WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/375 Esas
KARAR NO : 2024/315
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/07/2019
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 07/08/2017 tarihinde, Konya ili Hüyük ilçesinde, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken yolun mıcırlı olması ancak sürücüyü uyarıcı trafik levhasının bulunmaması sebebiyle trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsü ..., kaza esnasında araç içinde yolcu olarak bulunan... ve...' ın vefat ettiğini, ... ağır şekilde yaralandığını, trafik kazası sebebiyle vefat eden...'ın mirasçıları eşi..., kızı ..., oğlu ... olduğunu, araç sahibi müvekkili ... ile davalı ...Sigorta Anonim Şirketi arasında 06/10/2016 tarihinde ... plakalı aracın işletilmesinden doğan zararları teminat altına almak için ... poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi düzenlendiğini, davaya konu kaza, tarih itibari ile sigorta kapsamında iken gerçekleştiğini, bu nedenle sigorta şirketinin poliçede yazılı tutarla sınırlı olmak üzere maddi tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davaya konu trafik kazası, yolun mıcırlı olduğuna ilişkin sürücüyü uyarıcı hiçbir trafik levhası bulunmamasından dolayı sürücünün yoldaki çakıl taşlarına aracını kaptırarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde gerçekleştiğini, yol üzerinde uyarıcı levha bulunsa idi sürücü ... hızını minimum seviyeye indirecek, çakıl taşları sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmeyecek sonuç itibariyle trafik kazası gerçekleşmeyecek olduğunu, ancak yol üzerinde sürücüyü uyarıcı hiçbir trafik levhasının bulunmaması sebebiyle üç kişi hayatını kaybedip bir kişinin de ağır şekilde yaralandığını, yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz nedenler ışığında; 07/08/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasının davalı idarenin hizmet kusurundan dolayı meydana gelmesi, işbu trafik kazası sebebiyle ...,... ve...'ın vefat etmesi sebebiyle, müvekkili... lehine destekten yoksun kalma tazminat alacağının belirsiz alacak olması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline, müvekkili ... lehine 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline, müvekkili ... lehine 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 11/02/2022 tarihli değer arttırım dilekçesi ile; HMK m. 107/2 uyarınca 138.806,88 TLye çıkartarak, bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı...Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; esas numarası yazılı dosyasına konu ... plakalı araç... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde vefat eden şahsın ailesi tarafından maddi tazminat talep edildiğini, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamda esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, destek tazminatının hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını talep ettiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davaya sebebiyet veren kazanın yöre halkı arasında İmrenler Yayla Yolu olarak bilinen yolda gerçekleştiğini, 6360 Sayılı Kanun ile belde veya köylerden mahalleye dönüşen yerleşim yerlerini ilçe merkezlerine bağlayan ara yollar; bağ, bahçe, arazi ve yayla yolları müvekkili Konya Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğunda olmadığını, kurumlarına husumet yöneltilmesinin de bu sebeplerle mümkün olmadığını, işbu davadaki talepleri kabul etmediklerini, müteveffa sürücünün aracı hızlı kullandığı, viraj içinde aracın direksiyon kontrolünü kaybettiği, yolun da mucurlu olması sebebiyle aracın boş araziye yuvarlandığı ve takla attığının Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile belli olduğunu, dava dışı müteveffanın kusuruna dayanarak herhangi bir sorumluluğu dahi bulunmayan müvekkili belediyeden tazminat talep edilmesini anlayamadıklarını, davacıların talep ettiği tazminat miktarlarının çok fahiş olup zenginleşmeye yönelik olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Araç tescil belgesi, ruhsat, ZMSS poliçesi ve diğer belgeler, kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin diğer belgeler, ölüm belgesi, veraset ilamı, SGK kayıtları, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Beyşehir... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat uyarınca mahallinde yapılan keşif sonucunda ...Talimat sayılı dosyasından aldırılan 15/03/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...MEYDANA GELEN ÖLÜMLÜ, YARALANMALIve MADDİ HASARLITRAFİKKAZASININ OLUŞUMUNDA;
... plakalı otomobil sürücüsü müteveffa ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesinde belirtilen “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği,
Yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun ise KURAL İHLALİNİN BULUNMADIĞI,..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası tarafından İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09/03/2020 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "-Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 23/09/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dosya içindeki evraklardan 07.08.2017 tarihinde, dava dışı ... ‘ ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile tek taraflı yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meyedna geldiği ve bu kazada araç içinde yolcu olarak bulunan davacılar murisi...’ın vefat ettiğiİş bu kazanın meydana gelmesi olayında dosyada mevcut
• Beyşehir ... AHM...Talimat sayılı dosyası ile yapılan keşif ve inceleme sonucundaki kusur raporuna göre
o ... plakalı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK 52/1-b maddesini ihlal ettiği,
o Yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun ise kural ihlalin bulunmadığı ve
• Aynı kaza ile ilgili ilgili olarak kazada yaralanan dava dışı ...’ın açtığı İzmir ... ATM ... Esas sayılı dosyasında alınan
o Adalet Bakanlığı ATK Trafik İhtisas Dairesi 09.03.2020 tarihli....ılı kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde, Sürücü ...’ ın % 100 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirildiği
Tarafımdan hesaplamada sürücünün tam kusurlu olduğu durumuna göre çalışılmış olup, Sayın Mahkemece kusur oranlarının farklı olduğunun kabulü halinde bu kere davalılara düşen kusur oranları ile zarar miktarının çarpılması gerekeceği,Kazada vefat eden...’ ın
• Vefat tarihinde evli 2 çocuklu olduğu
• Çocukları ...’ ın 22 yaş ve ...’ nun 30 yaşında olmakla destek alma sürelerini geçmiş oldukları,
• Bu halde dosyadaki evraklara göre destek alabilecek eşi davacı ...kaldığı,
Kaza sırasında ... plakalı aracın,
• Davalı... Sigorta AŞ tarafından ...maralı poliçe ile 06.10.2016 – 2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminatları altına alındığı,
• Davalı sigorta şirketi tarafından meydana gelen kazada davacı ...’ın destekten yoksun kalma zararının teminat içinde kaldığı kabul edilrek 05.04.2018 tarihinde 134.116,00 TL sı ödeme yapıldığı
• Davacı tarafından eldeki davanın 23.07.2019 tarihinde bakiye destek zarar talebi ile açıldığı,
Sayın Mahkemece verilen görev ile,
• TRH yaşam tablosunun uygulanması,
• Rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve ıskontoya tabi tutulmadan somut olarak,
• Rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl % 10 oranında artırılmak ve % 10 iskonto edilmek suretiyle
• Dava konusu trafik kazasının oluşumunda araç sürücüsünün tam kusuru olabileceği dikkate alınması ile lakin Sayın Mahkemenin aksi kanaati halinde belirlenen tazminatın bu kusur oranı ile çarpılması ile tazminat belirleneceğinin beyanı ile
• Davacılar desteğinin geliri asgari ücret kabul edilerek lakin Sayın Mahkemenin aksi kanaati halinde belirlenen yeni gelirin aktif dönemdeki asgari ücrete oranlanması ve aktif dönemi için bu bedel ile çarpılması suretiyle tazminat belirleneceğinin,
• Pasif döneminde AGİ hariç asgari ücret kullanıldığı,
• Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre 60 yaşına kadar aktif devre kabul edilmekte olup 60 yaş tamamladıktan sonra pasif devre zarar hesaplanması gerektiği gözetilerek,
• Davacılar desteğinin kaza tarihinde gerçekleşen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında vefatından dolayı mahrum kaldığı DYK tazminat alacağı, dava açılmadan önce SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödeme olmadığı
• Ancak başvuru sonucunda...Sigorta AŞ tarafından 05.04.2018 tarihinde toplam yapılan 134.116,00 TL sı ödemenin Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda yeterliliğinin denetlenmesi bakımından ödeme tarihine göre hesaplanması ve
• Sayın Mahkemece yeterli bulunmaması halinde güncellenerek rapor tarihinde yapılan hesaptan mahsup edilmesi ile
ÖDEME TARİHİ 2018 yılı itibariyle hesap edilen destek zarar miktarı şöyledir.
EŞ ...in
Bilinen Aktif Dönem 13.192,60
Bilinmeyen Aktif Dönem 28.567,60
Bilinmeyen Pasif Dönem 147.231,09
ASGARİ ÜCRETE GÖRE 188.991,29
Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedel 134.116,00
EKSİK ÖDEMENİN 54.875,29
olduğunun söylenebileceği, Sayın Mahkemece de eksik ödemenin olduğu kabul edilirse
İŞ BU RAPOR TARİHİNE GÖRE, hesap edilen destek zararlarının,
EŞ ...in
Bilinen Aktif Dönem 55.224,60
Bilinmeyen Pasif Dönem 259.531,45
ASGARİ ÜCRETE GÖRE 314.756,05
Hesap edildiği, ANCAK SİGORTA ŞİRKETİ yukarıda da bahis edildiği üzere 134.000 TL sı ödeme yapmış olup , ödenen bu bedel ödeme tarihinden itibaren davacı tarafından kullanılmakla, rapor tarihi itibariyle % 9 yıllık yasal faiz oranı ile nemalandırılarak toplamı ile güncellenecek ve hesap edilen işbu destek zararından mahsup edilmesi gerekeceği,
Ödeme tarihi 05.04.2018 ile rapor tarihi 21.09.2021 arası 1265 gün olup, 134.116.-TL sının % 9 oranından nemalanması 41.883,17 Tl olup, MAHSUP EDİLECEK BEDEL = 134.116 + 41.883,17 = 175.949,17 TL sı olduğu,
BU HALDE
ASGARİ ÜCRETE GÖRE DESTEK ZARARI 314.756,05
Ödenen bedelin güncel değerinin mahsubu 175.949,17
DAVACININ BAKİYE DESTEK ZARARI 138.806,88 TL
Hesap edildiği,
ANCAK, kaza tarihinde ölüm için verilen güvence üst limitinin 330.000,00.-TL sı olduğu ve sigorta şirketinin 134.116 TL ödemiş olması nedeniyle BAKİYE GÜVENCE LİMİTİNİN 195.884.-TL sı olduğu, bakiye tespit edilen 138.806,88 Tl sınında iş bu miktarın içinde kaldığı
Hususlarında yapılan tespitleri içerir rapor, hukuki değerlendirme ve son karar sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 05/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemece KÖK ve EK RAPORDA verilen görev ile,
• TRH yaşam tablosunun uygulanması,
• Rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve ıskontoya tabi tutulmadan somut olarak,
• Rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl % 10 oranında artırılmak ve % 10 iskonto edilmek suretiyle
• Dava konusu trafik kazasının oluşumunda araç sürücüsünün tam kusuru olabileceği dikkate alınması ile lakin Sayın Mahkemenin aksi kanaati halinde belirlenen tazminatın bu kusur oranı ile çarpılması ile tazminat belirleneceğinin beyanı ile
• Davacılar desteğinin geliri asgari ücret kabul edilerek lakin Sayın Mahkemenin aksi kanaati halinde belirlenen yeni gelirin aktif dönemdeki asgari ücrete oranlanması ve aktif dönemi için bu bedel ile çarpılması suretiyle tazminat belirleneceğinin,
• Pasif döneminde AGİ hariç asgari ücret kullanıldığı,
• Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre 60 yaşına kadar aktif devre kabul edilmekte olup 60 yaş tamamladıktan sonra pasif devre zarar hesaplanması gerektiği gözetilerek,
• Davacılar desteğinin kaza tarihinde gerçekleşen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında vefatından dolayı mahrum kaldığı DYK tazminat alacağı, dava açılmadan önce SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödeme olmadığı
• Ancak başvuru sonucunda...Sigorta AŞ tarafından 05.04.2018 tarihinde toplam yapılan 134.116,00 TL sı ödemenin Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda yeterliliğinin denetlenmesi bakımından ödeme tarihine göre hesaplanması ve
• Sayın Mahkemece yeterli bulunmaması halinde güncellenerek rapor tarihinde yapılan hesaptan mahsup edilmesi ile
ÖDEME TARİHİ 2018 yılı itibariyle hesap edilen destek zarar miktarı şöyledir.
EŞ ...in
Bilinen Aktif Dönem 13.192,60
Bilinmeyen Aktif Dönem 28.567,60
Bilinmeyen Pasif Dönem 147.231,09
ASGARİ ÜCRETE GÖRE 188.991,29
Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedel 134.116,00
EKSİK ÖDEMENİN 54.875,29
Olduğunun söylenebileceği, Sayın Mahkemece de eksik ödemenin olduğu kabul edilirse
İŞ BU RAPOR TARİHİNE GÖRE, hesap edilen destek zararlarının,
EŞ...için
Bilinen Aktif Dönem 84.922,87
Bilinmeyen Aktif Dönem 00,00
Bilinmeyen Pasif Dönem 525.475,94
ASGARİ ÜCRETE GÖRE 610.398,90.-TL
Hesap edildiği, ANCAK SİGORTA ŞİRKETİ yukarıda da bahis edildiği üzere 134.000 TL sı ödeme yapmış olup , ödenen bu bedel ödeme tarihinden itibaren davacı tarafından kullanılmakla, rapor tarihi itibariyle % 9 yıllık yasal faiz oranı ile nemalandırılarak toplamı ile güncellenecek ve hesap edilen işbu destek zararından mahsup edilmesi gerekeceği,
Ödeme tarihi 05.04.2018 ile rapor tarihi 05.10.2022 arası 1644 gün olup, 134.116.-TL sının % 9 oranından nemalanması 55.121,67.-TL olup, MAHSUP EDİLECEK BEDEL = 134.116 + 55.121,67 = 189.237,67 TL olduğu,
BU HALDE
ASGARİ ÜCRETE GÖRE DESTEK ZARARI 610.398,90
Ödenen bedelin güncel değerinin mahsubu 189.237,67
DAVACININ BAKİYE DESTEK ZARARI 421.161,22 TL
Hesap edildiği,
ANCAK, kaza tarihinde ölüm için verilen güvence üst limitinin 330.000,00.-TL sı olduğu ve sigorta şirketinin 134.116 TL ödemiş olması nedeniyle BAKİYE GÜVENCE LİMİTİNİN 195.884.-TL sı olduğu, bakiye tespit edilen 138.806,88 Tl sınında iş bu miktarın içinde kaldığı
Hususlarında yapılan tespitleri içerir rapor, hukuki değerlendirme ve son karar sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Dosya içindeki evraklardan 07.08.2017 tarihinde, dava dışı ... ‘ ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile tek taraflı yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meyedna geldiği ve bu kazada araç içinde yolcu olarak bulunan davacılar murisi...’ın vefat ettiği İş bu kazanın meydana gelmesi olayında dosyada mevcut ve Sayın Mahkeme tarafından işaret edilen aynı kaza ile ilgili ilgili olarak açılan İzmir... ATM ... Esas sayılı dosyasında alınan 05.06.2020 tarihli kusur raporuna göre
• Kazanın oluşumunda Müteveffa sürücü ...’ın % 80
• Yol bakım sorumlusu kuruluşun % 20 oranında kusurlu olduğu tespiti yapıldığı,
Tarafımdan hesaplamada sürücünün tam kusurlu olduğu durumuna göre çalışılmış olup, • % 80 ve % 20 kusura göre ayrı ayrı zarar miktarlarının gösterildiği
Kazada vefat eden...’ ın
• Vefat tarihinde evli 2 çocuklu olduğu
• Çocukları...’ ın 22 yaş ve...’ nun 30 yaşında olmakla destek alma sürelerini geçmiş oldukları,
• Bu halde dosyadaki evraklara göre destek alabilecek eşi davacı ... kaldığı, Kaza sırasında ... plakalı aracın,
• Davalı... Sigorta AŞ tarafından ... numaralı poliçe ile 06.10.2016 – 2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminatları altına alındığı,
• Davalı sigorta şirketi tarafından meydana gelen kazada davacı ...’ın destekten yoksun kalma zararının teminat içinde kaldığı kabul edilerek 05.04.2018 tarihinde 134.116,00 TL sı ödeme yapıldığı
• Kaza tarihinde ödenebilir teminat limiti 330.000 TL olup, ödenen 134.116,00 TL sının mahsubu ile bakiye ödenebilir limitin ancak 195.884,00.-TL sı olabileceği,
• Davacı tarafından eldeki davanın 23.07.2019 tarihinde bakiye destek zarar talebi ile açıldığı,
Sayın Mahkemece KÖK ve EK RAPORDA verilen görev ile,
• TRH yaşam tablosunun uygulanması,
• Rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve ıskontoya tabi tutulmadan somut olarak,
• Rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl % 10 oranında artırılmak ve % 10 iskonto edilmek suretiyle
• Davacılar desteğinin geliri asgari ücret kabul edilerek lakin Sayın Mahkemenin aksi kanaati halinde belirlenen yeni gelirin aktif dönemdeki asgari ücrete oranlanması ve aktif dönemi için bu bedel ile çarpılması suretiyle tazminat belirleneceğinin,
• Pasif döneminde AGİ hariç asgari ücret kullanıldığı,
• Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre 60 yaşına kadar aktif devre kabul edilmekte olup 60 yaş tamamladıktan sonra pasif devre zarar hesaplanması gerektiği gözetilerek,
• Davacılar desteğinin kaza tarihinde gerçekleşen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında vefatından dolayı mahrum kaldığı DYK tazminat alacağı, dava açılmadan önce SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödeme olmadığı
• Ancak başvuru sonucunda...Sigorta AŞ tarafından 05.04.2018 tarihinde toplam yapılan 134.116,00 TL sı ödemenin Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda yeterliliğinin denetlenmesi bakımından ödeme tarihine göre hesaplanması ve
• Sayın Mahkemece yeterli bulunmaması halinde güncellenerek rapor tarihinde yapılan hesaptan mahsup edilmesi ile
ÖDEME TARİHİ 2018 yılı itibariyle hesap edilen destek zarar miktarı şöyledir.
EŞ ...in
Bilinen Aktif Dönem 13.192,60
Bilinmeyen Aktif Dönem 28.567,60
Bilinmeyen Pasif Dönem 147.231,09
ASGARİ ÜCRETE GÖRE 188.991,29
Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedel 134.116,00
EKSİK ÖDEMENİN 54.875,29
Olduğunun söylenebileceği, Sayın Mahkemece, sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin yetersiz olduğunun kabulü halinde
İŞ BU RAPOR TARİHİNE GÖRE, hesap edilen destek zararlarının,
EŞ ...in
Bilinen Aktif Dönem 249.265,93
Bilinmeyen Aktif Dönem 00,00
Bilinmeyen Pasif Dönem 1.436.679,14
ASGARİ ÜCRETE GÖRE 1.685.945,07.-TL
Hesap edildiği, ANCAK SİGORTA ŞİRKETİ yukarıda da bahis edildiği üzere 134.000 TL sı ödeme yapmış olup , ödenen bu bedel ödeme tarihinden itibaren davacı tarafından kullanılmakla, rapor tarihi itibariyle % 9 yıllık yasal faiz oranı ile nemalandırılarak toplamı ile güncellenecek ve hesap edilen işbu destek zararından mahsup edilmesi gerekeceği,
Ödeme tarihi 05.04.2018 ile rapor tarihi 27.02.2024 arası 2154 gün olup, 134.116.-TL sının % 9 oranından nemalanması 72.221,47.-TL olup, MAHSUP EDİLECEK BEDEL = 134.116 + 72.221,47 = 236.337,47 TL sı olup
BU HALDE
ASGARİ ÜCRETE GÖRE DESTEK ZARARI 1.685.945,07
Ödenen bedelin güncel değerinin mahsubu 236.337,47
DAVACININ BAKİYE DESTEK ZARARI 1.479.607,60 TL
Hesap edildiği,
... Sigorta AŞ nin sigortalısı aracın
Sürücüsünün %80 kusuruna isabet eden = 1.479.607,60.-TL *% 80 = 1.183.686,08.-TL sı ise de sigorta şirketi bakımından ödenebilir teminat limiti, 195.884,00.-TL sını geçemeyeceği,
Yol bakım sorumlusu Kuruluşun
% 20 kusuruna isabet eden = 1.479.607,60.-TL * % 20 = 295.921,52.-TL sı olduğu
Hususlarında yapılan tespitleri içerir rapor, hukuki değerlendirme ve son karar sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava trafik kazası sonucu desteğin vefatı nedenine bağlı olarak destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepli tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, kazanın gerçekleşmesinde yolun yapım ve onarımından sorumlu kurum ve kuruluşların kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı Konya Büyükşehir Belediyesi'nin yolun yapım ve onarımından sorumlu olup olmadığı, davacıların desteği...'ın vefatı nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
3-Mahkememizce dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza yargılaması dosyası, kaza tutanakları, nüfus kaydı ve delil olarak dayanılan diğer bilgi ve belgeler dosya arasına alınmıştır.
4-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
5-Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6-Sigortacının sorumluluğu ise, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
7-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Yine TBK'nın 53. Maddesinde ölüme bağlı zararlar sayılmış olup "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." zararlar arasında gösterilmiştir.
8-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
9-Tarafların sorumluluklarının tespiti için öncelikle kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kazanın gerçekleştirilmesindeki kusur durumlarına ilişkin olarak kaza mahallinde talimat mahkemesi yoluyla keşif yapılmış, keşif sonucu düzenlenen15/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde müteveffa sürücü ...'ın kural ihlalinin etken olduğu, kazaya etki eden başkaca bir kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava konusu kaza ile ilgili olarak İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyasına sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 09/03/2020 tarihli raporunda da mahkememize sunulan raporda olduğu gibi kazanın araç sürücüsü ...'ın asli ve %100 kusuruyla kazanın meydana geldiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Aynı kazadan dolayı açılmış bulunan İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında Karayolları Fen Heyeti üyelerinden teşekkül ettirilen bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/10/2021 tarihli heyet raporunda ise dava konusu kazanın gerçekleşmesinde müteveffa sürücünün %80 oranında, yolun yapım ve onarımından sorumlu idarenin ise %20 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Yine İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasına sunulan İTÜ Trafik kürsüsü öğretim üyeleri ..., ... ve ...'ın 05/06/2022 tarihli heyet raporunda, yolun durumu ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında kazanın oluşunda, kaza yerinde yolun sathındaki kısmen gevşemiş mıcırin etkili olduğu görüşü oluştuğu, gerçekten mevcut yol sathi fotoğraflarından da görüleceği şekilde yol üzerinde araçların oluşturduğu iki teker izi dışında, ortada ve kenarlarda gevşek mıcırlar olduğu ve her hangi bir aracın iki teker izinin dışına çıkması durumunda sağ veya sol tekerlerin bu mıcır birikintisinin içine gireceği ve muhtemelen (eğer hız da yüksek ise) aracın hakimiyetinde zorlanacağının anlaşıldığı, bu bakımdan kazanın oluşunda sürücü ...'ın aracını taşıt özelliklerin ve yol durumunun gerektirdiğinin üstünde bir hızla sürmüş olmasının büyük rolü olduğu, müteveffa sürücünün yolun sürekli gevşek micir tabakası ile kaplı olduğunu değerlendirerek aracını minimum hızda kullanması gerekirken bunu yapmadığı, genelde yol üzerinde beliren ani değişiklikler (ani ıslaklık. don. çamur. yerel olarak biriken micir vb )bazen kazaya yol açabildiği, burada ise yol sathı üzerindeki mıcır birikimin yerel değil. uzunca bir yol kısmı içinde sürekli olduğu, bu bakımdan sürücün bu durumu görünce hemen hızını gerekirse çok düşük seviyelere düşürerek gerekli emniyetli sürüş şartını oluşturması gerekirken bunu yapmamasının kazaya etken olduğu, aracın yoldan çıktıktan sonra ancak 50 metre kadar gittikten sonra takla atarak durmasından da bu durumun anlaşıldığı, müteveffa sürücü ...'ın kazanın oluşmasında %80 kusurlu olduğu, mıcır kaplı yol yapımının nispeten daha hızlı ve ucuz gerçekleştirildiği için yükü yüksek olmayan yol kısımlarında tercih edilebildiği, ancak bu tür yapımda, yapım sırasında asfalta tam yapışmayan mıcırların mutlaka daha sonra dikkatle süpürülerek temizlenmesi ve bu işlemin kullanım sırasında gevşeyen mıcırlar için de zaman zaman yapılması gerektiği, bunun da sorumluluğunun yolun yapımından ve bakımından sorumlu olan kuruluşlarda olduğu, belediye sınırları içinde bu kurulusların ilgili belediyeler olduğu, yol bakımından sorumlu kuruluşun kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş sunulduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre her ne kadar mahkememizce alınan kusur raporunda dava dışı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, aynı kazaya ilişkin yürütülen İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan Karayolları Fen Heyeti raporu ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporlarında ittifakla kazanın gerçekleşmesinde yolun bakım ve onarımından sorumlu idareye %20 oranında kusur verildiği, bu haliyle dosya kapsamına göre kaza sonrası çekilmiş olay yeri görüntülerinde kazanın gerçekleştiği yolun yeni bakım gördüğü ve asfalta yapışmayan ve kontrol hakimiyetini zorlaştıran mıcırların döküldüğü ancak buna karşı sürücüleri uyaran herhangi bir uyarı veya işaret bulunmadığı, bu haliyle yolun bakımından sorumlu olan idarenin %20 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilerek dava konusu kazanın gerçekleşmesinde dava dışı araç sürücüsü ... %80 oranında, yolun bakımından sorumlu idarenin ise %20 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiştir.
Davacılar tarafından davalı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya konu kazanın meydana geldiği yolun bakım ve işletilmesinden sorumlu kuruluş olduğu ve kazanın meydana gelmesinde bu kurumun kusur ve sorumluluğunun bulunduğu iddiası ile bu davalıya husumet yöneltilmiş ve bu davalıdan maddi ve manevi tazminat talep edilmiş ise de, dosya kapsamında toplanan belge ve delillere göre, kazanın meydana geldiği yolun köy ile köyü birbirine bağlayan yayla yolu olduğu, 6360 sayılı yasa ile Konya ilinin il sınırlarının büyükşehir belediye sınırları olarak belirlenmesi ile köylerin tüzel kişiliğini kaybettiği, mahalle statüsü kazandığı, mahkememizce Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü, Hüyük Belediye Başkanlığı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yazılan müzekkerelere göre dava konusu yolun Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olmadığı, her ne kadar cevabı yazılarda Hüyük Belediyesi söz konusu yolun bakım ve işletmesinden Konya Büyükşehir Belediyesinin, Konya Büyükşehir Belediyesi ise Hüyük Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu bildirmiş ise de dava konusu yolun köyleri birbirine bağlayan yayla yolu niteliğinde olduğuna ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun 7/1-g maddesi uyarınca ilçe belediyesi olan Hüyük Belediyesinin sorumluluk alanında olduğu gözetilerek davalı Konya Büyükşehir Belediyesi'ne kusur izafe edilemeyeceği değerlendirildiğinden bu davalı yönünden açılan davaların reddine karar verilmiştir.
10-Kusur tespiti sonrası davacının maddi tazminat talebinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı ..., dava konusu kaza nedeniyle eşi...'ı kaybetmiş ve desteğinden yoksun kalmıştır. Davacı ile müteveffa kaza tarihinde evli olup eşin, sağ kalan eşe destek olacağı yönündeki karinenin aksini ispatlar bir delil davalı taraflarca sunulmadığından bakiye yaşam süresine göre destek hesabı yapılması hususunda rapor alınmış, dosyaya sunulan 21/09/2021 tarihli aktüerya raporuna göre davacının kaza nedeniyle 314.756,05-TL zararı oluştuğu, dava öncesi ödenen bedel olan 134.116,00-TL ödemenin güncellenmesiyle 175.949,17-TL değer ulaştığı, bunun mahsubu ile davacının bakiye zararının 138.806,88-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce kusur dağılımı belirlenmesinden sonra güncel verilere göre yeniden hesaplama yapılması hususunda ek rapor alınmış, aktüerya bilirkişisi tarafından sunulan 27/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının asgari ücret düzeyindeki gelir durumuna göre destek zararının 1.685.945,07-TL olduğu, dava öncesi yapılan ödemenin güncellenmiş halinin 236.337,47-TL olduğu, davacının bakiye zararının 1.479.607,60-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava öncesi davacı ... ile davalı... Sigorta A.Ş. Arasında 27/12/2017 tarihinde ibraname düzenlenmiş ise de dosyaya sunulan 21/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalarda, ödeme tarihindeki asgari ücrete göre davacının destek zararı 188.991,29-TL olduğu, davacıya yapılan ödemenin ise 134.116,29-TL olduğu, ödeme ile zarar arasında 50.000,00-TL'nin üzerinde bir fark bulunduğu, toplam zararın %30'u seviyesinde eksik yapılan ödemeden dolayı ibranamenin geçerlilik koşullarının bulunmadığı gözetilerek davacının bakiye zararını sigorta şirketinden talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Mahkememizce taleple bağlı kalınarak bakiye poliçe limiti olan 195.884,00-TL'nin daha azı miktarda tespit edilen talep miktarı 138.806,88-TL üzerinden, davalı sigorta şirketinin %80 kusuruna istinaden zararın diğer kusur sorumlularıyla birlikte tümünden müteselsil sorumlu olduğu gözetilerek kusur indirimi uygulanmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş, tazminat miktarına daha önce sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme sonucu düzenlenen ibraname tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
11-Hatır taşıması indirimi uygulanıp uygulanmayacağı yönünde yapılan değerlendirmede, davacıların desteği, kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunmakla birlikte hatır taşıması bir defi niteliğinde olup mahkememizce resen gözetilmesi mümkün değildir. Davalı sigorta şirketi tarafından hatır taşımasına yönelik bir savunma cevap dilekçesinde sunulmadığından hatır taşıması indirimi şartlarının oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilmemiş ve herhangi bir indirim uygulanmamıştır.
Müterafik kusur yönünden kusurun varlığı halinde indirim resen gerçekleştirilecek ise de, kaza tespit tutanağı ve soruşturma evrakına göre müteveffanın emniyet kemeri kullanıp kullanmadığına dair bir tespit bulunmadığı, zararın artmasına yönelik müterafik kusur bulunduğuna dair başkaca bir delil gösterilmediği dikkate alınarak müterafik kusur yönünden herhangi bir indirim uygulanmamıştır.
12-Davacının manevi tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede; davacılar tarafından manevi zararların tazmininin Konya Büyükşehir Belediyesi'nden talep edildiği, ancak yukarıda açıklandığı üzere kazanın gerçekleştiği yolun köyler arasında mevcut olan ve ilçe belediyesinin sorumluluk sınırlarında kalan bir yol olması nedeniyle Konya Büyükşehir Belediyesi'nin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ...'ın maddi tazminat davasının ... Sigorta A.Ş. yönünden KABULÜ İLE, bakiye poliçe limiti 195.884,00-TL sorumluluk sınırını aşmamak üzere 138.806,88-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı... Sigorta A.Ş.'den 26/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacıların Konya Büyükşehir Belediyesi aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.481,89-TL harçtan peşin olarak alınan 208,35-TL ile 2.356,30-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.917,24‬-TL karar ve ilam harcının davalı...Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı... yararına takdir edilen 22.209,10-TL vekalet ücretinin davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nden alınıp davacı ...'a verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı Konya Büyükşehir Belediyesine verilmesine,
6-Davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı Konya Büyükşehir Belediyesine verilmesine,
7-Davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı Konya Büyükşehir Belediyesine verilmesine,
8-Davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı Konya Büyükşehir Belediyesine verilmesine,
9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 208,35-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 2.356,30-TL toplamı 2.564,65‬-TL harcın davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacılara verilmesine,
10-Davacı tarafça sarf edilen 44,40-TL başvuru harcı, 384,90-TL keşif harcı, 150,00-TL keşif araç ücreti, 823,58‬-TL posta ve tebligat ücreti, 2.100,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.502,88‬-TL yargılama giderinin davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacılara verilmesine,
11-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır