WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İZMIR 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/619 Esas
KARAR NO : 2024/175
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 01/08/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle : müvekkili şirketin alacağının tahsilini teminen davalı hakkında Bergama İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, 31.07.2022 tarihinde davalının maliki olduğu... plakalı aracın park halinde bulunan sigortalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, iş bu hasar nedeniyle sigortalıya 07.12.2022 tarihinde 22.966,00 TL'lik ödeme yapıldığını, dava konusu kazanın davalıya ait aracın sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsilinin gerektiğinden bahisle davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı asil cevap dilekçesiyle özetle ; öncelikle davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığı, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kendisine ait aracın kaza esnasında sigortalı olduğunu, dava dilekçesindeki ifadelerin gerçeğe aykırı olduğunu ve kusurlu olan aracın sürücüsünün olay yerinden kaçtığının sabit olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ; sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği sigorta tazminatının 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddesine göre rücuen tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
03.07.1944 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yargıtay içtihadı birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılmaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir. Buna göre sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirilmesi yapılırken davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Dosyada bir sureti mevcut bulunan davaya konu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin incelenmesinden sigortalının dava dışı ... Servis A.Ş. olduğu, sigortalı aracın ise ticari araç olduğu, davalının kullandığı aracın... plakalı hususi otomobil olduğu görülmüştür.
Yukarıda belirtilen içtihadı birleştirme kararına göre sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirilmesi yapılırken davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekmektedir. Bu kapsamda iş bu davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olduğu görülmüştür.
Bu nedenle davacı sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak açmış olduğu iş bu rücuen tazminat davası sigorta poliçesinden kaynaklı bir dava olmayıp, iş bu dava aynen dava dışı sigortalının sorumlu kişilere karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğundan, halefiyete dayalı olarak davacı sigorta şirketi tarafından açılan iş bu davada, davalının tacir olduğuna ilişkin iddia bulunmadığı ve davalının kullandığı aracın özel otomobil olduğu anlaşılmakla, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesi gereğince ticari dava niteliğinde bulunmadığı, ayrıca işbu davanın TTK 4. Maddesinde münhasıran sayılan mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 27/02/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza