T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/63
KARAR NO : 2024/397
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 18/04/2016
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 18/04/2016 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin 27/11/2013 günü saat 12.20 sıralarında ... kavşağında karşıdan karşıya geçerken sürücü dava dışı... 'in idaresindeki davalı ... Sigorta AŞ. tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı ...alı otomobilin kendisine süratle çarptığını, tutulan trafik kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne asli kusur verildiğini, müvekkiline de kusur verildiğini ancak bu kusurun kabulünün mümkün olmadığını, olayla ilgili Afyonkarahisar... ASCM'nin... sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin kaza sonrası Afyon Devlet Hastanesi ve Ödemiş Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, kırıklar sebebiyle uzun süre bakıma muhtaç kaldığını, yapılan tedavilere ve evde aylarca fizik tedavi görmüş olmasına rağmen tam iyileşmediğini, üniversite öğrencisi olan müvekkilinin okul hayatını etkileyen kazanın yaz aylarında mevsimlik işçi olarak çalıştığı için gelirini de etkilediğini, kazaya bağlı yara izlerinin geçmediğini, sabit iz olarak kaldığını, kaza sonrası müvekkilinin efor kaybına da uğradığını, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu, maddi tazminat olarak efor kaybı ve sürekli iş gücü kaybından dolayı 800,00 TL geçici iş göremez kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybından dolayı 100,00 TL tedavi ve iyileşme giderinden dolayı 100,00 TL talep edildiğini, davacının kaza sonrası ortopedik cerrahi operasyon geçirdiği hastanede ve sonrasında evde aylarca istirahat etmek zorunda kaldığını, tedavi için Afyon'dan Kiraz'a Kiraz'dan da Ödemiş Devlet Hastanesi'ne defalarca taksi kullanıldığını, aylarca özel fizik tedavi gördüğünü, bu giderlerin çoğunun belgelendirilemediğini, bu harcamalardan 600,00 TL lik taksi ücreti vs. belgeli bir kısmının dosyada mevcut olduğunu ancak istenilebilecek tedavi evrakları ile yapılmış ve yapılması muhtamel iyileşme giderleri, yol giderleri tedavi ve iyileşme giderlerinin BK 50/2 uyarınca uzman bilirkişi marifeti ile hesaplattırılıp tazminine karar verilmesinin talep edildiğini belirtmiş, sorumlular hakkında manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası niteliğindeki davada şimdilik 1.000,00 TL 'nin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 17/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde; davacının tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinden 6111 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi düzenlemesi gereği müvekkili sigorta şirketinin değil Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın maluliyet tazminat taleplerinin tespitinde sigortacının sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ancak tazminatın ödenebilmesi için davacının maluliyet oranı ve maluliyet oranına göre zararlarının uzman bilirkişilerce hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, öncelikle tüm delillerin toplanarak dosyanın kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi, davacının maluliyet oranı konusunda Adli Tıp... İhtisas Dairesinden rapor alınması, tazminat hesabının da aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini belirtmiş, 6111 sayılı yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunduğundan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden davanın reddine, kusur tespitinin yapılmasından sonra aktüer sıfatına sahip bilirkişi vasıtasıyla sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 05/11/2019 tarih,... Karar sayılı ilamı ile "...Davanın KISMEN KABULÜ ile, 18.395,66 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Faizin başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,..." dair verilen kararın İstinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi ' nin 28/12/2022 tarih, ... Karar sayılı ilamı ile "...Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı (veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi) üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır (veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır) ve ikinci bilirkişi raporu (veya ek rapor) birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer (itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753) Mahkemece, davacının maluliyetine ilişkin olarak alınan ilk raporda maluliyet oranı %13 ve iyileşme süresi 3 ay olarak tespit edilmiş, davalı bu rapora herhangi bir itirazda bulunmamış, alınan ikinci rapor ise maluliyet oranını %3,3 olarak tespit etmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ilk rapora itiraz etmeyen davalı taraf bakımından bu rapor kesinleşmiş ve davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan mahkemece ilk maluliyet raporu esas alınarak hüküm kurulması yerine daha az maluliyet tespit etmiş olan ikinci rapor esas alınarak hüküm kurulması hatalı olmuş, davacının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüş, davalının istinaf itirazları ise haklı görülmemiştir. 2-Bunun yanı sıra, somut olayda yaralanan davacının kaza tarihinde Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Programında üniversite öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan aktüer ek rapor, davacının ilerde mezun olması halinde öğretmenlik yapacağı ve asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapmıştır. Böyle bir davada davacının zararının belirlenebilmesi için gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Bu sebeple davacının mezun olduğunda mesleğine göre elde edebileceği gelir saptanarak rapor alınması doğru olmuş, bu yöndeki davalı itirazları ise yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalar uyarınca mahkemece yapılacak iş, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereğince alınan ilk maluliyet raporu esas alınarak aktüer bilirkişiden davacının halihazırdaki geliri de tespit edildikten sonra rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya yeniden esasa alınarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 26/09/2023 tarih, ... ile "...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 208.117,31 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Faizin başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,..." dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 27/12/2023 tarih, ... Karar sayılı ilamı ile "...İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka, usule ilişkin kazanılmış hak denir. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir. Bu aşamada asgari ücret ile ilgili olarak gerçek zarar hesabına etkisi nedeniyle açıklamalar yapılması gerekmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesine göre: “İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.” 01/08/2004 tarihli ve 25540 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Asgari Ücret Yönetmeliğinin (Yönetmelik) "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, “Asgari ücret; işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Asgari ücret, tüm çalışanlar için uygulanması zorunlu “taban ücret” tir. Asgari ücretin, işçilerin yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlaması için gerekli olan en az ücreti ifade ettiği ve adil bir ücret elde edilmesi, böylece çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi amacına yönelik olduğu gözetildiğinde asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve bunun altında bir ücretten söz edilemeyeceği, asgari ücretin altında kararlaştırılan ücretlerin ve buna ilişkin sözleşmelerin geçerli olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Kamu düzeni; toplumun temel yapısını ve bireylerin güvenlik, huzur ve sağlık içinde yaşamaları için kamusal yararları koruyan; devletin güvenliğini, düzenini ve bireyler arasındaki ilişkilerde hukuku sağlamaya yarayan kurallar bütününün oluşturduğu hukuk düzenidir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara, 2021 Baskı, Cilt-I, s.636). Kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyecektir. Bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişiklikler de usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunup aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/01/2004 tarihli, 2004/10-24 E., 2004/47 K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir. Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir ( Yargıtay... HD, ... K. ). Somut olayda, mahkemece zarar miktarının tespiti amacıyla alınan 05.08.2017 tarihli aktüer rapor, davacının gelirini asgari ücret üzerinden ve maluliyet oranını ise İzmir ATK Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 14.04.2017 tarihli rapora göre %13 olarak esas alıp hesaplama yapmıştır. Davacı vekili bu rapora, davacının üniversitede tarih öğretmenliği okuduğu, dolayısıyla hesabın asgari ücret üzerinden değil de öğretmen maaşı üzerinden hesap edilmesi gerekeceği sebebiyle itiraz etmiş, davalı ise herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Mahkemece ATK... İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, bu rapora göre davacının maluliyet oranı %3.3 olarak tespit edilmiştir. Bunun üzerine mahkemece alınan 19.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu, anılan ATK raporundaki maluliyet oranı ve davacının fakülteden mezun olup KPSS ile mesleğe atanması şeklinde süreçlere göre en erken 2020 yılında öğretmenliğe başlayabileceği nazara alınarak 2020 yılına kadar asgari ücret, 2020 yılından itibaren ise asgari ücretin 1,93 katı üzerinden maaş alacağı esasına dayalı olarak hesaplama yapmış, bu rapora karşı davacı maluliyetin ilk rapordaki gibi %13 alınması gerektiğini belirterek itiraz etmiş, davalı ise herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Mahkemece 19.12.2019 tarihli ek rapor esas alınarak hüküm kurulmuş, hükmü taraflar istinaf etmiştir. Dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma kararından sonra mahkemece alınan 10.08.2023 tarihli aktüer rapor, davacının gelirini güncel asgari ücret üzerinden ve maluliyet oranı ise %13 üzerinden hesaplamış, mahkemece bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkemece verilen ilk karara yönelik davacı vekilinin maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, kaldırma kararımızın nedeninin sadece maluliyet raporuna ilişkin olduğu anlaşıldığından kaldırma kararından sonra alınan aktüer raporda güncel asgari ücretin esas alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, 14.04.2017 tarihli maluliyet raporunda tespit edilen % 13 maluliyet oranı ile 19.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunun düzenlendiği o tarihte asgari ücrete ilişkin bilinen veriler üzerinden 2020 yılına kadar asgari ücret, 2020 yılından itibaren ise asgari ücretin 1,93 katı üzerinden yeni bir rapor veya ek rapor alındıktan sonra tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya yeniden esasa alınarak yargılamaya devam olunmuştur.
Afyonkarahisar... ASCM'nin ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde; katılanın..., sanığın ..., suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma, suç tarihinin 27/11/2013 olduğu, mahkemece 20/06/2017 tarihinde sanığın sabit olan taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 89/1, 89/2-b , 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, katılanın zararının giderilmemiş olması nedeniyle CMK 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilen cezanın TCK 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, kararın 08/09/2017 tarihinde kesinleştiği, mahkemenin gerekçeli kararında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda katılanın asli kusurlu, sanığın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği belirlenmiştir.
İlk İstinaf ilamı öncesinde davacının tedavi evrakları celb edilerek maluliyet oranının ve iyileşme süresinin belirlenmesine yönelik olarak İzmir ATK Şube Müdürlüğünden rapor istenilmiş, alınan 14/04/2017 tarihli ATK raporunda şahsın 27/11/2013 tarihinde trafik kazası neticesinde meydana gelen elde hipertrofik skara , sol kalça ramus pubis kırığına, sol fibulada iyileşmiş kırığa neden olan arızası neticesinde hastanın yaşına göre meslekte kazanma gücünde azalma oranının %13 olduğu, şahsın yaralanmasının 3 ayda tıbbi şifa bulacağı belirtilmiştir.
İlk İstinaf ilamı öncesi kusur oranı ve talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde makina mühendisi, aktüer ve doktor bilirkişiden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda; 27/11/2013 tarihli trafik kazasının oluşumunda... plakalı ... tipi 1996 model beyaz renkli otomobil sürücüsü ...'in idaresindeki aracı ile seyri sırasında KTK 52.1.a ve b maddesine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda ikinci derecede etken olduğu ve tali %25 oranında kusurlu bulunduğu, yaya ... KTK 68.b-1 maddesi ve Trafik Yönetmeliği 138.b-1 maddesine aykırı davranışı neticesinde kazanın oluşumunda birinci derecede etken olduğu ve asli %75 oranında kusurlu bulunduğu, ...plakalı aracın kaza tarihinde geçerli olan 12/10/2013 - 2014 tarih ve ... sayılı Trafik poliçesini düzenleyen davalı ... Sigortanın %75 kusur indirimi yapıldıktan sonra 24.573,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile SGK tarafından karşılanmayan 622,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.459,25 TL tedavi amaçlı bakım, ulaşım, fizik tedavi gideri, 1.000,00 TL ileride yapılması gerekecek estetik cerrahi vb. gideri olmak üzere toplam 27.656,02 TL maddi tazminattan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olacağı, hesaplanan tazminatın poliçe limiti içinde kaldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
İlk İstinaf ilamı öncesi maluliyet oranı ve iyileşme süresinin belirlenmesine yönelik olarak alınan raporun İzmir Adli Tıp Kurumu ' ndan alındığı ancak raporun İstanbul Adli Tıp Kurumu ' ndan alınması gerektiği belirlendiğinden davacının maluliyet oranı ile iyileşme süresinin belirlenmesine yönelik olarak İstanbul ATK'dan rapor istenilmiş alınan 03/09/2018 tarihli İstanbul ATK raporunda ; ... doğumlu ... 27/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı fibula kırığı arızası nedeniyle 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle grup 1 kabul olunarak E cetveline göre %3.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
İlk İstinaf ilamı öncesi İstanbul ATK'dan alınan rapor gözetilerek kusur oranı ve talep edilecek tazminat miktarının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş, alınan 19/02/2019 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda ; 27/11/2013 tarihli trafik kazasının oluşumunda ... plakalı ... marka ... tipi 1996 model beyaz renkli otomobil sürücüsü...'in idaresindeki aracı ile seyri sırasında KTK 52.1.a ve b maddesine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda ikinci derecede etken olduğu ve tali %25 oranında kusurlu bulunduğu, yaya...n KTK 68.b-1 maddesi ve Trafik Yönetmeliği 138.b-1 maddesine aykırı davranışı neticesinde kazanın oluşumunda birinci derecede etken olduğu ve asli %75 oranında kusurlu bulunduğu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli olan 12/10/2013 - 2014 tarih ve... sayılı Trafik poliçesini düzenleyen davalı ... Sigortanın %75 kusur indirimi yapıldıktan sonra 2019 yılı verileri ile 15.313,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile SGK tarafından karşılanmayan 622,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.459,25 TL tedavi amaçlı bakım, ulaşım, fizik tedavi gideri, 1.000,00 TL ileride yapılması gerekecek estetik cerrahi vb. gideri olmak üzere toplam 18.395,66 TL maddi tazminattan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olacağı hesaplanan tazminatın poliçe limiti içinde kaldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
İlk İstinaf ilamı öncesi bilirkişi raporunun alınmasından sonra davacı tarafça 12/03/2019 tarihli değer arttırım dilekçesi sunulmuş, değer arttırım dilekçesinde talebin 18.395,66 TL 'ye yükseltildiği belirlenmiştir.
İlk İstinaf ilamı doğrultusunda aktüer bilirkişi...'dan ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 25/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı için 2023 yılı verileri ile, %75 kusur indirimi sonrası %13 maluliyet oranı üzerinden 176.242,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; İstinaf Mahkemesi kararı kapsamı dışında kalan 1.459,25 TL tedavi amaçlı bakım, ulaşım, fizik tedavi gideri, 1.000,00 TL ileride yapılması gerekecek estetik cerrahi vb. gideri ile 622,86 TL geçici iş göremezlik
tazminatı dahil edildiğinde toplam 179.324,55 TL maddi tazminat hesaplandığı; hesaplanan tazminatın kaza tarihinde 250.000,00 TL olan poliçe limiti içerisinde kaldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.Aktüer bilirkişiden güncel verilere göre yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 10/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı için 2023 yılı Ocak - Temmuz verileri ile, %75 kusur indirimi sonrası %13 maluliyet oranı üzerinden 205.035,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; İstinaf Mahkemesi kararı kapsamı dışında kalan 1.459,25 TL tedavi amaçlı bakım, ulaşım, fizik tedavi gideri, 1.000,00 TL ileride yapılması gerekecek estetik cerrahi vb. gideri ile 622,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı dahil edildiğinde toplam 208.117,31 TL maddi tazminat hesaplandığı; hesaplanan tazminatın kaza tarihinde 250.000,00 TL olan poliçe limiti içerisinde kaldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.Bilirkişi raporunun alınmasından sonra davacı tarafça 29/08/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş, ıslah dilekçesinde talebin 208.117,31 TL 'ye yükseltildiği belirlenmiştir.
İkinci İstinaf ilamı ve davacı vekilinin itirazları doğrultusunda aktüer bilirkişiden ek rapor istenmiş, alınan 19/03/2024 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda; Mahkemece 20.02.2024 tarihli ara kararı ile yapılan görevlendirme uyarınca:
A) İZMİR BAM ..HD’nin 27.12.2023 tarihli kararında belirlendiği şekilde, 14.04.2017 tarihli maluliyet raporunda tespit edilen % 13 maluliyet oranı ile 19.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunun düzenlendiği o tarihte asgari ücrete ilişkin bilinen veriler üzerinden 2020 yılına kadar asgari ücret, 2020
yılından itibaren ise asgari ücretin 1,93 katı üzerinden TRH 2010 YAŞAM TABLOSU KULLANILARAK VE PROGRESİF RANT YÖNTEMİ İLE, %75 KUSUR İNDİRİMİ SONRASI DAVACI İÇİN 70.722,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; İstinaf Mahkemesi kararı kapsamı dışında kalan 1.459,25 TL tedavi amaçlı bakım, ulaşım, fizik tedavi gideri, 1.000,00 TL ileride yapılması gerekecek estetik cerrahi vb. gideri ile 622,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı dahil edildiğinde toplam 73.804,28 TL maddi tazminat hesaplandığı; (Kök rapor ile sonuç farkının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmasından kaynaklandığı, kök raporda PMF yaşam tablosu kullanıldığı) Hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinde ÖLÜM /SAKATLIK halleri için 250.000,00 TL olan poliçe limiti içerisinde kaldığı; diğer taleplerin yine poliçenin 250.000,00 TL olan TEDAVİ/SAĞLIK GİDERİ teminatı içinde kaldığı;
B) DAVACININ İTİRAZLARI gibi güncel 2024 yılı asgari ücretleri esas alındığında ise,
335.832,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,
Davalının bu bedelden ÖLÜM /SAKATLIK halleri için 250.000,00 TL olan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu; İstinaf Mahkemesi kararı kapsamı dışında kalan 1.459,25 TL tedavi amaçlı bakım, ulaşım, fizik tedavi gideri, 1.000,00 TL ileride yapılması gerekecek estetik cerrahi vb. gideri ile
622,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamının 3.082,11 TL olduğu, Davalının bu bedelden yine poliçenin 250.000,00 TL olan TEDAVİ/SAĞLIK GİDERİ teminatı kapsamında sorumlu olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, 27/11/2013 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığı ve maddi zarara uğradığından bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı, 27/11/2013 tarihinde davalı ...n sevk ve idaresindeki ve davalı ... Sigorta' ya 12/10/2013 - 12/10/2014 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracı ile... yolunda Gazlı Göl istikametinden Afyonkarahisar Merkez istikametine seyir halinde iken ... kavşağına geldiğinde döner ada yanlarında aracının ön kısımları ile yolun sağından rektörlük yolu istikametinden taşıt yolunu kullanarak döner ada istikametine karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya davacı...'e taşıt yolu üzerinde çarptığı ,trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...n idaresindeki aracı ile seyri sırasında KTK 52.1.a ve b maddesine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda ikinci derecede etken olduğu ve tali %25 oranında , davacı yaya ...'ün KTK 68.b-1 maddesi ve Trafik Yönetmeliği 138.b-1 maddesine aykırı davranışı neticesinde kazanın oluşumunda birinci derecede etken olduğu ve asli %75 oranında kusurlu bulunduğu, Mahkememizce, davacının maluliyetine ilişkin olarak alınan ilk raporda maluliyet oranının %13 ve iyileşme süresinin 3 ay olarak tespit edildiği , davalının bu rapora herhangi bir itirazda bulunmadığı , Mahkememizce resen alınan ikinci raporda maluliyet oranının %3,3 olarak tespit edildiği ancak bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan kaza sonucu davacı...' ün meslekte kazanma gücünde % 13 oranında azalma gerçekleşecek ve 3 ayda tıbbi şifa bulacak şekilde yaralandığına ilişkin ilk bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin gerektiği , davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 14.04.2017 tarihli maluliyet raporunda tespit edilen % 13 maluliyet oranı ile 19.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunun düzenlendiği o tarihte asgari ücrete ilişkin bilinen veriler üzerinden 2020 yılına kadar asgari ücret, 2020
yılından itibaren ise asgari ücretin 1,93 katı üzerinden TRH 2010 YAŞAM TABLOSU KULLANILARAK VE PROGRESİF RANT YÖNTEMİ İLE, %75 KUSUR İNDİRİMİ SONRASI DAVACI İÇİN 70.722,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.459,25 TL tedavi amaçlı bakım, ulaşım, fizik tedavi gideri, 1.000,00 TL ileride yapılması gerekecek estetik cerrahi vb. gideri ile
622,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı dahil olmak üzere toplam 73.804,28 TL tutarında olduğunun alınan ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu ile belirlendiği, oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi hükümleri doğrultusunda sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 73.804,28 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 5.041,57-TL harçtan peşin alınan 29,00-TL' ile ıslah sırasında alınan 59,45 TL ve 648,00 TL 'nin mahsubu ile bakiye 4.305,12-TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına,
(Harcın 13.480,04 TL lik bölümü ile ilgili Mahkememizin 26/09/2023 tarihli kararı sonrasında Mahkememiz dosyasının bozmadan önceki esası olan ... Esas sayılı dosya üzerinden 23/11/2023 tarihli Harç Tahsil Müzekkeresi çıkartıldığı anlaşılmakla Harç Tahsil Müzekkeresinin infaz edilip edilmediği kontrol edilerek müzekkerenin infaz edildiği belirlendiğinde fazla alınan 9.174,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalı tarafa iadesine)
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 21.490,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından İstinaf ilamı öncesi yapılan yargılama gideri 4.374,09-TL ile İstinaf sonrası yapılan 4 davetiye gideri 40,00-TL, bilirkişi ücreti 1.250,00-TL olmak üzere toplam 5.664,09-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 2.009,00 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça yatırılan 770,15-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili Av. ...'nin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024
Katip...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!