WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İZMIR BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/831
KARAR NO : 2024/598

DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatif ile dava dışı ----- arasında davalı kooperatife ait “ ----- mumaralarında kayıtlı taşınmaz hakkında ---- Noterliği'nin 20.06.2017 tarih ve ----- yevmiye numaralı Taşınmaz Satış vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Akdedildiğini, daha sonra ----Noterliğinin 27.02.2020 tarih ve ----- yevmiye numaralı tadil sözleşmesi akdedildiği, buna karşın dava dışı firma tarafından verilen taahütlerin yerine getirilmediğini, sözleşmeye aykırı ayıplı işler bulunduğunu, davalı kooperatifin bu hususta dava dışı firmaya bir yaptırımda bulunmadığı, sözleşmeye aykırılıkları takip etmemiş olduğunu, yasal işlemleri başlatmamış olması nedeniyle kooperatifin üyesi olan davacıya karşı sorumluluğu bulunduğundan tazminat ödemesi gerektiğini, Yargıtayın bu yönde emsal kararları bulunduğunu, davalının inşaatın teslim edilmemesi ve geç tesliminden dolayı davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, davacının 18.06.2022 tarihindeki genel kurulda 6.maddede dile getirilen yükleniciye dava açılması isteğinin kabul görmediği, bu hususta dava dışı yüklenicinin korunmaya çalışıldığını, dairelerini teslim aldığını ve kira getirisi sağlamaya başlamış olan kooperatif üyelerinin davadan kaçınma isteğinin bu duruma sebep olduğunu, bu nedenlerle davalı dışı firmanın daireleri teslim etmeyi taahhüt ettiği tarihten dava tarihine kadar geçen süreçte müvekkile düşecek dairelerin teslim edilmemesi nedeniyle kira kazanç kaybının bulunduğu bu miktarın hesap edilerek ödenmesi gerektiğini, davalının eksik ve ayıplı işler nedeniyle müvekkilin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, kooperatif genel kurul kararı gereği dairlerin paylaşımı için kura çekildiği ve çekilen kurada müvekkile düşen 4 dairenin teslim edilmediğini, gerek daire içerisinde gerekse ortak alanlarda bir çok eksiklik bulunduğunu, pek çok yerden su akmakta olduğu bilhassa otoparkın su içinde kaldığı bu nedenle dairelerin değerinin azaldığını, davalının bu nedenle tazminat ödemesi gerektiği, davalı kooperatifin sözleşmeye aykırı ve ortaklar aleyhine aldığı kararlar nedeniyle davacının zarara uğradığını, dava dışı yükleniciden toplam 250.000 TL olan alacağını almakla birlikte geriye kalan 50.000TL alacağını almadığını, bu tutarın davalı yanca adeta yükleniciye hibe edilmiş olduğu müvekkilin söz konusu bedelin tahsilini istemesine karşın takibin hala yapılmadığını, kooperatifin yükleniciye bu gerekçeyle dava açmak yerine bu işlerin ve ödemelerin yapılması için üyelerinden para toplamış olduğu, müvekkilin kendisinden istenen 24.000TL'yi ödemek zorunda kalmış olduğu, bu haksız toplanan bedelin de davacıya iadesi gerektiğini, kooperatifin defter ve kayıtlarının davacının adresinde muhafaza edilmesi ve bu yerin fiili kullanımı nedeniyle ecrimisil taleplerinin bulunduğunu, kooperatif genel kurulunda defterlerin davacıya ait dairede muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı, davacıya buna karşılık bir ödeme yapılacağının belirtildiği, davacının bu bedeli istemesine tağmen ödeme yapılmadığı ve eşyaların kaldırıldığı belirtildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4 adet dairenin teslim edilmemesi ve kira kazanç kaybı yaşanması nedeniyle şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile bilirlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının eksik ve ayıplı işler ile sözleşmeye aykırı malzemeler kullanımı nedeniyle uğradığı zarar için şimdilik 10.000TL'nin dava tarihinden işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilden haksız olarak iskan işlemleri harç ve masraflar için alınan 24.000TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının dairesinin kullanılması nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1995 yılından 18.06.2022 tarihine kadar davalı kooperatifin başkanlığını yaptığını, dava dilekçesinde belirtilen zararların müsebbibi olduğunu, yüklenici sözleşmesi uyarınca A ve B olmak üzere her birinde 40 dairenin bulunduğu iki blok inşa edileceğini, ruhsatın belediye tarafından verildikten sonra 30 ay içerisinde tamamlayıp mal sahiplerine teslim edeceğini, mücbir sebeplerin varlığı halinde gecikmelerin inşaat süresinden sayılmayıp inşaat süresinin üzerine ekleneceğini, bunun yanında yüklenicinin kooperatife de 250.000 TL ödeyeceğini ve bu bedelin 10 kooperatif üyesi arasında paylaştırılacağını, bunların yanında kooperatifin yükleniciye 50 m2 arsa devredeceğini, inşaatın geç teslim edilmesinden bu dönemde kooperatif başkanı olan davacı tarafin asli kusurlu olduğu, inşaat ruhsatının Ekim 2017 de alındığı 2020 ve 2021 yılları içinde yaşanan COVID-19 salgını nedeniyle işlerin sekteye uğradığı, bu dönemde kooperatif başkanı olan davacının inşaatın bitmemesinden dolayı diğer üyelere karşı ihmalterde bulunduğu, iskan alınması için hesabına üyelerce gönderilen paraları 6 ay boyunca yükleniciye göndermediğini, iskan alınmaması sebebiyle üyelere ait dairelerde yaşamın 4 ay geç başladığı, kooperatif karar defterinde yer aldığına göre evler ancak iskanın almmasından sonra teslim edilebilecekken davacı evlerin bu bakımdan geç teslim edilmesine sebep olduğunu, esasında inşaatın yapımı için gerekli olan süre belediyeden inşaatın yapımı için gerekli olan ruhsatın alınmasından sonra başlayacağı, söz konusu ruhsatın Ekim 2017 de alındığını ve 30 aylık sürenin bu tarihten başlayacağın, evlerin ise 31.10.2020 tarihinde kura çekimi neticesinde Aralık 2020 tarihinde taraflara teslim edildiğini, evlerin teslim alınmasına ilişkin ----Noterliği 19.12.2020 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile evleri 10 gün içerisinde teslim almaları hususu yüklenici tarafından ihtar edildiğini, bu bakımdan herhangi bir gecikmenin esasında mevcut olmadığını, dönemin başkanı davacının evler için çekilen kurayı beğenmediğini, yönetici olduğu için kendisine imtiyaz tanınarak dilediği dairenin kendisine verilmesini diğer üyelerden istediğini, bunu kabul etmeyen üyelere 40 dairenin tamammın satılarak parasını paylaştırılmasını talep ettiğini, taleplerinin kabul görmediğini, davacının inşaatın durma noktasında adımlar atarak sürekli kendi menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğinden 18.06.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında ibra edilmediği ve yönetim kurulu başkanlığı görevinin sona erdiğini, başkan olduğu sürede evlerin iskanın alınması için gereken 150.000 TI. üyeler tarafından davacının hesabına Mayıs 2021 içerisinde gönderilmesine rağmen kendisi bunu yükleniciye göndermeyip 5-6 ay kadar kişisel ihtiyaçları doğrultusunda kullanıp, görevi ihmal suçu meydana getirdiğini, bu sebeple diğer üyeler tarafından zamanında ödenen ve 15.000TL olan iskan bedeli, paranın eski başkanın hesabında tutulmasından kaynaklanan zarar sebebiyle 24.000TL olacak şekilde yükleniciye ödendiğini, kendi kusurundan kaynaklanan bir olaydan hak elde etmeye çalıştığı, davacının yönetici olduğu dönemde üstüne düşen ödevleri yapmayarak inşaatın durmasına sebep olduğu, davacının yükleniciyi bir takım zararlara uğratmasının neticesinde kendi imzası ile kooperatifin 50.000TL'lik alacağından vazgeçtiğine ilişkin bir tutanak tutmuş, bizzat kendisi sorumlu iken bu hususta dava açtığını, kira kaybı konusunda kuraların 31.10.2020 tarihinde çekildiği Aralık 2020 iarihinde taraflara teslim edildiğini, Aralık 2020 tarihinde yükleniciye ait blokta yaşamın başladığı , kooperatife ait blokta ancak Mart 2021 gibi dairelerde yaşamın başlayabildiğini, bunun sebebi ise dairelere iskan alınabilmesi adına doğalgaz aboneliği başvurunun yapılmaması olduğu, eski başkanın üzerine düşen bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek kooperatife ait blokta yaşamın 4 ay kadar geç başlamasına sebebiyet vermiş ve kendi dışında diğer 9 üyeye kasten zarar verdiği, kendisinin halen daireleri teslim almamakta ve siteye ödenmesi gereken aidatları ödememekte olduğu, inşaatta sözleşme dışı malzeme kullanımı nedeniyle daire değerlerinin düştüğü iddiasında ise her ne kadar sözleşme konusu malzemeler kullanılmamış olsa bile sözleşme dışı kullanılan malzemeler konusunda kooperatif üyelerince imza altına alınmış tutanaklar bulunmakta olduğunu, kullanılan malzcmelerin muadil veyahut daha, kaliteli malzemeler olduğunu, yaşamın başladığı Mart 2021 itibariyle kendisinin başkan olmasına rağmen bu konuda hiçbir hukuki yola başvurmadığı, olanların kendi kusurundan meydana geldiği, ibra edilmeme kararı sonrası işbu davayı açması doğrudan dürüstlük ilkesinin ihlali olduğu, bunun yanında ecrimisil talebinin hukuki bir dayanağı olmadığını, davacının herhangi bir karar olmadan ilgili evrakları rahat çalışabilmek adına kendine ait bir yerde sakladığı, bu hususta kusurlarını hatırlatır ----. Noterliğinin 16.05.2022 tarih ve ----- sayılı ihtarı çekildiği belirtilerek davanın reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ----Tapu Müdürlüğü Müzekkere Cevabı,----.Noterliğinin 26.06/2017 tarih ---- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı inşaat sözleşmesi, ---- Noterliği ile ---- Noterliği'ne Yazılan Müzekkere Cevabı, Bilirkişi Heyet Raporu, Genel Kurul Kararları, Yönetim Kurulu kararları,----- CBS'nin ---- soruşturma sayılı dosyası, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava; Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan Tazminat, Alacak ve Ecrimisil talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce işbu dosyada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen araştırmaya tabi başta dava şartı arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, sıfat ve harç, hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya katılan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Bilindiği üzere 1163 sayılı kooperatifler kanununun 1. maddesine göre; Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve kamu tüzel kişileri ile özel idareler, belediyeler, köyler, cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküllere kooperatif denir. Kooperatiflerin esas amacı; yeterli derecede iktisadi güce sahip olmayan gerçek kişilerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle rasyonel bir şekilde ve ekonomik olarak karşılamak ve temin etmekten ibarettir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 59/3. Maddesinde ise; “ Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur “, 62/3. fıkrada ise, “ Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları , kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar “ hükmüne yer verilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98.maddesine göre "Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümler uygulanır." atfıyla 6102 sayılı TTK'nin 553/1 maddesine bakıldığında da " Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur." kuralı gereğince yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için kusurlu olduklarının zarar iddiasında bulunan tarafından ispat etmesi gerekir. Buna göre, yöneticinin zararın oluşmasına yol açan davranışlarının, yani yöneticilerin faaliyetleri ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağının ortaya konması, yöneticilerin oluşan zarardan sorumlu olduklarının anlaşılması halinde sorumlu tutuldukları miktarın tespit edilmesi gerekir. Buna göre ispat yükü davacı üzerinde olup davacının zararını, davalının /yöneticilerin kusurlu olduğunu ve zarar ile kusur arasındaki illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunun 49, 60 ve 61. madde hükümleri ile yukarıda anılan maddeler birlikte değerlendirildiğinde, yöneticilerin ve temsile yetkili şahısların zarar doğuran eyleminden dolayı yöneticiler ve kooperatif müteselsilen sorumludurlar. Bu nedenle, ortakların yöneticilere karşı sorumluluk davası açmasının yanı sıra ortakların kooperatife ve / veya yöneticilere karşı tazminat davası açma hakları da bulunmaktadır.Yukarıda anlan yasal düzenlemeler ,yapılan yargılama ve toplanan deliler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, davalı kooperatifin ----yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı tarafların kabulünde olup dosya içeriğince de sabittir. Bu sözleşmenin ve buna bağlı sözleşmelerin davalı kooperatif adına davacı ... tarafından imza edildiği de bedihidir. Davacı üye tarafından özde davalı kooperatifin yukarıda sözü geçer sözleşmenin tarafı yüklenici şirket olan -----Şirketinin sözleşme gereğince taahhütlerini zamanında ve tam olarak yeri getirmediği, davalı kooperatifinde işbu firmaya karşı sözleşme gereğince gerekli kararları almadığı, genel kurul kararı gereği dava açılmadığı ve yaptırımları uygulamadığını, inşaatın zamanında bitirilmediğinden konutunun tesliminin de gerçekleşmediğinden bahisle zarara uğradığını ileri sürmek suretiyle bir dizi tazminat ve alacak talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda uyuşmazlığın yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlar kapsamında değerlendirilmesi ve çözülmesi gerekmektedir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösteriler deliller ve davanın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi, belge ve deliller dosyaya kazandırılmıştır. Akabinde öncelikle davanın niteliği gereği uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince davalı kooperatifin ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen alanında yetkin bir SMMM ve bir Kooperatifler Hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişiler ---- tarafından verilen 21/11/2023 tarihli raporda özetle ve mealen ;davacının taleplerinin haksız ve yersiz olduğu yönünde tespit ve görüşlere yer verilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; öncelikle yetkililerin kooperatife ait işleri görmeleri sırasında üçüncü kişilere ve üyelere verdikleri zarardan kooperatifin sorumlu tutulabileceğinden hareketle olay ele alındığında, davacının 18/06/2022 tarihli yapılan olağan genel kurul toplantısında ibra edilmediği, kendisinin inşaat ile ilgili üyelere bilgi verdiği ve bireysel olarak dava açacağının kayda geçtiği halde davanın yüklenici şirket yerine kooperatife karşı açıldığı, davalı kooperatif genel kurulu tarafından davacının ibra edilmemesi üzerine davalı kooperatifin 26/07/2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile başkanlığa ----- seçildiği, işbu davanın buna müteakip 02/11/2022 tarihinde açıldığı, davacının dava konusu ettiği olayların gerçekleşme zamanı ve sırasına göre başta dava dışı şirketle yapılan sözleşme olmak üzere yıllara sari olarak tüm iş ve işlemlerin (1995-2022) bizatihi yöneticisi ve sorumlusu olduğu ve bu açıdan dava tarihi itibarıyla ana sözleşme gereğince sorumluluğunun da devam ettiği tespit edildiğinden olayda Roma hukukunda "Nemo auditur propriam turpitudinem allegans" olarak tabir edilen ve evrensel bir kural olan, iç hukukumuzda da 6098 sayılı TBK'nin 52.maddesinde düzenlenen " hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi nazarında davacının davasının 4721 sayılı TMK'nin 2.maddesindeki dürüstlük kuralına da (hakkın kötüye kullanılması) aykırı olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Mamafih davacının yönetim kurulu başkanı sıfatının kalktığı 18/06/2022 tarihten sonraya yönelik somut ve kabul edilebilir bir iddiası da bulunmadığı gibi yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca genel olarak benimsenen bilirkişi raporu ve dosyada mukim tüm delillerde bakıldığında iddianın ispat da edilemediği değerlendirilmiştir Hasılı kelam, gerek 18/06/2022 tarihli genel kurul tutanağı, gerek işbu dava, gerekse ---- CBS'nin ------ soruşturma sayılı dosyasından da anlaşıldığı yanında mesleki ve hayat tecrübelerinden de maruf olduğu üzere işbu davanın tamamen kooperatif içi çekişmelerin aracı ve amacı olarak ikame edildiği düşünülmekle yukarıda kooperatifin tanımı ve amacına ilişkin yapılan açıklamalar ışığında davanın yersiz ve haksız olduğu sonuç ve kanaatiyle tüm talepler yönünden esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davacı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubuyla bakiye 426,28 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.