WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İZMIR 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/612 Esas
KARAR NO : 2024/556
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkil firma arasında kurumsal kimlik ve logo tasarlama işi konusunda anlaşmaya varıldığı, anlaşma gereğince müvekkili davalı firmanın ... markası için kurumsal kimlik ve logo tasarlama işlemini üstlendiği, müvekilinin üstlendiği tüm edimlerini yerine getirdiği, ancak davalı tarafın hiçbir bedel ödemediği, müvekkilinin işin bedeline ilişkin olarak davalı tarafa fatura keşide ettiği, davalının keşide edilen bu faturaya hiçbir itirazı olmadığı, T.T.K.nun 21/2 maddesi gereğince yasal 8 günlük süre içinde itiraz edilmeyen fatura içerikleri kesinleştiği, davalı taraf aleyhine 26.04.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın İzmir... İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılması için açmış olduğu davanın haksız ve hukuksal mesnetten yoksun olduğu, davacı yan ile müvekkil 2 ürünün tasarımı konusunda anlaşmaya vardığı, ancak davacı yanın markayı ve teklifte belirtilen çalışmaları süresinde tamamlamadığı, davalı müvekkilin markayı ve teklifte belirtilen işlerin hepsini üretici firma kendi grafikerine yaptırdığı, davacı yanın yapmadığı bir işin bedelini talep etmesinin hak ve nesafete uygun olmadığı, davacı yanın icra takibine ve davaya konu cari alacak talebinin herhangi bir dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, eser sözleşmesi kapsamında cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-İzmir ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosya sureti,
-Bilirkişi...ın 22/04/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir.
Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 25/09/2018 tarih, ... karar sayılı kararı) 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir .. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasında cari hesap alacağına istinaden 14.276,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 05/05/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, davacının davalı ile aralarında eser sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiği, davalının kısmi ödeme yaptığı, bakiye alacaklarının bulunduğu, bu kapsamda davalı aleyhinde takip yapıldığı, davalı tarafından takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının ise taraflar arasında 2 ayrı eser sözleşmesi bulunduğu, davacının 22/12/2022 tarihli sözleşmeye konu taahhüdünü yerine getirdiği, bedelinin ödendiği, ancak 05/12/2022 tarihli sözleşmeye konu eseri teslim etmediği, bu eserden kaynaklı olarak alacağının bulunmadığı, davacıya borçlu olmadığını savunduğu, taraflar arasında 2 adet eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve 22/12/2022 tarihli sözleşmeye konu eserin teslim edildiği ve bedelinin ödendiği ihtilafsız olup, 05/12/2022 tarihli sözleşmeye konu eserin davalı iş sahibine teslim edilip edilmediği, davacı yüklenicinin bu sözleşmeden kaynaklı olarak bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava niteliğindeki eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı hususunda taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda taraflara dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce bu mahalde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 22/04/2024 tarihli raporunda, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birebir aynı olduğu, taraflar arasındaki ilişkiye ilişkin olarak davacı tarafından toplam bedeli 29.276,00 TL olan 2 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bu faturalara istinaden bakiye 14.276,00 TL alacaklı olduğuna dair taraf defterlerinin uyuştuğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta mahkememizce taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların usulüne uygun tutulan defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu asıl alacak tutarı ile aynı olacak şekilde 14.276,00 TL alacaklı olduğu ve taraf defterlerinin uyumlu olduğunun tespit edildiği, anılan hükümler uyarınca davacının iddiasını ve asıl alacağının varlığını ispat ettiği, ispat külfetinin yer değiştiği, davalıya geçtiği, davalı tarafından 05/12/2022 tarihli sözleşmeye konu eserin teslim edilmediği ve davacının bu sözleşmeye konu iş bedeline hak kazanmadığı savunulmuş ise de, kendi ticari defter ve kayıtlarında söz konusu işe ilişkin davacı tarafından düzenlenen faturayı kaydeden davalının eseri teslim aldığının karine olarak kabulü gerektiği, aksinin davalı tarafından yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davalının buna ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmadığı, ayrıca yemin deliline dayanmadığı, bu sebeple davalının takibe itirazının yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, davalının takip ile temerrüde düştüğü, tarafların sıfatı ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı faturaya dayandığından ve taraf defterlerinde kayıtlı olduğundan likit olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, iddianın ileri sürülüş biçimi, savunmanın kapsamı ve mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen DEVAMINA,
2-14.276,00 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.855,2‬0 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 975,19 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 705,34 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 177,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 2.716,7‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 14.276,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere tarafların yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024

Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA