T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/96 Esas
KARAR NO : 2024/111
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2019
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... Otom. Kuyum. Pet. Day. Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete vaki 266.606,37-TL borcunu ödememesi nedeniyle anılı şirket aleyhine 26.12.2018 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı şirketin, 28.12.2018 tarihli dilekçesi ile takip konusu borca, faize ve tüm ferilerine ve yetkiye itiraz ettiklerini, davalı ... Otom. Kuyum. Pet. Day. Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. şirket merkezinin Uşak'ta olduğunu savunarak ... icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olduğunu savunduğunu, alacağın neye ilişkin olduğunun belirlenemediğini iddia ederek alacağın tamamına ve faize faiz işletildiğini belirterek faize ve faiz oranına da açıkça itiraz ettiğini bildirdiğini, itiraz nedeniyle anılı icra takibinin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini karar ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin merkezi ve mersis adresinin Uşak olup müvekkili aleyhine yapılabilecek olan icra takiplerinde ve açılacak davalarda yetkili olan Uşak Mahkemeleri ve Uşak İcra Daireleri olduğunu, yetki yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça iddia edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete 2018 yılı içerisinden kaynaklanan hiçbir vade farkı borcu bulunmadığını, şayet iddia edilen vade farkları 2018 yılıdan öncesine ait ise bu durumda da zamanaşımına uğradığını, davacı şirkete ait kabul etmedikleri şekilde tek taraflı olarak iddia edilen tüm hak ve alacakların davacı şirketi tarafından müvekkili tarafından verilmiş teminatların nakta çevrilmesi surei ile haksız bir şekilde müvekkilinden tahsil edilmiş olup iddia edilen tüm alacakların davacı tarafça ve taraflarından dava konusu edilecek şekilde tahsil edildiğini, davacı şirkete herhangi bir borç olması sözkonusu olamayacağını, bu sebeple ödeme yapılmış olması nedeni ile borç kalmayacağından ödeme iddiasında bulunduklarını ve buna ilişkin davacı şirket ve davalı müvekkili şirket kayıtlarına delil olarak dayandıklarını, davacı şirket tarafından müvekkile gönderilen Ankara... Noterliğinin 15.11.2018 gün ve .. yevmiye sayılı ihtarnamesinde belirtilen borç miktarı 5.974,704 TL olup bu miktar teminat mektupları ihtar edilen süre beklenmeksizin hukuksuzca nakte çevrilerek davacı şirket tarafından tahsil edildiğini ve borç-alacak ilişkisinin bu şekilde sonlandığını, ödenecek bir borç kalmadığını, müvekkili şirketin, alacaklı olarak görünen şirkete ica takibine konu edildiği şekilde hiçbir borcu bulunmadığını, alacaklı olarak görünen şirkete traktör veya zirai makina vade farkı adı altında hiçbir borçlarının bulunmadığını, itirazın iptali talep edilen icra takibine esas ödeme emrine ekli olarak gönderilmiş olan 3 adet fatura içeriğinde asıl alacağın ne olduğu, neye dayanarak, ne kadar, hangi oranda ve hangi tarihten itibaren bir vade farkı talep edildiğini, asıl alacağın hangi tarihli olduğu, ne olduğu, neye ilişkin olduğu, ne kadar olduğu, ..vs.vs hiçbir şekilde belli olmadığını, yani varlığını kabul etmemekle birlikte alacağın neye ilişkin olduğu ve ne kadar olduğu, vadesi, kaynağı,vs. açıkça yazılı olmadığını, icra takibine esas ödeme emri incelendiğinde takip tarihinden itibaren ödeme emrinde yazılı alacak miktarına ticari temerrüt faizi talep edildiğinin görüldüğünü, öncelikle iddia edilen alacak adi alacak olmakla yasal adi kanuni faiz dışında faiz talep edilemeyeceği gibi zaten fatura konusu olduğu belirtilerek iddia edilen alacaklar vade farkı yani faiz olmakla faize faiz işletilmesi talebinin de yasal olmadığını, bu hususu da kabul etmediklerini ve hem faiz işletilmesi talebine hem de faiz oranına açıkça itiraz ettiklerini, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir,
DELİLLER: İzmir ... İcra Dairesi'nin... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Uşak ... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat uyarınca... Talimat dosyasından alınan 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Davacı karşı davalı ... şirketinin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ... şirketinin 2015-2016-2017-2018 ve 2019 yıllarında E-Defter Mükellefi olduğundan dolayı açılış ve kapanış tasdiklerine tabi olmadığı, ... şirketinin E-defter kayıtlarından 2017 yılı 10. Dahil olmak üzere 2018 yılı 9. Ay dahil E-defter kayıtları ile birlikte muhasebe kayıtlarının tutulduğu bil gisayar kayıtlarının teknik problemlerden dolayı veri kaybına uğradığı ve geri getirilemediği, bu kayıtlara ulaşılamadığı şirket yetkilisi tarafından beyan ve ifade edilmiş olup, bilirkişi olarak yaptığımız incelemede de bu aylara ait verilere bilgisayar ve E-Defter ortamında ulaşılamamış olmakla birlikte fiziki olarak mevcut ve var oldukları, bu faturaların beyanname ve bildirimlere dahil edilmiş oldukları tespit edilmiştir. Muhasebe kayıtlarına ulaşılan ve incelemeye tabi tutulan diğer yıllara ve aylara ait muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, inceleme konusu iş ve işlemlere ilişkin kayıtların ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu tespit edilmiştir.
... A.Ş. firmasının ... Itd. firmasına kesmiş olduğu 1-28.09.2018 tarihli,... nolu 154 948,97 TL Veri kaybı dönemi 2-31.10.2018 tarihli, ... nolu — 8.159,90 TL Muhasebe kaydı var 3-31.10.2018 tarihli, ... nolu 179.563,79 TL Muhasebe kaydı var.
3 adet faturanın hangi vadesi geçmiş fatura bedellerine istinaden kesildiği, vade süresinin ne kadar geçtiği, vade farkı oranının ne olduğu gibi bilgilere ulaşılamamıştır. Muhasebe kayıtlarının bu şekilde olduğu,
İlk fatura tarihi itibari ile ... şirketinin 6.588.134,09 TL borçlu olduğu, 10. Ay fatura tarihi itibari ile de 6.523.763,01 TL borçlu olduğu tespiti yapılmıştır.
İcra takip tarihi olan 26.12.2018 tarihi itibari ile de ... şirketinin 76.130,73 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. İlk faturadan İcra takip tarihine kadarki geçen süre için ... şirketinin yaklaşık 6.500.000,00 TL ödeme yaptığı kayıtlardan görülmüştür.
Şirketler arasındaki ticari alışveriş rakamlarının tespiti ayrıntıları ile faturalar ve kayıtlar üzerinden tespit edilebildiği kadarı ile yukarıdaki gibi olduğu, yine ... firmasının ilgili yıllar itibari ile ciro rakamlarının da yukarıda çıkarıldığı şekliyle ilgili yıllar gelir tablolarından tespit edilmiştir.
Türk Traktör firmasının 2015 yılı ortalama cari hesap alacağı aylık bazda ortalama 5.565.000 TL iken bu rakam 2016 yılında ortalama 5.921.000 TL olarak hesaplanmıştır. 2015 ve 2016 yıllarında ... firmasına vade farkı faturası veya gecikme faizi v.s.fatura olduğu tespiti yapılamamıştır. Buna rağmen 2017 ve 2018 yıllarında ... firmasına kesilen vade farkı faturalarının dökümü yukarıya çıkarılmıştır. Bu vade farkı faturalarının oranlarının ve hangi fatura ve mallara istinaden kesildiği faturalar üzerinden tespit edilememiştir.
... şirketinin yıllar itibari ile tespit edilmiş olan traktör ve ekipman alış rakamları ile kesmiş olduğu komisyon ve prim faturalarına ilişkin tespitler yukarıda listelenmiştir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca...Talimat dosyasından alınan 08/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...ASIL DAVA İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Yönünden Yapılan Tespitler:
1-) Davacı-Birleşen dosya davalısı şirketin ticari defter ve kayıtları ile bayilik sistemlerinin incelenerek dava konusu vade farkı faturaları, vade farkı faturalarının dosyamız davalısı dışında diğer Müşterilerine (davalılara) de uygulanıp/uygulanmadığı Hususu;
- Davacı-Birleşen dosya davalısı şirketin ticari defter ve kayıtları ile bayilik sistemlerinin incelenerek dava konusu vade farkı faturaları, vade farkı faturalarının dosya davalısı dışında diğer Müşterilerine (davalılara) de uygulandığı ve uygulamanın 2018 yılında başlamadığı ve önceki yıllarda da davalıya uygulandığı görülmüştür.(Rapor ekinde diğer müşterilere uygulandığına dair Diğer Müşteri vade farkı hesaplarının takip edildiği Muavin kayıtları )
2-) Birleşen dosya dava dilekçesi ile talep edilen davalıya ait teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmiş borçlara istinaden mükerrer olarak nakde çevrilip çevrilmediği hususu;
-Birleşen dosya dava dilekçesi ile talep edilen davalıya ait teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmiş borçlara istinaden mükerrer olarak nakde çevrilmediği. Borçlarına mahsup edildiği.
Rapor eki:Teminat Mektubu Mahsuplaşma Muavin Hesabı)
3-) Dosyada sunulu davalı ticari defterleri yönünden alınan bilirkişi raporu da irdelenmek sureti ile incelenen davalı defterleri ve davacı ticari defterleri karşılaştırılarak var ise aradaki farkların hangi sebeplerden kaynaklandığı hususu:
- Dosyada sunulu davalı ticari defterleri yönünden alınan bilirkişi raporu irdelendiğinde incelenen davalı defterleri (Bilirkişi tespitlerine göre 2018 yılında Firmanın Veri Kaybına uğradığı bazı verilerin sağlıklı olmadığının belirtildiği ve davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların Vergi Beyanlarının yapıldığın ifade edildiği ve davacı iddialarının yerinde olduğuna dair eğerlendirmelerin yer aldığı görülmüştür ) davalı bakiyesi ile davacı bakiyesinin, icra takibi sonrası bakiyenin (5.821,20 TL) aynı oluğu. Ancak bakiyesinin aynı olmakla birlikte davalının 2018 yılı Ticari Defterleri kayıtları ile Davacı Ticari Defter kayıtlarındaki işlem tutarların farklı tutarlarda olduğu görülmüştür.
4-) Davacı şirketin davalı şirketi ödeme güçlüğü içerisinde bırakacak, diğer bayilere uygulanandan farklı bir kısım uygulamalarının bulunup bulunmadığı hususları
-Davacı şirketin davalı şirketi ödeme güçlüğü içerisinde bırakacak, diğer bayilere uygulanandan farklı bir kısım uygulamalarının mevcut olmadığı görülmüştür.
Rapor eki Diğer Müşterilerde uygulanan 642 vade farkı gelir hesap Muavini
5-) Yerel Bilirkişinin Vade farkı Hesaplamasının nasıl ve ne şekilde hesaplandığı hususunda Tereddüt hususu:
-Davacı kayıtlarından alınan davalının son fade farkı faturasına ilişkin hesaplamnın tablonun raporumuz ekinde yer aldığı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca... Tal. dosyasından alınan ... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Davacı-birleşen dosya davalısı şirketin ticari defter ve kayıtları ile bayilik sistemlerinin incelenerek dava konusu vade farkı faturalarının dosya davalısı dışında diğer davalılara da uygulandığı,
Davacı şirketin davalı şirketi ödeme güçlüğü içerisinde bırakacak, diğer bayilere uygulanandan farklı uygulamalarda bulunmadığı,
Birleşen dosya dava dilekçesi ile talep edilen davalıya ait teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmiş borçlara istinaden mükerrer olarak nakde çevrilmediği,
Bilirkişi raporlarındaki çelişkinin icra takibi yapıldıktan sonra tahakkuk eden 5.821,20-t bakiyeden ve icra takibi ile ve işbu itirazın iptali davası ile ilgili olmadığı,
Davalının icra takip tarihinde takip konusu tutarda borcu olduğunun tespit edildiği, buna göre itirazın iptalinin takdirinin sayın mahkemede olduğu,..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, bayilik sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Davalı ... Otomotiv Kuyumculuk Petrol Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı sırasına kayıtlı dava ile sözleşmenin feshinin iptali, haksız fesih tazminatı, teminat senetlerinin nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan zararların tazmini, kar kaybı zararının tazmini, reklam ve tabela zararı, fazla tahsilatın iadesi, portföy tazminatı ve sair zararlarının tazmini talebiyle dava ikamet etmiş ve dava görülmekte olan dosyada birleştirilmiş ise de, yargılama sırasında toplanan delillere göre görülmekte olan dosya ile birleşen dosyanın birlikte görülmesinde yararın bulunmadığı, birleşen dosyada talep konusu edilen hususların asıl dava dosyası açısından sonucu etkilemeyeceği değerlendirildiğinden birleşen dosyanın tefrik edilerek farklı bir esasa kaydı yapılmıştır.
3-Taraflara arasındaki uyuşmazlık İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 26/12/2018 tarihli 179.563,79-TL bedelli, 26/12/2018 tarihli 8.159,90-TL bedelli ve 26/12/2018 tarihli 154.948,97-TL bedelli 3 adet fatura nedeniyle davacının 266.606,37-TL alacaklı olup olmadığı, davacının daha önce yaptığı tahsilatlar ve nakde çevrilen teminat mektupları nedeniyle borcun sona erip ermediği noktalarında toplanmaktadır.
4-Davalı tarafça icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine karşı ayrı ayrı itirazlar ileri sürülmüş ise de, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinde Ankara ve İzmir Mahkemeleri ile İcra Daireleri'nin yetkili olduğuna dair yetki şartı bulunduğu, uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığı gözetilerek mahkememizin ve İzmir...İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik itirazların yerinde olmadığı gözetilerek yetki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5-Davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesinde öncelikle takip konusu borçların ödendiği ileri sürülerek bu hususta şirket kayıtlarına dayanılmış, bunun yanında davalı şirketin borcu bulunmadığı yönünde de savunmada bulunulmuştur.
6-Mahkememizce her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar bilirkişi aracılığı ile incelenmiş olup davalı şirkete ait ticari defterlerde yer alan kayıtlara istinaden düzenlenen bilirkişi raporunda davalı şirkete ait ticari defterlerin veri kaybı nedeniyle incelenemediği ancak takip konusu faturaların beyannamelerde yer aldığı, takibe konu 3 adet faturanın fiziki olarak tutulan beyannamelerde yer aldığı, yine davalı şirket kayıtlarına göre 2017 ve 2018 yıllarda 10 ve 18 adet vade farkı faturasının davalı kayıtlarında yer aldığı belirtilmiştir.
7-Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde cari hesap ilişkisini oluşturan ve davalının fiziki tutulan kayıt ve beyannamelerinde yer alan faturaların davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu, icra takip tarihi 26/12/2018 itibariyle davacının cari hesaptan kaynaklanan alacak miktarının 266.606,37-TL olduğu anlaşılmıştır.
8-Davalı tarafça takibe konu faturaların vade farkı alacağından kaynaklandığı, davalının vade farkı borcu bulunmadığı, davacı şirketin davalı bayiyi zor duruma düşürmek için haksız olarak vade farkı faturaları düzenlediği bu nedenle davalının faturalardan kaynaklanan borcu bulunmadığı savunulmuş ise de davalı tarafça sunulan kayıtlara göre 2017 ve 2018 yılı içerisinde çok sayıda vade farkı faturasının düzenlendiği ve bunların davalı şirket kayıtlarında yer aldığı, davacı şirketin bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere tüm bayilerine yönelik vade farkı uygulamasının bulunduğu, bu itibarla davacının bayiler arasında eşit davranma yükümlülüğüne aykırı bir hareketi bulunmadığı gibi 2 yıl boyunca düzenlenen faturaların davalı tarafça itiraz görmeden benimsendiği ve vade farkından dolayı davacının alacak talep edebileceği değerlendirilmiştir.
9-Takip tarihinden sonra davacı şirket ve davalı şirket kayıtlarında yer alan cari hesapta davalı lehine yer alan 5.400,00-TL bedelli ve 421,20-TL bedelli 2 adet prim faturası ve 31/12/2018 tarihli ... açıklamasıyla -206.606,37-TL alacak bakiyesi hareketi hususunda yapılan değerlendirmede, ... açıklamasıyla yapılan bakiye hareketinin açıkça icra dosyasında takibi yapılan tutarı işaret ettiği, cari hesap bakiyesinin icra takibine konu edilmesiyle bu tutarın cari hesaptan davalı lehine çıkartılmış olduğu, bu hususun borcu sona erdiren bir kayıt olarak değerlendirilemeyeceği, zira kayıtlarda da ödeme kaydı şeklinde bir açıklama yer almayıp açıkça icra takip numarasının belirtildiği, bu nedenle bu hareketin borcu sona erdiren bir işlem olarak değerlendirilemeyeceği, 2 adet fatura yönünden ise, davacı şirketin 3 adet faturaya istinaden başlattığı 26/12/2018 tarihli icra takibinden sonra davalı lehine yıl sonunda prim alacağı tahakkuk ettiği, kural olarak takip tarihinden sonra borçlunun ödemede bulunması halinde bu miktar yönünden takip ve dava konusuz kalacak ise de cari-açık hesap ilişkisinde davalı lehine tahakkuk eden fatura alacağının davalı tarafça takas veya mahsup defi ile alacaktan düşülmesi talep edilmedikçe borcu sona erdirmeyeceği, görülmekte olan davada davalı tarafça cevap dilekçesi ile bu 5.821,20-TL tutarlı faturalar yönünden takas ve mahsup defi ileri sürülmediği ve bu miktarın takip konusu alacaktan mahsubunun gerekmediği, davalı tarafın bu alacağını genel hükümlere göre takip ve tahsil edebileceği değerlendirilmiştir.
Davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulmuş ise de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan ödeme ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesine ilişkin kayıtların incelenmesinde yapılan ödeme ve tahsilatların cari hesap ilişkisinden mahsup edilmesi sonrasında takip tarihi itibariyle bakiye alacak miktarının 266.606,37-TL olduğu ve borcu sona erdiren bir ödeme yer almadığı, davalı tarafça düzenlenen bilirkişi raporlarına itiraz edilmiş ise de somut olarak hangi teminat mektuplarından ne miktarda tahsilat yapıldığına yönelik bir itiraz nedeni gösterilmediği, bu haliyle yeniden rapor alınmasını gerektirir bir eksiklik bulunmadığı, 20/05/2021, 08/09/2022 ve 21/11/2023 tarihli bilirkişi raporlarında birbiriyle uyumlu olarak görüş bildirildiği ve takip tarihi itibariyle davacının 266.606,37-TL alacaklı olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de, davalının cevap dilekçesinde ödeme savunmasını açıkça davacı ve davalı şirket kayıtlarına dayandırdığı(cevap dilekçesi 1.sayfa) belirtildiğinden ödeme savunmasının ispatı yönünden yemine dayanılamayacağı gözetilerek davalının yemin delilinin hatırlatılmasına gerek görülmemiştir.
10-Davalı tarafça takipte faiz talep edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de taraflar arasında düzenlenen cari hesap sözleşmesi ile üç ayda bir faizlerin ana paraya eklenerek faiz yürütülebileceği hususunda düzenleme yapıldığı ve sözleşme hükmüne göre düzenlenen vade farkı alacaklarının asıl alacağa dahil olduğu gözetilerek faize yönelik itirazlar da yerinde görülmemiştir.
11-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş olup, davacının dayandığı vade farkı faturalarına ilişkin olarak davalı tarafça ticari defterler sunulmamış ise de sunulan diğer davalı kayıtlarında çok sayıda vade farkı faturasının kayıtlı olduğu, cari hesap sözleşmesine istinaden cari hesapların kesildiği dönemler itibariye bakiye alacak miktarına faiz işletilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulmasına karşın faturalardan kaynaklanan alacağı sona erdiren bir ödeme bulunmadığı, bu haliyle alacağın miktarının ve kaynağının davalı tarafça bilinebileceği gözetilerek alacak likit nitelikte kabul edilmiş ve %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 266.606,37-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 53.321,27-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.211,88-TL harçtan peşin olarak alınan 3.219,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.991,93-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 41.990,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.219,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 44,40-TL başvuru harcı ile 369,50-TL posta ve tebligat ücreti, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 2.913,90-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!