WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/445 Esas
KARAR NO : 2024/93
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 26/08/2019
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı-alacaklının müvekkili aleyhine Kemalpaşa İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyaları ile takip başlattığını, takibin haksız olarak yapıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davalı taraf ile 2016 yılında "Pelet Yem Tesisi Yapım İşi" konusunda anlaşmış olduğunu, anlaşma gereği karşı tarafın işbu makinayı 6 ay içinde, en geç 2017 Haziran ayında teslim etmeyi taahhüt ettiğini, tarafların işin yapımı için 500.000 TL'ye anlaşmış olduklarını, davalının talebi üzerine bedelin yarısı kadar senedi iş başlamadan, kalan yarısını kadar senedi iş başladıktan sonra davacıya verdiğini, anlaşma gereği edimini ifa etmeye başladığını, ödemelerini düzenli olarak yaptığını, defter ve kayıtlar incelendiğinde müvekkil tarafından davalıya 518.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının bu ödemeye karşılık 405.920,00 TL fatura kestiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine uymamış ve makinayı yarım bırakmış olduğu, elektrik motoru ve bir kısım malzemleri almamış, otomasyon takmamış, müvekkilin tüm çabalarına rağmen makinayı tamamlamamış, buna rağmen müvekkilin senetleri ödemeye devam etmiş olduğunu, makinanın bu haliyle üretim yapma imkanı bulunmadığından müvekkilinin ciddi zarara uğradığını ve maddi kayıplar yaşadığını, makina başında keşif yapıldığı takdirde makinanın mevcut durumunun, ne kadarının tamamlandığı ve bu haliyle kullanma imkanı bulunup bulunmadığının, müvekkilin yapılan işten daha fazla ödeme yaptığının ve davalıya herhangi bir borcunun kalmadığının, aksine müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunun açıkça görüleceğini belirterek müvekkilinin takip dosyalarında ayrı ayır borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle ile takip konusu yapılan toplam alacağın %20 si üzerinden kötü niyetli tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinini karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili edimlerini yerine getirdiği halde davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemiş, peşinatı zamanında vermemiş, nakit, çek, senet ile bir kısım ödeme yapmış, ayrıca 300.000,00 TL tutarında aylık 10.000,00 TL'den toplam 30 adet sıralı senet vermiş olduğunu, senetlerin vadesinin 2020 yılına kadar uzadığını, 12 senedin davacı tarafından ödemesinin yapılmadığını, borcun büyük bir kısmının ödenmemiş olduğunu, 518.800,00 TL ödendiği beyanları ve iş bedelleri toplam rakamlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından istenen ilave işlere ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, çek ya da senet teslim edilmediğini, davacının ödemeleri zamanında ifa etmediğinden işin maliyetinin gün geçtikçe arttığını, davacının çözüm odaklı davranmadığını, müvekkilinin zor durumda kaldığını söz konusu tesise ilişkin belirlenmiş bir teslim tarihinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin edimininin, ilave işler de dahil, % 95'ini ifa ettiğini edimin bitmemesi sebebinin davacı olduğunu, işin devamına, montaj ve kuruluma izin vermediğini, müvekkilinin yapmış olduğu tesisin güncel değerinin 1.000.000,00 TL olduğu, hukuki delillerin sunulduğunu belirterek, haksız açılan davanın reddine tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 10/10/2019 olarak kabulüne, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine konu bonolar için açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizin 23/09/2021 tarihli celsesi 3 nolu ara karar gereğince Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ilişkin dosyalar geldiğinde bilirkişi incelenmesi yapılması hususunun ara karar ile değerlendirilmesine karar verildiği anlaşıldığından, Mahkememizin 19/01/2022 tarihli ara kararı ile dosyaya sunulan fotoğraflar, icra dosyaları, tanık beyanları ile ilişkilendirilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda Pelet Yem Tesisi yapımı işinin davalı tarafça tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanan kısmın tüm işe fiziki oranının ne olduğu, tarafların ticari defter ve belgelerinin de yerinde incelenmek suretiyle davacının davalıya ne kadar ödemede bulunduğu, davacının Kemalpaşa İcra Dairesinin ... E sayılı takip dosyalarında davalıya borcunun bulunup bulunmadığı konularında rapor düzenlenmesine karar verildiğinden Bilirkişilerden alınan 05/07/2022 tarihli raporda;
Teknik incelemelerle;
"1-5. paragrafta belirtilen hususlara istinaden; 27.12.2019 kıymet takdiri keşif tarihinde taraflar arasındaki "Pelet Yem Tesisi Yapım İşi" anlaşmasının konusu "Pelet Yem Tesisi" yapımının henüz tamamlanmamış ve her şeyi ile çalışmaya hazır vaziyette teslim edilmemiş olduğu, buna göre; Pelet Yem Tesisi yapımı işinin davalı tarafça tamamlanmamış olduğu tespit edilmiştir.
2-6. paragrafta belirtilen hususlara istinaden; Tamamlanan kısmın tüm işe fiziki oranı % 52 olarak tespit edilmiştir.
Mali incelemelerle;
3-Davacı defterlerinde ve dayanağı belgelerde yapılan incelemelerde; Davalı ...Makine Ltd.Şti’nin düzenlediği Yem Tesisi Makine ve Ekipmanı ile ilave işlere ait toplamı 405.920,00 TL bedelli 2 adet faturanın kayıtlı olduğu, Davacı ... defterlerinde Davalıya 46.900,00 TL Çek- 348.900,00 TL Senet-163.000,00 TL Nakit olarak yapılmış şekilde toplam 558.800,00 TL ödeme kayıtlı olduğu, bu durumda 152.880,00 TL fazla ödeme belgesi verildiği tespit edilmiştir.
4-Makine mühendisliği yönünden yapılan teknik incelemede Davalı tarafça tamamlanan kısmın tüm işe fiziki oranı % 52 olarak belirlenmiş olup, Davalı tarafça düzenlenen fatura bedeli 405.920,00 TL’nin %52 si 211.078,40 TL olarak hesaplanmış olup, bu durumda Davacı tarafça Davalıya verilen senetlerin 347.721,60 TL kısmının karşılıksız kalacağı görüşüne varılmakta olup, davalı tarafından başlatılan takipler yönünden Davacının borçlu olmadığı sonucuna varılması mümkündür.
1-Davalı ...Makine Ltd Şti Fatura Toplamı 405.920,00
2-Tamamlanan iş Bedeli %0552 (405.920x%,52) 211.078,40
3-Davacı ödeme Belgeleri Toplamı 558.800,00
=3-2 Fazla ödeme Toplamı 347.721,60
Davalı tarafça 2016-2017-2018-2019 yıllarına ait defterler ibraz edilmediğinden Davacı ödemelerinin Davalı defterinde kayıt durumu incelenememiş olmakla birlikte, davalı vekilinin cevap dilekçelerindeki beyanlarına göre Davalı tarafça ibraz edilen 2021 yılı defterlerinde Davacının devreden borç bakiyesinin görülmesi gerekmekte iken, davalı tarafın 2021 yılı defterlerinde yapılan incelemede Davacı... Ltd. Şti’ne ait herhangi bir kayıt ya da önceki yıllardan devreden borç ya da alacak bakiyesi olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 01/12/2022 tarihli celsesi 6 nolu ara kararı gereğince; icra dosyası ile satışı gerçekleşen tesisin 2016 yılı sonu itibari ile (5 nolu ara karar sonucu davalı olumlu cevap vermez ise) kıymet takdir raporundaki değerlemeler ve tanık anlatımları esas alınarak mahalli rayiç değerinin ne kadar olacağı, bulunacak bedelden davacı tarafından kanıtlanan ödemeler düşüldükten sonra (senetler yönünden ödeme dekontları var ise) davalı yüklenicinin bakiye alacağının kalıp kalmadığının tespiti için Bilirkişilerden alınan 13/03/2023 tarihli ek raporda;
Raporun önceki bölümlerinde yer alan detaylı açıklamalar doğrultusunda;
"İş bu ek raporda yapılan teknik incelemede sözleşme/anlaşma, kapasite artışı ve ilave işlerin 2016 yılı Aralık ayına güncellenmiş toplam değeri 761.781,16 TL; İcra dosyası ile satışı gerçekleşen tesisin 2016 yılı sonu itibarıyla mahalli rayiç değeri 262.103,25 TL olarak hesaplanmış ve tüm bu somut veriler kullanılarak tamamlanan kısmın tüm işe fiziki oranı: 262.103,25 TL/761.781,16 TL = 0,344 = % 34,4 olarak tespit edilmiştir.
Sayın Mahkeme’nin “icra dosyası ile satışı gerçekleşen tesisin 2016 yılı sonu itibarı ile (5 nolu ara karar sonucu davalı olumlu cevap vermez ise) kıymet takdir raporundaki değerlemeler ve tanık anlatımları esas alınarak mahalli rayiç değerinin ne kadar olacağı, bulunacak bedelden davacı tarafından kanıtlanan ödemeler düşüldükten sonra (senetler yönünden ödeme dekontları var ise) davalı yüklenicinin bakiye alacağının kalıp/ kalmadığı” şeklinde belirlediği doğrultuda yapılan hesaplama aşağıdaki şekildedir;
1-Mahalli Rayiç Değer 262.103,25
2-Davacı Nakit Ödeme Toplamı -163.000.00
= Ödenmeyen Kısım 99.103,25
Teknik inceleme ile icra dosyasında satışı gerçekleşen tesisin 2016 yılı sonu itibarıyla mahalli rayiç değeri 262.103,25 TL olarak hesaplanmış ve Sn. Mahkeme’nin tanımladığı şekilde bu tutardan davacı... Ltd. Şti. tarafından ispatlanan ödemeler tutarı 163.000,00 TL’nin düşülmesi ile davalı...Makine Ltd. Şti.’nin bakiye alacağı 99.103,25 TL olarak hesaplanmıştır."şeklinde ek rapor sundukları görülmüştür.
Mahkememize sunulan rapor yeterli görülmediğinden 08/06/2023 tarihli celsede bilirkişi ara kararı tesis edilmiş ve davacı davasını ispatla yükümlü olduğundan gerekli delil avansının yatırılması için davacı vekiline ihtaratlı kesin mehil vermiş olmasına karşılık süresinde delil avansı yatırılmamıştır.
HMK'nın 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, işverenin TBK' nun 475. Maddesinde belirtilen seçimlik hakların kullanabilmesi için esere konu ürünler üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması gerektiği açıktır. Zira somut olayda ayıbın niteliği ve ağırlığı teknik ve özel bilgiyi gerektiren konulardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, 6100 sayılı Kanunun 90/2’nci maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. (HMK m.94/2, HUMK m.159). Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması (HUMK m.163, c.4, HMK 94/2); ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir. Hakimin tayin ettiği bu ilk sürenin kesin süre olarak hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir.
Öte yandan 6100 sayılı Kanunun 94’ücü maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Bazı hallerde kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmaktadır. Böyle bir durumda, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu cümleden olarak, kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olmasının yanı sıra, tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir.
Bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, taraflar; dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup, hâkim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hâkimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hâkim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/02/1983 gün 1980/1-1284, 1983/141; 22/11/1972 gün 8/832, 935; 13/10/2010 gün 2010/17-510-485; 28/04/2010 gün 2010/2-221-241; 28/03/2012 gün 2012/19-55-2012-249; 12/12/2012 gün 2012/9-1202-1218 sayılı kararları).
Mahkememizin 06/02/2024 tarihli celsesinde geçen celse 1 nolu ara karar gereği davacı vekilinin yemin metni sunduğu, sunulan yemin metni usulüne uygun hazırlanmadığı görüldüğünden bu hususta davacı vekiline yeniden ihtaratlı davetiyenin tebliğ edildiği ancak yemin metninde bir değişikliğe gidilmediği görüldü. Somut olayda, mahkememizce 06/06/2023 tarihli celse 2 nolu ara karar gereğince;
" Dosyanın resen seçilecek bir mali müşavir (hesap) bilirkişisine tevdii ile tüm dosya kapsamı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenerek davacının yapmış olduğu toplam ödeme miktarının ve davacı ticari defterlerine göre var ise farklılıklarının belirlenmesinin istenilmesine, bilirkişiye 1.300,00 TL ücret taktirine, dosyada var olan 126,80 TL gider avansı başka iş ve işlemlerde kullanılacağından mahsup işlemi yapılmayarak eksik kalan 1.300,00TL bilirkişi ücretini karşılaması için davacı vekiline 2 hafta kesin mehil verilmesine, kesin mehile rağmen bilirkişi gideri yatırılmadığı taktirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılarak dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına ( ihtarat yapıldı),
Mahkememize sunulan ek rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığından;
-Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 15/12/2022 tarihli dilekçesi incelenerek kullanılan makineler de dikkate alınarak davalı tarafın palet yem tesisine ilişkin eserin bedelinin işin yapıldığı yıl mahalli rayiç piyasa şartlarına göre tespiti, tespit yapılırken Kemalpaşa İcra Müdürlüğü' nün 2019/1821 Esas sayılı takip dosyasından alınan kıymet takdir raporununda irdelenmesi akabinde tespitte yer almadığı belirtilen 10 adet çeşitli marka ve güçlerde motorların tesis dikkate alındığında olması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için işin kapsamı da gözetilerek dosyanın resen seçilecek bir makine mühendisi bilirkişisine tevdiine, bilirkişiye 2.200,00 TL ücret takdirine, dosyada var olan 126,80 TL gider avansı başka iş ve işlemlerde kullanılacağından mahsup işlemi yapılmayarak eksik kalan 2.200,00TL bilirkişi ücretini karşılaması için davacı vekiline 2 hafta kesin mehil verilmesine, kesin mehile rağmen bilirkişi gideri yatırılmadığı taktirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılarak dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına"Şeklinde ara kararın tesis edildiği ihtaratın e-duruşma yolu ile katılan davacı vekiline tefhim edilmiş olmasına karşılık süresi içerisinde bilirkişisi delil avansı yatırılmamıştır. Bu nedenle, kesin sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edileceğinden ve Hâkimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmayacağından, kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hâkim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekeceğinden çözümü teknik bilgiyi gerektirir somut uyuşmazlıkta bilirkişi delil avansı süresinde yatırılmadığından ayrıca hatırlatılan yemin delili usulüne uygun kullanılmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava tarihi itibariyle eldeki uyuşmazlığın çözümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartı zorunlu olmadığından davacı tarafça başvurulan arabuluculuk sarf ücretinin kendisi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan 350,84 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 76,76 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024

Katip ...
E imza

Hakim...
eimza