T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/254 Esas
KARAR NO : 2024/419
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/04/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/11/2018 tarihinde, davalı ... tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın gerçekleştirdiği ve araç sürücüsünün kusurlu bulunduğu trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin söz konusu kaza neticesinde %92 engelli duruma geldiğini, müvekkil Naime'nin kaza sonrası uğramış olduğu bedensel zararın tazmini için davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, ancak müvekkilin uğradığı zararı karşılayıcı hakkaniyete uygun tazminat teklifinde bulunulmadığından işbu davayı açmak gereğinin hasıl olduğunu, davaya konu kaza araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilin kalıcı iş göremezlik ve çalışma gücü kaybının taraflarınca bilinmediğinden alınacak Adli Tıp Kurumu raporu ile aktüerya hesap bilirkişisi incelemesi ile müvekkilin hak kazanacağı tazminat miktarının belirli olacağını, poliçe sahibi ... idaresindeki... plakalı aracın, davalı ... şirketince ... no'lu poliçe ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olup, kaza sonrasında davalı ... tarafından ... nolu hasar dosyasının oluşturulduğunu, bu nedenlerle müvekkil ...'nun kalıcı maluliyet, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar dikkate alınarak hesaplanacak olan maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 Tl maddi tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline, faizin sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 13/01/2021 tarihiden itibaren işletilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafça müvekkil şirkete başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar gereğince kaza anında müvekkil şirkete sigortalı... plakalı araç sürücüsünün davacı tarafın maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, kusur ve maluliyet oranının tespiti açısından en yakın adli tıp kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasınını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasınını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazası sonucu geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi, ulaşım ve bakıcı giderleri istemine ilişkindir.
16/11/2018 tarihli tek taraflı trafik kazasında davacı ... plakalı aracın arka koltuğunda yolcu konumunda olup, davalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde, dosya arasında yer alan davalı ... şirketinin 28/12/2020 tarihli e-mail yazısına göre davacı tarafından davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı ... vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Manisa ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de Manisa olduğu, ancak davalı ... şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin ...K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan... plakalı araç 21.09.2018-2019 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 16/11/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacılar bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişilerden, maluliyet ve iyileşme süresi ile zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "1. Bu bulgulara dayanılarak 01.07.1950 doğumlu ...'nun 16.11.2018 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan özürlülük oranı olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda belirtilen “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ten (Resmi Gazete, Mart 2013, 28603 Sayı) faydalanılarak hesaplandığında;
- Bölüm: Kas-İskelet Sistemi
3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları
3.8. Tanıya Dayalı Değerlendirmeler
Tablo 3.33.a — Pelvis ve femur kırığı ile kalça artroplastisine bağlı engellilik
tablosu - “Kalça, Total kalça replasmanı, İyi Sonuç arızası nedeniyle kişinin engellilik oranı — %19
- Bölüm: Kas-İskelet Sistemi
Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları
Hareket Kısıtlılığının Değerlendirilmesi
Omuz
Omuzun Fleksiyon ve Ekstansiyonu
Şekil 2.10: Omuz fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite engellilik yüzdeleri - %KF — %2,
Omuzun İnternal ve Eksternal Rotasyonu
Şekil 2.12: Omuz internal rotasyon ve eksternal rotasyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite engellilik yüzdeleri - %KIR — %1
Sağ omuz ekleminin hareket kısıtlılıklarına bağlı üst ekstremite engellilik yüzdesi = %KE + %KIR = %3
- Şahısta tespit edilen sağ omuz hareketleri kısıtlılığına bağlı Üst Ekstremite Engellilik Yüzdesi “Tablo 2.3 Üst ekstremite engelliliğinin kişinin engellilik oranına dönüştürülmesi” tablosuna göre kişinin engellilik oranına dönüştürüldüğünde sağ üst ekstremitesindeki arızası nedeniyle kişinin engellilik oranı=%2
Sonuç olarak; şahısta olaya bağlı gelişen birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin engellilik oranı %20,6 (yüzde yirmi virgül altı) olarak bulunmuştur.
2. Tıbbi iyileşme süresinin; sol kalçada gelişen komplikasyonlar nedeniyle yapılan mükerrer operasyonlar da göz önünde bulundurulduğunda olay tarihinden itibaren 2 (iki) yıl olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan raporda maluliyet oranı kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından mahkememize hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili müvekkili yönünden bakıcı gideri de talep ettiğinden ve sunulan raporda bakıcı süresine ilişkin bir değerlendirmenin bulunmadığı görüldüğünden Ege Üniversitesi' nden yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 11/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "İncelenen tıbbi evraka göre; ...'nun 16.11.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle sağ kol kemiğinde (humerus şaftında), sol kalça kemiğinde (asetabulumda) kırıklar meydana geldiği, sağ kolundaki kırık nedeniyle 1 kez, sağ kalçasındaki kırıklar ve gelişen komplikasyonlar nedeniyle mükerrer operasyonlar geçirdiği, EÜTF Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nın 13.03.2023 tarihli raporuna göre de muayeneye tekerlekli walker ile yürüyerek başvurduğu göz önünde bulundurulduğunda;
1. Şahsın 16.11.2018 tarihli trafik kazasındaki yaralanmaları nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı,
2. Şahsın davaya konu trafik kazasında meydana gelen yaralanmaları dolayısıyla, geçici olarak yardıma ihtiyaç duyacağı süre Adli-Tıbbi uygulamalarda genel kabul gören listelerde 2 (iki) ay olarak belirtilmiş olmakla birlikte; şahsın kalça kırığına yönelik sürdürülen tedavi sürecinde meydana gelen komplikasyonlar nedeniyle mükerrer operasyonlar geçirdiği, her bir operasyon sonrasında da refakatçi ve bakıcı ihtiyacı olduğu göz önünde bulundurulduğunda; geçici olarak yardıma ihtiyaç duyacağı süresinin toplamda 6 (altı) ay ve bu süre içerisinde de tam zamanlı olarak yardıma ihtiyaç duyacağının kabulünün uygun olacağı mütalaasına varıldı." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişinden alınan 22/03/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "16.11.2018 tarihinde yaralanan ...”nun geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 46.234,65 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 432.482,41 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 14.573,94 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 1.732,00 TL olduğu,
-SGK sorumluluğundaki tedavi giderinin 3621,07 TL
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 2.978,12 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan iaşe giderinin 2.278,49 TL olduğu,
-İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 5.500,00 TL olduğu,
-FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 1.460,25 TL olduğu,
“Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 3.750,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 514.610,93 TL'ye tekabül ettiği,
Davalı ... şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu kanaatiyle manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve ... Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay ... Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve ... Karar sayılı ilamı) asgari ücret baz alınarak ve mahkememiz ara kararını karşılar nitelikte hesaplama yapıldığından kalıcı işgöremezlik tazminatı ile birlikte tedavi giderleri hükme esas alınmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde hatır taşımasına yönelik savunmada bulunduğundan bu savunma ve müterafik kusur resen inceleneceğinden (Yargıtay ... H.D. ...Karar);
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Dosya arasında yer alan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında dava dışı sürücünün 19/11/2018 tarihli ifadesi dikkate alındığında; davacının ve dava dışı şahısların akraba ziyaretine gittikleri sabittir. O halde hatır taşıması yönünden indirim yapılması gerekmiş, aracın sınıfı ve davacının araçta arka koltukta oturması sebebiyle emniyet kemerine ilişkin ayrıca indirim yapılmasına gerek görülmemiştir( Yargıtay ... H.D. ...K.). Ancak davacı tarafın kalıcı işgöremezlik tazminat talebi mahkememiz aldırılan aktüerya bilirkişisi raporunda ki hesaplanan bedelden daha az olduğundan bu bedelden ayrıca bir indirime gidilmeyerek diğer tazminat kalemlerinden indirim yapılmıştır.
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceği göz önüne alınarak mahkememizce hesaplama yapılmıştır.
Tüm bu nedenler ile; 16/11/2018 tarihli tek taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacak ise de, kazanın tek taraflı olması ve davacı zarar görenin yaşanan trafik kazasında yolcu konumunda bulunması sebebiyle dava dışı sürücü mahkememizce tam kusurlu olarak kabul edilmiş, davacının maluliyet ve iyileşme süresine yönelik sunulan 18/05/2023 ve 11/10/2023 tarihli raporlar kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliklere göre hazırlandığından ve iş bu raporlar dayanak alınarak 20/03/2024 tarihli aktüerya bilirkişisi hesaplama yaptığından rapora itibar edilerek sonuç bedelden davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücünün 19/11/2018 tarihli ifadesi nazara alınarak hatır taşıması indirimi (%20 oranında) uygulanarak davanın kısmen kabulüne, pasif dönemde bulunan davacının çalıştığı iddia edilmediğinden bu yönde de bir delil dosyaya ibraz edilmediğinden (Yargıtay ... H.D. ... K. ) geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı ... başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden başvurunun tebliğine yönelik delil dosyada mevcut değil ise de davalı sigortanın incelemenin başlatıldığına ilişkin zarar göre vekiline cevabi yazısı bulunduğundan bu tarihten itibaren yasal faiz işletilme gerekmekte ise de talep ile bağlı kalınarak karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
-Kalıcı iş göremezlik tazminatı için 313.765,35- TL,
-Bakıcı 11.659,15 TL
-Tedavi 11.159,08 TL
-Ulaşım gideri için 3.000,00- TL
olmak üzere toplam 339.583,58- TL' nin
-davalıdan (poliçe limiti ile (sağlık gideri ve ölüm-sakatlık şahıs başı) sorumlu olmak üzere) talep ile bağlı kalınarak 13/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 23.196,95 TL karar ve ilam harcının yatan 1.345,49 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 21.851,46 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.345,49 TL ve 59,30 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 380,60 TL posta ve diğer giderler, 3.000,00 TL bilirkişi masrafı ile 715,00 Hastane masrafları (dava tarihinden önce yapılan giderler doktor bilirkişisi tarafından ayrıca ele alındığından burada dikkate alınmamıştır) olmak üzere toplam 4.095,60 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 3.589,31 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 52.937,54 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 163,18 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 1.156,82 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!