WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/664 Esas
KARAR NO : 2024/250
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/11/2020
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;12.11.2013 tarihinde meydana gelen müvekkilin yaralamasına neden olan trafik kazası nedeni ile davalılar aleyhine ikame edilen tazminat davasında mahkemenin önce ki hükmü İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... HD nin... K.sayılı ilamı ile önceki karar ortadan kaldırıldığını ve davanın İzmir...Asliye Ticaret mahkemesinin ... E.sayılı dosyası ile 27.10.2020 günü yeniden hüküm verildiğini, verilen hüküm ile 28.207,75.-TL maddi tazminat talebimizin kabulü ile bilirkişi raporunda belirlenen 45.155.76.-TL'nin tazminat yönünden fazlaya ait hak ve alacakları saklı tutulmasına karar verildiğini, İzmir Arabuluculuk ofisine yapılan başvuru üzerine 09.11.2020 tarihli anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davalıların ileri süreceği muhtemel zamanaşımı itirazı bakımından İzmir... Asliye Ceza Mah.nin... K.sayılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan davalı/ sanık ...ın cezalandırılmasına dair dosya Yargıtay incelemesinde olduğunu, belirterek İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı derdest dosyasında 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen ve söz konusu dosyada talep edilmeyen 16.948,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi 12/11/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından öncesinde İzmir ...Asliye Ticaretahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından açılan maddi ve manevi tazminat istemli dava neticesinde mahkeme tarafından müvekkili aleyhine verilen kararnın müvekkili tarafından istinaf yoluna başvurulması neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Datresinin... K. Sayılı 14.12.2017 tarihli kararı ile müvekkili lehine olarak kaldırıldığını, İzmir...Asliye Ticaret Mahkeme İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin kaldırma kararına uyma kararını verdiğini, bun karşın yapılan yargılamada bu ilkenin göz ardı edildiğini, bu bakımdan İzmir... Asliye Ticaret mahkemesinin kararını istinaf ettiklerini ve henüz kesinleşmediğini, müvekkili... 12.11.2013 günü sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile Mithatpaşa ... istikametine doğru seyirhalindeyken kendi yolun sağ şeridinde İkiztepe Otobüs durağına yaklaştığı sırada Trafik ışığının ve yaya geçidinin olmadığı yerden kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde karşıdankarşıya geçmekte olan davacının yayayanın tüm önlemlerini almasına rağmen çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin en ufak bir kusurunun bulunmadığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/1-6-3 addelerigereğince Işıklı İşaret veya yetkili kişilerin bulunmadığını geçitlerde ve kavşaklarda yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne almadan veya göz önüne aldığı halde uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiğini belirtilerek kazanın oluşumda müvekkilinin atfen bir kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, müvekkilinin kaza oluşumunda en ufak bir kusurunun bulunmadığını, belirerek haksız ve mesnetsiz davanın reddin, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı... İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı doyası ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu dosyanın kesinleştiğini, kesinleşen davada tekrar aynı uyuşmazlık konusu ile talepte bulunmanın Hukuk Mahkemeleri Kanunu'na göre davanın reddi sebebi olduğunu, davacının dava konusu belirsiz alacak olmadığından ilk davada ıslah etmediği kısımları yeni dava açarak talepte bulunmasının hukuk düzeyinin müsaade etmediğini, bu nedenle davacının mükerrer kesin hükme teşkil eden haksız davanın reddine, yasal faiz hükmedilmesine, aleyhimize yargılama ücreti ve vekalet ücretine hüküm kurulmamasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 12/11/2013 tarihli trafik kazasında yaya olup, davalı ... plakalı aracın sürücüsü, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Davacı vekili aynı maddi vakıaya ilişkin açılan davada ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün istinaf incelemesi sonucu kaldırıldığını ve kaldırma ilamı sonrası ilk derece mahkemesi tarafından aldırılan bilirkişi raporuna göre maddi tazminat alacağının daha fazla olduğunun tespit edildiğini ancak 2. Kez ıslah yapılacağından eldeki davanın ikame edildiğini belirtmektedir.
-İddiaya konu İzmir... Asliye Ticaret mahkemesi' nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalılar aleyhine trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemi ile dava ikame edildiği, mahkemece 29/11/2016 tarihinde maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 28.207,75-TL maddi tazminatın davalı ...'ın 12/11/2013 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin 21/11/2014 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden, davanın kısmen kabulü ile 6.000-TL manevi tazminatın 12/11/2013 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verildiği,
-Verilen karara karşı davalı sürücü ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ... K sayılı 14/12/2017 tarihli kesin kararı ile ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdığı, akabinde ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda davacının toplam maddi tazminat alacağının 180.623,07-TL olduğu, davalı sürücünün olaydaki %25'lik kusuruna göre davalıların tespit olunan zararın 45.155,76-TL'sinden sorumlu olacağı hususunda tespit yapıldığı; davacı vekilinin miktar arttırım talebinde bulunmadığı, 24.10.2016 tarihli miktar arttırım dilekçesi ile bağlı kalınması gerektiği, davalı ... vekili işitme cihazı yönünden itirazda bulunmuş ise de, bilirkişiler ek raporlarında kullanılacak işitme cihazını niteliklerini belirterek SGK'nun belli bir miktar ödeme yaptığını, fazlaya ait kısmını ödemediğini belirtmiş olduğundan davalı vekilinin rapora itirazlarının bu şekilde karşılandığı gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 28.207,75 TL maddi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verildiği, Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu istinaf mahkemesi tarafından başvurulan kesin olarak esastan reddine karar verdiği görülmüştür.
Eldeki uyuşmazlıkta ihtilaf ilk verilen karar ile hüküm altına alınan maddi tazminatın davacı tarafça istinaf edilmemesinden sonra artması ve davacının 2. Kez ıslah yasağı nedeniyle ıslah edemediği bedeli davalılardan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu...Karar sayılı ilam incelendiğinde;
"19. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece verilen ilk karara yönelik maddi tazminatın hesabı noktasında davacılar tarafından bir temyiz itirazının bulunmadığı gözetildiğinde bu durumun davalılar lehine maddi tazminat zarar tavanı hususunda usulî kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı, bozma kararı sonrası asgari ücretin kamu düzeninden olduğu gerekçesiyle hükme en yakın tarihte geçerli olan asgari ücret esas alınarak yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesinin davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre ilk bozma kararı sonrası maddi tazminat istemine yönelik açılan ve eldeki dava ile birleştirilen ek davanın reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.......
Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir.
47. Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir.
48. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır.
49. Somut olayda 15.04.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde kazalı işçinin vefat ettiği, işçinin eşi ve çocukları tarafından iş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemli eldeki asıl davanın açıldığı, mahkemece yargılama sırasında alınan 11.03.2015 tarihli hesap raporu benimsenerek 08.09.2015 tarihinde asıl davada maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edildiği ancak davacılar vekilinin sadece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu ve maddi tazminatlara işletilen faiz başlangıç tarihi ile manevi tazminatlara faiz işletilmemesi yönünden kararı temyiz ettiği, maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, Özel Dairenin 03.04.2018 tarihli kararı ile kazalı işçinin gerçek zarar hesabına esas ücretinin araştırılarak taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış haklar da dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapılması gerektiği ayrıca faiz ve manevi tazminatın az olduğu hususlarında bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası mahkemece emsal ücret araştırması yapılarak bozmadan önce olduğu gibi bozmadan sonra toplanan delillere göre de kazalı işçinin ücretinin asgari ücretin “3,33 katı” düzeyinde olduğu tespit edilerek 11.02.2019 tarihli hesap raporu alındığı ve bu rapor doğrultusunda bilinen aktif dönem hesabının uzaması nedeniyle artan maddi tazminatlara yönelik bozma kararı sonrası açılan ek dava ile talep edilen maddi tazminat miktarlarının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
50. Şu hâlde yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yukarıda da belirtildiği üzere mahkemece verilen ilk karara yönelik davacılar vekilinin maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, davalılar vekilinin ise tazminat hesaplamasına esas alınan ücretin yanında hüküm altına alınan tazminatlara hak kazanma koşulları ve miktarına yönelik temyiz itirazlarının bulunduğu, Özel Dairece hesaplamalara esas alınan ücretin miktarı yönünden davalılar lehine kararın bozulduğu, bozma kararında ücretle ilgili yapılacak araştırma sonucuna göre maddi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiği belirtilmekle birlikte taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğinin ayrıca ve özellikle vurgulandığı, bozma sonrası alınan raporun da davalılar yönünden ücretin değerlendirilmesi noktasında düzenlendiği, bu itibarla davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hak kapsamında önceki kararda hükmedilen maddi tazminat miktarlarının maddi tazminat zarar tavanını oluşturduğu, bu tavanın aşılmasının mümkün olmadığı, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle davalı taraf lehine oluşan usulî kazanılmış hak kurumu gözönünde bulundurulmaksızın yalnızca davalı tarafın maddi tazminatı temyiz ettiği dikkate alındığında kendi temyizi nedeniyle aleyhine durum meydana getirecek şekilde bozma sonrası ilk karardakinden daha fazla maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu ve bozma kararı sonrası açılan ve asıl dava ile birleştirilen ... Esas sayılı ek davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
51. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır." şeklinde olduğu görülmekle belirtilen ilam mahkememizce emsal olarak değerlendirilmiştir.
Somut olayda, İzmir.. Asliye Ticaret mahkemesi' nin ... Esas sayılı dava dosyasında hüküm altılan alınan tazminat miktarına ilişkin davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, davalı sürücü tarafından kararın istinafa taşındığı bu hali sürücü davalının istinaf başvurusu üzerine kaldırılan ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu maddi tazminat miktarında artışın meydana gelmesi kazanılmış hakların korunması gereği davalı aleyhine yorumlanacağından davacının iş bu tazminat miktarı için açtığı eldeki davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, eksik kalan 138,17 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 16.948,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024

Katip...
E imza
Hakim ...
E imza