T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/713 Esas
KARAR NO : 2024/316
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 03/08/2015
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 25/06/2015 tarihinde davalılardan ...sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken aracın ön sağ kısımları ile aynı yolda önünde seyir halinde bulunan ...'in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın sol arka köşe kısımlarına çarparak aracın savrulmasına ve yolun sağında araç çekmek için beklemekte olan davacı müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın sol ön kapı kısımlarına çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu nedenlerle 26.946,22 TL hasar bedeli, 6.000,00 TL kazanç kaybı bedeli, 4.000,00 TL araçta meydana gelen değer kaybı ve 1.042,90 TL tespit giderleri olmak üzere toplam 37.989,12 TL nin kaza tarihi olan 25/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini karar ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, verdiği cevap dilekçesi ile ve özetle; Kaza tespit tutanağında müvekkiline atfedilen kusura itiraz ettiklerini, kabul etmediklerini, kusurunu yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile yeniden belirlenmesini talep ettikleri, müvekkilinin karıştığı kazadan önce olay mahallinde başka bir kaza olduğu, kazaya karışan iki araç üç şeritli yolun orta ve sağ şeritlerine de hasarlı vaziyette kaldırılmadan ve kaza nedeniyle de hiçbir güvenlik tedbiri uyarı tertibatı alınmadan durur iken, müvekkilinin önünden seyreden... plakalı...ve arkasından seyreden müvekkili kaza mahalline geldiği, sunulan nedenlerle kusur ve hasara ilişkin itirazlar doğrultusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, haksız davanın reddini, dava masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazası nedeniyle açılmış maddi tazminat davası olup, Mahkememizce verilen 26/09/2017 tarih ve... Karar sayılı kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin 02.10.2020 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile "...Dava, trafik kazasında davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile araç hasar bedeli, aracın uğradığı değer kaybı ile davacının kazanç kaybının tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı işleten ve sürücü vekili kaza tespit tutağında kazanın oluşum yerinin orta şerit gösterilmesinin gerçeğe uygun olmadığını, krokinin de gerçeğe uygun düzenlenmediğini ileri sürdüğü ve bu iddiaların ispatı için olay yerinde keşif yapılarak cevap lahiyasında isimlerini bildirdiği tanıkların dinlenmesini talep ettiği, ancak, ilk derece mahkemesince davalının keşif icrası ve tanık dinlenmesi taleplerinin kabul edilmediği görülmektedir. Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağındaki kroki ve bilgilere göre ve davalı sürücünün olay anındaki 1,95 promil alkolü de dikkate alınarak yapılan kusur değerlendirmesinde davalı sürücü kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, davalı tarafça kaza tespit tutanağının aksi ispat edildiği taktirde, ,kusur durumunun değişme ihtimali bulunmaktadır. Kaza tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olup, davalı tarafın kaza tespit tutanağının aksinin ispatına yönelik, keşif ve tanık dinlenmesi taleplerinin değerlendirilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı işleten ve sürücü vekilinin bu konudaki istinaf itirazları yerindedir.
Davalı sigorta şirketi ile davalı araç maliki arasında 26.01.2015 tarihinde poliçe düzenlendiğinden, eski genel şartlara göre, davacı aracındaki değer kaybının belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay 17.Hukuk dairesinin içtihatlarına göre, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği),aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekirken, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ve ilk derece mahkemesince alınan her iki bilirkişi raporunda belirtilen bu hususlar değerlendirilmeksizin, yeni genel şartlardaki formülden bahsedilerek görüş bildirildiği ve formül hesaplanmasının ne şekilde yapıldığının açıklanmadığı görülmekte olup, poliçe tarihindeki yasal düzenlemelere ve Yargıtay 17.Hukuk Dairesi içtihatlarına aykırı bilirkişi raporu benimsenerek değer kaybına hükmedilmesi doğru örülmemekle, davalı işleten ile sürücü vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir. Ayrıca, hurda değerine yaptığı itirazla dikkate alınarak, ek rapor alınmaması da , doğru görülmemiştir.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin değişik iş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda ,aracın tamir süresinin 15 gün olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğine kayıtlı İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odasına ait fiyat tarifesi doğrultusunda tespite konu ticari kurtarıcının günlük kazancının ortalama 400,00 TL olduğundan, tamir süresine göre yapılan hesaplamada davacı kaybının 6.000,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan her iki bilirkişi raporunda da bu görüşe iştirak edilmiştir. Ancak dosyada, ilgili odadan celp edilen bir belge bulunmamaktadır. Ayrıca, belirtilen günlük kazançtan, araç benzin gideri ve diğer giderler düşürülerek, günlük kazancın belirlenerek, kazanç kaybının hesaplanmaması hatalı olup, ilk derece mahkemesince, eksik değerlendirmeye dayalı ve hatalı bilirkişi raporuna göre, hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmakla, davalı işleten ve sürücü vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir.
Bu durumda,illk derece mahkemesince, davalı işleten ve sürücü vekilinin, kaza tespit tutanağı ve krokisinin aksini ispat için keşif yapılması ve tanık dinletme talepleri değerlendirildikten sonra, kusur raporunun alınması gerekirken, dosyadaki belgelere göre kusur rapor alınmış olması, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilkelere göre değer kaybı ile kazanç kaybı tespit edilmemiş olduğu halde, ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan, eksik ve hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması, hurda değere ilişkin itirazların değerlendirilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile kaldırılması ile dosya yeniden ele alınmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda;
Bilirkişi heyetinde alınan 21/06/2016 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...21/06/2016 tarihli rapor ile 03/04/2017 tarihli rapor arasında hasar bedeli yönünden ve değer kaybı yönünden fark olduğu, 2. raporda, araçta değer kaybı olmayacağı belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; davacı aracında dava konusu kaza nedeniyle aracın metal parçalarından olan sol ön çamurluk, sol ön kapı ve sol ön kapı kasasının değiştirilmesi ve boyanması işlemlerinin yapıldığı, davacı aracının daha önceden çeşitli kazalar karışmış ve kaportasında hasar bulunmuş olsa bile bu değişikliklerin değer kaybına neden olmayacağını söylemek hakkaniyete ve 2. el araç piyasasındaki gerçeklere uygun olmayacağır kanaatine varıldığından her iki raporda hasar bedellerinin küçük farklarla benzer tespit edilmesi ve yine araç mahrumiyet bedelinin aynı bedel olarak tespit edilmesi, aradaki farkın değer kaybına ilişkin olması nedeniyle ilk rapordaki hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline hükmetmek gerektiği kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli tıp kurumunun 23/12/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre"... Sürücü...'in % 100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
- Sürücü ...'in kusursuz olduğu,
- ... plakalı kamyonet sürücüsünün kusursuz olduğu,
-... plakalı araçtaki hasarın KDV dahil 15.934,66 TL olduğu,
-...plakalı aracın değer kaybetmediği,
- ... plakalı aracın sahibi davacının 15 günlük kazancından mahrum kaldığı kanaatini bildirir müşterek rapordur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinde alınan 13/04/2023 Tarihli raporun sonuç kısmına göre;"... Davaya konu ... plakalı 2012 model ... FMD6 kurtarıcı aracın hasarları incelendiğinde bilirkişi raporlarında tespit edilen 15 gün onarım süresinin makul ve yeterli olduğu kanaatine varılmıştır.
BAM kararı ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev çerçevesinde dava konusu kurtarıcının 15 gün olan onarım süresinde kullanılamamasından dolayı kazanç kaybının tespit edilebilmesi için söz konusu kurtarıcının 2015 yılındaki günlük kazanç miktarının bilinmesi gerekmektedir. Dosyada yer alan İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odasına ait yazı ve eki belgelerde , kurtarıcılar için alınacak bedellerin birim fiyatları belirlenmiştir. Bu birim fiyatlarda, belli kilometreler ve farklı tip araç taşıması için ayrı ayrı fiyat belirlenmiştir. Dolayısı ile sadece bu tablolardan yola çıkarak dava konusu kurtarıcının günlük kazancının hesaplanması mümkün değildir.
Sayın Mahkemece İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odasından bir kurtarıcının 2015 yılındaki ortalama günlük kazancının yeniden istenmesi sonrası ancak tarafımca BAM kararı doğrultusunda bir hesaplama yapılabilmesinin mümkün olacağı kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 18/12/2023 Tarihli raporun sonuç kısmına göre;"...Tarafımca hazırlanan ön raporda; 25.06.2015 tarihinde meydana gelen kazada hasarlanan dava konusu ... plakalı 2012 model...FMD6 kurtarıcının hasarları incelendiğinde bilirkişi raporlarında tespit edilen 15 gün onarım süresinin makul ve yeterli olduğu görüşü verilmiştir.
BAM kararı ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev çerçevesinde dava konusu kurtarıcının 15 gün olan onarım süresinde kullanılamamasından dolayı kazanç kaybının güncel olarak günlük 1.200-TLx15 gün= 18.000-TL, olduğu tespit edilmiştir.
Kaza tarihindeki kurtarıcı kazanç miktarı bilinmediğinden kaza tarihindeki bedelin hesaplanması ancak enflasyon verileri, asgari ücret artış endeksi esas alınarak kaza tarihine götürülmüştür.
Bu şekilde yapılan hesaplamada:
18.000-TL nin 15.12.2023 tarihi itibariyle (Brüt asgari ücret: 13.414,50 TL.) 1,3418 asgari ücrete eşit olduğu,
Kaza tarihi itibariyle ( 25.06.2015) (Brüt asgari ücret: 1.201,50 TL) 1,3418 asgari ücret x 1.201,50-TL=1.612,21-TL, TÜFE oranına göre (8 YIL 5 AY:%596,12) 2.585,76-TL' dir.
Hesaplanan iki değerin ortalaması ise 2.098,98 TL. olup kaza tarihi itibariyle ( 25.06.2015) ile aracın 15 günlük araçtan yararlanamaması nedeniyle davacının uğradığı kazanç kaybının 2.100,00-TL net olduğu tespi iştir.
Bilirkişi raporunun hukuki değerlendirmesi ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bilgi ve takdirlerinize arz olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli, aracın değer kaybı zararına uğrayıp uğramadığı ve miktarı, yalnızca davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden ise aracın kullanılmadığı dönem için davacının kar kaybı zararı oluşup oluşmadığı ve miktarının tahsili talebi noktalarında toplanmaktadır.
2-İstinaf ilamında davalı işleten ve araç sürücüsünün kazanın oluş şekline yönelik itirazlarının değerlendirilmesi ve gerektiği takdirde tanık beyanlarının alınarak keşif yapılması yönünde eksiklik bulunduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafça kaza mahallinde keşif yapılması yönünde talepte bulunulmuş ise de, dosyaya tanık olarak bildirilen ...'nun Giresun'da, tanık...'nin İstanbul'da bulundukları ve ifadelerinin talimat yoluyla alınabildiği, tanık ...'in ise 14/10/2021 tarihinden itibaren 3 kez zorla getirme emri düzenlenerek ancak mahkememizde dinlenmek üzere hazır edilebildiği, bu haliyle taraf tanıklarının mahkememizde hazır edilmeleri bile oldukça uzun sürmüş ve yargılamayı uzatmışken keşif mahallinde tanık dinlenmesinin, tanıkların belirli bir saat diliminde keşif mahallinde hazır olmalarının sağlanmasının çok güç olduğu, bunun yanında tanıkların kolluk aşamalarındaki beyanları ve mahkememizde alınan beyanları dikkate alındığında keşif yapılmasında fayda da bulunmadığı dikkate alınarak keşif yapılmaksızın tanıkların beyanları üzerinden kusur incelemesi yapılmıştır. Mahkememizce dava konusu kazadan önce gerçekleşen kazayla ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağının temin edilmesine yönelik araştırmalar yapılmış ise de önceki kazaya karışan araçların plakaları bilinmediğinden gerek kolluk birimlerinde gerekse Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nde önceki kazaya ilişkin tutulan tutanak tespit edilememiştir.
Dinlenen tanık beyanlarının ifadelerine göre, tanık ...'in davalı araç sürücüsünün aracıyla çarptığı ilk araç olan... plaka sayılı aracın sürücüsü olduğu, kendisinin kaza mahalline yaklaşmakta olduğu sırada çekicilerin ışıklarını uzaktan görmesiyle kaza olduğunu anladığı ve hızını azaltarak orta şeritte seyretmeye devam ettiği, çekici ve diğer araçların yolun en sağ kısmında olduklarını belirttiği, kaza mahallinden orta şeritte seyrederek geçtiği sırada davalı tarafa ait aracın arkadan gelerek hızlı bir şekilde kendi kullanımındaki araca çarptığını ifade etmiştir.
Davalı tanığı ... ise "Ben tarafları tanımıyorum arkadaşım olan ...'in kullanmış olduğu araçta yolcu olarak bulunmaktaydım. Bu sebeple kazaya birebir şahit oldum. Gece saat 3:20'de Karşıyaka'dan bayraklıya doğru Turan Metrosunun önünden geçerken takla atmış bir araç gördük. O aracı çekmeye gelen bir çekici gördük. Biz üç şeritli yolun orta kısmından 80 -90 km hızla giderken arkadan bir Wolswagen şirokko marka araç bize vurdu. Biz olduğumuz yerde iki tur döndük ve çekiciye vurduk. Bize vuran aracında iki üç takla attığını ve ters döndüğünü ve içinden bir iki kişi çıktığını hatırlıyorum. Başkaca kazaya ilişkin herhangi bir bilgim gördüm yoktur," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı tanığı...'nin dinlenilmesi için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ise de talimatın yerine getirilemediği, tanığın zorla getirme emrine rağmen hazır edilemediğinden dinlenemediği görülmüştür. Tanık...'nin ceza soruşturması sırasında alınan ifadesinde açık bir şekilde kaza sırasında nereye ne şekilde çarptıklarını anlamadığını, kazanın bir anda gerçekleştiğini beyan ettiği, kaza sırasında çekici ve önceki kazaya karışan araçların konumuna dair bir beyanının bulunmadığı, ayrıca dosya kapsamında dinlenen diğer tanıkların beyanlarının kaza oluş şekline dair yeterli düzeyde kanaat oluşturduğu dikkate alınarak yargılamanın sürüncemede kalmaması için bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
Tüm tanık beyanları ve tanıkların ceza soruşturması sırasında alınan beyanları dikkate alındığında, her ne kadar davalı tarafça kaza tespit tutanağında gösterilen kroki ve kaza oluş şeklinin gerçeği yansıtmadığı, kaza sırasında orta şeritte önceki kazayı yapan araçların bulunduğu sırada kazanın gerçekleştiği ileri sürülmüş ise de, dava konusu kazaya karışan araçlardan... plaka sayılı aracın sürücüsü tanık ...'ın beyanlarında açık şekilde kendisinin orta şeritten seyrettiğini, kaza yapan araç ve çekicilerin sağ şeritte olduğu sırada kaza mahallinden geçmekteyken arkadan gelen bir aracın çok hızlı bir şekilde kendi aracına çarptığını beyan ettiği, tanığın beyanının aynı araçta yolcu olarak bulunan ... tarafından da doğrulandığı, davalı tanığı...'nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında açık bir şekilde kaza anını görmediğini beyan ettiği, diğer tanık ...'in ise adresinin ve ne hususta dinleneceğinin mahkememize bildirilmemiş olması nedeniyle bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayıldığı, bu haliyle kaza tespit tutanağında yer alan çizim ve krokiler ile kaza oluş şeklinin tanık ... ve tanık ... anlatımlarıyla doğrulandığı gözetilerek kazanın kaza tespit tutanağında gösterilen şekilde gerçekleştiği değerlendirilmiştir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve tanık beyanları dikkate alınarak ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur durumuna ilişkin rapor alınmış, dosyaya sunulan 07/12/2022 tarihli ATK raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı ...'in %100 oranında kusurlu bulunduğu görülmüştür.
Davalı taraflarca kusur durumuna yönelik itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza tespit tutanağı ve tanık beyanlarına göre dava konusu kazanın gerçekleştiği sırada, önceki kazaya istinaden olay yerinde bulunan çekici ışıklarının görünebilir olduğu, araçların sağ kısımda kaldığı, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün takip ve güvenli sürüş mesafesine riayet etmemesi dışında bir etken kural ihlali bulunmadığı, bu haliyle kazanın oluşumunda davalının asli ve tam kusurlu olduğu gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiş, kazanın davalı araç sürücüsü...'in asli ve tam kusuruyla gerçekleştiği kabul edilmiştir.
3-Mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kaza nedeniyle aracın uğradığı hasarın onarım bedeli, değer kaybı miktarı ve kar kaybına yönelik olarak rapor alınmış, dosyaya sunulan 07/12/2022 tarihli ATK raporunda aracın KDV dahil 15.934,66-TL bedel ile onarılabileceği, araçta önceki tarihli kazaları ve kilometresi dikkate alındığında değer kaybı oluşmayacağı, aracın tamirinin 15 günlük sürede tamamlanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı her iki taraf vekilinin ayrı ayrı itirazları bulunduğu görülmüştür.
Hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede, istinaf kaldırma kararı öncesi hüküm altına alınan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile uyumlu şekilde hasar bedeli hesaplandığı, KDV dahil ve piyasa rayiçlerine göre yapılan onarım bedeli hesaplamasının hukuka uygun olduğu gözetilerek istinaf öncesi davalının kazanılmış hakları da dikkate alınmış ve 15.884,66-TL hasardan kaynaklanan maddi tazminata hükmedilmiştir. Tespit edilen hasar miktarı davalı ...Sigorta A.Ş.'nin poliçe sorumluluk limiti sınırlarında olduğu ve kazanın teminat kapsamında kaldığı gözetilerek hasar bedeli zararından tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Değer kaybı zararı talebi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede, dava öncesi alınan 03/04/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda değer kaybı zararı oluşmayacağı yönünde görüş bildirilmiş ise de mahkememizce önceki tarihli bilirkişi raporlarına atfen 3.150,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu yönünde hüküm kurulmuş ise de, istinaf kararı sonrası alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda da 03/04/2017 tarihli bilirkişi heyeti görüşüne iştirak edilerek araçta değer kaybı zararı oluşmayacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede, her ne kadar davacıya ait araç kaza nedeniyle hasar görmüş ve metal parçalarında onarıma gidilmiş ise de, aracın kaza tarihinde 10 farklı hasar kaydının bulunduğu, aracın kilometresi ve kullanım amacına göre çekici olarak kullanılması nedeniyle araçta oluşan kaporta onarımını eski tarihli kazaları da bulunması nedeniyle ayrıca bir değerinde azalma meydana getirmeyeceği kanaati ile ATK Trafik İhtisas Dairesi ve 03/04/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporlarındaki görüşler hükme esas alınmak suretiyle değer kaybı zararı oluşmadığı kabul edilmiştir.
4-Aracın onarımda kalacağı süre içerisinde kazanç kaybı miktarının hesaplanmasında öncelikle ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış, ATK raporunda aracın 15 günlük onarım süresi bulunduğu belirtilmiş ise de günlük kazanç miktarı tespit edilemediğinden zarar tespitinde bulunulmamıştır.
Mahkememizce meslek odalarından alınan müzekkere cevaplarında, İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odası'nın 07/07/2023 tarihli müzekkere cevabında 2015 yılının ilk 6 ayı içi 112,80-TL, 2015 yılının son 6 ayı için 133,00-TL olduğu belirtilmiş, Soma Şoförler ve Otomobilciler Minibüsçüler, Kamyonetçiler, Kamyoncular ve Otobüsler Esnaf Odası'nın 14/11/2023 tarihli müzekkere cevabında ise 2015 yılında bir çekicinin günlük kazancının 1.000,00-TL ila 1.500,00-TL arasında olacağı belirtilmiştir.
Mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden piyasa şartları ve gelen müzekkere cevapları dikkate alınarak zarar hesaplanması yönünde rapor alınmış, dosyaya sunulan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait çekicinin kaza tarihinde 15 günlük kar kaybının 2.100,00-TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı itirazları bulunmakta ise de, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere günümüz koşullarında elde edilen çekici kazancı ile kaza tarihindeki çekici kazancı arasındaki enflasyon, asgari ücret artışı ve diğer piyasa değişkenleri dikkate alındığında 2023 yılı için günlük 1.200,00-TL olan net kazancın, 8 yıl öncesi koşullarda günlük ortalama 140,00-TL civarında olmasının piyasa şartlarına uygun olduğu, zira 2015 yılında asgari ücretin brüt 1.201,50-TL , aracın piyasa değerinin kaza tarihinde 45.000,00-TL olduğu, bu haliyle bilirkişi tespitine göre 15 günlük sürede 2.100,00-TL kar kaybı oluşmasının daha makul ve kabul edilebilir bir tespit olduğu gözetilerek bu miktar hükme esas alınmak suretiyle kısmen kabul kararı verilmiştir.
5-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere mahkememizce tespit edilen hasar onarım bedeli 15.884,66-TL ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan kar kaybı zararı olan 2.100,00-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, sigorta şirketi yönünden dava tarihi, davalı araç sürücüsü ve maliki yönünden ise kaza tarihi temerrüt kabul edilerek bu tarihlerden itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a-15.884,66-TL hasardan kaynaklanan maddi tazminatın davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b-2.100,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminatın davalılar... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
Fazlasına dair istemlerin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.228,53-TL harçtan peşin olarak alınan 648,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 579,77-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı ...Sigorta şirketinin sorumluluğu 436,32-TL ile sınırlıdır)
3-Mahkememizin 30/11/2017 tarih... Karar,... Harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile 1.061,36-TL bakiye karar harcının davalılardan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazıldığından, karar kesinleştiğinde ve istek halinde iptali için müzekkere yazılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin yalnızca 15.884,66-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 648,76-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ...Sigorta şirketinin sorumluluğu 271,27-TL ile sınırlıdır)
7-Davacı tarafça sarf edilen 27,70-TL başvuru harcı ile 357,70-TL posta ve tebligat ücreti, 1.850,00-TL bilirkişi ücreti, 5.100,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedelleri toplamı 7.335,40-TL yargılama giderinin ve 1.042,90-TL delil tespiti yargılama gideri toplamı 8.378,30-TL'ni davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 4.078,38-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 450,00-TL'nin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 230,95-TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ...ve... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!