi itibarıyla makul bedel olması nedeniyle davacı tarafından ödenen çekici ücreti bedelinin, 900,00 TL. olarak kabulü gerektiği, davalı sigorta şirketinin ödemekle sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacının kazanç kaybının hesaplanabilmesi için, yapılan iş ile ilgili ticari defter, belge, faturalar ile vergi kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği, davacının yapmak zorunda olduğu (araç kullanılırken yapılacak olan yakıt, taksi durağına ödenecek ücret, aidat, sigorta, OGS/HGS v.b.) zorunlu giderler düşüldükten sonra günlük net kazancı belirlenmesi gerektiği söz konusu kar kaybı durumunun ise uzmanlık alanımın dışında kalmaktadır. Ek Rapora konu olmaması açısından, somut olayda pert olduğu görüşüne ulaşılan aracın yerine davacının yeni araç almasının mümkün olduğu ancak, mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin değerlendirilmesinde, davacı aracıyla aynı vasıfta ikame aracın satın alınması için geçecek makul süresinin belirlenerek buna göre ikame araç kullanımı bedelinin tespiti yapılmıştır.
Riziko tarihi itibarıyla yapılan piyasa araştırmasına dayalı aynı vasıftaki bir aracın kiralama bedelinin 200,00 TL mertebesinde olduğu, ikame araç için gereken makul süre 10 gün olarak tespit edilmiş olmakla 10 gün x 200,00 TL = 2.000,00 TL. olarak hesaplanmıştır.
Dosya kapsamında davacı tarafından kaza nedeniyle oluşan zararın ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurusu olduğuna dair bilgi ve belge bulunmamakla, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere davalı... Sigorta A.Ş. nin ikame araç bedeli hariç, temerrüdünün dava tarihinde muaccel hale geldiği ve bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortalısının Sn. Mahkemenin takdir edeceği kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Diğer davalıların, müştereken ve müteselsilen bakiye bedelden kaza tarihi olan 27.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Sn. Mahkemenin takdir edeceği kusuru oranında sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 27/04/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır.
Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.
Bu hali ile;
... plakalı sayılı davalı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a-b ve 56/a maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu.
... plaka sayılı davacı taraf sürücü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a-b ve 56/a maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 05/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...A. Davalı sürücü...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B. Sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Yukarda yapılan açıklamalara göre; Davalı... % 100 oranında kusurludur. ... kusursuzdur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, çekici hizmeti bedeli ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan kira kaybı nedenlerine bağlı açılmış maddi tazminat davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin maliki olduğu... plaka sayılı araç ile davalı ...'ün maliki, davalı...'ın sürücüsü ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 27.01.2021 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, kazanın davalı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana geldiği, çarpma noktasının davacıya ait aracın şeridinde olduğu, fren ve sürtünme izlerinin havanın yağmurlu olması nedeniyle tespit edilemediği ancak çarpma sonrası araçlardan dökülen parçaların davacıya ait aracın gidiş yönü olan sağ şeritte olduğu, bu nedenle davalı araç sürücüsü...'ın tam kusuruyla kazanın meydana geldiği, davacıya ait aracın kaza sonrası onarımının ekonomik olmadığı ve pert-total sayılması nedeniyle 134.000,00-TL maddi zarara uğradığı, yeni bir aracın satın alınmasına kadar geçecek süre için davacının 20 günlük kira-kazanç kaybı olacağı ve bu miktarın 4.000,00-TL olacağı, delil tespiti ve aracın çekici giderlerinden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürülerek maddi zararların tazmini talep edilmiştir.
3-Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacının kusur iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiği, davalının yalnızca poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği ve sair hususlar ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, davacının zararının Kasko şirketi tarafından karşılandığını, davacının davayı açmasında husumet düşmediğini, kazanın aracı kiralayan kişi ile davalı araç sürücüsü... arasında meydana geldiğini, kusur ve hasar gibi hususların aracı kiralayan tarafından ileri sürülebileceğini, davalının araç maliki olması nedeniyle de kendisine husumet yöneltilemeyeceği, davacıya kasko şirketi tarafından 46.546,00-TL ödeme yapıldığını, davacının mükerrer tahsilat peşinde olduğunu, davacının kasko kapsamında olmayan zararlarını kira sözleşmesi kapsamında aracı kiralayan taraftan talep edebileceğini, davacının isteklerinin fahiş ve yersiz olduğunu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin Bozüyük Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın kusura yönelik iddialarının yerinde olmadığını, kusur yönünden Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarlarının fahiş nitelikte olduğu, arabuluculuk son tutanağının geçersiz olduğu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
4-Görev yönünden yapılan davalı itirazlarının incelenmesinde davalılar arasında sigorta şirketi bulunduğu ve uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacağından davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalılara karşı ortak görevli mahkemede dava açılabileceği, bu nedenle tacir olmayan araç maliki ve sürücüsü yönünden açılan davanın da mahkememizde görülebileceği gözetilerek görev itirazları kabul edilmemiştir.
Yetki itirazlarının incelenmesinde, davacı şirketin yerleşim yerinin İzmir ili Bornona ilçesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16/1. Maddesi uyarınca haksız fiilden kaynaklanan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan ve davacının seçimlik yetkisini İzmir Mahkemeleri'nde dava açarak kullandığı anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafların husumete yönelik itirazlarının incelenmesinde, davacı araç malikinin trafik kazası nedeniyle oluşan zararının karşılanması talebiyle kusuruyla kazaya sebebiyet veren araç sürücüsüne, araç sürücüsünün kusurundan sorumlu olan işletene ve sigortacıya karşı dava açabileceği, araç maliki ile kiracı arasındaki sözleşme ilişkisinin davalıların araç malikine karşı haksız fiil sorumluluğunu sona erdirmeyeceği gözetilerek husumete yönelik itirazlar kabul görmemiştir.
Arabuluculuk tutanağının geçersizliğine yönelik itirazların incelenmesinde, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru zorunluluğu bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlenmiş olmasına göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek arabuluculuk dava şartının görülmekte olan davada uygulanmayacağı, bu nedenle arabuluculuk dava şartının usulüne uygun olarak yerine getirilip getirilmediğine yönelik şekil incelemesi yapılmasının gerekli olmadığı değerlendirilerek davalı... vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde bulunmamıştır.
5-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
6-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
7-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
8-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
9-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kusur dağılımı noktasındadır. Davacı tarafça ve davalı tarafça kazanın gerçekleşme şekline dair farklı anlatımlara dayanılmıştır. Kural olarak bu tür uyuşmazlıklarda kaza mahallinde keşif yapılarak gerektiğinde kazayı gören tanıkların da dinlenilmesi suretiyle kusur incelemesi yapılması gerekli ise de, somut olayda kazanın Bilecik ili Bozüyük sınırlarında gerçekleştiği, kaza sırasında araçlarda bulunan tüm tanıkların kaza mahalli dışında ülkemizin çeşitli illerinde ikamet ettikleri, mahkememizce tanık beyanları talimat yoluyla aldırılmak istendiğinde dahi tanıkların ikamet ettikleri Denizli, Alaşehir, Gebze, Isparta, Osmaniye, İstanbul, ve İskenderun mahkemelerine yazılan talimatların ikmalinin 05/10/2021 tarihli celseden 07/03/2023 tarihli celseye kadar geçen sürede 1,5 yıla yakın sürdüğü, bu itibarla kaza mahallinde keşif yapılması halinde dahi tanıklar hazır edilemeyeceğinden keşfin dosyaya somut bir katkı sağlamayacağı gözetilerek tanık beyanlarının talimat yoluyla aldırılması ve dosyaya sunulan kaza sonrası olay yeri fotoğraflarına göre kusur değerlendirmesi yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücülerinin kusurlarına ilişkin olarak tanık beyanları, soruşturma aşamasındaki beyanlar ve kaza sonrası fotoğraflar dikkate alınarak adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 27/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda her iki araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde KTK 52/a-b ve 56/a maddelerini ihlal ettikleri, her iki tarafın kazaya etken kural ihlalleri bulunduğu yönünde görüş sunulmuştur.
Kusur raporuna davacı vekili, davalı... vekili ve davalı ... vekili kusur raporuna karşı itirazlarda bulunmuştur.
Mahkememizce taraf itirazları dikkate alınarak, kaza sonrası fotoğraflar ve tanık beyanları birlikte dikkate alınarak kusur raporu düzenlenmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne dosyanın tevdiine karar verilmiş, dosyaya sunulan 05/07/2023 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda "Tarafların yukarıdaki paragrafta anılı rapora yönelik olarak itiraz dilekçeleri heyetimiz tarafından incelenmiştir.
Dosya içerisindeki taraflarca sunulmuş olan tüm delilleri heyetimiz incelenmiştir. Sürücülerin beyanları birbiri ile örtüşmemekte olup dosya içerisinde kusura ilişkin tespit yapılabilecek tek veri olay mahallinde çekilmiş fotoğraflardır. Çarpışma noktasının meydana geldiği nokta davacı taraf sürücüsünün seyir şerididir. Davalı sürücünün iddiasındaki gibi kazanın meydana geldiği kabulü yapılırsa halihazırda iki sürücünün de merkezkaç kuvveti ile aynı yönde direksiyonu çevirerek merkezkaç kuvvetine ilave kuvvet doğuracakları, çarpışmanın böyle olması durumunda çarpma anından sonra iki aracın da merkezkaç kuvveti yönünde savrulmaya devam edecekleri sonucu çıkmaktadır. Ancak olay mahallindeki araçların son konum fotoğrafları incelendiğinde her iki aracın da çarpma noktasına yakın bir konumda durdukları, iki aracın da enerjisinin büyük çoğunluğunun çarpma noktasında sönümlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı taraf sürücüsünün olayı anlatım şekli ile araçların son konumlarının örtüştüğü görülmüş ve kazanın davalı sürücü...'ın virajda yolun karşı yön bölümüne giriş yapması ile kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kazanın meydana gelmesindeki tek unsur, davalı sürücü tarafından yapılan şerit ihlali olarak nitelendirilmiştir. 27.04.2023 tarihinde düzenlenen raporda ise her iki sürücünün de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesini ihlal ettiği belirlemesi yapılmış ve bu belirleme uygun bulunmamıştır. Her iki sürücünün de hızlı gittiğine yönelik kanaat getirilmemiştir. Aynı şekilde her iki sürücünün de yolu ortalar şekilde seyir halinde olduğu yaklaşımı heyetimiz tarafından somut veriler dahilinde desteklenememektedir.
Mevcut bulgulara göre:
A. Davalı sürücü..., idaresindeki aracı ile yolun karşı yön bölümüne geçmiş ve seyir şeridi içerisinde bulunan davacı aracının hareket alanını kapatarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur.
B. Sürücü ..., kendisine ait seyir şeridinde ilerlemekte iken hareket alanının karşı yön bölümünden gelen araç tarafından kapatılmasına yönelik olarak kazayı önleyebilecek bir tedbir almasının mümkün olmadığı ve ihlal ettiği bir trafik kuralı bulunmadığı anlaşılmış gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuştur.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A. Davalı sürücü...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B. Sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."
Şeklinde bir değerlendirme yapılarak dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü...'ın %100 oranındaki kusuruyla gerçekleştiği yönünde görüş bildirilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davalı ... vekili ve davalı... vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce gerek dosyaya sunulu 27/04/2023 tarihli kusur raporu ve ATK raporu arasında oluşan çelişkinin giderilmesi gerekse davalı itirazlarının karşılanması için dosya İTÜ öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 11/12/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 05/07/2023 tarihli raporuna iştirak edilerek davalı...'ın %100 oranında kusuruyla kazanın meydana geldiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi heyet raporuna karşı davalı ... vekili ve davalı... vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, kaza sonrası kolluk tarafından alınan görgü ve ifade tutanakları, kaza tespit tutanağı, olay sonrası çekilmiş kaza yeri fotoğrafları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, tanık beyanlarında her iki araçta yolcu ve sürücü olarak bulunanların, karşı taraf aracın şerit ihlali yaptığı yönünde uyumsuz beyanda bulundukları, bu haliyle tanık beyanlarına değer vererek kusur dağılımı yapılmasının yerinde olmadığı, araçların çarpma noktalarına ve geliş yönlerine göre değerlendirme yapılan ATK Trafik İhtisas Dairesi değerlendirmesine göre araçların geliş yönü, çarpma noktası ve son konumlarının davacı taraf anlatımlarına uygun olduğunun değerlendirildiği, İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin de bu yöndeki değerlendirmeye iştirak ettiği, teknik bilirkişilerden oluşan heyetlerce kaza mahalli ve araçların yönlerine göre yapılan değerlendirme mahkememizce de uygun bulunmakla dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün şerit ihlali nedeniyle meydana geldiği kabulü ile davalı...'ın asli ve %100 kusuruyla kazanın gerçekleştiği kabul edilmiştir.
10-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın onarılmasının ekonomik olmadığı, aracın kaza öncesi değerinin 200.000,00-TL olduğu, aracın onarım bedelinin KDV dahil ve iskontosuz olarak 136.158,70-TL olacağı, aracın sovtaj değerinin 66.000,00-TL olduğu ve davacının maddi zararının sovtaj değerinin mahsubu ile 134.000,00-TL olacağı, araç için ödenen 900,00-TL çekici bedelinin aracın hareket edemez durumda olmasına ve piyasa şartlarına göre uygun olduğu, emsal nitelikte bir aracın piyasadan 10 gün içerisinde temin edilebileceği, bu süreçte emsal bir aracın 200,00-TL üzerinden toplam 2.000,00-TL kiralanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı her üç davalı tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacının delil tespiti talebiyle başvurduğu İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasına sunulan 03/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda da mahkememize sunulan raporla benzer şekilde davacının gerçek zararının 134.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacıya ait aracın kaza tarihinde 4 yaşında olmasına rağmen henüz 14.780KM kullanıldığı ve daha önce kazasının bulunmadığı hususları dikkate alındığında her iki bilirkişi raporunda iştirak edilen gerçek zarar mahkememizce de yerinde görülmekle davacının kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasarın onarılmasının ekonomik olmadığı ve 134.000,00-TL gerçek zararın oluştuğu kabul edilmiştir.
11-Davacı tarafça davacıya ait aracın emsali nitelikte bir aracın 20 günde temin edilebileceği ileri sürülerek 4.000,00-TL kar-kazanç kaybı talebinde bulunulmuştur.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise emsal nitelikte bir aracın 10 günde temin edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacıya ait aracın ülkemizde en çok satılan Suv tipi araçlardan biri olması, ikinci elde bulunabilirliğinin yüksek olması ve emsal nitelikteki dosyalarda da bir hafta ila 10 gün aralığında temin süreleri tespit edildiği dikkate alınarak davacının emsal nitelikte bir aracı 10 gün içerisinde temin edebileceği, bu süreçte aracın kiralanamaması nedeniyle günlüğü 200,00-TL'den toplam 2.000,00-TL maddi zarara uğrayacağı kabul edilmiştir. Tespit edilen zarardan vergi, bakım veya diğer masrafların düşülüp düşülmeyeceği hususunda yapılan değerlendirmede, davacı tarafça aracın vergisinin ve bakımlarının yıllık olarak ödendiği, aracın kullanılmaması nedeniyle bunlarda bir eksilme olmayacağı, keza aracın yakıt masraflarının da kiralayan tarafından karşılandığı hususları gözetilerek elde edilmemesi nedeniyle yoksun kalınan kira miktarından herhangi bir mahsup uygulanmamıştır.
12-Çekici ücreti talebi yönünden yapılan incelemede, davacının şirket merkezinin bulunduğu yerde kaza sonrası işlemleri gerçekleştirmek istemesinde faydası olduğu, şirket merkezinin İzmir ilinde bulunması nedeniyle kaza mahallinden İzmir iline aracın çekilmesinin makul bir eylem olduğu, bu hususta sarf edilen 900,00-TL masrafın piyasa rayiçlerine uygun olduğu yönündeki bilirkişi görüşü de dikkate alınarak bu yöndeki talebin kabulüne karar verilmiş, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu 43.000,00-TL poliçe limiti hasar bedeli nedeniyle sona erdiğinden sigorta şirketi yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
13-Davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesi ile davacının Kasko sigortacısından ödeme aldığı yönünden savunma ileri sürülmüş ise de Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre davacıya ait araçla ilgili olarak Kasko poliçesi bulunduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, mahkememizce UYAP entergrasyon ekranı üzerinden araç plakası üzerinden yapılan sorgulamada da Kasko poliçesi veya kasko hasar dosyası tespit edilemediği, davalı tarafın soyut savunması dışında davacıya kasko sigortasından ödeme yapıldığına dair somut bir delil gösterilmediği dikkate alınarak bu yöndeki savunmanın ispat edilemediği değerlendirilmiştir.
14-Davacı tarafça dava hasar bedeli yönünden kısmi dava olarak 5.000,00-TL üzerinden açılmıştır.
Davalı taraflarca zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davacı tarafça dava değeri 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 26/01/2023 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile 134.000,00-TL'ye yükseltilmiş olduğundan zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. Islah dilekçesi ile talep sonucu hasar bedeli yönünden 134.000,00-TL, kira-kazanç kaybı yönündne 4.000,00-TL ve çekici bedeli yönünden 900,00-TL miktarına erişmiştir.
Mahkememizce tespit edilen 134.000,00-TL hasar bedeli, 2.000,00-TL kira-kazaç kaybı ve 900,00-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı sigorta şirketi 43.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuş, ret sebebinin poliçe teminatının dolmasına dayalı olması nedeniyle davalı sigorta şirketi lehine bu hususta yargılama gideri takdir edilmemiştir.
15-Davalıların faiz sorumluluğu araç maliki ve sürücüsü yönünden kaza tarihi 27/01/2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise 09/02/2021 tarihinde sigortanın atadığı eksper tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonrası 8 iş günü ilavesiyle 20/02/2021 temerrüt tarihinden itibaren başlatılmıştır.
Davacı tarafça ticari faiz talep edilmiş ise de zarar veren davalı taraf aracının ruhsat kaydının hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir.
16-Davacı tarafça İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında sarf edilen delil tespiti masraflarının davalıdan tahsili talep edilmiş olup, delil tespiti masrafları 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ç maddesi uyarınca yargılama giderleri kapsamında olup anılan dosyada sarf edilen keşif harcı, delil tespiti harçları, keşif araç ücreti, bilirkişi masrafı ve tebligat masrafı toplamı 1.334,60-TL delil tespiti yargılama giderinin mahkememiz yargılama giderleri kapsamında haklılık oranına göre davalılardan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ve delil tespiti dosyasında hükmedilen vekalet ücreti de yargılama giderleri kapsamında davalılara yükletilmiştir.
17-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin devlet hazinesinden karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamına alınmış ve haklılık oranına göre taraflara yükletilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
A-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluk sınırı 43.000,00-TL poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 134.000,00-TL gerçek zarar nedeniyle oluşan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar... ve ... yönünden kaza tarihi 27.01.2021 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 20.02.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
B-2.000,00-TL kira kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalılar... ve ...'den kaza tarihi 27.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
C-900,00-TL araç çekim ücretinden kaynaklanan maddi tazminatın davalılar... ve ...'den kaza tarihi 27.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden poliçe limiti dolması nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.351,63-TL harçtan peşin olarak alınan 169,07-TL ile ıslah harcı olarak alınan 2.225,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.957,31‬-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 543,01‬-TL ile sınırlıdır)
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 21.904,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 17.900,00-TL ile sınırlıdır)
4-Kısmen reddedilen kira kaybı zararı talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar ... ve... yararına takdir edilen 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ... ve...'a verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 169,07-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.225,25-TL toplamı 2.394,32-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı, 1.619‬,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.771‬,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 5.449,3‬0-TL yargılama gideri ve yargılama giderlerinden sayılan İzmir..Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş dosyasından sarf edilen 1.334,60-TL delil tespiti yargılama giderleri toplamı 6.783,90-TL yargılama giderinin ve 910,00-TL delil tespiti vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar... ve ...'ün kabul-ret oranına göre yalnızca 6.686,21-TL yargılama gideri ve 910,00-TL delil tespiti vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, davalılar... ve ...'ün yalnızca 1.537,53-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmalarına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/03/2024

Katip...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır